Sarıyer Söz
Sarıyer Söz
Açık
Afyonkarahisar · 11°C
Bizi Takip Edin
26 Eylül 2026 - 13:26

Hastanede tedavi görmüştü: Günleri yeniden telefonla geçiyor

Hatay’da depremde evini ve yakınlarını kaybeden 25 yaşındaki Barış Özbay, yaklaşık 3 ay süren hastane tedavisinin ardından evine dönerek yeniden gününü telefonuyla geçirmeye devam ediyor.

0 Paylaşım
Hastanede tedavi görmüştü: Günleri yeniden telefonla geçiyor

Kahramanmaraş merkezli depremlerde evini kaybeden 52 yaşındaki Semra Özbay ile 25 yaşındaki oğlu Barış Özbay, Antakya ilçesi Gazi Mahallesi’ndeki müstakil evlerinde yaşamlarını sürdürüyor. Depremde hem evlerini hem de yakınlarını kaybeden anne ve oğul, felaketin ardından geçen üç yılda zorlu bir dönemden geçti.

aw79659502-012827

Deprem sonrasında yaşama isteğini kaybeden Barış Özbay, üniversite eğitimini yarıda bırakarak zamanının büyük bölümünü bilgisayar ve cep telefonuyla geçirmeye başladı. Sanal dünyada daha fazla vakit geçirmeye başlayan Özbay, yaşam öyküsüyle gündeme geldi. Günlük ihtiyaçlarını karşılayan Özbay, yaklaşık 3 ay devam eden hastane tedavisinin ardından yeniden evine döndü.

İLAÇLARINI KULLANMAYI BIRAKTI

Hakkında yapılan haberlerin ardından hayatında değişiklikler yaşanan Özbay, tedavisinin tamamlanmasının ardından evine döndüğünde ilaçlarını kullanmayı bıraktı. Günlük yaşamında yeniden cep telefonuna ağırlık veren Özbay, sabahın ilk saatlerinden itibaren telefonuyla vakit geçiriyor ve bunu gün boyunca sürdürüyor.

Özbay, mevcut yaşamından memnun olduğunu ve çevresindeki insanların müdahale etmesini istemediğini ifade ediyor. Sanal ortamda karşılaştığı oyun ve filmlerin kendisini eskisi kadar etkilemediğini belirten Özbay, tedavi döneminde aylar sonra duş aldığını, ancak eve döndükten sonra kişisel bakımını yeniden ihmal etmeye başladığını söyledi.

aw79659501-012826

TEDAVİNİN ARDINDAN HAYATINDA DEĞİŞİKLİK OLMADIĞINI SÖYLEDİ

Gününün tamamına yakınını cep telefonuyla geçirdiğini anlatan Barış Özbay, hayatını düzene sokmak istemediğini belirterek yaşadığı durumu şöyle anlattı:

"Telefonla zaman öldürüyorum, yapacak başka bir şeyim olmadığı için bütün gün oynuyorum. Uykum gelince uyuyorum. Dün saat 05.00'te uyudum, diğer gün daha erken uyudum ve günden güne değişiyor. Hastaneye yattım yaklaşık 3 ay kadar ama bir değişiklik olmadı hayatımda. Psikologların nasıl çalıştığını tam olarak anlayamayacağım ama büyük ihtimalle, tahminimce, tedavi yöntemleri insanlara kendi durumlarının o kadar da kötü olmadığını anlatmak üzerine. Durumunu anlayan hasta da yavaş yavaş düzeliyor. Ama ben zaten her şeyin farkındayım, nasıl düzeleceğimi de biliyorum. İstesem düzelirim ama istemiyorum, gerek yok ve yaşamak istemiyorum. Nasıl düzeleceğimi sorarsanız, basit sadece üstüne gideceksin. Mesela şu an bir şeyler yapmaktan rahatsız oluyorum. Düzelmek istesem en basitinden duş alarak başlayacağım. İlk başta rahatsız edecek ama alıştıktan sonra rahatsız etmeyecek. Yani rahatsız eden her şeyin üzerine gideceksin. Ama ben o rahatsızlığı istemiyorum. Böyle daha rahatım. Fiziksel ağrım var, hastalığım yüzünden. Ama önemsiz fiziksel ağrılar beni pek rahatsız etmiyor. Oyunlar ya da filmler falan etkiler ama normal bir insanı etkilediği kadar etkilemiyor."

