Sariyer Söz
Sariyer Söz
Bilinmiyor
Afyonkarahisar · 19°C
Diğer
Bizi Takip Edin
07 Mayıs 2025 - 16:40 - Güncellenme: 07 Mayıs 2025 - 16:51 G: 07 Mayıs 2025 - 16:51

İTÜ'den İstanbul'daki 6,2'lik Deprem Sonrası Rapor: Stres Boşaldı Demek Yanlış

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) 23 Nisan’da Marmara Denizi açıklarında gerçekleşen ve en büyüğü 6,2 büyüklüğüne ulaşan depremler hakkında rapor hazırladı. Raporda, 1766'dan beri biriken sismik gerilimin yaklaşık yüzde 12'sinin bu depremle boşaldığı açıklandı. MATAM Müdürü Prof. Dr. Cenk Yaltırak, "Fayın yalnızca küçük bölümünde yaklaşık 30 santimetrelik bir hareket yaşandı. Halbuki aynı bölgede 3,7 metrelik bir gerilim birikmiş durumda. Bu, büyük depremin habercisi değil ama 'Stres boşaldı.'

0 Okunma 0 Paylaşım
İTÜ'den İstanbul'daki 6,2'lik Deprem Sonrası Rapor: Stres Boşaldı Demek Yanlış

İTÜ Maden Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kumral öncülüğünde, Prof. Dr. Cenk Yaltırak, Prof. Dr. Seda Yolsal Çevikbilen, Doç. Dr. Tuna Eken, Prof. Dr. Hülya Kurt, Doç. Dr. Beyza Taşkın ve Dr. Murat Şahin'in yer aldığı Afet Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (MATAM) Grubu tarafından "23 Nisan 2025 Orta Marmara Sırtı Depremi (Mw 6,2: 12.49 - 26 km Silivri Güneyi)" başlıklı ön rapor hazırlandı.

"23 NİSAN DEPREMİ 13 SANİYE SÜRDÜ"

Kamuoyuna sunulan raporda, 23 Nisan saat 12.49'da Marmara Denizi açıklarında yerin 13 kilometre derinliğinde meydana gelen, 6,2 büyüklüğündeki depremin yaklaşık 13 saniye sürdüğü aktarıldı.

ARTÇILAR 30 KİLOMETRE DERİNLİĞE KADAR ULAŞTI

Deprem, 26 Eylül 2019'da yaşanan 5,8 büyüklüğündeki Silivri depreminin yaklaşık 5 kilometre güneyinde gerçekleşirken, 25 Nisan itibarıyla bölgede 291'in üzerinde artçı sarsıntı kaydedildi.

ARTÇI DEPREMLER ANA FAYIN KUZEYİNDE YOĞUNLAŞTI

Rapora göre artçı depremler, yaklaşık 40 kilometre uzunluğunda ve 12 kilometre genişliğinde bir alanda, ana fayın kuzeyinde yoğunlaştı. Bu sarsıntılar özellikle Kumburgaz Havzası ve kuzey bloktaki ikincil fay hatlarında kümelendi. Bazı artçılar 30 kilometre derinliğe kadar ulaştı.

BU DEPREMLE BOŞALDI FAYDAKİ ENERJİNİN YÜZDE 12'Sİ BOŞALDI

Depremin meydana geldiği bölgenin, en son Mayıs 1766'da deprem üreten Doğu Sırt Kuzey Segmenti (Kumburgaz Fayı) ile Silivri Sırt Güney Sınır Fayı arasında yer aldığı ifade edilirken, 2019'daki Silivri depremleri sonrasında bölgede gözlenen gerilim değişimi ile 2025'teki depremin lokasyonu arasında uyum bulunduğu vurgulandı. Yapılan hesaplamalarda, 1766'dan bu yana biriken sismik gerilimin yaklaşık yüzde 12'sinin bu depremle boşaldığı değerlendirildi. Rapora göre, ana şokun yaklaşık 20x12 kilometrelik bir alanda 30 santimetrelik yer değiştirmeyle meydana geldiği belirlendi. Ulusal ve uluslararası gözlem kuruluşları, depremin sağ yanal doğrultulu faylanma karakteri taşıdığını bildirdi.

3,7 METRELİK ATIMIN SADECE 0,3 METRESİ BOŞALDI

Akademisyenlerin hazırladığı ön raporda, depremin ivme değerine ilişkin bulgulara da yer verildi. Depremin hissedildiği Marmara Bölgesi'ndeki tüm il ve ilçelerin yer aldığı tabloda, en yüksek ivme değeri İstanbul'un Küçükçekmece ilçesinde ölçüldü. Küçükçekmece'yi, Eyüp, Marmara Ereğlisi ve Avcılar takip etti. Deprem merkezinden 200 kilometre yarıçaplı alanda ölçülen en yüksek yer ivmesi, merkez üssüne yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki İstanbul Küçükçekmece'de kuzey-güney yönünde 0,2 g olarak kaydedildi. Diğer yüksek ivme değerleri ise Sazlıbosna Barajı'nda 0,16 g, Marmara Ereğlisi sahilinde 0,1 g ve Arnavutköy'de 0,1 g ölçüldü. Raporda, ivme değerlerinin yalnızca uzaklıkla değil, zemin özellikleri, topoğrafya ve jeolojik yapı ile de bağlantılı olduğu, mevcut azalım ilişkileriyle ölçülen değerler arasındaki uyumun yüzde 65'in altında kaldığı, bu nedenle yeni nesil dinamik azalım modellerine ihtiyaç duyulduğu değerlendirmeleri yer aldı. Kumburgaz Fayı'na ilişkin analizlerde, 1766'dan bu yana bölgede biriken 3,7 metrelik atımın yalnızca 0,3 metresinin bu depremle boşaldığına vurgu yapıldı. Ön raporda, ana şok ve artçıların dağılımının fay düzleminde dar bir alanla sınırlı kaldığı, buna karşılık gerilmenin Orta Marmara Çukuru yönünde yoğunlaştığı tespitine yer verildi.

