İstanbul'da hava kirliliği yüzde üç arttı: İşte en temiz ve en kirli yerler
İTÜ'nün araştırmasına göre İstanbul'da eylül ayında partikül madde kaynaklı hava kirliliği geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 yükseldi.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından yapılan araştırma, İstanbul'da eylül ayında partikül madde (PM10) kaynaklı hava kirliliğinin geçen yılın aynı dönemine kıyasla arttığı ortaya çıktı.
Çalışmada, kent genelindeki ölçüm istasyonlarından elde edilen veriler değerlendirilirken, hava kirliliğinde ortalama yüzde 3'lük artış tespit edildi.
İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros'un yürüttüğü çalışmada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait hava kalitesi ölçüm istasyonlarının 2025 ve 2026 yılı eylül ayı verileri karşılaştırıldı.
EN YÜKSEK DEĞER SULTANGAZİ'DE ÖLÇÜLDÜ
Araştırma sonuçlarına göre, eylül ayında 24 istasyonda ölçülen ortalama PM10 konsantrasyonu metreküp başına 29,33 mikrogram olarak belirlendi.
Geçen yılın aynı döneminde ise bu değer 28,38 mikrogram olarak kaydedilmişti. Böylece partikül madde kaynaklı hava kirliliğinin yıllık bazda yüzde 3 arttığı ortaya çıktı.
Kentte en yüksek partikül madde değeri metreküp başına 61,73 mikrogramla 'Sultangazi 3' istasyonunda ölçüldü. Sultangazi 3'ü 57,89 mikrogramla 'Kağıthane 1', 53,18 mikrogramla ise 'Sultangazi 2' istasyonları takip etti.
En düşük hava kirliliği ise metreküp başına 12,96 mikrogramla "Kandilli 1" istasyonunda kaydedildi. Ardından 13,02 mikrogramla 'Üsküdar 1' ve 15,17 mikrogramla 'Ümraniye 1' geldi.
İnceleme sonucunda kentteki 15 ölçüm istasyonunda hava kirliliğinin azaldığı, 9 istasyonda ise yükseldiği belirlendi.
ÇATLADIKAPI'DA ARTIŞ, BEYLİKDÜZÜ'NDE DÜŞÜŞ
Hava kirliliğinin geçen yılın eylül ayına göre en fazla arttığı nokta yüzde 75,97 ile "Çatladıkapı" oldu. Bu istasyonu yüzde 63,34'lük artışla "Sultangazi 2" izledi.

Partikül madde yoğunluğunda en büyük düşüş ise yüzde 50,2 ile "Beylikdüzü" istasyonunda görüldü. Beylikdüzü'nü yüzde 30,44 azalışla "Yenibosna", yüzde 29,77 ile "Alibeyköy" takip etti.
İstanbul'daki istasyonlarda ölçülen sonuçlar şu şekilde:


(Grafik, Türkiye Gazetesi)
TRAFİK VE METEOROLOJİK ŞARTLAR ETKİLİ
Araştırmayı değerlendiren Prof. Dr. Hüseyin Toros, İstanbul'da hava kalitesinin meteorolojik koşulların yanı sıra trafik, sanayi ve ısınma gibi insan faaliyetlerinden de etkilendiğini söyledi.
Toros, kuzeydoğulu rüzgarların Karadeniz üzerinden temiz hava taşıyarak kirleticilerin dağılmasını kolaylaştırdığını, buna karşın güneyli rüzgarların etkili olduğu veya rüzgar hızının düşük seyrettiği dönemlerde kirleticilerin yüzeye yakın bölgelerde birikebildiğini ifade etti. Sonbaharda gece saatlerinde oluşan sıcaklık terselmesinin de hava kalitesini olumsuz etkileyebildiğine dikkat çekti.
YAĞIŞ VE EĞİTİM DÖNEMİ HAVA KALİTESİNİ ETKİLİYOR
Yağış miktarı ile yağışlı gün sayısındaki artışın havadaki partikül madde yoğunluğunu azaltabildiğini belirten Toros, yağışların atmosferde asılı kalan parçacıkların yeryüzüne taşınmasına katkı sağladığını ifade etti.
İstanbul'da hava kalitesini düzenli olarak takip ettiklerini belirten Toros, "Eylül ayında eğitim öğretimin başlamasıyla birlikte trafik yoğunluğunun etkisi arttı. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde okul servisleriyle işe gidiş-geliş hareketliliği artıyor. Bu durum hava kalitemizin bozulmasına neden oluyor." dedi.
DOĞRU ISINMA YÖNTEMLERİ ÖNERİLDİ
Eylül ayında evsel ısınmanın henüz yoğunlaşmadığını belirten Toros, bu nedenle kükürtdioksit seviyelerinin daha çok sanayi faaliyetleri ve gemi trafiğinden etkilendiğini ifade etti.
Binalarda ısı yalıtımının artırılmasının yakıt tüketimini ve emisyonları azaltacağını belirten Toros, konut ve iş yerlerinde gereğinden fazla ısıtmadan kaçınılmasının hem enerji tasarrufu hem de solunum yolu sağlığı açısından önemli olduğunu söyledi.
Katı ve sıvı yakıt kullanılan sistemlerde doğru yakma tekniklerinin uygulanmasının hava kirliliğinin azaltılmasına katkı sağlayacağını vurgulayan Toros, özellikle bacaların düzenli temizlenmesi ve verimli yanmanın sağlanmasının is ile zararlı gaz salımını azaltabileceğini ifade etti.
Sonbahar ve kış aylarında meteorolojik koşulların kirleticilerin atmosferde birikmesini kolaylaştırdığına dikkat çeken Toros, enerji verimliliğini artıran uygulamalar ile doğru ısınma yöntemlerinin hava kalitesinin korunmasında önemli rol oynadığını kaydetti.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir












