Sariyer Söz
Şişmanoğlu İnşaat
Sariyer Söz
Açık
Afyonkarahisar · 19°C
Bizi Takip Edin
20 Ağustos 2026 - 09:57

Adalar fayındaki hareketlilik İstanbul depreminin ayak sesleri mi?

Son günlerde Marmara Denizi'ndeki Adalar fayında yaşanan hareketlilik akıllara ‘büyük İstanbul depreminin habercisi mi?’ sorusunu getirdi. Prof. Dr. Osman Bektaş ve Prof. Dr. Şener Üşümezsoy konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

0 Paylaşım
Adalar fayındaki hareketlilik İstanbul depreminin ayak sesleri mi?

İstanbul Adalar açıklarında dün öğle saatlerinde başlayan sismik hareketlilik devam ediyor. Deprem hareketliliği milyonlarca İstanbulluyu endişelendirirken, uzman isimlerden peş peşe açıklamalar geldi.

“OLAĞAN DIŞI BİR HAREKETLİLİK BULUNMUYOR”

Türkiye Gazetesi'ndeki habere göre, Büyükada çevresinde kaydedilen mikro depremlerin tek başına büyük bir deprem beklentisinin işareti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, ana fay hattında olağan dışı bir hareketlilik bulunmadığını belirtti.

deprem-2-095909

“YIKICI BİR DEPREM OLUŞTURABİLECEK SEVİYEDE GERİLİM BİRİKTİRMEDİ”

Yaşanan hareketliliğin bölgede daha önce biriken stresin küçük çaplı boşalması şeklinde yorumlanabileceğini vurgulayan Üşümezsoy, “Son sarsıntıların kaynağı doğrudan Adalar fayı değil. Büyükada’nın güneyinde meydana gelen hareketlerin, ana fay sistemini farklı yönlerde kesen daha küçük fay segmentleri üzerinde gerçekleştiği değerlendiriliyor. Bu ikincil ve üçüncül fayların, büyük ölçekli ve yıkıcı bir deprem oluşturabilecek seviyede gerilim biriktirmedi” değerlendirmesinde bulundu.

"1999’DAN SONRA DA BENZER HAREKETLER YAŞANDI"

Son sarsıntıların bölgenin daha önce ortaya konulan fay haritalarıyla örtüştüğünü kaydeden Üşümezsoy, 1999 Marmara Depremi'nin ardından da bölgede benzer nitelikte küçük depremlerin kaydedildiğine dikkat çekti. Büyükada açıklarındaki hareketliliğin olağan fay hareketleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Üşümezsoy, mikro depremlerin tek başına farklı bir deprem senaryosunun habercisi olarak görülmemesi gerektiğini savundu.

PROF. DR. OSMAN BEKTAŞ İSE X HESABINDAN ŞU AÇIKLAMAYI YAPTI:

“Adalar Fayı hareketi devam ediyor. Bugün saat 16.00 civarında AFAD’a göre, Adalar Fayı üzerinde, yaklaşık 10 km derinlikte M2,2 deprem meydana geldi. Bu derinlikte yoğunlaşan mikrodeprem aktivitesi, fayın derin kesimlerinde yavaş sürünme (creep) ve buna bağlı enerji boşalması olasılığını gündeme getiriyor. Adalar Fayı üstte kilitli, derinde yoğun mikro depremler ile ( Bohnoff,2013 ) sürünüyor olabilir mi? San Andreas'taki derin creep davranışıyla benzerlik burada özellikle araştırılmalı. 1963 M6,3 Adalar depremi bu olasılığı güçlü kılar.

deprem-istanbul-095942

Adalar Fayı derinde enerji mi harcıyor? Adalar Fayı 10–13 km derinlikte mikrodeprem üretmeye devam ediyor. Halkın paniğe kapılmasına gerek yok. Bence bu aktivite, derinde creep yapan fayın deprem enerjisinin bir bölümünü küçük kırılmalarla harcıyor olabileceğini düşündürüyor. Bohnhoff vd. (2013) ve sonraki çalışmalar bu yorumu destekleyen önemli ipuçları veriyor. Mikrodepremler her zaman büyük depremin habercisi değildir; bazen fayın enerjiyi nasıl boşalttığını gösterir. Derinde sürünen fay enerjiyi boşaltıyor olabilir.

Adalar Fayı: mikrodepremler ne anlatıyor? Adalar çevresindeki 10–13 km derinlikte mikrodeprem aktivitesi, Sındırgı'daki deprem kümelenmelerini hatırlatıyor. Marmara'nın sıcak ve akışkanlı derin yapısı, fay zonunda gözenek basıncını artırarak sürtünmeyi azaltabilir ve derin creep'i, (súrünmeyi ) kolaylaştırabilir. Creep sırasında küçük asperitelerin (fayın kilitli bòlgeleri) kırılması, deprem enerjisinin bir bölümünün mikrodepremlerle harcanmasına yol açıyor olabilir. Bohnhoff (2013) ve sonraki çalışmalar bu tezi destekliyor.

Adalar deprem kümesi “gaz patlaması” ile açıklanamaz. An itibaren büyüyen Adalar deprem kümesi yaklaşik 10 km derinlikte, Adalar–Çınarcık fay sistemi üzerinde gelişiyor. Üstelik aynı sistem üzerinde 1963’te M6,3 depremi meydana geldi. Basıncı fay kaymasını tetikleyebilir; ancak depremi üreten gaz değil, faydaki kaymadır. Bu nedenle güncel kümeyi “gaz birikimi patlaması” ile açıklamak yerine, Adalar Fayı’nın günümüzdeki aktif deformasyonunu, kilitli ve sürünen ( creep) kesimlerini araştırmak gerekir.

Adalar Fayı: 1963’ten bugüne... Armijo vd. (2005), Carton vd (2007) deniz tabanını doğrudan gözleyerek Adalar Fay Zonunda  20–30 km uzunluğunda genç bir fay kırığı belirledi ve bunu 1963 M6.3–6.4 depremiyle ilişkilendirdi. Bu durum “büyük deprem geliyor” demek değildir.  Ancak 1963’te kırılmış, bugün yeniden mikrodeprem üreten Adalar Fayı’nın M6+ deprem potansiyeli göz ardı edilemez. Asıl soru: Bu mikrodepremler gerilim birikimini mi, yoksa derin creep ile enerji boşalmasını mı gösteriyor?”

 

#marmara #deprem #i̇stanbul

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!