Kartalkaya Davası'nda Flaş Gelişme: 19 Tutuklama 1 Tahliye
Kartalkaya'daki yangın felaketine ilişkin davada ara karar açıklanacak. Yangın sırasında kaçan genel müdür Emir Aras tahliyesini istemedi. 22 Eylül'e ertelendi.
Bolu’nun Kartalkaya Kayak Merkezi’nde meydana gelen ve 78 kişinin yaşamını yitirdiği, 133 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davanın duruşmaları onuncu gününde sürüyor. Yangınla ilgili olarak aralarında otelin sahibi ile bazı belediye yetkililerinin de bulunduğu 19’u tutuklu toplam 32 sanık yargılandı.
Duruşmalar, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin spor salonunda özel olarak hazırlanan alanda yapılıyor. Bugünkü duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıkların yanı sıra yangında yaralananlar, hayatını kaybedenlerin yakınları, sanık yakınları ve tarafların avukatları katıldı.
Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangına ilişkin davanın onuncu gününde duruşmalar yoğun güvenlik önlemleri altında devam etti. Duruşmanın yapıldığı Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin spor salonu ve çevresi kolluk kuvvetlerince koruma altına alınırken, yerleşke çevresindeki cadde ve sokaklar trafiğe kapatıldı.
Duruşma, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile kaydedildi. Müştekiler ve sanıkların ifadelerinin ardından, taraf avukatlarının beyanları dinlendi. Mahkeme, ara kararında Bolu Belediyesi İtfaiyesi personeli İrfan Acar’ın tutuklanmasına hükmetti. Bu kararla birlikte tutuklu sanık sayısı 20’ye yükseldi. Bir sanığın tahliyesine karar verilirken, beş sanık hakkında da ev hapsi uygulanmasına karar verildi. Duruşma, 22 Eylül saat 09.00’a ertelendi.
Duruşmada duygusal anlar da yaşandı. Yangında hayatını kaybeden ve Grand Kartal Otel bünyesinde faaliyet gösteren "White Fox" isimli kafenin aşçısı Eslem Uyanık’ın ablası Emel Uyanık, gözyaşları içinde ifade verdi. Emel Uyanık, kardeşinin hayalleri olduğunu ifade etti ve, "Merhametli insan olan Eslem, bu kadar merhametsiz insanın içinde yok oldu." dedi.
Yangından, olay sabahı yapılan telefon aramasıyla haberdar olduğunu aktaran Uyanık, "Televizyonda görüntüyü görünce oradan çıkamayacağını anladım ve bayılmışım, kendi kendime ayıldım. İstanbul'dan yola çıkıp kardeşimin cesedini teşhis ettim. Şikayetçiyim, katılma talebim var." diye konuştu.
Duruşmada söz alan müşteki Gülnihal Temizkan, facia gecesine ilişkin çarpıcı ifadelerde bulundu. Yangını fark ederek uyanmalarının ardından eşinin, yan odalarda kalanları uyandırdığını belirten Temizkan, eşi ve oğluyla birlikte zincir şeklinde ilerlemeye çalıştıklarını söyledi.
Ancak yoğun duman nedeniyle yönlerini kaybettiklerini anlatan Temizkan, dönüş yoluna geçtikleri sırada bir kapının açıldığını ve kendilerini ön cepheye bakan bir odaya attıklarını ifade etti.
Temizkan, bir ailenin yönlendirmesiyle ilerlediklerini aktararak, "Cam açıldı, eşim 'Atlayın.' dedi. Sonra sırayla sundurmanın üzerine atladık. Kafamıza camlar yağmaya başladı. Arabamız çatı altında park halindeydi. Eşim aşağıdaki birine anahtarı attı, o da arabayı bulunduğumuz yerin altına çekti. Beraberimizdeki aileyle toplam 8-9 kişi arabanın üzerine atlayarak oradan çıktık. Yan taraftaki sundurmanın üzerinden çarşafların sarkıtıldığını gördüm. 'Çarşafları bağlayıp inin.' dedim." ifadelerini kullandı.
"HAYATTA OLDUĞUMUZ İÇİN ŞÜKREDEMEZ HALDEYİZ"
Yan odadaki arkadaşlarıyla telefonla irtibat kurduklarını anlatan Temizkan, şöyle devam etti:
"Aşağıya inemedikleri için 6017 numaralı odaya sığınmışlar. Maalesef yamaç tarafındaki odaymış, sundurmadan 6015 numaralı odaya girdiler ve orada yardım beklediler. Duygu'yla saat 05.27'de konuşunca 'İtfaiye geldi, nefes alamıyoruz, her yerimizi ıslattık, yardım edin.' dedi. Yamaç tarafında kar küreme aracı vardı, o araç orada kaldı. Jandarma çekmek için halat istedi. İtfaiye o araya girdi. Telefon ışığını dışarıya tutuyorlardı. Duygu 'Su buraya ulaşmıyor.' dedi. İtfaiyenin suyu bitti. O ara dardı, büyük itfaiye aracı olsaydı arka taraftakiler kurtarılabilirdi. Alarm ve acil çıkışı gösterir tabela yoktu, sola döndüğümüz için hayattayız ama hayatta olduğumuz için şükredemez haldeyiz. Suçlu olan herkesten şikayetçiyiz."
"ALLAH'TAN KORKMAZ, UTANMADIN MI... CİNAYET ŞEBEKESİ"
Yangında 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin söz alarak, şirketin genel müdürü tutuklu sanık Emir Aras'ın, yangını kimseye haber vermeden ailesiyle odalarını terk ettiği anlara ilişkin görüntüler yayınlanınca yüreğinin yandığını dile getirdi.
