Sariyer Söz
Sariyer Söz
Bilinmiyor
Afyonkarahisar · 19°C
Diğer
Bizi Takip Edin
19 Ağustos 2025 - 11:23 - Güncellenme: 19 Ağustos 2025 - 11:29 G: 19 Ağustos 2025 - 11:29

Ümraniye Gündemi İmt. Sahibi Kerim Öztürk: Yerel Olmazsa Ulusal Ayakta Duramaz

Ümraniye Gündemi İmt Sahibi Kerim Öztürk, yerel basının ekonomik problemlerini ve güncel sorunları anlattı. "Ümraniye Millet Bahçesi'nden ibaret değil" dedi.

0 Okunma 0 Paylaşım
Ümraniye Gündemi İmt. Sahibi Kerim Öztürk: Yerel Olmazsa Ulusal Ayakta Duramaz

Ümraniye Gündemi İmtiyaz Sahibi Kerim Öztürk, yerel basının ekonomik problemlerini ve güncel sorunları anlattı. "Ümraniye'nin geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez" dedi. Ümraniye Gündemi Gazetesi imtiyaz sahibi Kerim Öztürk programımıza konuk oldu. Gündeme dair açıklamalarda da bulundu.

“ÜMRANİYE’NİN İLK YEREL GAZETESİ OLDUK”

İlk olarak gazetenin kuruluş hikayesinden bahseden Öztürk röportaja şu cümlelerle başladı, "Ben 1994 yılında Yeni Şafak'ın ilk kurulduğu zamanlardı, memleketim Çorum'da mesleğime başladım. Ulusal basında gazete dağıtıcı olarak başladım işe. 2005 yılında Ümraniye'de gördüğüm üzere kendine has bir gazetesi yoktu. Bu yüzden böyle bir gazete kurmaya karar verdim. 20 yıldır oldu, elimizden geldiğince de sürdürüyoruz. Daha sonra bazı ulusal gazetelerle de çalıştım. Milliyet Gazetesi, Akit Gazetesi gibi gazetelerde de bulundum. Böyle bir sürece başladık, Ümraniye'nin gazetesi olarak. Genel olarak Ümraniye'deki haberleri yayınlıyoruz bunun dışında bir haber pek yapmıyoruz açıkçası. Böyle bir hikayemiz var" ifadelerini kullandı.

“YEREL YÖNETİMİN İSTEDİĞİ ŞEKİLDE HAREKET ETMEZSENİZ BASKI ALTINDA OLURSUNUZ”

Bağımsız bir gazeteyi ekonomik anlamda yürütmenin zor olduğu ve reklam pastasının daralması konusunda Ümraniye Gündemi'nin nasıl geçindiğiyle alakalı sorumuza yanıt veren Öztürk, "Şöyle söyleyeyim biz, kuruluşunda belli bir süre kendimiz çalıştık. Ama biliyorsunuz ki yerel gazeteler mevcut yerel yönetimlerin istediği şekilde hareket etmezse baskı altına alınabiliyor. Bizler de bu baskıdan geçtik, 2015'ten bugüne kadar ben kendi imkanlarımla gazetemi ayakta tutmaya çalışıyorum. Ben sadece gazete basmıyorum, tasarım ve grafik işleriyle de ilgileniyorum. Fotoğraf çekimleri de yapıyorum, broşür dağıtım işlerini bile organize ediyoruz açıkçası. Bunun yanı sıra esnaflardan, tanıdık arkadaşlarımızdan reklam alıyoruz. Bu şekilde ayakta durmaya çalıştık, tabi ki zor oluyor. Ama yerelin belediyelere bağlı olsalar dahi işi yürütemediklerine şahit oldum. Bugün hala aynı şekilde ilerleyen arkadaşlar var ve belediyeden reklam almalarına rağmen zorluklar çekiyorlar. Onların bizden daha çok sıkıntısı var" şeklinde konuştu.

“İMAMOĞLU’NUN DAVASI DA DÜŞECEK”

İBB’de yürütülen ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere birçok belediye başkanının tutuklu olduğu mali suçlar davasıyla ilgili olarak  Öztürk, "Ben şu şekilde söyleyebilirim, tabi ki bunun ilk etapta siyasi içerikli olduğunu düşünüyorum diyebilirim. Şöyle ki, sayın İmamoğlu ile alakalı bir iddianame var. Ama bu iddianameyle alakalı henüz bir mahkeme kararı yok. Bu mahkemenin ve bu iddiaların ispatlanması, aynı zamanda da mahkemeni sonucunu da beklememiz gerekiyor. Hatırlayın, biz Türkiye'de Balyoz ve Ergenekon davaları gibi davalar gördük. O dönemde olan davayla alakalı, şu anda tutuklu kimse içeride yok. Çünkü dava düştü. Sayın İmamoğlu'nun da davasının belli bir süre sonra düşeceğini tahmin ediyorum. Ancak şöyle bir durum da söz konusu, şu anda ki mevcut yönetimin önünde muhalefet noktası olarak kendisine engel olacak ne var ne yok bunlarla ilgili bir operasyon yapılıyor. Buna siyasi de diyebilirsiniz, başka bir şey de diyebilirsiniz. Bu şekilde bir süreç var" dedi.

