air park
Sarıyer Diyaliz
Oses
Göçmen's Ranch

Meclis’te 6. Oturum: Barolar Demokrasi İstedi, MHP’li Yıldız Sert Çıktı

Gündem 27.08.2025 - 14:50, Güncelleme: 28.08.2025 - 09:58
 

Meclis’te 6. Oturum: Barolar Demokrasi İstedi, MHP’li Yıldız Sert Çıktı

Komisyonun 6. toplantısında baro başkanları dinlendi; TBB “Anayasa’ya tam riayet” dedi, başkanlar yargı bağımsızlığı, kayyum ve ifade özgürlüğü vurgusu yaptı.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında bugün altıncı kez toplandı. Gündemde, baro başkanlarının sürece ilişkin değerlendirme ve önerileri vardı. Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan başta olmak üzere çok sayıda baro başkanı, yargı bağımsızlığı, temel hak ve özgürlükler ile kayyum uygulamalarına ilişkin görüşlerini aktardı.  PKK’nin silah bırakma sürecinin başlamasının ardından kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, farklı toplumsal kesimlerden görüş alarak süreci kurumsal bir çerçeveye oturtmayı hedefliyor. Komisyon, daha önce gerçekleştirilen toplantıların devamı niteliğindeki bu oturumda, hukuk camiasının beklenti ve uyarılarını masaya yatırdı.  KURTULMUŞ: BAZI YASAL ALTYAPI HAZIRLIKLARI KAÇINILMAZ  Toplantıyı açan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yaptığı kısa konuşmada, “İmralı’dan yapılan açıklama ve örgütün bu açıklamaya bütün unsurlarıyla birlikte uyacağını ilan etmesiyle birlikte Türkiye’de tarihi bir fırsatın ortaya çıktığını” söyledi. Sürecin başarıyla sürdürülmesi halinde “bazı yasal altyapı hazırlıklarının kaçınılmaz” olduğunu belirten Kurtulmuş, “Türkiye modelini ortaya koymak, Türkiye’ye özgü modeli gerçekleştirmek bu komisyonun tarihi başarılarından olacaktır. Milletimizin beklentisi de budur” dedi.  ERİNÇ SAĞKAN: SÜREÇTE ÖNKOŞUL ANAYASA’YA TAM RİAYET  Saat 14.21’de başlayan toplantıda ilk sözü TBB Başkanı Erinç Sağkan aldı. Sağkan, “Toplumsal barışın sağlanması için atılacak adımları” kıymetli bulduklarını belirterek, “Bu sürecin barışa katkı sunmasını gönülden talep ediyorum. TBB olarak, milli beraberliği pekiştirmenin önkoşulunun Anayasa’ya uyulmasından geçtiğini düşünmekteyiz. Yürürlükteki Anayasa’ya uyulmadan ilerlenebileceğini düşünmüyoruz” dedi.  Yıllara yayılan derin sorunların ani ve köklü adımlarla çözülemeyeceğini, karşılıklı güvenin şart olduğunu vurgulayan Sağkan, “Terör örgütünün ve üyelerinin tüm silahlarını teslim edip, yeni bir isimle yeniden kurulmayacağını temin etmesi gerekmektedir” değerlendirmesinde bulundu.  ÇELİŞKİLİ UYGULAMALAR: KAYYUM VE AİHM KARARLAR...  Sağkan, sürecin sağlıklı ilerlemesi ve başarıya ulaşması için önkoşulun “Anayasa’ya tam riayet” olduğunu yineleyerek şunları söyledi:   “Toplumun ciddi bir kesimin yürütülen sürece ihtiyatla yaklaşmasının temel nedeni, bir yandan meclis çatısı altında toplumsal bütünlüğün gerçekleşmesi için ‘Demokratik adımlar’ hedefi konulurken diğer tarafından tam aksi uygulamaların işletilmesidir. Hukuk aykırı gözaltı ve tutuklama kararları, bazı AYM ve AİHM kararlarının uygulanmaması gibi yargısal faaliyetler ile kayyum uygulamaları, diploma iptali ve Atatürkçü subayların TSK’den tasfiyesi uygulamaları, süreçle taban tabana zıt uygulamalar olarak sıralanmaktadır.”  TBB’DEN DÖRT BAŞLIK ÖNERİSİ  TBB Başkanı, “komisyonun amacına ulaşabilmesi için ilk etapta çözülmesi zorunlu” gördükleri dört başlığı “keyfi tutuklamalar, basın ve ifade özgürlüğü, bazı yargı kararlarına uyulmaması, kayyum uygulaması” olarak sıraladı.  