Bahçeli TRÇ önerisini yineledi: Türkiye’nin Batı ile ilişkilerine işaret etti
Bahçeli TRÇ önerisini yineledi: Türkiye’nin Batı ile ilişkilerine işaret etti
Bahçeli: TRÇ ittifakı, Türkiye için akla, diplomasiye ve stratejik koşullara en uygun seçenek. Hem NATO hem de Doğu ile dengeli bir politika izlenmeli.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye-Rusya- Çin (TRÇ) ittifakı önerisine ilişkin yeni değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, önerisini “Türkiye, Rusya ve Çin’den müteşekkil ‘TRÇ’ ittifakının inşa edilmesini öngörmektedir” sözleriyle açıkladı. Bahçeli, önerisinin askeri değil, ekonomik temelli olduğunu söyledi.
NATO VE ABD İLE İLİŞKİLER
Bahçeli, Türkgün’e verdiği demeçte, NATO kapsamında müttefik olan ABD ile ilişkilerin önemine vurgu yaptı. Açıklamasında, “NATO kapsamında bir müttefikimiz olan ABD ile ilişkilerimiz; Avro-Atlantik bölgesi ve hatta dünya barış ve istikrarı açısından kritik önem taşıdığı gerçeğine uygun ve Türkiye’nin menfaatleri doğrultusunda politikalar izlenerek aynı zamanda ekonomik, siyasi ve güvenlik boyutlarıyla her iki tarafın çıkarlarına hizmet edecek şekilde, eşitlik ve karşılıklılık temelinde yürütülmesi esas olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Bahçeli, Türkiye’nin Avrasya’daki konumuna dikkat çekerek, “21’inci yüzyılın stratejik odağı durumundaki Avrasya’nın merkezinde yer alan Türkiye’nin, başta Rusya, Çin ve İran olmak üzere Karadeniz ve Hazar Havzası ülkeleriyle bölgesel barış ve istikrarı güçlendirmeyi, iş birliği imkânlarını geliştirmeyi hedefleyen çok boyutlu ve uzun vadeli politikalar izlenmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
ASYA-PASİFİK AÇILIMI VE ÇOK BOYUTLU POLİTİKA VURGUSU
Bahçeli, Türkiye’nin Asya-Pasifik bölgesi ile iş birliğinin önemine işaret ederek şunları söyledi:
“Türkiye’nin, dünya nüfusunun yaklaşık yarısının, Avrasya coğrafyasının yüzde 60’ının ve dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 30’unun bir araya geldiği bir yapı ile iş birliği her açıdan çok değerlidir. Türkiye bölgesel bir güç olmanın da ötesine geçerek hem Batı hem de Doğu ile diyalog kurabilen nadir bir ülke örneği sergileyerek Asya’daki güvenlik ve politik denklemi etkileyebileceğini göstermektedir. Bu girişimler esasen yeni de değildir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk döneminden itibaren de Türkiye milli hedefler ve menfaatler doğrultusunda Selçuklu kartalı misali hem Doğu'ya hem de Batı'ya bakan bir anlayışla Türkiye merkezli politikalar belirlemiştir. Bu iki örgütle ilişki de Türkiye’nin kökü çeyrek asır öncesine dayanan Asya-Pasifik açılımı sürecinin bir devamıdır.”
