Uzmanından uyarı: Zayıflama iğnesi kullanırken yüzünüzden olmayın!
Zayıflama amacıyla kullanılan iğnelerin bilinçsiz kullanımına karşı uyaran Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Sönmez Ocak, ilaçların hızlı yağ kaybına yol açabildiğini ve özellikle yüz bölgesinde istenmeyen değişiklikler oluşturabileceğini açıkladı.
Zayıflama iğneleri son yıllarda kilo vermek isteyenlerin başvurduğu yöntemlerden biri haline geldi. Medicana International Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Sönmez Ocak, başlangıçta şeker hastalarının tedavisinde kullanılan bu ilaçların zayıflama amacıyla da tercih edildiğini belirterek, kullanım sürecinde hekim kontrolünün önemine dikkat çekti.

“İĞNELERLE ZAYIFLAMA SAĞLANIYOR”
İlaçların vücutta tokluk hissi oluşturarak etki gösterdiğini belirten Ocak, şöyle konuştu:
“Bu ilaçlar ilk olarak kilo kaybı değil, şeker hastalarını tedavi etmek amacıyla geliştirilmişti. Şeker hastalarında kullanıldığında bu hastalarda ciddi kilo kaybı söz konusu oldu. Araştırmacılar bu yöne eğildiler.”
İğnelerin tokluk hormonuna benzer bir molekül içerdiğini belirten Ocak, “İğneleri kullanan hastalarda yemek yememesine rağmen beynine tokluk sinyali gidiyor ve tok hissediyorlar. Aynı zamanda mide boşalmasını geciktiriyor. Bu iğnelerle zayıflama sağlanıyor” dedi.
“MAKSİMUM YÜZDE 20 KİLO KAYBI SAĞLANIYOR”
Zayıflama iğnelerinin obezite ameliyatına alternatif olmadığını vurgulayan Ocak, ilaçların etkisiyle vücut ağırlığının en fazla yüzde 20’sinin kaybedilebildiğini söyledi.
Ocak, “Çok yüksek kilolu hastalarda bu kilo kaybı yeterince fayda sağlamayacağından bu hastalarda cerrahi öneriyoruz” ifadelerini kullandı. İğnelerin cerrahiye uygun olmayan bazı hastalarda veya ameliyat öncesinde kilo kaybı sağlamak amacıyla kullanılabileceğini belirtti.
Bulantı, kabızlık ve ishal gibi yan etkilerin görülebileceğini aktaran Ocak, bazı deneysel çalışmalarda pankreas iltihabı ve safra kesesinde taş oluşumu gibi etkilerin de gözlemlendiğini söyledi.

“MUTLAKA UZMAN HEKİME BAŞVURULMALI”
İHA'da yer alan habere göre ilaçların doktor değerlendirmesi olmadan kullanılmasına karşı çıkan Ocak, hastaların tedavi öncesinde çeşitli kontrollerden geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Ocak, “Bu ilaçlar arkadaş, komşu tavsiyesiyle çok rahatlıkla eczanelerden alınabilen ilaçlar. Biz buna karşıyız” dedi.
Hastaların tiroidlerinde nodül bulunup bulunmadığının, daha önce pankreatit geçirip geçirmediğinin ve safra kesesinde taş olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirten Ocak, boy-kilo oranının da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“YÜZ HATLARINDA İSTENMEYEN DEĞİŞİKLİKLER OLABİLİYOR”
İkinci kuşak zayıflama ilaçlarının hızlı yağ kaybına neden olabildiğini belirten Ocak, bunun özellikle yüz bölgesinde dikkat çekici sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Ocak, “Cilt altı yağ dokusunun çok hızlı bir şekilde erimesi sonucunda vücutta, özellikle yüz hatlarında bazı istenmeyen değişiklikler de olabiliyor” diye konuştu.
Bu nedenle tedavinin hekim ve diyetisyen kontrolünde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Ocak, gerekli vitamin ve protein desteğinin alınmasının önemine dikkat çekti.
“SADECE İĞNEYLE SAĞLIKLI KİLO VERMEK GERÇEKÇİ DEĞİL”
Zayıflama sürecinin yalnızca ilaç kullanımından ibaret olmaması gerektiğini belirten Ocak, “Haftada bir iğne vurulup başka hiçbir şey yapmadan sağlıklı bir şekilde kilo verme şekli çok gerçekçi değil” dedi.
Ocak, obezitenin tek bir nedene bağlı olmadığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Obezite çok etkenli bir hastalık. Tek başına bir insanın savaşabileceği bir hastalık değil. Mutlaka bu işle uğraşan hekimlerden ve diyetisyenlerden destek alınmalı. Aynı zamanda hastanın beslenme alışkanlıklarını da değiştirmesi gerekiyor.”
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
İBB'den Sarıyer Ayazağa hamlesi: O alanın kaderi değişiyor!




Son Haberler
Uzmanından uyarı: Zayıflama iğnesi kullanırken yüzünüzden olmayın!



