Sarıyer Söz
Sarıyer Söz
Açık
Afyonkarahisar · 11°C
Bizi Takip Edin
06 Ekim 2026 - 10:19

Sarıyer'in Milli Mücadele efsanesi gün yüzüne çıkıyor: SARKASDER Başkanı tarih verdi

Sarıyer Kastamonu Kültür ve Turizm Yardımlaşma Derneği Başkanı Mehmet Öz, 9 Ekim'de gerçekleştirilecek olan Boğaz'dan İstiklal Yolu'na Milli Mücadele'de Sarıyer'in Rolü adlı panel ile ilgili konuştu.

0 Paylaşım

ÖZEL HABER/YAĞMUR ERTÜRK/BEYZA NUR ALNİAÇIK

Boğaz'dan İstiklal Yolu'na adlı panelde, Milli Mücadele'nin işgal yıllarında Sarıyer'de görünmeyen yüzüne dikkat çeken Mehmet Öz o yıllardaki Türkiye'nin unutulmaması gerektiğini vurguladı.

O dönemde işgal altında olan İstanbul için Sarıyer'in konumuna ilişkin açıklama yapan Mehmet Öz, Sarıyer'in boğazda önemli bir kısımda olduğunu vurguladı. Öz, "Boğazlar aslında en önemli savunma hatları. Boğazlara hakim olan her şeye hakim oluyor. İşgal döneminde yani 1915'te Çanakkale'yi geçemeyen yedi düvel işgal kuvvetleri maalesef 1918'de İstanbul'u işgal etmişler. Direnç görmeden işgal etmişler. O dönem Sarıyer'de bin beş yüz işgal kuvvetlerinin askerleri mevcuttu. Sarıyer, ormanıyla ve boğazlarıyla işgal döneminde silah ve cephanenin taşınmasında en önemli bölgelerimizden, çıkış noktalarımızdan biri olmuştur. O bakımdan çok önemlidir. Sarıyer halkının işgal kuvvetlerine direnci burada göze çarpmakta. Sarıyer, hem insan yapısı itibariyle hem coğrafyasıyla çok önemli bir yer teşkil ediyor" dedi.

whatsapp-image-2026-10-02-at-132515-102345

SARIYER'İN MİLLİ MÜCADELE'DEKİ YERİ

Cephanelerin İstanbul'dan Anadolu'ya taşınırken nasıl bir yol izlediğini anlatan Öz, o dönemdeki teşkilatlanmanın nasıl gerçekleştiğini aktardı. Öz, "Kemerburgaz, Bahçeköy, Gümüşdere Rumların yaşadığı bir bölge idi. Belgrad ormanlarında orman muhafızı memurlarını veya Osmanlı askerlerine birçok eziyetler ediliyor, dövülüyorlar. Ormanlar tahrip ediliyor ve Rum çeteleri bu bölgede direnç gösteriyor, çete mücadeleleri yapıyorlar. Bu çetelerin ilk önce silah ve cephanenin buradan gidebilmesi için onlarla mücadele edilmesi lazım. Bu arada İpsiz Recep devreye giriyor ve Zekeriyaköy ve Gümüşdere'deki Rumların yapmış olduğu taşkınlıklarını, Türklere yaptıkları eziyetleri bir şekilde cezalandırmak istiyor ve pusu kurarak 18 tane Gümüşdere'li Rum'u orada bertaraf ediyor. Sonra İngiliz kuvvetleri ve işgal kuvvetleri İpsiz Recep'in peşine düşüyor. Onun haricinde yine Tarabya'da İpsiz Recep 12 Rumu bertaraf ediyor. Daha sonra Maden'de taşocaklarında yine bu Rum çetelerini sıkıştırıyor İpsiz Recep, yine bertaraf ediyor. Şimdi bunlar bertaraf edildikten sonra bizim savunmamızda işgal kuvvetlerinin tabandaki çeteleri bertaraf olduktan sonra silah ve cephanenin gidişi biraz daha tabandan halk nezdinde daha basitleşiyor. Tabi bizim şu anda Orduevi olarak kullandığımız karakol İngilizlerin işgalinde. Kız Meslek Lisesi olarak kullandığımız yer de onların işgalinde. Birçok tabyalar da aynı şekilde. Netice olarak burada bize destek olan gayrimüslimler, Ermeniler de var. Bir dayanışma mevcut hatta belki bizim içimizden Müslüman olup da İngilizlere çalışanlar da vardır. Destek olanlar var dediğim gibi. 

whatsapp-image-2026-10-02-at-133455-4-102347

‘GAYRİMÜSLİMLER DE BİZE YARDIM ETTİ’

Biz şimdi bunları burada anlatırken İbrahim Balcı'dan bahsetmemek olmak onun sayesinde şu an bunları konuşuyoruz. Mekanı cennet olsun. O yüzden bu kaynaklarda gerçekten bizim içimizden çıkan hainler de var gayrimüslimlerin içinden bize destek olanlar da var. İbrahim ağabey anlatırdı o zamanlar bize destek olan gayrimüslim David cephaneler taşınırken bayrak eğer önde olursa içinde silah var, arkada olursa boş anlamında gibi mesajlar da olurdu.