"STRES BOŞALDI DEMEK YANLIŞ"

MATAM Müdürü Prof. Dr. Cenk Yaltırak, son depremin Marmara Denizi içerisindeki Kumburgaz segmentinin yalnızca 20 kilometrelik kısmında gerçekleştiğini belirtti. Yaltırak, "Fayın yalnızca küçük bölümünde yaklaşık 30 santimetrelik bir hareket yaşandı. Halbuki aynı bölgede 3,7 metrelik bir gerilim birikmiş durumda. Bu, büyük depremin habercisi değil ama 'Stres boşaldı.' demek de yanlış. Fayın büyük kısmı hala yerinde duruyor." ifadelerini kullandı.

"YIKIM ÇOK DAHA BÜYÜK OLABİLİRDİ"

Yaltırak, tarihsel örneklerden yola çıkarak çoklu kırılmaların giderek daha anlaşılır hale geldiğini ifade etti ve "1999 İzmit depremi örneğinde olduğu gibi tek bir deprem değil, üç ayrı fayın aynı anda kırılmasıyla oluşan bir dizi deprem yaşadık. İlk büyüklük ölçümleri 7,4'tü ama moment hesapları 7,5'i buldu. Üstelik o gün Düzce kırılmadı, o da bir ay sonra kırıldı. Eğer aynı gün kırılmış olsaydı, bugün yaşadığımız yıkım çok daha büyük olurdu." dedi.

EN KÖTÜ SENARYO

Bu tür ardışık kırılmaların Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinde de yaşandığını aktaran Yaltırak, Anadolu'da büyük depremlerin tekil değil, zincirleme olduğunu, bunun da depremin büyüklüğünü artırdığını, yani farklı segmentlerin arka arkaya kırıldığı bir senaryonun 'en kötü senaryo' olarak kabul edilmesi gerektiğini kaydetti.

"BU SAYI BİLİMSEL OLARAK HESAPLANDI"

Yaltırak, Marmara için sıkça öne sürülen 7,8 büyüklüğündeki deprem senaryosunun korkuya neden olmak için değil, gerçek mühendislik hesabıyla ortaya koyulduğuna vurgu yaptı. Yaltırak, "Bu sayı, bilimsel olarak yapılmış doktora çalışmalarıyla, moment hesaplarıyla, fay uzunluklarıyla hesaplandı. Yani bu rakamın arkasında ciddi bir akademik emek, yüzlerce uzmanın çalışması var. Mühendis olarak görevimiz, toplumun karşı karşıya kalabileceği en büyük riski tanımlamaktır." ifadelerini kullandı.

ŞEHİRLERİN ŞİDDETLİ DEPREME UYGUN TASARLANMASI

Depreme karşı önlem almanın önemine işaret eden Yaltırak, "Bir kova düşünün, dört gözlü. Bu kovanın içi doluysa, dört parça da bir anda boşalabilir. Ya hepsi boşalırsa, biz ona göre önlem almazsak ne olur? Bir segment kırılırsa 7,1 olur, diğeri de kırılırsa 7,4, üçü kırılırsa 7,6, dördü kırılırsa 7,8. Eğer siz 7,1'e göre şehirlerinizi tasarlarsanız, 7,8 olursa ölürsünüz ama 7,8'e göre hazırlarsanız, 7,1 olursa bir şey olmaz. Bu kadar basit. Toplumun bunu anlaması lazım." dedi.

"İNSANLAR DUYMAK İSTEDİĞİNİ DİNLİYOR"

Toplumun depremlerle ilgili yanlış algılarla hareket ettiğine değinen Yaltırak, kendilerinin doğru bilgiyi sunmaya çalıştığını vurguladı.

Prof. Dr. Yaltırak, konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi:

"Ama insanlar duymak istediklerini dinliyor. Bu, bilimden uzaklaşma hali. İnsanlar gerçekleri konuşanlara değil, kendilerini rahatlatanlara inanıyor ama gerçek şu ki doğanın keyfi yok. Unutuldukça deprem hatırlatıyor kendini. 'Yarın Marmara'da 6,5 büyüklüğünde bir deprem olmayacak.' diyemem. Olursa da bilmiş olmam. Bu bir tahmin değil, bir risk yönetimi meselesidir. Bizim görevimiz, en büyük riski tanımlayıp buna karşı kentsel dönüşüm planlamak, afet senaryosu üretmek."

#İTÜ #deprem raporu #Cenk Yaltırak #fay #stres #gerilim #artçı

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!