İNFAZ KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİK UYARISI  Sağkan, “adı af olmayan ama sonuçları itibarıyla af niteliği taşıyan örtük af biçimlerinin” sağlıklı yöntemler olmadığını belirtti. Af niteliği taşıyan düzenlemelerin İnfaz Kanunu’nda yapılacak değişikliklerle hayata geçirilemeyeceğini, bu tür adımların ancak TBMM’de sağlanacak nitelikli çoğunlukla atılması gerektiğini vurguladı.  BİNGÖL BARO BAŞKANI KETENALP: ADALETE GÜVEN ARTIRILMALI  Bingöl Barosu Başkanı Yusuf Ketenalp, sürecin farklı siyasi partilerden destek almasını “umut verici” buldu. Temel hak ve hürriyetler ile demokrasinin sürecin ana başlıkları olduğuna işaret eden Ketenalp, “Eşit vatandaşlık ve yurttaşlık güvence altına alınmalıdır. Bu topraklar üzerinde konuşulan tüm dillerin kamusal alanda kullanılmasının sağlanması gerekmektedir. AYM ve AİHM kararları uygulanmalıdır. Toplumda çok düşük olan adalete güven duygusu da artırılmalıdır. Kayyum uygulamalarına son verilmeli ve yerel yönetimler güçlendirilmelidir” dedi.  DİYARBAKIR BARO BAŞKANI GÜLEÇ: YENİ ANAYASA VE ANADİL VURGUSU  Diyarbakır Barosu Başkanı Abdulkadir Güleç, komisyonun beşinci toplantısında “evladının acısını Kürtçe anlatmak isteyen annenin engellenmesinin” doğru olmadığını söyledi. KADES uygulamasına Kürtçenin, Diyarbakır Barosu’nun açtığı dava sonucunda eklendiğini hatırlatan Güleç, “Meclis’in, Kürtçenin kullanımına inisiyatif alarak izin vermesi gerekirdi. Bu sorunların yaşanmaması, anadilde eğitim hakkıyla mümkündür” dedi. Güleç, AYM ve AİHM kararlarına uyulmasını, kayyum uygulamasına son verilmesini ve “toplumsal uzlaşıya dayalı bir Anayasa” yapılmasını talep etti.  ANKARA 2 NO’LU BARO: İLK DÖRT MADDE VURGUSU  Ankara 2 No’lu Baro Başkanı Gökhan Aydemir, sürecin ilerlemesinde Cumhurbaşkanı’nın büyük katkısı olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “Böylece herkesin Anayasa ve meşruiyet sınırları içinde öneri ve tekliflerde bulunacağı bir zemin meydana geldi” sözleriyle değerlendirdi. Aydemir, Anayasa’nın değiştirilemez hükümler içeren ilk dört maddesini anımsatarak, “Bu süreçte atılan hiçbir adımın bu sınırların dışına taşınamaz. Anayasamızın temel ilkelerinin bu barışın hem de birlikte yaşamanın emaneti olduğunu açıktır“ dedi.  HATAY BARO BAŞKANI TUT: TOPLUMSAL UZLAŞI GÜÇLENDİRİLMELİ  Hatay Barosu Başkanı Hatay Tut, Anayasa’nın ilk dört maddesine vurgu yaparak Türkiye’nin kalıcı barış için tarihi bir fırsat eşiğinde olduğunu söyledi. “Atılacak adımların adil, kapsayıcı ve kararlı olması gerekmektedir. Toplumsal uzlaşı kültürünü yok saymamak, aksine daha da güçlendirmek zorundayız” diyen Tut, kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen “ilk dört maddeyle ilgili değişiklik” tartışmalarının toplumsal barışa hizmet etmeyeceğini kaydetti. Tut, muhalefet belediyelerine kayyum atanmasının ve belediye başkanlarının tutuklu yargılanmasının süreci zedelediğini belirterek, “Gerçek toplumsal barış, tüm topluma eşit yaklaşan adaletli bir irade ile sağlanabilir. Barış süreci yalnızca silahların susması ile değil ifade özgürlüğünün sağlanması ile mümkündür. Düşüncelerinden dolayı işinden olanların, süreçle birlikte derhal işlerine iade edilmeleri gerekmektedir. Fikir açıklamak suç olmaktan çıkarılmalıdır. İnfaz Kanunu’nda değişiklik yapılırken denge gözetilmeli, toplum süreçle ilgili şeffaf şekilde bilgilendirilmelidir” ifadelerini kullandı.  