Erdoğan’dan ABD ile yapılan doğalgaz anlaşmasına ilişkin açıklama
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen 11. Enerji Verimliliği Forum ve Fuarı’nda Türkiye’nin nükleer enerji hedefini ve enerji alanındaki yeni yatırımlarını anlattı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen 11. Enerji Verimliliği Forum ve Fuarı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin enerji politikalarına ilişkin önemli mesajlar verdi. Erdoğan, nükleer enerjide “bir üst lige çıkma” hedefini vurgularken, Akkuyu Nükleer Santrali’nde ilk elektriğin kısa sürede üretileceğini açıkladı. Yenilenebilir enerjinin payının yüzde 60’ı aştığını belirten Erdoğan, enerji verimliliğini “en temiz ve en ucuz kaynak” olarak tanımladı. ABD ile yapılan sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) anlaşmasına yönelik eleştirilere de değinen Erdoğan, “Uluslararası enerji piyasasında tedarik çeşitliliği zorunluluktur; bu anlaşmalar Türkiye’nin arz güvenliğini güçlendiriyor” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:
Erdoğan, dünyanın enerji talebinin giderek arttığını belirterek şunları söyledi: “19 ve 20. yüzyıl, enerji uğruna nice ülkelerin sömürüldüğü asırlar olarak zihinlerde derin yaralar açmıştır. Bir damla petrolü bir damla kandan önemli gören emperyalist zihniyet insanlığı yıkımlara sürükledi.”
Enerjiye ilişkin paradigma değişmediği sürece küresel dengesizliklerin süreceğini ifade eden Erdoğan, elektriğin kullanım alanlarının hızla genişlediğini söyledi.
HEDEF: KİŞİ BAŞI 21 BİN DOLAR
Erdoğan, Türkiye ekonomisinin 2003-2024 döneminde ortalama yüzde 5,4 büyüdüğünü vurguladı:
“Kişi başı milli gelirimizi 2024’te 15 bin 325 dolara, 2025’te ise 17 bin dolar seviyesine çıkardık. İlk kez 1 trilyon dolarlık ekonomi ligine girdik.”
Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında üç yıllık hedefleri hatırlatan Erdoğan, Türkiye’nin 1,9 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe ve kişi başı 21 bin dolar seviyesine ulaşmayı hedeflediğini söyledi.
“ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin fosil yakıtlarda dışa bağımlı olduğunu anımsatarak, bu alandaki son gelişmeleri paylaştı:
“2002 yılında 17,4 milyar metreküp olan doğalgaz tüketimimiz, 2024 yılında 53,2 milyar metreküpe çıktı. 2025 yılı için tahminimiz 59,5 milyar metreküp. Sadece bu yılın ilk 8 ayında enerji ithalatı için 26 milyar dolar ödedik. Bu faturayı düşürebilmek için yoğun çaba içindeyiz. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük doğal gaz keşfini, toplam 785 milyar metreküp ile 5 yıl önce Karadeniz'de gerçekleştirdik. Sakarya Gaz Sahasından çıkartılan doğal gazı, 3 yıldan daha kısa bir sürede Filyos Kara İşleme Tesisi'ne taşıyarak milletin hizmetine verdik.”
Sakarya gaz sahasının 4 milyon haneye doğalgaz sağladığını belirten Erdoğan, bu rakamın 2028’de 16 milyon haneye çıkacağını kaydetti.
“Petrolde ise günlük tüketimimiz 1 milyon varil civarındadır. Bin varilini kendi kaynaklarımızdan temin ediyoruz. Her ne kadar Karadeniz gazı ve Gabar'daki petrol keşiflerimizle ciddi bir atılım yapsak da, önümüzdeki özellikle görünen tablo halen kat etmemiz gereken mesafe olduğunu gösteriyor. Bu mesafeyi bir an evvel kapatmak için filomuzu genişlettik; sismik arama ve sondaj faaliyetlerine hız verdik. Şu anda dört aktif sondaj ve iki sismik arama gemisiyle bu alanda dünyada beşinci sıradayız. Yeni gemilerimizin de envantere girmesiyle dördüncü sıraya yükseleceğiz. Diğer tüm alanlarda olduğu gibi, enerjide de tam bağımsız Türkiye hedefimize ulaşana kadar durmadan, dinlenmeden koşturacağız.”
“DOĞALGAZ ALMAK, BAKKALDAN GAZOZ ALMAYA BENZEMEZ”
Değerli misafirler, kıymetli dostlar, bir taraftan kendi kaynaklarımızı ortaya çıkarırken, diğer taraftan da artan talebe bağlı olarak enerji arz güvenliğimizi garanti etmeye çalışıyoruz. Sizin de gayet iyi bildiğiniz gibi, uluslararası piyasalardan doğal gaz almak, bakkaldan gazoz almaya benzemez. İhtiyacınızı belirleyeceksiniz, planlamalarınızı yapacaksınız, güvenilir tedarikçiler bulacak ve uzun müzakereler sonrasında ülkeniz için en uygun koşullarda, olabilecek en iyi fiyatlarla anlaşmaya varacaksınız.”