“NATO’NUN TÜRKİYE İÇİN TEHDİT TEŞKİL EDEN UNSURLARA NEDEN DESTEK VERDİĞİ DEĞERLENDİRİLMELİ”
Bahçeli ayrıca, ABD ve Avrupa’nın görece güç kaybına dikkat çekerek, BM, IMF, Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü gibi uluslararası kurumların etkinliğinin azaldığını belirtti. Türkiye’nin Batı ile ilişkilerinde yaşanan çelişkileri şöyle özetledi:
“Esasen NATO ve AB açısından yapılması gereken değerlendirme, NATO müttefiklerinin Türkiye için tehdit teşkil eden unsurlara, girişimlere ve ittifaklara alenen neden destek verdikleri olmalıdır. Türkiye’nin Batı blokundan uzaklaştığını iddia edenlerin öncelikle hem NATO müttefiklerimizin bu yaklaşımını hem de 1963 yılından beri AB’nin bizi kapısında bekletip, bizden çok daha sonra başvuran ve ekonomik ve siyasi anlamda çok gerimizde olan ülkeleri üyeliğe kabul ettiğini sorgulamaları gerekmektedir. Çok kutuplu bir dünya düzenine geçiş arayışlarının arttığı, yeni paylaşım savaşlarının ve güç kaymalarının yaşandığı bir dönemde Türkiye'nin Batı'dan vazgeçmeden Doğu ile yani Asya ile ekonomik, siyasi ve kültürel iş birliğini geliştirmesi Türkiye’nin gelecek hedefleriyle uyumlu olacaktır.”
“TÜRKİYE, NATO’DA ETKİN BİR ROL OYNUYOR”
Bahçeli, Türkiye’nin NATO’daki rolüne de değinerek, “Türkiye, dünya coğrafyasında büyük askeri güç olan NATO’nun güney kanadını oluşturan, bütün faaliyetlerinde ve tatbikatlarında etkin rol alan bir devlettir. Türkiye, jeokültürel olarak da İslam dünyası ile Hristiyan Batı ve Hindu-Budist Doğu dünyasının sınır bölgesinde bulunan Müslüman nüfusa sahip ama laik bir devlettir” dedi.
Ayrıca, jeopolitik ve jeokültürel önemine dikkat çekerek şunları kaydetti:
“Kısacası, jeopolitik ve jeokültürel hatların odağında olan Türkiye, aynı zamanda dünya kültür ve medeniyetlerinin kesişme noktasında yer almaktadır. Bunun bilinciyle çok yönlü ve çok boyutlu bir yaklaşımla politikalarımızı belirliyoruz. Türkiye’nin başka ittifaklara üyeliği, ne AB katılım süreci açısından ne de NATO üyeliği açısından bir zafiyet anlamına gelmemektedir. Türkiye hâlen kendi taahhüt ve sorumluluklarının arkasındadır. Ancak bir tarafın devamlı taviz verdiği, devamlı geri adım attığı, devamlı mahkûm olduğu bir diyaloğun ne dostlukla, ne müttefiklikle, ne de komşuluk değerleriyle bağı olacaktır.”
“ TRÇ İTTİFAKI” ÖNERİSİ
Bahçeli, Türkiye-Rusya- Çin ittifakı önerisini şöyle açıkladı:
“Türkiye’nin jeopolitik ve jeostratejik konumu temkinli, tedbirli ve çok boyutlu bir dış siyaset takibini gerektirmektedir. Bizim TRÇ ittifakı önerimiz de bu doğrultudadır ve gelişmeler karşısında Türkiye için akla, diplomasiye, siyasetin ruhuna, coğrafi şartlara ve yeni yüzyılın stratejik ortamına en uygun seçenek olarak Türkiye, Rusya ve Çin’den müteşekkil ‘TRÇ’ ittifakının inşa edilmesini öngörmektedir.”
Bahçeli, önerinin Türkiye’nin milli siyasetine ve geleceğe dönük stratejisine uygun olduğunu belirterek, “Bu durum milli siyasetimize, devlet ve millet yapımıza, gelecek tasavvurumuza uygundur. Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye merkezli yeni bir medeniyet ve yeni bir dünya tesisini kendisine siyasi misyon olarak belirlemiştir. Bu misyonumuzun kökleri, Türk milletinin tarihi ve kültürel gerçeklerine dayanan ve geleceği kucaklayan bir anlayışın tezahürüdür” ifadelerini kullandı.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN “TAM TAKİP EDEMEDİM” DEMİŞTİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu görüşmeleri için bulunduğu New York’ta, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin “Türkiye-Rusya- Çin (TRÇ) ittifakı” önerisi ile ilgili bir soruya “Doğrusu ben onu tam takip edemedim, hayırlısı olsun” demişti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