İSTANBUL 2 NO’LU BARO BAŞKANI ŞAMLI: “GÜVEN ARTIRICI ÖNLEMLER” ŞART  İstanbul 2 No’lu Baro Başkanı Yasin Şamlı, “Terörsüz Türkiye projesinin başarısının kanlı, kirli emperyalist planlarının önünde en büyük engel olacağını” söyledi. Süreçte görev alan herkesin kararlılık göstermesi gerektiğini belirten Şamlı, “terör” eylemlerine katılmamış PKK üyelerine yönelik mevzuat düzenlemesi yapılarak “güven artırıcı önlemler” alınmasının altını çizdi. Şamlı, sürece zarar verecek manipülasyonların ancak kamuoyunun şeffaf bilgilendirilmesiyle önlenebileceğini kaydederek, “Terörün tamamen ülkenin gündeminden çıkarılması ve toplumsallaşmanın tam olarak tesisi, milli birlik ve kardeşliğin pekiştirilmesi yalnızca ülkemiz ve bölgemizin değil bütün insanlığın yararına olacaktır. Terörsüz Türkiye projesi zamanı ve sınırları aşan büyük bir projedir. Bize düşen görev, tarihimizden aldığımız ilham ve kararlılıkla cesur ve adil adımlar atabilmektir” dedi.  MERSİN BARO BAŞKANI ÖZDEMİR: İFADE VE ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ  Mersin Barosu Başkanı Gazi Özdemir, “İfade ve örgütlenme özgürlüklerinin kullanılmasının sağlanması” gerektiğini vurguladı. Yargının siyasi müdahalelerden arındırılması gerektiğini belirten Özdemir, “Silahlı terör faaliyetlerine katılanların yargılanması mutlaka yapılmalıdır. Kayyum uygulamasına bir an önce son verilmelidir. Uzun süren yargılamalara son verilmeli, tutuklama ceza olmaktan çıkarılmalıdır” dedi.  MARDİN BARO BAŞKANI DUYAN: YARGI BAĞIMSIZLIĞI OLMAZSA OLMAZ  Mardin Barosu Başkanı Ahmet Duyan, “Yargı bağımsızlığının olmazsa olmaz” olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:   “Toplantı tutanaklarında tutuklu gazeteciler, siyasiler, geri davası için tahliye taleplerini büyük bir üzüntüyle okuduk. Bu hukukun vefat vesikasıdır. Yasama organından tahliye talep edilmesinin yargının bağımsız olmadığının delili değil de nedir? Bugün burada bir sorun çözmek için toplanmışken dahi başka bir hukuksuzluk bir başka cephede devam ediyor. Ülkemizin hukuksuzluk havuzu boşalmıyor. Adeta devir daim oluyor. Dolayısıyla öncelikle yargı bağımsızlığını sağlayan hukuki güvence altına alınması gerekmektedir.”  MHP’Lİ FETİ YILDIZ’DAN DİKKAT ÇEKEN PAYLAŞIM: BAZI KURUMLAR MESELEYİ TAM ANLAMAMIŞ  Komisyon toplantısı sürerken MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız’ın X hesabından yaptığı paylaşım dikkat çekti. Yıldız, “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na davet ederek dinlediğimiz bazı kurumların meseleyi tam olarak anlamadığı görülmektedir. Bu sürecin temel amacı, terör örgütü PKK’nın tüm uzantılarıyla birlikte, ön koşulsuz ve kalıcı biçimde silah bırakmasının sağlanması; Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında terörün tüm boyutlarıyla sona erdirilmesi ve milli birliğin daha da sağlam temeller üzerine inşa edilmesidir. Aynı zamanda; Türk milletinin müşterek vicdanında karşılık bulan barış, kardeşlik, güvenlik ve refah temelinde şiddetten arındırılmış bir gelecek inşa edilmesi hedeflenmiştir” ifadelerini kullandı. 
Komisyonun 6. toplantısında baro başkanları dinlendi; TBB “Anayasa’ya tam riayet” dedi, başkanlar yargı bağımsızlığı, kayyum ve ifade özgürlüğü vurgusu yaptı.