Sarıyer'in orman ve denizle iç içe olduğunu ifade ederken, şimdi bazı silah ve cephaneler bize boğazlardan geçemediği için gelemiyordu. Kontroller sıkıydı çünkü, boğazda İngilizler ve işgal kuvvetleri vardı. O zaman da Zonguldak'tan gelen kömür madenleri Kağıthane'deki elektrik santraline kömür madenleri geliyor. Fakat Ruslar oradan gelen motorları veya kömürleri engellediği için, kömür madeni gelmeyince Karaburun'dan biz kömür madeni çıkarmaya başlıyoruz. Sahra tren hattı döşüyoruz Karaburun'dan Kağıthane'ye ve bu da 1916'da bitiyor. İşgal döneminde bu treni biz silah ve cephaneyi bu hatla çıkarıyoruz Karaburun'a oradan da İnebolu'ya gönderiyoruz."

UNUTULMAMASI GEREKEN KAHRAMANLAR

İstanbul işgal altındayken mühimmatlar için Sarıyer'de istihbarat birliklerinin oluştuğunu ve bunların önem arz eden topluluklar olduğunu açıklayan Öz, unutulmaması gereken bir sürü kahramanın olduğunu vurguladı.

whatsapp-image-2026-10-02-at-133455-102349

9 Ekim'de yapılacak olan Boğaz'dan İstiklal Yolu'na Milli Mücadele'de Sarıyer'in Rolü panelinde işgal yıllarında Sarıyer'de yapılanları detaylı olarak anlatacaklarını belirtti. Sarıyer'in sevilen yazarlarından İbrahim Balcı'nın Milli Mücadele yıllarından günümüze gelen bazı bilgilere ışık tutuğundan bahseden Öz, birçok mühimmatın kaçırıldığına ve bunların Balcı tarafından tespit edildiğini açıkladı.

'BİRÇOK İNSAN BİZLERE ULAŞTI'

Milli Mücadele yıllarında işgal altındaki Sarıyer'in tarihini araştırmaya karar verdiği süreçten bahseden Öz, "Ben bu konuyu araştırmaya karar verdiğimde birçok insan 'Bizim dedemiz de oradaydı' diye bana ulaştıklarını fark ettim. Tabi biz burada aslında bu kahramanlarımızın torunları ile birebirde görüşmek anılarını anlatmalarını, dedeleriyle ilgili bilgi vermelerini çok isteriz. Bu anılar kaybolmadan canlı tarih yapmamız gerekiyor. Biz bunu başlatırken, ilk önce bunu yapalım bu sene gelecek sene bunun çok daha mükemmelini yaparız diye düşündük. Çalıştay seviyesine taşıyabiliriz bu aktarımı diye konuştuk. Ben İnkılap Tarihi kataloglarından yalnızca Sarıyer ile ilgili belge ve bilgilere kavuştum, inşallah bunları tekrar yayınlayabiliriz veya gelecek çalışmamızda yer veririz. Bu bir başlangıç, eksiğimiz olabilir ama başlamak gerekiyordu çünkü bir insan geçmişini unutmamalı geçmişinde yaşadığı acıyı hatırlamalı ki geleceğe sağlam basmalı. Japonların başarısının sebeplerinden biri de budur. İlk önce öğrencilere Amerikalıların attığı atom bombasının olduğu yeri gösterirler. Mesele geçmişte nasıl acılar yaşanmış ve tekrarı yaşanmaması için ne yapabiliriz, bunu gerçekleştirmek. Tabi bizler Çanakkale'yi çok anlatırız fakat işgal dönemini de unutmamalıyız. Sarıyer'den insanlar o dönem nasıl acılar çektiler, bilmeliyiz. Azınlıkları suçlamıyoruz asla. 1912'de Orman Fakültesi açılmış, Fransız askeri elbisesini giyen Bahçeköy'lü Rumlar orayı işgal ediyor. Şimdi bunları da bilmek gerekiyor, bu yüzden biz böyle bir şeye başladık. Sarıyer, Beykoz, Üsküdar bu üç bölge önemli bölgeler. Beykoz, kendi çapında çalışmalar yapmış. Burada da ilki olur ve devamı gelir umarım" ifadelerini kullandı.

whatsapp-image-2026-10-02-at-133455-6-102348

PANEL NE ZAMAN?

Panele gelecek olan vatandaşların Sarıyer hakkında neler öğreneceğine ve panelin atmosferine ilişkin bilgiler paylaşan Öz, "Mutlaka ilginç hikayeler duyacaklardır panelde. Biz burada kahramanlarımızın yakınlarını davet ettik. Dedelerinin sandıklarından buldukları evrak ve belgeleri söyleyeceklerdir. Çünkü biz orada soru cevap şeklinde de olacağız. Cem Gürdeniz, Sarıyer ayağını anlatacak bizlere. Kastamonu ayağını Cengiz Öksüz anlatacaktır, kendisi bilinen ve tanınan araştırmacımızdır. Aynı zamanda doğru bilgiyi anlatacak olanlara inandığımız değerli akademisyen ve uzmanlarımız orada olacak. Her şeyden önce Mavi Vatan tabirini çok iyi kullanan Cem Gürdeniz, aynı zamanda Mavi Vatan Teknisyeni kendisi. Bugün bizler Mavi Vatan'ı konuşuyorsak onun sayesindedir. Herkesi oraya bekliyoruz. Yaşar Kemal Kültür Merkezi'nde 9 Ekim Cuma günü akşam saat 19.00'da başlayacak panelimiz" dedi.

Kaynak: Haber Merkezi

#yardımlaşma #panel #sarıyer

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!