aw79659503-012820

OYUNLARDAKİ İÇERİKLERİN KENDİSİNİ ETKİLEMEDİĞİNİ BELİRTTİ

Özbay, çocukların kişilik ve davranışlarının şekillenmesinde anne ve babaların etkisinin bulunduğunu düşündüğünü ifade etti. Uzun süre telefon ve bilgisayar başında vakit geçirmesinin mevcut durumuyla bağlantısı olabileceğini söyleyen Özbay, oyunlarda karşılaştığı içeriklerin kendisi üzerinde aynı etkiyi oluşturmadığını belirterek şunları söyledi:

"Bence her şey anne ve babada bitiyor. Çocuğu düzgün yetiştirirsen çok fazla etkilenmez. Çocuk, bir katili dizide veya filmde görüp havalı olduğunu düşünüp bir şeyler yapabilir. Ama suç bizde değil, suç anne ve babada kötü yetiştirmişler çocuğu. Ben mesela oyunlarda kaç kişiyi öldürdüm, Allah bilir ama şu an bir sinek bile öldürsem canım acıyor. Oyunlar beni o kadar etkilemedi. Sürekli telefonla oynamamın bu duruma etkisi vardır. Kesin bir etkisi vardır ama ana etkenin bu olduğunu düşünmüyorum. Daha kötüye gitmesinde etkisi olabilir. Etkisi nedir, hiçbir fikrim yok. Pek umurumda da değil. Artık bu haldeyim zaten. Bu hale gelmemin ana etkisini düşünüp bulsam ne çözülecek, gereksiz ve o yüzden düşünmeye gerek yok."

aw79659507-012821

İKİ AYDAN UZUN SÜREDİR DUŞ ALMADIĞINI SÖYLEDİ

Kişisel bakımını yerine getirmediğini belirten Özbay, 2 aydan uzun süredir duş almadığını söyledi. Evden çıkmak istemediğini ve bahçeye dahi gitmediğini belirten Özbay, hastanede kendisine verilen ilaçları da kullanmayı bıraktığını ifade etti:

"Kişisel bakımlarımı da yapmıyorum ve duş da almıyorum. Dediğim gibi, elimde olsa yemek bile yemem. En son ne zaman duş aldığımı hatırlamıyorum, iki aydan fazla olmuştur. Bahçeye bile çıkmıyorum. Gerek yok. Çıksam ne olacak sanki, bir şey değişmeyecek ve canım istemiyor. Hastanede ilaç vermişlerdi. O ilaçlara devam etsem büyük ihtimalle iyileşirim. İlaçlar bittikten sonra doktora gitmem gerekiyor ama istemiyorum. Dışarı çıkmak, doktorla görüşmek veya iletişime geçmek istemiyorum. O yüzden verdikleri ağrı kesici işe yarıyor. Bu yüzden şu anda onu sürekli alıp kullanıyorum. Zararlı bir ağrı kesici ama umurumda değil. Bu yaşantım hakkında ne düşünüyorum derseniz, güzel ve mükemmel. Ben mutluyum, gayet iyiyim, sıkıntı yok. İnsanlar hala yardım etmeye çalışıyor. Bu haberlerin çok boş olduğunu da söyleyemem. İnsanlarla tanıştım, yeni arkadaşlarım oldu. Onun dışında hayatımda bir etkisi olmadı. Hayatım güzel, mutluyum. Acı çekmem falan hiç umurumda değil. Evde olmak bana yetiyor. Hastanede yattığımda, benim gibi hasta olan iki kişiyle tanıştım. Onlardan biri şu anda hayatını kurmaya çalışıyor. Oradayken hiç konuşamıyordu. Şu an biraz daha iyi durumda, biraz daha çalışıyor falan. Arada sohbet ediyoruz. Bana etkisi yok"
 

Kaynak: İhlas Haber Ajansı

#tedavisinin #depremde #özbay

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!