Cumhurbaşkanımıza açık mektup: Sandığın anahtarı çarşıda mı? Esnafın beklentisi net!
Sayın Cumhurbaşkanım,
Bu yazıyı bir muhalefet diliyle değil, milletin içinden gelen bir dostun samimi aktarımı olarak kabul etmenizi isterim. Çünkü mesele siyaset üstüdür; mesele doğrudan adalet duygusudur.

Kamuoyunda uzun süredir konuşulan bir gerçek var: Büyük ölçekli bazı firmalara sağlanan kolaylıklar, yapılandırmalar ya da vergi yüklerinin hafifletilmesi… Bu adımların ekonomik gerekçeleri elbette vardır. Ancak sahadaki yansıması farklıdır.
Çünkü küçük esnaf şunu soruyor:
“Devlet büyükleri ayakta tutuyorsa, bizi neden yalnız bırakıyor?”

Bugün bir bakkal, bir berber, bir küçük işletme sahibi; artan maliyetler, düşen alım gücü ve biriken vergi borçları arasında sıkışmış durumda.
Ayakta kalmaya çalışan bu insanlar için vergi borcu artık sadece mali bir yük değil, psikolojik bir baskıya dönüşmüş durumda.
Burada dile getirilen talep çok açık ve nettir:
Eğer bir kolaylık, bir af, bir düzenleme yapılacaksa; bu sadece büyükler için değil, küçük esnaf için de adil şekilde uygulanmalıdır.

Bu bir ayrıcalık talebi değildir.
Bu, eşit muamele beklentisidir.
Unutulmamalıdır ki küçük esnaf bu ülkenin omurgasıdır.
Sokakta ışığı yanan her dükkân, ekonominin nefes aldığı bir damardır.

Sayın Cumhurbaşkanım,
Bugün atılacak kapsayıcı bir adım, sadece ekonomik bir düzenleme olmayacaktır. Aynı zamanda güçlü bir güven tazeleme fırsatı olacaktır.
Çünkü vatandaşın devlete olan bağlılığı, çoğu zaman büyük projelerle değil, adil uygulamalarla güçlenir.
Esnafın beklentisi nettir:
“Bize de aynı adalet, bize de aynı anlayış.”
Bu çağrı bir eleştiri değil, bir uyarı da değil…
Bu, doğrudan sahadan gelen samimi bir taleptir.
Ve bazen en güçlü siyaset, en sade cümlede saklıdır:
Ne yaparsan yap adaletin terazisinden şaşma. Her zaman kazanan sen olursun.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
Yanıltıcı Gıda Etiketleri
Görüntüle →Son Yazıları
- Belediye Salonunda Akraba Tarifesi: Tanıdığın Yoksa Evlenmek Yüzde 25 Daha Pahalı!
- 1 Mayıs 1905 Emeğin Türkiye’ye yansıması
- Egemenliğin En Saf Emaneti: Çocuklar
- Farkındalık ayrıcalık değildir...
- İtibardan tasarruf olmaz mış…
- ÇANAKKALE GEÇİLMEDİ, TÜRKİYE ASLA GEÇİLMEZ
- 28 Şubat: Hafızanın Soğuk Günü ve Bugüne Düşen Gölgesi
- Gündemi Kim Belirliyor?
- Meclis'teki kavga kimin için edildi?
- Gerçek Haberciliğin Sessiz Çığlığı: Sesiniz Olmaya Devam Edelim