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında bugün altıncı kez toplandı. Gündemde, baro başkanlarının sürece ilişkin değerlendirme ve önerileri vardı. Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan başta olmak üzere çok sayıda baro başkanı, yargı bağımsızlığı, temel hak ve özgürlükler ile kayyum uygulamalarına ilişkin görüşlerini aktardı. 

PKK’nin silah bırakma sürecinin başlamasının ardından kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, farklı toplumsal kesimlerden görüş alarak süreci kurumsal bir çerçeveye oturtmayı hedefliyor. Komisyon, daha önce gerçekleştirilen toplantıların devamı niteliğindeki bu oturumda, hukuk camiasının beklenti ve uyarılarını masaya yatırdı. 

KURTULMUŞ: BAZI YASAL ALTYAPI HAZIRLIKLARI KAÇINILMAZ 

Toplantıyı açan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yaptığı kısa konuşmada, “İmralı’dan yapılan açıklama ve örgütün bu açıklamaya bütün unsurlarıyla birlikte uyacağını ilan etmesiyle birlikte Türkiye’de tarihi bir fırsatın ortaya çıktığını” söyledi. Sürecin başarıyla sürdürülmesi halinde “bazı yasal altyapı hazırlıklarının kaçınılmaz” olduğunu belirten Kurtulmuş, “Türkiye modelini ortaya koymak, Türkiye’ye özgü modeli gerçekleştirmek bu komisyonun tarihi başarılarından olacaktır. Milletimizin beklentisi de budur” dedi. 

ERİNÇ SAĞKAN: SÜREÇTE ÖNKOŞUL ANAYASA’YA TAM RİAYET 

Saat 14.21’de başlayan toplantıda ilk sözü TBB Başkanı Erinç Sağkan aldı. Sağkan, “Toplumsal barışın sağlanması için atılacak adımları” kıymetli bulduklarını belirterek, “Bu sürecin barışa katkı sunmasını gönülden talep ediyorum. TBB olarak, milli beraberliği pekiştirmenin önkoşulunun Anayasa’ya uyulmasından geçtiğini düşünmekteyiz. Yürürlükteki Anayasa’ya uyulmadan ilerlenebileceğini düşünmüyoruz” dedi. 

Yıllara yayılan derin sorunların ani ve köklü adımlarla çözülemeyeceğini, karşılıklı güvenin şart olduğunu vurgulayan Sağkan, “Terör örgütünün ve üyelerinin tüm silahlarını teslim edip, yeni bir isimle yeniden kurulmayacağını temin etmesi gerekmektedir” değerlendirmesinde bulundu. 

ÇELİŞKİLİ UYGULAMALAR: KAYYUM VE AİHM KARARLAR... 

Sağkan, sürecin sağlıklı ilerlemesi ve başarıya ulaşması için önkoşulun “Anayasa’ya tam riayet” olduğunu yineleyerek şunları söyledi: 
 “Toplumun ciddi bir kesimin yürütülen sürece ihtiyatla yaklaşmasının temel nedeni, bir yandan meclis çatısı altında toplumsal bütünlüğün gerçekleşmesi için ‘Demokratik adımlar’ hedefi konulurken diğer tarafından tam aksi uygulamaların işletilmesidir. Hukuk aykırı gözaltı ve tutuklama kararları, bazı AYM ve AİHM kararlarının uygulanmaması gibi yargısal faaliyetler ile kayyum uygulamaları, diploma iptali ve Atatürkçü subayların TSK’den tasfiyesi uygulamaları, süreçle taban tabana zıt uygulamalar olarak sıralanmaktadır.” 

TBB’DEN DÖRT BAŞLIK ÖNERİSİ 

TBB Başkanı, “komisyonun amacına ulaşabilmesi için ilk etapta çözülmesi zorunlu” gördükleri dört başlığı “keyfi tutuklamalar, basın ve ifade özgürlüğü, bazı yargı kararlarına uyulmaması, kayyum uygulaması” olarak sıraladı. 