“YENİ GEMİLERİMİZ İLE DÜNYADA 4. SIRAYA YÜKSELECEĞİZ”
Erdoğan, enerji arz güvenliğinin önemine vurgu yaparak, tek bir ülkeye veya kaynağa bağımlılığın riskli olduğunu belirtti:
“Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ilk aylarında Avrupalı dostlarımız bunun sıkıntısını bizzat çekmişlerdir. Biz, Türk Akımı'nın katkısıyla, hamdolsun bu dönemi en rahat atlatan ülkelerden biriydik. Ne sanayide ne konutlarda doğal gaz konusunda bir sorun yaşanmadı. Bunda elbette, son 23 yılda ülkemize ucuz, kaliteli ve kesintisiz enerji sağlamak için hayata geçirdiğimiz politikaların önemli etkisi bulunuyor. Hem Türkiye'de enerji üretimiyle stratejik işler yaptık, hem de ülkemizi uluslararası bir enerji üssü ve koridoru haline getirecek projeleri tek tek devreye aldık.”
“NÜKLEER ENERJİDE YENİ DÖNEM”
Yeni projelere de değinen Erdoğan, ABD ile yapılan anlaşma kapsamında ileri reaktör teknolojileri ve küçük modüler reaktörler gibi yeni nesil sistemlerin geliştirileceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin nükleer enerji alanındaki hedeflerini şöyle açıkladı:
“Yine bu süreçte, özellikle dışa bağımlı olduğumuz enerji kalemlerinde tedarikçilerimizi çeşitlendirdik. 2003 yılında doğal gaz tedarik ettiğimiz ülke sayısı sadece 5’ti. Bugün, BOTAŞ 34 ülkeyle doğal gaz ithalat ve ihracatı gerçekleştiriyor. Türkmen Gazı'nda ilk akışı Mart ayında başlattık. 1 Mart tarihinden bu yana teslim alınan doğalgaz miktarı 465 milyon metreküpe ulaştı. Nükleer enerjide ise ülkemizi bir üst lige taşımanın gayretindeyiz. Şu anda dünya genelinde 31 ülkede 416 reaktör aktif halde. Bu reaktörler, dünya elektriğinin yaklaşık yüzde 9'unu üretiyor. Türkiye'nin de içinde bulunduğu 15 ülkede 63 reaktörün inşasına devam ediliyor. Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde ilk elektriği inşallah çok kısa bir süre içinde vereceğiz. Akkuyu haricinde başka nükleer santral projelerimiz de var; bunlarla ilgili görüşmelerimiz devam ediyor. Hem Çin seyahatimizde hem de son Amerika seyahatimizde bu konuyu muhataplarımızla ele aldık.”
MUHALEFETİ ELEŞTİRDİ: UZAKTAN KUMANDAYLA ANCAK BU KADAR SİYASET YAPILIR
“Amerika ile imzaladığımız Stratejik Sivil Nükleer İşbirliği Mutabakat Zaptı, barışçıl nükleer enerjide iş birliğini esas alan bir anlaşmadır. Bu anlaşmayla, ileri reaktör teknolojileri ve küçük modüler reaktörler gibi yeni nesil teknolojilerin geliştirilmesi öngörülüyor. Nükleer enerjiyi yalnızca elektrik üretimi için değil, aynı zamanda tıp, tarım, araştırma ve endüstriyel ısı gibi farklı alanlarda da kullanacağız. Yani hükümet olarak hiçbir alanı ihmal etmeden, uzun vadeli bir anlayışla gelecek 20–30 yılda enerji arz güvenliğimizi tahkim etmeye çalışıyoruz. Bunlar, normalde alkışlanması gereken hamlelerdir. Türkiye'nin iyiliğini düşünen hiç kimse bunlardan rahatsız olmaz. Fakat biz, bu politikalarımızdan dolayı ülkemizin ana muhalefet partisinin haksız eleştirilerine maruz kalıyoruz. Ana muhalefetin başındaki zat bir gün çıkıyor, güya balıkları bahane ederek nükleer santral projelerimizi eleştiriyor. Ertesi gün çıkıyor, hidroelektrik santrallerini marjinal örgütlerin jargonuyla hedef alıyor. Başka bir gün çıkıyor, Amerikan firmalarıyla imzalanan doğalgaz tedarik sözleşmelerini diline doluyor. Bir cümle içinde bir sürü yalan ve yanlışı sıralayarak, aklınca bizim enerji politikalarımızı itibarsızlaştırmaya çalışıyor. Eleştirmek, saldırmak, sulandırmak, mesnetsiz iddialarla projelerimizi kötülemek dışında ne bir enerjisi var ne de bir enerji vizyonu var. Tek yapabildiği, partisinde her gün bir yenisi patlak veren yolsuzluk, rüşvet ve irtikap saldırılarına ve skandallarına canlı kalkan olabilmek. Uzaktan kumandayla ancak bu kadar siyaset yapılır.”
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
Sarıyer’de rezerv alan isyanı büyüyor! CHP'li Gökan Zeybek, Poligon Mahallesi'nden sert çıktı: 'Garibana milyon, müteahhide milyarlar'




Son Haberler
Sarıyer’de rezerv alan isyanı büyüyor! CHP'li Gökan Zeybek, Poligon Mahallesi'nden sert çıktı: 'Garibana milyon, müteahhide milyarlar'



