Sarıyer Söz
Sarıyer Söz
Bulutlu
Afyonkarahisar · 13°C
Bizi Takip Edin
23 Ekim 2026 - 10:03

ASKON Genel Başkan Yardımcısı Sarıyer Söz'e konuştu: 'Ekonominin düzelmesi için tek bir yol var'

Anadolu Aslanlar Derneği Başkan Yardımcısı Ercan Vergili Sarıyer Söz Gazetesi'ne konuk olarak önemli açıklamalarda bulundu.

0 Paylaşım

ÖZEL HABER/YAĞMUR ERTÜRK/BEYZA NUR ALNİAÇIK

Otomotiv, gıda sektörü gibi pek çok alanda çalışmaları olan ASKON Genel Başkan Yardımcısı Vergili, Türkiye'deki iş dünyası hakkında düşüncelerini bizimle paylaştı.

Vergili, dernek olarak Türkiye'nin birçok bölgelerindeki iş sektörleriyle bir araya geldiklerini belirterek, ASKON'un iş dünyasındaki sorunlara çözüm yaratmak ve sektörlerin işbirliği yapmasına katkı sağlamak amacıyla kurulduğunu açıkladı.

'DÜNYADA BÜYÜK BİR REKABET VAR'

İş dünyasından para kazanmanın son günlerde güçleşmesi üzerine fikrini belirten Vergili, "Bunun tabi ki birçok sebebi olabilir. Sermaye darlığı gibi konulara odaklanmak lazım. Bir iş kuracağınız zaman birçok yatırım yapılması gereken kalemler oluyor. Bunlar olmasa doğrudan işe sermaye yatırılsa ülke sermayesi güçlü olsa devlet de bunu destekleyebilse, tabi ki üretici için çok daha kolay olacak bu durum. Dünyada da ciddi bir rekabet zinciri var bu arada, savaşlar vs. bunlar çok önemli etkenler. Çin'de mesela çok ciddi bir üretim bandı var ve dünyayı domine etmeye çalışıyor.

'ÜRETİM SEKTÖRÜ ARTIK ÇİN'E BAĞIMLI HALE GELDİ'

Üretim bantları artık her sektörde tamamen Çin'e bağımlı hale gelmiş durumda özellikle de bunun en büyük göstergesi otomotivdir. Çin pandemi sürecinden sonra ciddi bir ivme kazandığını düşünüyorum. Bizim ülkemizde de ekonominin çok kırılgan etkenleri var. Siyasi krizler, son günlerde yaşanan sıkıntılar var. Bunlar ekonomimizi çok çabuk etkiliyor. Bir de Türkiye'de para sürekli yer değiştiriyor. Yatırımcı, sıcak parayı daha çok tercih ediyor. Bu da marka haline gelecek çok büyük firmaların sektörden çıkmasına neden oluyor" dedi.

whatsapp-image-2026-10-07-at-155647-2-100817

'GENÇLER BİZİM GELECEĞİMİZ'

Girişimci olmak isteyen gençler hakkında konuşan Vergili, iş kurmak için hem iyi fikir hem de sermaye faktörlerinin önemli olduğunu vurguladı. ASKON'un da gençler için hazırladığı start-up projelerine dikkat çeken Vergili, "Pandemiden önce İstanbul Teknik Üniversitesi ile çalıştığımız bir konu vardı. Özellikle yirmi tane start-up fikri olan başarı elde edebileceğini gördüğümüz projeleri bir yarışmaya sokup, başarılı olanları da Amerika'daki fuarlara götürelim gibi. Bunun gibi birçok çalışmamız var İTÜ ve Biruni'de. Gençler bizim için çok önemli, onlar geleceğimiz. O yüzden onlara ciddi anlamda değer verip, onların üretimin bir parçası haline getirmeye çalışıyoruz. Türkiye'de üretici olmak da zor, gençlerimizden gelen talepleri görüyoruz bir şeyler yapmak istediklerini hissediyoruz. Marka olmak ve ürünü başarmak o fikri paraya dönüştürmek çok kolay olmuyor. Yani Türkiye bu noktada biraz daha sancılı bir dönemden geçiyor. Savunma sanayinde yaşadığımız başarılar, sağlık sektöründe elde edilen başarılar gençlerin önünün açıldığını görüyoruz. İş dünyasının gençler için start-up projelerini lise seviyesine kadar indirip gençlerin önünü açmaları lazım, bu da zamanla olacak bir şey tabi ki. Gençlerin en büyük problemleri şu, kendi belirledikleri alanlar üzerinde çalışıyorlar ama o alanların Türkiye'de bazen karşılığı olmuyor, bu da hayal kırıklığına sebep oluyor. Bizim daha çok üniversitelerde gençlerin niteliklerine göre yetişmeleri daha doğru olacaktır" ifadelerini kullandı.