Gültekin, Aras'a hitaben, "Bre Allah'tan korkmaz. Gözümüzün içine baka baka yalan söylemeye utanmadın mı? Ben size ne diyeyim, organize cinayet şebekesi..." diyerek tepki gösterdi.
"BÖYLE BİR OLAYDA DIŞARIDA SANIK KALIRSA TOPLUM VİCDANI SOĞUMAZ"
İl Özel İdaresindeki personelin tamamının tam anlamıyla görevlerini yerine getirmedikleri gibi delil karartmayla mahkemeyi yanılttığını söyleyen Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"White Fox ruhsat süreci farklı şekilde lanse edilmiştir. Takdir mahkemenin olmak üzere bu olaya bulaşan aile, belediye ve İl Özel İdare personeli, Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi personelinin eylemleriyle ilgili olası kast olduğunu düşünüyoruz. Sanıkların olası kasttan yargılanmasını istiyoruz. Olayın toplumda yarattığı sarsıntı ortadadır. Emir, insan müsveddesi... Tutuklu sanıkların bu hallerinin devamını, savcının mütalaasında belirttiği gibi 2 personelin tutuklanmasını talep ediyoruz. Böyle bir olayda dışarıda sanık kalırsa toplum vicdanı soğumaz, içimizdeki kanayan yara durmaz. Böyle olayda tanık olarak dinlenilen kat görevlisi şefi, resepsiyon şefi nasıl dışarıda olur, tanık sıfatları kaldırılarak suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyoruz. Ceyda Hanım'ın çocuklarının psikolojisi bozulmuş, ya buradaki insanlar 6 aydır uyumuyor. Dün dünürüm olan Güner ailesi asaletin ne olduğunu gösterdi. Sabrediyoruz, mahkemeye güveniyoruz, lütfen adaleti tecelli ettirin ve yüreğimize su serpin. Mahkemeden adil karar bekliyorum. Diğer sanıkların acilen tutuklanmasını talep ediyorum. Sabrımız kalmadı, Türkiye bilsin. Turizm Bakanlığı yetkililerinden hesap sorulmazsa hepimize yazıklar olsun."
Müştekiler, konuşması sırasında Gültekin'i alkışladı.
"KEŞKELERİM ÇOK FAZLA... TAHLİYEMİ İSTEMİYORUM"
Cumhuriyet savcısı, müştekilerin davaya katılma taleplerinin kabul edilmesini, mütalaada bulunmak üzere Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına süre verilmesini talep etti.
Tahliyeye ilişkin beyanları sorulan sanıklardan Emir Aras, yaşanan olay nedeniyle üzgün olduğunu belirterek, "Keşkelerim çok fazla, keşke daha fazla şey yapabilseydim. Büyük panik içindeydim. Kendimi savunacak şey bulamıyorum, tahliyemi istemiyorum. Kusurlarım oldu ama bunları isteyerek yapmadım." dedi.
Emir Aras'ın eşi şirketin yönetim kurulu üyesi sanık Elif Aras ise herkesin acısını paylaştığını söyleyerek, "Herkes o gece nasıl davranabilirse öyle davrandım. Tahliyemi talep ediyorum" ifadesini kullandı.
Otelin sahibi sanık Halit Ergül de üzgün olduğunu, kendisini savunacak halde olmadığını daha sonra detaylı savunma yapmak istediğini kaydetti.
"6 AYDIR UYKU UYUMADIM"
Ergül'ün eşi şirketin yönetim kurulu üyesi sanık Emine Murtezaoğlu Ergül, 6 aydır uyku uyumadığını, önceki beyanlarını tekrar ettiğini belirterek, tahliyesini istedi.
Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı sanık Bünyamin Bal, isnatları üzerine alacağı durum olmadığını savunarak, tahliye talep etti.
Diğer tutuklu sanıklar önceki beyanlarını tekrar ettiklerini belirterek tahliye, tutuksuz sanıklar ise beraat talebinde bulundu.
NE OLMUŞTU?
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak'ta çıkan yangında 78 kişi hayatını kaybetmiş, 133 kişi yaralanmıştı.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 98 sayfalık iddianamede, otel sahipleri, şirket yönetim kurulu üyeleri ve yöneticileri Halit Ergül, Emine Mürtezaoğlu Ergül, Ceyda Hacıbekiroğlu, Elif Aras, Emir Aras, Zeki Yılmaz, Ahmet Demir, Kadir Özdemir, Cemal Özer, Mehmet Salun ile Bolu Belediyesi Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve itfaiye eri İrfan Acar hakkında 78 kez "olası kastla öldürme" ile "olası kastla kasten yaralama" suçlarından toplam 1998'er yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Otelin teknik görevlileri Tahsin Pekcan, Hüseyin Özer ve Bayram Ütkü, mutfak personeli Reşat Bölük, Enver Öztürk ve Faysal Yaver, iş güvenliği uzmanları Kübra Demir ile Ece Kayacan, resepsiyon görevlisi Yiğithan Burak Çetin, Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilileri İbrahim Polat ile İsmail Karagöz, FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ile çalışanı Aleyna Beşinci, LPG tesisatı bakım görevlileri Doğan Aydın ve Muharrem Şen, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan ile eski İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel'in de "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapsi talep ediliyor.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
Sarıyer’de rezerv alan isyanı büyüyor! CHP'li Gökan Zeybek, Poligon Mahallesi'nden sert çıktı: 'Garibana milyon, müteahhide milyarlar'




Son Haberler
Sarıyer’de rezerv alan isyanı büyüyor! CHP'li Gökan Zeybek, Poligon Mahallesi'nden sert çıktı: 'Garibana milyon, müteahhide milyarlar'