İNFAZ KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİK UYARISI 

Sağkan, “adı af olmayan ama sonuçları itibarıyla af niteliği taşıyan örtük af biçimlerinin” sağlıklı yöntemler olmadığını belirtti. Af niteliği taşıyan düzenlemelerin İnfaz Kanunu’nda yapılacak değişikliklerle hayata geçirilemeyeceğini, bu tür adımların ancak TBMM’de sağlanacak nitelikli çoğunlukla atılması gerektiğini vurguladı. 

BİNGÖL BARO BAŞKANI KETENALP: ADALETE GÜVEN ARTIRILMALI 

Bingöl Barosu Başkanı Yusuf Ketenalp, sürecin farklı siyasi partilerden destek almasını “umut verici” buldu. Temel hak ve hürriyetler ile demokrasinin sürecin ana başlıkları olduğuna işaret eden Ketenalp, “Eşit vatandaşlık ve yurttaşlık güvence altına alınmalıdır. Bu topraklar üzerinde konuşulan tüm dillerin kamusal alanda kullanılmasının sağlanması gerekmektedir. AYM ve AİHM kararları uygulanmalıdır. Toplumda çok düşük olan adalete güven duygusu da artırılmalıdır. Kayyum uygulamalarına son verilmeli ve yerel yönetimler güçlendirilmelidir” dedi. 

DİYARBAKIR BARO BAŞKANI GÜLEÇ: YENİ ANAYASA VE ANADİL VURGUSU 

Diyarbakır Barosu Başkanı Abdulkadir Güleç, komisyonun beşinci toplantısında “evladının acısını Kürtçe anlatmak isteyen annenin engellenmesinin” doğru olmadığını söyledi. KADES uygulamasına Kürtçenin, Diyarbakır Barosu’nun açtığı dava sonucunda eklendiğini hatırlatan Güleç, “Meclis’in, Kürtçenin kullanımına inisiyatif alarak izin vermesi gerekirdi. Bu sorunların yaşanmaması, anadilde eğitim hakkıyla mümkündür” dedi. Güleç, AYM ve AİHM kararlarına uyulmasını, kayyum uygulamasına son verilmesini ve “toplumsal uzlaşıya dayalı bir Anayasa” yapılmasını talep etti. 

ANKARA 2 NO’LU BARO: İLK DÖRT MADDE VURGUSU 

Ankara 2 No’lu Baro Başkanı Gökhan Aydemir, sürecin ilerlemesinde Cumhurbaşkanı’nın büyük katkısı olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “Böylece herkesin Anayasa ve meşruiyet sınırları içinde öneri ve tekliflerde bulunacağı bir zemin meydana geldi” sözleriyle değerlendirdi. Aydemir, Anayasa’nın değiştirilemez hükümler içeren ilk dört maddesini anımsatarak, “Bu süreçte atılan hiçbir adımın bu sınırların dışına taşınamaz. Anayasamızın temel ilkelerinin bu barışın hem de birlikte yaşamanın emaneti olduğunu açıktır“ dedi. 

HATAY BARO BAŞKANI TUT: TOPLUMSAL UZLAŞI GÜÇLENDİRİLMELİ 

Hatay Barosu Başkanı Hatay Tut, Anayasa’nın ilk dört maddesine vurgu yaparak Türkiye’nin kalıcı barış için tarihi bir fırsat eşiğinde olduğunu söyledi. “Atılacak adımların adil, kapsayıcı ve kararlı olması gerekmektedir. Toplumsal uzlaşı kültürünü yok saymamak, aksine daha da güçlendirmek zorundayız” diyen Tut, kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen “ilk dört maddeyle ilgili değişiklik” tartışmalarının toplumsal barışa hizmet etmeyeceğini kaydetti. Tut, muhalefet belediyelerine kayyum atanmasının ve belediye başkanlarının tutuklu yargılanmasının süreci zedelediğini belirterek, “Gerçek toplumsal barış, tüm topluma eşit yaklaşan adaletli bir irade ile sağlanabilir. Barış süreci yalnızca silahların susması ile değil ifade özgürlüğünün sağlanması ile mümkündür. Düşüncelerinden dolayı işinden olanların, süreçle birlikte derhal işlerine iade edilmeleri gerekmektedir. Fikir açıklamak suç olmaktan çıkarılmalıdır. İnfaz Kanunu’nda değişiklik yapılırken denge gözetilmeli, toplum süreçle ilgili şeffaf şekilde bilgilendirilmelidir” ifadelerini kullandı. 