İŞ DÜNYASI VE VATANDAŞ ARASINDA NE GİBİ BİR KOPUKLUK VAR?

Gençlerin işsizlik sorununa da değinen Vergili, istatistik oranlarını değerlendirdi. İşsizlik oranının yüksek olması ve gençlerin iş bulma konusunda karşılaştıkları engellere değinen Ercan Vergili, "Herkesin mustarip olduğu bir konu bu. İşverenlerin işçi bulamayışı, gençlerin de iş bulamaması. Sahada bu konuyla alakalı çözüm üretmeye çalışıyoruz. İstanbul Ticaret Odası'yla şöyle bir proje yaptık, siz aradığınız işi belirleyemezseniz kendinize göre özgü bir iş dünyası belirlerseniz iş bulamazsınız. İş dünyasının talebini karşılayamazsınız" şeklinde konuştu.

Yaşanan kopukluğun eğitimden kaynaklı olduğunu belirten Vergili, gençlerin 12-15 sene okuduklarını hatırlatarak bilmedikleri ortama girerek iş dünyasını yeni tanımaya çalıştıklarını açıkladı. Gençlerin daha kolay ve rahat yaşamayı tercih ettiklerini dile getiren Vergili, bunun en doğal hak olduğunu vurguladı.

whatsapp-image-2026-10-07-at-152741-1-100817

Konuşmasına devam eden Ercan Vergili bir atasözü hatırlatarak, "Zahmet olmadan rahmet olmaz, yani emek olmadan olmuyor. Bizler çok çabuk para kazanmak istiyoruz, bunun için de nitelik gerekiyor. Siz 10-16 sene eğitim aldıktan sonra nitelikli insan hale geliyorsunuz ama bizdeki en büyük problem eğitimle pratiğin özellikle uzmanlığın bir araya gelmemesinden kaynaklı. Gençlerimiz liseye başlamadan önce ortaokul çağlarında özelliklerinin tespit edilip, nerede başarılı olabileceklerinin kaynağını araştırıp o sektörlere yönlendirmek gerekiyor. Lisede de bunun eğitimlerini alarak üniversitede bu eğitimi devam ettirerek sonrasında uzmanlaşmaları gerekiyor. Bunlar olursa hem işgücü açısından hem de iş dünyası açısından çok ciddi bir açığın giderileceği, gençlerin de mutsuzlukla bu ortamda kalma sorunu bu şekilde çözülecek diye düşünüyorum" dedi.

İŞSİZLİK NEDEN SON YILLARDA ARTIYOR?

Yeni mezun olan gençleri işe almayan bazı patronlar ve bunun gibi sebeplerle artan işsizlik üzerine düşüncelerini dile getiren Vergili, "İş dünyası açısından da bakmak gerekiyor bu olaya. Öncelikli sorun yeni girişimci genç insana harcanan para ve efor değil iş dünyası açısından. Yüz gence bu emeği veriyorsunuz bir iki tanesini ancak sahada istediğiniz gibi çalıştırabiliyorsunuz. Gençler çok sıkılganlar, maddi olanaklara paraya odaklı başlıyorlar. Şimdi siz niteliğiniz olmadığı bir işe kendinizi ispat etmediğiniz zaman bir değer biçmeniz çok doğru olmaz. Yapacağınız işle bunu talep edersiniz. Yapacağınız işin bir bedeli, fiyatı vardır ona göre iş yaparsınız. Ama bizim gençlerimiz hiçbir nitelik olmadan çok üst taleplerde bulundukları zaman bir kopma oluyor" ifadelerini kullandı.

