Bahçeli Avrupa'ya böyle seslendi: Düştüğünüz kuyuya uzanan halat biziz
MHP lideri Devlet Bahçeli, Türkiye'nin, Avrupa'nın güvenliği ve stratejik geleceği için vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Türkiye'nin dışarıda bırakıldığı hiçbir projenin başarıya ulaşamayacağını söyleyen Bahçeli, "Türkiye Avrupa için bir seçenek değil, içine düştüğü kuyuya uzanan güvenli halattır. Türkiye Avrupa'nın güvenliği, istikrarı, enerji arzı, ticaret yolları ve jeopolitik dengesi bakımından vazgeçilmez bir stratejik gerçekliktir" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, gündeme ilişkin değerlendirmelerinde NATO Ankara Zirvesi, Türkiye'nin ittifaktaki konumu, savunma sanayii, ABD-İran gerilimi ve Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri gibi konulara değindi.
NATO'nun yeni bir dönemin eşiğinde bulunduğunu ifade eden Bahçeli, "Bu devir, yalnızca savunma bütçelerinin sağına sıfırların eklenip rakamca büyütüldüğü bir devir değildir. Bu devir; kağıttaki taahhüdün fabrikada üretime, üretimin sahada kabiliyete, kabiliyetin caydırıcılığa, caydırıcılığın da barışın teminatına dönüşeceği yeni bir merhaledir. Böylesi bir çağda güvenlik, yalnızca bütçenin büyüklüğüyle değil, o bütçeyi kabiliyete çevirecek üretim sürekliliğiyle ölçülecektir" ifadelerini kullandı.
‘YAPTIRIMLARIN KALDIRILMASI VE F-35 BİR LÜTUF DEĞİL’
CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35 sürecinin yeniden ele alınmasına yönelik iradenin önemli olduğunu kaydeden Bahçeli, “Üzerinde durmamız gereken husus, Türkiye'nin yıllardır karşı karşıya bırakıldığı haksız muamelenin ittifak düzeninde meydana getirdiği itimat aşınmasını gidermektir. Zira Türkiye'nin sahadaki fedakârlığını kabul edip savunma kabiliyetini siyasi hesapların konusu yapmak, akıl karı değildir. Şayet bugün şanlı Türk Silahlı Kuvvetleri'nin harp envanterinde yerli ve milli üretim oranımız yüzde seksenleri aşıp muazzam bir şahlanışa dönüşmüşse bu görkemli tablo, milletimize dayatılan esaret cenderesinin nasıl parçalandığının resmidir. Bu sebeple Türkiye namına bu saatten sonra atılacak her olumlu adım, bir lütuf değil, geç de olsa güç de olsa hakkaniyet ve hakikat ibresinin yerini bulmasıdır” diye konuştu.

‘İRAN MUTABAKATTA TARAFKEN SALDIRIYA UĞRADI’
ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO Ankara Zirvesi devam ederken İran'la mutabakat sürecinin kendisi için bittiğini açıklamasını değerlendiren Bahçeli, İran topraklarının yeniden bombalanmasının barış ihtimaline duyulan güveni sarstığını söyledi.
Yaşananların sırasının tersine çevrilmemesi gerektiğini belirten Bahçeli, "İran, mutabakatın tarafıyken saldırıya uğramıştır. İran şehirleri bombalanmış, İran vatandaşları hayatlarını kaybetmiş, ülkenin egemenlik sahası askeri müdahalenin hedefi olmuştur. Bu gerçek görmezden gelinerek Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazını kapatma yönünde daha sonra aldığı kararları, öncesinde hiçbir gelişme yaşanmamış gibi müstakil bir saldırganlık başlığı altında değerlendirmek doğru, hakkaniyetli ve vicdanlı bir yaklaşım olmayacaktır. Sebebi sonuç, sonucu sebep gibi göstermek; hakikati baş aşağı çevirmekten başka bir anlama gelmeyecektir" ifadelerini kullandı.
İran'ın ülkesine yönelen saldırılar karşısında güvenliğini koruma ve egemenlik haklarını müdafaa etme hakkının bulunduğunu söyleyen MHP lideri, “Hiçbir devlet, imza attığı mutabakatın kendisini koruyacağına inanırken ansızın bombalanmayı sineye çekmek mecburiyetinde değildir. Hiçbir millet, topraklarına düşen bombaları sükûnet telkinleriyle karşılamak zorunda değildir. İran'dan itidal bekleyenlerin, öncelikle İran'ı hedef alan askeri müdahalenin hangi meşru gerekçeyle bağdaştığını izah etmeleri gerekmektedir” dedi.
‘TÜRKİYE'SİZ HİÇBİR PROJE BAŞARILI OLMAYACAK'
Ankara Zirvesi'nin ardından Avrupa başkentlerinde yeniden ele alınması gereken en önemli başlıklardan birinin Türkiye'nin Avrupa Birliği müzakere süreci olduğunu vurgulayan Bahçeli, Avrupa'nın enerji arz güvenliğinden düzensiz göçe, savunma kapasitesinden demografik daralmaya ve ekonomik rekabete kadar birçok alanda yeni bir yol ayrımında bulunduğunu belirtti.
Bahçeli, "Bu yol ayrımında görmezden gelinmesi mümkün olmayan bir hakikat vardır: O hakikatin adı da Türkiye'dir. Ukrayna sahasından Karadeniz'e, Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Doğu Akdeniz'den Ortadoğu'ya kadar uzanan geniş jeopolitik kuşakta Türkiye'nin bulunmadığı hiçbir güvenlik denklemi kalıcı olamayacaktır. Türkiye'nin hesaba katılmadığı hiçbir enerji koridoru sürdürülebilir olmayacaktır. Türkiye'nin dışarıda bırakıldığı hiçbir bölgesel istikrar projesi başarıya ulaşamayacaktır. Bu durum bir temenni değil, değişen dünyanın ortaya çıkardığı stratejik bir gerçektir" ifadelerini kullandı.
Avrupa Birliği'nin Türkiye'yi yıllarca bekleme odasında tutarak kendi stratejik ufkunu daralttığını söyleyen Bahçeli, "Milliyetçi Hareket Partisi olarak görüşümüz açıktır: Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkileri karşılıklı saygı, egemen eşitlik ve hakkaniyet temelinde ilerlemelidir. Türkiye ne bir yükümlülükten kaçmaktadır ne de bir ayrıcalık talep etmektedir. Türkiye yalnızca kendisine karşı dürüst olunmasını istemektedir. Türkiye yalnızca çifte standartların son bulmasını istemektedir. Türkiye yalnızca ortaklık hukukunun gereğinin yerine getirilmesini istemektedir" dedi.