“ÇOCUKLARIMA ASLA HARAM LOKMA YEDİRMEDİM, YEDİRMEYECEĞİM”

Sizler daha önce Ümraniye Belediyesi'nde bir usulsüzlükle karşılaşıp, bununla ilgili gazetenizde bir habere yer verdiniz mi? sorusunu yanıtlayan Öztürk, "20 yıllık meslek hayatımda kesinlikle duyum haberi yapmadım. Bunu net bir şekilde söyleyebilirim. Kendim gördüğüm haberleri yaptım, bunlardan birini sizinle paylaşayım: Yanlış hatırlamıyorsam 2008 yılında Ümraniye Belediyesi'yle alakalı yolsuzluk davasına ilişkin bir haber yaptık. O dönemde bu haber belediye meclisine kadar gitti ve gündem oldu. Ümraniye Belediyesi'nin o dönem belediye başkanı bizi mevzubahis haberde yalanlayamadı. Herhangi bir dava da açamadı sadece başka yollardan bizimle irtibata geçerek bizi asimile etmeye çalıştı. Fakat biz, dik duruşumuzdan ve gazeteciliğimizden ödün vermedik. Benim iki tane çocuğum var, hiçbirine haram lokma yedirmedim, yedirmeyeceğim. Biz bu inanışta devam ettiğimiz için kesinlikle böyle bir şeye girmedik. Belediye bu noktada sessiz kalmayı tercih etti. 2004-2009 yılları arasında belediye meclisinde CHP üyeleri vardı, onlar bu durumu gündeme getirdi. Fakat Ümraniye Belediyesi'nin bu konuyla alakalı bir tutumu olmadı. Dava falan da açılmadı, bu şekilde konu kapandı" diyerek cevap verdi.

“ÜMRANİYE MİLLET BAHÇESİ’NDEN İBARET DEĞİL” 

"2019 seçimleri öncesi Ümraniye ile alakalı sayın İsmet Yıldırım'ın Ümraniye'ye vermiş olduğu vaatlerde ilk döneminde ve yaptıklarıyla %30-%35 gibi bir oranla vaatlerini gerçekleştirdi desem yanlış olmaz. Şunu söyleyeyim, İsmet Yıldırım'ın Ümraniye'de başkanlık yapmasının perde arkası şu şekilde: Ümraniye büyük bir yer, yaklaşık 13 tane mahallesinde kentsel dönüşüm var. İsmet Yıldırım da daha önceden KİPTAŞ Genel Müdürlüğü yaptığı için, Ümraniye'nin kentsel dönüşüm sorununu çözmesi amacıyla aday yapılmıştı. Fakat, şu anda görüyoruz ki Ümraniye'de kentsel dönüşümle alakalı büyük işler yapılmadı. Vermiş olduğu vaatleri de yapmadı, yapamadı. 2019 yılında vermiş olduğu vaatleri şimdi de tekrar ediyor ve şu anda yapmaya çalışıyor. Bir tanesi de 'Spor Köyü' projesi. Bu proje 2019 projesi ve o yılların seçim döneminden önce verile vaatti. Aynı zamanda bu projenin 2023 yılında yapılması planlanıyordu. Ama yapılamadı, yüzme havuzu yapacaklardı ve bunun için bir sürü yer vardı. Bununla ilgili de bir gelişme yok. Zaten Ümraniye halkı İsmet Yıldırım'dan pek memnun değil.

"ÜMRANİYE'NİN GEÇMİŞİNİ BİLMEYEN GELECEĞİNE YÖN VEREMEZ"

