Bahçeli'den İsrail'e çağrı: 'Türkiye'yi kışkırtmaktan vazgeçin'
MHP lideri Bahçeli, İsrail yönetimine çağrı yaparak "Türkiye’yi kışkırtmaktan, sabrını sınamaktan, ülkemizin milli güvenlik alanlarına müdahale teşebbüslerinden vazgeçilmeli" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘Barış ve Güvenliği Tehdit Eden Saldırgan Politikaları Karşısında İsrail’in Etkisizleştirilmesi’ hakkında yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, açıklamasında İsrail'in saldırgan politikalarının yıkıcılığını vurgulayarak Türkiye karşısında yer almamaı gerektiğini söyledi.
İsrail’in Türkiye aleyhtarlığını her geçen gün daha da tırmandırdığını aktaran Bahçeli, İsrail’in uluslararası desteğini ve meşruiyetini giderek kaybettiğine değinerek, İsrail yönetimine çağrıda bulundu. Bahçeli, "Türkiye’yi tahrik etmekten, Türkiye’nin sabrını sınamaktan, ülkemizin milli güvenlik alanlarına dolaylı veya doğrudan müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden ve Türkiye aleyhtarı çevreleri cesaretlendiren söylemlerden vazgeçilmelidir. Türkiye çatışma arayan bir ülke değildir. Bununla birlikte, kendisine yönelen tehditleri görmezden gelecek, egemenlik haklarının ihlal edilmesine seyirci kalacak veya milli güvenliğini başkalarının insafına bırakacak bir ülke hiç değildir" ifadelerini kullandı.

‘VAHİM BİR STRATEJİK HATA’
İsrail’in Suriye sahasında Türkiye’nin güvenlik çıkarlarıyla kesişen hamlelerinin Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlamaya dönük arayışlarının ve bölgesel parçalanmayı teşvik eden yaklaşımlarının dikkatle takip edildiğini vurgulayan Bahçeli, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"İsrail yönetiminin, Türkiye’nin barış ve istikrar üretme kapasitesini kendisine yönelik bir tehdit gibi algılaması vahim bir stratejik hatadır. Türkiye’nin amacı İsrail dahil hiçbir ülkeyle savaşmak değildir. Ancak hiç kimse Türkiye’nin barış iradesini zafiyet, itidalini acziyet, diplomasiyi önceleyen yaklaşımını caydırıcılıktan yoksunluk olarak yorumlama hatasına da düşmemelidir. Türkiye, Terörsüz Türkiye hedefiyle iç cephesini tahkim ederken, komşularının istikrarını kendi güvenliğinin ayrılmaz bir parçası saymakta; diplomasi, arabuluculuk, ekonomik iş birliği, insani yardım ve bölgesel sahiplenme üzerinden barış üretmeye çalışmaktadır. İsrail yönetimi ise Gazze’den Lübnan’a, Suriye’den İran’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada kriz, çatışma ve insani yıkımla anılmaktadır. Terörsüz Türkiye’de alınan mesafe, terörsüz bölge yolunda yaşanan olumlu gelişmeler kaos ve çatışma ikliminden beslenen İsrail’in dengelerini sarsmış, oyunlarını bozmuştur. İsrail yönetiminin izlediği saldırgan ve yayılmacı siyaset, bütün bölgenin geleceğini tehdit eden başlıca güvenlik sorunlarından birine dönüşmüştür.
Son yıllarda Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler; insan hakları ihlallerinin zirve yaptığı ve uluslararası hukukun giderek daha fazla aşındığı, Siyonist yayılmacılığın endişeleri artırdığı bir süreci ifade etmektedir. İsrail hükümetinin işgal politikalarını genişleten teolojik sapkınlığı, sivilleri hedef alan hukuka aykırı askeri operasyonları ve Türkiye’ye dönük tehditkar açıklamaları, bölgesel barış ve güvenlik açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Bu süreçte Netanyahu’nun dini kimliği ve Yahudiliği siyasi hedefler doğrultusunda araçsallaştıran söylemleri de hem dinin evrensel ahlaki değerlerine hem de Yahudi toplumunun tamamına mal edilemeyecek, siyasi tercihlerin dinle özdeşleştirilmesi riskini beraberinde getirmiştir. İsrail, mevcut yönetim eliyle yalnızca bölge için değil, bütün insanlık için bir tehdit kaynağı haline gelmiştir. Bu yönüyle İsrail’in bölgede telafisi imkansız sonuçlar doğuracak saldırganlıklardan vaz geçmesi ve hukuk zeminine çekilmesi zorunlu hale gelmiştir."
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
Galatasaray'dan üç transfer birden! Tarih verildi
Görüntüle →İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
Sivas'ta katliam gibi kaza! Hayatını kaybedenlerin isimleri belli oldu: Olay yerinden son görüntüler Sarıyer Söz'de




Son Haberler
Özgür Özel’in ilk durağı Trabzon’da konuştu: ‘Herkesi yanımıza alacağız’



