Hayatımızdaki bazı insanlar sevgilerini yüksek sesle anlatmaz. “Seni seviyorum” demeden sever, sarılmadan korur, uzun cümleler kurmadan hayatımıza yön verir. Babalar çoğu zaman tam da böyledir.
Bir babanın sevgisi çoğu zaman sessizdir. Sabah erkenden işe gidişinde, yorgun argın eve dönüşünde, sofradaki son lokmayı çocuğuna bırakışında saklıdır. Bazen cebindeki son parayı evladının ihtiyacı için harcamasında, bazen de kendi hayallerini çocuklarının geleceği uğruna ertelemesinde…
Babalar güçlü görünür. Çünkü toplum onlara hep güçlü olmayı öğretmiştir. Ağlamamayı, yorulduğunu belli etmemeyi, omuzlarındaki yükü sessizce taşımayı… Oysa her babanın içinde de kaygıları, korkuları ve kırgınlıkları vardır. Ama çoğu baba, bunları evlatlarına hissettirmemeyi görev bilir.
Bir çocuk için baba; güven demektir. Düştüğünde kaldıran el, korktuğunda sığınılan omuz, karanlıkta ışık olan sestir. Hayatın karmaşasında “Ben buradayım” diyebilen görünmez bir kalkandır.
Bugün Babalar Günü. Sadece biyolojik olarak baba olanların değil; sevgisiyle, emeğiyle, fedakârlığıyla hayatlara babalık eden herkesin günü… Kimi bir evlat yetiştirerek, kimi bir çocuğa umut olarak, kimi de yokluğunda bile bıraktığı değerlerle babalığını sürdürür.
Bu özel günde aramızda olmayan babaları da anmadan geçemeyiz. Bazı insanlar fiziksel olarak yanımızda olmasa da öğrettikleriyle yaşamaya devam eder. Bir cümleleri, bir bakışları, bir nasihatleri yıllar geçse de içimizde yankılanır.
Babalar mükemmel olmak zorunda değildir. Ama çoğu zaman ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışırlar. Ve belki de en büyük hakikat budur: Sevmek, bazen kusurlu ama samimi bir çabayla var olmaktır.
Bugün babanıza bir telefon açın. Yanındaysa sarılın. Kırgınsanız düşünün; zaman sandığımızdan daha hızlı geçiyor. Söylenmemiş güzel sözleri ertelemeyin.
Tüm babaların ve yüreğinde babalık sevgisi taşıyan herkesin Babalar Günü kutlu olsun.
İyi ki varsınız, sessiz kahramanlar…
Gülşen ARAS GÜLMEZ