Bahçeli, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, vize serbestisi sürecinin tamamlanması ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin önemli olduğunu belirterek, "Ancak bunlardan daha önemli olan husus, Avrupa'nın Türkiye'yi artık geçici ihtiyaçların hatırlandığı, kriz zamanlarında kapısı çalınan, işler normale döndüğünde ise yeniden ötelenen bir ülke gibi görme alışkanlığından vazgeçmesidir. Türkiye'nin yeri Avrupa'nın bekleme salonu değildir. Türkiye'nin yeri stratejik kararların şekillendiği masalarda hak ettiği ağırlıkla bulunmaktır" diye konuştu.
‘TÜRKİYE AVRUPA İÇİN SADECE BİR SEÇENEK DEĞİL’
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Türkiye'nin Avrupa güvenlik mekanizmalarındaki rolünü Ege Denizi'ndeki ihtilaflara bağlayan açıklamalarını "son derece vahim" olarak nitelendiren Bahçeli, Avrupa'nın güvenliğinin Atina'nın dar siyasi hesaplarına mahkûm edilemeyeceğini belirtti.
Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkilerin üçüncü ülkelerin ön yargılarına, seçim hesaplarına veya tarihi korkularına rehin bırakılamayacağını söyleyen Bahçeli, “Hiçbir ülke kendi ikili sorunlarını Avrupa'nın müşterek güvenlik gündemi gibi sunma hakkına sahip değildir. Hiçbir başkent Türkiye'nin meşru hak ve menfaatlerini tartışma konusu yapamaz. Türkiye'nin milli hakları müzakere masalarında pazarlık unsuru değildir. Türkiye'nin egemenlik hakları herhangi bir siyasi şantajın konusu olamaz. Bu hususta tavrımızın değişmesi söz konusu dahi olamaz” şeklinde konuştu.
Avrupa'nın yeni dünya düzeninde nasıl bir konum alacağının önümüzdeki yıllarda ortaya çıkacağını belirten Bahçeli, "Avrupa Türkiye ile birlikte mi hareket edecek, yoksa eski önyargıların esiri olarak mı kalacak? Önümüzdeki yıllar bu sorunun cevabını verecektir. Fakat hangi şart altında olursa olsun değişmeyecek bir gerçek varsa o da şudur: Türkiye Avrupa için bir seçenek değil, içine düştüğü kuyuya uzanan güvenli halattır. Türkiye Avrupa'nın güvenliği, istikrarı, enerji arzı, ticaret yolları ve jeopolitik dengesi bakımından vazgeçilmez bir stratejik gerçekliktir. Bu gerçeği kabul edenler kazanacaktır. Görmezden gelenler ise değişen dünyanın setlerine er ya da geç çarpıp dağılacaktır" ifadelerine yer verdi.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
Özel'e yakın isim tarih verdi: 100'e yakın milletvekiliyle yeni dönem başlıyor




Son Haberler
Bahçeli Avrupa'ya böyle seslendi: Düştüğünüz kuyuya uzanan halat biziz