whatsapp-image-2026-10-07-at-155647-3-100819

'NİTELİKLİ ÜRÜN İHRAÇ ETMEK ÇOK ÖNEMLİ'

Türkiye'nin ihracattaki durumuna ilişkin konuşan Vergili, "Bu ülkenin önemli bir konusu. Biz milyonlar hatta milyarlarca domates satarak ihracatçı olabiliriz. Ama bir hikaye vardı ya, biz Rusya'ya bir S400 için bir yıl boyunca domates veriyoruz ama yine de alamıyoruz. Biz nitelikli ürün satmalıyız. Bugün yaklaşık 500 milyar dolar seviyelerine yaklaşıyoruz. Uzun zamandır Cumhurbaşkanımızın da koyduğu vizyonla adım adım. Tabi şimdi bugün baktığınız zaman dünyanın ihracattaki en önemli ülkeleri nitelikli ürün satıyor. Siz bir birim ürün satıyorsunuz diğerleri daha teknolojik ürün satarken, bizim 10 birim sattığımızı 1 ürünle daha nitelikli bir hale getiriyorlar. Bazen rakamlar yetmiyor, teknolojik ürün yapmak gerekiyor. Ama taktir edersiniz ki ithalat ve ihracat dengelerini aynı olması veya ihracat dengesinin daha büyük olması lazım. Siz ithal ettiğiniz kadar ihraç ettiğiniz zaman daha fazlasını yaptığını zaman ister istemez açık oluyor. Bunun için zamana ihtiyacımız var. Yaklaşık 20-25 senedir sanayici olmaya başladık biz. Bundan 10-15 yıl önce organize sanayi bölgelerine gittiğiniz zaman hepsi boştu. O organize sanayi bölgelerinde malum yöneticiler, iş dünyası olarak bizi gördüklerinde yatırım yapmamızı istiyorlardı. Ama devletimiz son yıllarda gerçekten çok iyi işler yaptılar, teşvik ettiler. Bu da üreticiyi birçok yere taşıdı. Maliyetlerin İstanbul'dan daha az olmasıyla birlikte birçok iş sahibimiz Anadolu'ya göç etti.

Şimdi gidip organize sanayi bölgelerini gezdiğinizde yer bulamıyorsunuz. Bunun için ülkenin biraz daha zamana ihtiyacı olduğunu düşünüyorum ekonomi güçlendikçe, daha da iyi noktaya gideceğiz. Ben gelecekten umutluyum, hem gençlerden hem de ülke ekonomisinden. Burası bizim ülkemiz başka yere gidemeyiz" diyerek organize sanayinin yıllar içindeki durumunu yorumladı.

whatsapp-image-2026-10-07-at-155647-1-100818

'TÜRKİYE SİYASİ KRİZDEN KURTULMALI'

Enflasyonun düşüşünün enflasyona yansımasını yorumlayan Vergili, enflasyonun yükselmesiyle işçilik maliyetlerinin arttırdığını vurguladı. Piyasadaki her bir dalgalanmanın birbirini tetiklediğinden bahseden Vergili, finansman maliyetlerinin de doğru orantıda geliştiğini belirtti.

Önümüzdeki 5 yıl için Türkiye ekonomisi hakkında düşüncelerini söyleyen Vergili, "Çok şey söylemek isterdim ama gerçekleri de görmek lazım. Ben her zaman, belki ülkemi çok sevdiğimdendir, bilmiyorum ama. Dünyada birçok ülkeye gitme fırsatım oldu. Gittiğinizde daha iyi analiz ediyorsunuz bazı durumları. Yani tek bir şey söyleme fırsatım olsa, ülkemizden umutluyuz sadece bizim ülkemizin siyasi krizlerden çıkıp işine odaklanması gerektiğini düşünüyorum. Biz ülke olarak çok siyasallaştık. Herkes işini yapmalı, siyaset rant halinden çıkması gerekiyor" diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Kaynak: Haber Merkezi

#ekonominin #askon #sarıyer

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!