"Ümraniye Belediyesi'ndeki çalışanların çoğu Ümraniye'den de değil. Aynı zamanda Ümraniye'yi bilmiyorlar ve burada yaşamıyorlar. Şimdi sokağa çıkıp sorsanız herkes bunu söyler, çünkü sıkıntı var. Bir de, buraya gelip etrafa bir baksanız görürsünüz her yer inşaat halinde. Sayın Belediye Başkanı'nın ilk dönemi Millet Bahçesi projesiyle başladı, 2019 seçimlerinden bahsediyorum, hala daha Ümraniye'de Millet Bahçesi diyerek devam ediyor. Sadece bunun reklamını yapıyor. Başka da bir şey yok, Başkan Ümraniye'yi yalnızca Millet Bahçesi'nden ibaret görüyor. Halbuki Ümraniye, bundan ibaret bir yer değil. Ümraniye'nin birçok sorunu var, bunların çözülmesi gerekiyor. Şunu da ifade etmek istiyorum, onlar beni muhalif olarak görüyorlar. Ama ben muhalif falan değilim taraf da tutmuyorum. Ben sadece doğruya doğru, yanlışa yanlış derim. Bu şekilde mesleğimi yürütmeye çalışıyorum yıllardır. İsmet Yıldırım'dan önceki Belediye Başkanı'na yapmış olduğumuz haberlerden dolayı zaten bize Belediye'den ve Ak Parti'den yapılan bir ambargo var. Programlarına çağırmıyorlar, bizleri görmezden geliyorlar ama ben onları buna rağmen takip ediyorum. Zaman zaman da dokunduruyorum, onları eleştirdiğim oluyor. Fakat bunların şöyle bir mantığı var: Ak Parti yönetiminin en büyük özelliklerinden bir tanesi görmedim, duymadım, bilmiyorum davranışları. Bunu çok güzel oynuyorlar ve sizi görmezden geliyorlar. Sizi küçük ve hafif görüyorlar. Çünkü biz Ulusal Bası gücünde değiliz. Halbuki, ben 30 senemi Ümraniye'ye vermişim. Şu an ki mevcut yöneticiler Ümraniye'nin geçmişini bilmiyorlar. Ben de bu noktada şunu diyorum, Ümraniye'nin geçmişini bilmeyen, geleceğine yön veremez. Sadece çalışmalar betonlaşma ve rant üzerine kurulu” dedi. 

“ÜMRANİYE’NİN VİZYON VE MİSYON EKSİKLİĞİ VAR”

Ümraniye'nin demografik yapısıyla alakalı, ilçede herhangi bir huzursuzluk yaşanıyor mu, ve bu durum sizin manşetlerinize nasıl yansıyor? sorusuna cevap veren Öztürk, "Dediğiniz doğru evet. Ümraniye, Anadolu'nun birçok ilinden daha büyük bir ilçe. Farklı şehirlerden buraya gelip, burada yaşayan insanlar var. 2004 seçimlerinden sonra Ümraniye hızlı bir şekilde kentleştiği için, yapılan yerlere yeni insanlar geldi. Demografik yapı bu şekilde farklılaştı. Şunu diyebilirim ki pek fazla bir huzursuzluk yok, halk içerisinde. Ama ne hikmettir, Ümraniye'nin makus bir tarihi var, geçmişe dönük. Ümraniye dendiği zaman ve sizler de arama motoruna yazdığınızda Ümraniye diye, 1993'de bir çöp patlaması olayı olmuştu. Ümraniye hala bununla anılıyor, aradan neredeyse 40 yıl geçmesine rağmen. Onun dışında Sevgi Öğretmen hikayesi vardı bir de burada. Kadına yönelik cinayetle anılıyor, geçmişe dönük Ümraniye sapığı diye de bir olay vardı. Ergenekon ve Balyoz davaları vardı, bahsetmiştim sizlere, bu davada olan el bombalarının hücre evi de Ümraniye'den çıktı mesela, burada büyük bir talihsizlik var. Anadolu'nun herhangi bir ilçesinde suç işleyip Ümraniye'de yakalanıyorlar. Ve Ümraniye bu olumsuzluklarla öne çıkıyor. Biz bunu kırmaya çalışıyoruz. Biz Ümraniye'nin vizyonunu ve misyonunu değiştirmek istiyoruz. Nitekim 2004 yılında seçilen Belediye Başkanının da böyle bir söylemi vardı. Aradan 20 yıldan fazla bir zaman geçti, değişti mi diye soracak olursanız da değişmedi. Değişen tek şey betonlaşma oldu ve binalar değişti" şeklinde konuştu. 

“BELEDİYE NE YAPSA FESTİVAL HAVASIYLA KUTLANIYOR”

Belediye'nin, Ümraniye ile alakalı olarak deyimi yerindeyse adını temize çıkarmakla ilgili bir adımı var mı? sorusuna Öztürk şu şekilde yanıt verdi "Sloganlar falan vardı daha önceki belediye seçimi zamanında, Ama işte sadece Millet Bahçesi yapıldı. Bu olaylar biliniyor tabi ki, üzerini 'Millet Bahçesi yaptık' diyerekten kapatmaya çalışıyorlar. 2019'da İsmet Yıldırım'ın Belediye Başkanı olmasıyla beraber Ümraniye'de belediyenin yaptığı her icraat festival havasıyla karşılanmaya başlandı. Ama ciddi anlamda, misyon ve vizyonu değiştirecek ciddi bir proje göremedim" dedi.