İSTANBUL 2 NO’LU BARO BAŞKANI ŞAMLI: “GÜVEN ARTIRICI ÖNLEMLER” ŞART 

İstanbul 2 No’lu Baro Başkanı Yasin Şamlı, “ Terörsüz Türkiye projesinin başarısının kanlı, kirli emperyalist planlarının önünde en büyük engel olacağını” söyledi. Süreçte görev alan herkesin kararlılık göstermesi gerektiğini belirten Şamlı, “terör” eylemlerine katılmamış PKK üyelerine yönelik mevzuat düzenlemesi yapılarak “güven artırıcı önlemler” alınmasının altını çizdi. Şamlı, sürece zarar verecek manipülasyonların ancak kamuoyunun şeffaf bilgilendirilmesiyle önlenebileceğini kaydederek, “Terörün tamamen ülkenin gündeminden çıkarılması ve toplumsallaşmanın tam olarak tesisi, milli birlik ve kardeşliğin pekiştirilmesi yalnızca ülkemiz ve bölgemizin değil bütün insanlığın yararına olacaktır. Terörsüz Türkiye projesi zamanı ve sınırları aşan büyük bir projedir. Bize düşen görev, tarihimizden aldığımız ilham ve kararlılıkla cesur ve adil adımlar atabilmektir” dedi. 

MERSİN BARO BAŞKANI ÖZDEMİR: İFADE VE ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ 

Mersin Barosu Başkanı Gazi Özdemir, “İfade ve örgütlenme özgürlüklerinin kullanılmasının sağlanması” gerektiğini vurguladı. Yargının siyasi müdahalelerden arındırılması gerektiğini belirten Özdemir, “Silahlı terör faaliyetlerine katılanların yargılanması mutlaka yapılmalıdır. Kayyum uygulamasına bir an önce son verilmelidir. Uzun süren yargılamalara son verilmeli, tutuklama ceza olmaktan çıkarılmalıdır” dedi. 

MARDİN BARO BAŞKANI DUYAN: YARGI BAĞIMSIZLIĞI OLMAZSA OLMAZ 

Mardin Barosu Başkanı Ahmet Duyan, “Yargı bağımsızlığının olmazsa olmaz” olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı: 
 “ Toplantı tutanaklarında tutuklu gazeteciler, siyasiler, geri davası için tahliye taleplerini büyük bir üzüntüyle okuduk. Bu hukukun vefat vesikasıdır. Yasama organından tahliye talep edilmesinin yargının bağımsız olmadığının delili değil de nedir? Bugün burada bir sorun çözmek için toplanmışken dahi başka bir hukuksuzluk bir başka cephede devam ediyor. Ülkemizin hukuksuzluk havuzu boşalmıyor. Adeta devir daim oluyor. Dolayısıyla öncelikle yargı bağımsızlığını sağlayan hukuki güvence altına alınması gerekmektedir.” 

MHP’Lİ FETİ YILDIZ’DAN DİKKAT ÇEKEN PAYLAŞIM: BAZI KURUMLAR MESELEYİ TAM ANLAMAMIŞ 

Komisyon toplantısı sürerken MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız’ın X hesabından yaptığı paylaşım dikkat çekti. Yıldız, “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na davet ederek dinlediğimiz bazı kurumların meseleyi tam olarak anlamadığı görülmektedir. Bu sürecin temel amacı, terör örgütü PKK’nın tüm uzantılarıyla birlikte, ön koşulsuz ve kalıcı biçimde silah bırakmasının sağlanması; Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında terörün tüm boyutlarıyla sona erdirilmesi ve milli birliğin daha da sağlam temeller üzerine inşa edilmesidir. Aynı zamanda; Türk milletinin müşterek vicdanında karşılık bulan barış, kardeşlik, güvenlik ve refah temelinde şiddetten arındırılmış bir gelecek inşa edilmesi hedeflenmiştir” ifadelerini kullandı. 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sariyersoz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.