Süreci Okumak, Çözümü Kurmak
Bazı süreçler vardır; adı konmadan başlar, ilan edilmeden ilerler ve çoğu zaman konuşulmadan şekillenir.
Ancak bu süreçlerin gerçek değeri, görünür olup olmamalarında değil; doğru okunup okunmadıklarında ortaya çıkar.
Sarıyer Maden Mahallesi’nde yaşananlar, tam da böyle bir sürecin içinden geçildiğini göstermektedir.
Uzun yıllar boyunca biriken, ötelenen ve görmezden gelinen bir mesele; artık yalnızca bir tartışma başlığı değil, fiilen hareket alanına girmiş bir sorun hâline gelmiştir. Bu, başlı başına önemli bir eşiktir. Çünkü bir sorunun çözümü, önce onun varlığının kabul edilmesiyle başlar.
Bugün gelinen noktada mesele artık şudur:
Bu süreç doğru okunacak mı, yoksa yeniden kaybedilecek mi?
Maden Mahallesi’nde ortaya çıkan tablo, klasik bir imar meselesi değildir. Bu tablo; mülkiyet hakkı, kamu yararı, idari sorumluluk ve sosyal gerçekliğin aynı anda kesiştiği bir alandır. Bu nedenle çözüm de tek boyutlu olamaz.
Yıllar içinde oluşmuş fiilî yerleşim, yalnızca fiziksel bir durum değildir. Bu yerleşim; insanların hayatlarını, ilişkilerini, ekonomik düzenlerini ve aidiyetlerini barındırır. Buna karşılık, aynı parsellerde yer alan ve bu düzenin dışında kalan mülkiyet hakları da göz ardı edilemez.
İşte tam bu noktada hukuk devreye girer.
Hukuk, bu tür durumlarda taraf seçmez. Denge kurar. Bu denge, herkese aynı şeyi vererek değil; herkesin durumunu dikkate alarak sağlanır. Bu nedenle çözüm; tek bir araçla değil, birden fazla aracın birlikte ve uyum içinde kullanılmasıyla mümkündür.
Planlama, uzlaşma, kamulaştırma, yer değiştirme ve dengeleme… Bunların her biri, bu dosyanın çözümünde bir araçtır. Ancak bu araçlar kullanılmadan, sorunun yalnızca yargıya bırakılması, çözüm üretmez; yalnızca sonucu geciktirir.
Bugün gelinen aşamada artık açık olan bir gerçek vardır:
Bu mesele, kendi kendine çözülecek bir mesele değildir.
İdare, bu sürecin dışında kalamaz. Yerel yönetimler, büyükşehir ve merkezi idare; her biri kendi yetki alanında değil, ortak sorumluluk alanında hareket etmek zorundadır. Çünkü sorun, yetki sınırlarının ötesine geçmiştir.
Bu nedenle yapılması gereken şey, yeni tartışmalar üretmek değil; mevcut süreci doğru okumaktır.
Süreci doğru okumak, yalnızca neyin yapıldığını görmek değil; neyin yapılması gerektiğini de fark etmektir.
Ve bugün yapılması gerekenler bellidir:
– Mevcut durumun hukuki karşılığı doğru kurulmalıdır.
– Farklı durumdaki mülkiyet ilişkileri birbirinden ayrıştırılmalıdır.
– Kamusal sorumluluk açık şekilde üstlenilmelidir.
– Çözüm, parçalı değil bütüncül olarak ele alınmalıdır.
Bu yapılmadığı sürece, atılan her adım eksik kalacaktır.
Maden Mahallesi dosyası, bir kriz olduğu kadar bir fırsattır. Bu dosya doğru yönetildiğinde, yalnızca bir mahalledeki sorunu çözmekle kalmayacak; benzer sorunların çözümü için de bir model oluşturacaktır.
Ancak bunun için gereken şey, sürecin akışına bırakılması değil; bilinçli şekilde yönetilmesidir.
Çünkü bazı dosyalar, sadece çözülmez.
Aynı zamanda nasıl çözüleceğini öğretir.
Bugün Maden Mahallesi’nde yapılması gereken tam olarak budur:
Süreci okumak.
Ve çözümü kurmak.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
Türkiye İçin Demir Çelikte Yeni Dönem
Görüntüle →Son Yazıları
- BM’nin İtibarı ve Meşruiyet Krizi
- Türkiye İçin Demir Çelikte Yeni Dönem
- Demir Çelik Dünyasına 6 Aylık Bakış: (Fiyatlar, Üretim Merkezleri, Risk Haritası) Stratejik Rapor
- Tarifeler ICSID / WTO / Yatırım Tahkimine Konu Olur mu?
- Demir Çelik Sektöründe Fırsat da Var, Ciddi Baskı da
- Ticaret Savaşlarının Zincirleme Etkisi
- Tarife Kimi Koruyor, Kimi Vuruyor?
- Metal Piyasasında Asıl Şok Nereden Geliyor?
- İngiltere'nin Sertleşen Çelik Politikası
- Gümrük Tarifesinin Hesaplama Yöntemine İtiraz Davası