Mekke Anlaşması TBMM Komisyonu tarafından kabul edildi
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında ortak savunmayı öngören Mekke Anlaşması'nın onaylanmasına ilişkin kanun teklifi, TBMM Dışişleri Komisyonu tarafından oy çokluğuyla kabul edildi.
TBMM Dışişleri Komisyonu, Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı arasında ortak savunmaya ilişkin Mekke Anlaşması'nın onaylanmasını öngören kanun teklifini görüştü.
Komisyon, 'Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi"ni AK Parti, CHP ve MHP'nin oylarıyla kabul etti.
Teklifin yürürlüğe girebilmesi için TBMM Genel Kurulu'nda da kabul edilmesi ve yasalaşması gerekiyor.
MEKKE ANLAŞMASI'NIN TEMELİ 2025'TE ATILDI
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan güvenlik ve savunma paktı niteliğini taşıyor. Anlaşmanın temeli ise 17 Eylül 2025'te Riyad'daki Yemame Sarayı'nda, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanan savunma anlaşmasına dayanıyor.
Bu yapı, 7 Ağustos 2026'da Mekke'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılımıyla imzalanan anlaşmayla genişletildi. Toplam 16 maddeden oluşan düzenleme, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ı 'çekirdek taraflar' olarak tanımlıyor.
BİR ÜLKEYE YAPILAN SALDIRI TÜM TARAFLARA YAPILMIŞ SAYILACAK
Anlaşma, NATO'nun kolektif savunma ilkesine benzer hükümler içeriyor. İkinci maddeye göre taraf ülkelerden birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı, tüm taraflara yapılmış bir saldırı olarak kabul edilecek.
Bu durumda diğer ülkeler, sahip oldukları tüm karşılıklı yardım imkanlarını kullanarak derhal destek sağlayacak. Birinci maddede ise taraflardan herhangi birinin egemenliği, toprak bütünlüğü veya uluslararası alanda tanınan sınırlarının tehdit edilmesi halinde bu tehdidin ortadan kaldırılması için gerekli tüm yöntemlerin kullanılacağı hükme bağlanıyor.
ORTAK TATBİKAT VE PERSONEL DEĞİŞİMİ YAPILACAK
Anlaşmanın altıncı maddesi, üç ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki iş birliğinin geliştirilmesini öngörüyor. Bu kapsamda ortak askeri tatbikatlar düzenlenmesi, eğitim programları hazırlanması, askeri personel değişimi gerçekleştirilmesi ve orduların birlikte hareket kabiliyetini artıracak faaliyetlerin yürütülmesi planlanıyor.
SAVUNMA SANAYİİNDE ORTAK ÜRETİM HEDEFLENİYOR
Üçüncü ve yedinci maddeler, savunma sanayii alanındaki iş birliğini kapsıyor. Buna göre taraf ülkeler arasında teknoloji transferi yapılması, ortak araştırma ve geliştirme projeleri yürütülmesi, ortak üretim gerçekleştirilmesi ve savunma sanayii kuruluşları arasında yakın iş birliği kurulması amaçlanıyor.

TERÖRLE MÜCADELE VE İSTİHBARAT PAYLAŞIMI GÜÇLENDİRİLECEK
Dördüncü madde kapsamında taraf ülkeler uluslararası güvenlik konularında düzenli istişarelerde bulunacak, tehditlere karşı ortak ve bireysel tedbirler geliştirecek. Beşinci madde ise terörizmin tüm türlerine karşı operasyonel iş birliğinin artırılmasını ve ortak güvenlik değerlendirmeleri yapılmasını içeriyor.
Dokuzuncu maddeyle de üç ülke arasında istihbarat ve güvenlik bilgilerinin paylaşımına ilişkin mekanizmalar oluşturuluyor.
SAVAŞ VE OLAĞANÜSTÜ DURUMLARDA LOJİSTİK DESTEK SAĞLANACAK
Anlaşmanın 10'uncu maddesi, savaş, barış ve olağanüstü durumlarda tarafların birbirlerine lojistik destek vermesini düzenliyor. Bu destek; silah, mühimmat, yakıt, yedek parça ve diğer askeri teçhizatın teminini kapsıyor.
ORTAK YAPI SUUDİ ARABİSTAN MERKEZLİ OLACAK
Sekizinci maddeye göre anlaşmanın uygulanmasını takip edecek Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi kurulacak. Komite; üç ülkenin dışişleri bakanları, savunma bakanları ve genelkurmay başkanlarından oluşacak.
Komite, anlaşmanın uygulanmasını yönetecek ve yeni üyelik başvurularını değerlendirecek. Çalışmaları destekleyecek sekretaryanın merkezi Suudi Arabistan'da bulunacak. İlk genel sekreter ise Pakistanlı olacak.
İLK 10 YIL BOYUNCA ÇEKİLME HAKKI BULUNMUYOR
Anlaşmada taraf ülkelerin daha önce imzaladıkları uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülüklerinin korunacağı da hükme bağlanıyor.
Metne göre anlaşma, üç ülkenin de iç onay süreçlerini tamamlamasının ardından yürürlüğe girecek. Taraflar, yürürlüğe giriş tarihinden itibaren ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan çekilemeyecek. Bu sürenin ardından ise en az üç ay önceden yazılı bildirim yapılması şartıyla anlaşmadan ayrılabilecek.
SON KARARI GENEL KURUL VERECEK
TBMM Dışişleri Komisyonu'nda kabul edilen kanun teklifinin yasalaşması için son aşamada TBMM Genel Kurulu'nda görüşülerek kabul edilmesi gerekiyor.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
ASKON Genel Başkan Yardımcısı Sarıyer Söz'e konuştu: 'Ekonominin düzelmesi için tek bir yol var'