"YEREL GAZETE OLMAZSA ULUSAL AYAKTA DURAMAZ"

Son olarak Ümraniye'deki okurlara ve aynı zamanda röportajı izleyenlere ne söylemek istersiniz, sorusuna cevap veren Öztürk "Biliyorsunuz yerel gazeteler zor şartlarda ve sınırlı bütçelerle ayakta dururlar. Bu noktada esnaflardan ve artık gerçekten doğruya doğru yanlışa yanlış, düşüncesindeki insanlardan biz şunu istiyoruz: En azından bizim gazeteciliğimizin önüne geçmeyin ve biz gazeteciliğimizi yapalım. Bağımsızlığımızı ortaya koyalım, herhangi bir desteğiniz olmuyorsa ki olmuyor. Yerel gazeteler, mevcut yerel yönetimin dışında yayın yaptıkları ilçelerce etraftan reklam alamaz. Çünkü, yerel gazeteleri hakir görüyorlar. 15 günde bir çıkarıyoruz zaten gazeteyi. Ben İstanbul'da, şahsen her gün veya her hafta gazete çıkaran bir yerel görmedim zaten kağıt fiyatları da ortada. Kağıt demişken o dönem de bitiyor, dijitalde her şey. Mesela biz 1 yıldır gazete basmıyoruz, internet yoluyla haber yayınlamaya çalışıyoruz. Yerel gazeteler olmazsa zaten ulusalın ayakta durması mümkün değil. Bunun kimse farkında değil maalesef. Herkesin gazetesinin kendi sıkıntısı ayrıdır.

“MUHALEFET  İŞİNİ YAPMIYOR”

Şimdi burada söylemek istediğim şöyle bir şey de var, İstanbul'da yerel gazete olmak ayrıdır Anadolu'da yerel gazete olmak ayrı. Malum İstanbul'da yerel gazetecilik yapıp da Basın İlan Kurumu'ndan ilan alan gazete yok. Zaten böyle bir şey oluyorsa da siz artık Ulusal Medya konumuna gelmiş oluyorsunuz. Açıkçası ben mesleğimi seviyorum ve ölünceye kadar da ömrüm boyunca bu mesleği yapacağım. Hiç kimseye de eyvallahım yok, şunu da söyleyeyim mevcut yönetimlerin eksikliklerini yazarken muhalefetin diğer kolları da bence işlerini gereğince yapmıyorlar. İşin gerçeği bu, onlar siyasetlerini gereğince yapacaklar bizler de gazeteciliğimizi yapacağız. Siyasette ben mesleğim boyunca şunu gördüm, işin içinde çıkar varsa hiçbirinin birbirinden bir farkı kalmıyor. Ben bunları zamanında haberleştirdim, ve hiçbir siyasi bana destek vermedi herkes sessiz kaldı. 

“DEVLET DE DEVLETLİĞİNİ YAPMIYOR”

Ben inandığım doğrular ışığında gazeteciliğimi yapmaya çalışıyorum. Karşımda kim olursa olsun, haksızlık varsa ben karşısındayım. Ülke ne hale geldi görüyorsunuz sahte diplomalar, e-devlet sisteminden sahte imzalar... Devlet devletliğini yapmıyor. İktidar, iktidar olduğu için memnun muhalefet de muhalefet olduğu için memnun. Neden biliyor musunuz, arka tarafta zaten herkes işini görüyor. Olan size, bana, vatandaşa, çocuklarımızın geleceğine oluyor. Gündemde o kadar olay yaşanıyor sizler de takip ediyorsunuz, bir tane istifa eden var mı? Sokakta insanların yüzleri gülmüyor, ekonomi çok mu iyi? Değil. Ekonomiyi muhalefet mi yönetiyor? Ben size şöyle söyleyeyim, ülkede iktidar değişse bütün ülkenin sorunlarını adeta bir sihirli değnek gibi mi çözecek? Bu Ümraniye için de geçerli, şu an 25. dönem Ak Parti bünyesinde. CHP'ye geçse bu sorunlar çözülecek mi? Hayır. Onlara da başka rant kapıları açılacak. Gelecek olanlar da başka bir rant kapısından devam edecekler. Bana böyle şeyler söyledim diye tepki gösterecekler. Doğrular bunlar, biz kitabın ortasından konuşuyoruz. Genel olarak herkes menfaati peşinde, eğer ben de öyle olsaydım şu an başka yerlerde, konumlarda olabilirdim. Benim dünyalık herhangi bir beklentim yok. Ülkemizi daha iyi veya daha refah bir Türkiye olması konusunda üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazırız ve yapıyoruz. Mesleğimle de katkım olduysa ülkeme ne mutlu bana. Önce toplum kendini düzeltsin sonra tepedekiler de düzeltir. Sonuçta onlar gökten inmedi, bizim içimizden çıktı” diyerek röportajını sonlandırdı.

#Kerim Öztürk #Ümraniye Gündemi #Gazete #Haber #Gündem

Video

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!