Sariyer Söz
Sariyer Söz
Açık
Afyonkarahisar · 16°C
Bizi Takip Edin
04 Eylül 2026 - 10:04

Sarıyer Belediye Başkanı Oktay Aksu YENİ Parti'ye katılacak mı? Karar İmamoğlu masasında!

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, Sarıyer Söz Gazetesi'ne konuk olarak gündeme ilişkin kritik noktalara değindi. Zeybek YENİ Parti'nin kuruluşuna ilişkin de önemli açıklamalarda bulundu.

Kaynak: Haber Merkezi

0 Paylaşım

ÖZEL HABER/ YAĞMUR ERTÜRK

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, Sarıyer Söz Gazetesi'ne konuk oldu. Uzun yıllar Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) çeşitli görevlerde bulunan ve YENİ Parti'nin kurucuları arasında yer alan Zeybek, partisinin kuruluş sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken Türkiye'nin gündemindeki önemli başlıklara ilişkin de açıklamalar yaptı.

360cb337-ffed-4c37-b203-49ef67201789-100738

YENİ PARTİ'NİN KURULUŞ SÜRECİNİ ANLATTI

YENİ Parti'ye geçiş sürecini anlatan Zeybek, 31 Mart 2024 seçimlerinin ardından yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, "Aslında 31 Mart 2024 seçimlerinde CHP'nin %38 oyla 1. Parti olması yani Türkiye nüfusunun %65'ini yönetme yetkisi genel başkanımız Özgür Özel'in liderliğindeki CHP'li belediye başkanlarına milletimiz tarafından verilmesi, bence iktidarın demokratik olmayan yöntemlerle bu sürece müdahale etmesinin başlangıcıdır.

Kritik gün o gündür, sonrasında Türkiye siyasal yaşamında gözükmedik biçimiyle partilerle ilgili nihai karar verici Yüksek Seçim Kurumu (YSK) olmasına rağmen, YSK kararlarının hiçbir yargı gözetmeksizin ve denetime tabi olmamasına rağmen, bugüne kadar bir siyasal partinin kongresi ve kurultayıyla ilgili mahkemeler tarafından verilmiş herhangi bir karar olmamasına rağmen partimiz bir mahkeme kararıyla mutlak butlan yöntemiyle maalesef elimizden alındı.

İktidar partinin el değiştirmesiyle bir bölünme sürecine gireceğini ve buradan bir sonuç elde edeceğini ön görmüştü. Üzgünüm ki buna teşni olan partililerimiz de oldu. İktidarın bu oyununa kendi siyasal gelecekleri için rıza gösterenler oldu, bu oyunun bir parçası oldular. İstanbul İl Başkanlığımıza geçen yıl 5 bin polisle baskın yapılması ve orada gaz bombalarıyla coplarla yöneticilerimizin binada derbest edilmesi. Arkasından da Mayıs ayında Genel Merkezimize yine bodyguardlarla pavyon fedaileriyle yine emniyet güçlerinin desteğiyle girilerek Genel Başkanımızı ve bizlerin o binadan çıkarılmasıyla fiziken binadan uzaklaştırıldık. Arkasından Milletvekillerimiz Parti Yöneticilerimiz, İl Başkanlarımız çok sayıdaki arkadaşımız da uydur kaydır gerekçelerle partiden ihraç edilince bizim açımızdan yeni bir parti kurmak, milletimizin gösterdiği doğrultuda gitmek boynumuzun borcu olmuştur.

whatsapp-image-2026-09-04-at-100238-5-100656

Bu parti Özgür Özel'in yeni partisi olarak anıldı. 'Özgür Özel bir parti kuracak adı ne olacak' çok sonra konuşulmaya başlandı ama millet Özgür Özel'in YENİ Parti'si' dedi. Sonuç olarak milletin adını koyduğu bir siyasal oluşum oldu, genel başkanımız ile 90 milletvekili kurucu üye olarak açtık. Arkasından da çok hızlı bir biçimde de örgütlenmemizi gerçekleştirdik. Dün itibariyle yanılmıyorsam tüm Türkiye'de 600 binden fazla Yargıtay tarafından onaylanmış üye sayısına ulaştık.

Şu an Sarıyer ilçesindeyiz burada 2 hafta içerisinde 3 bin 3 yüz altmış üyeye ulaştı ki çok önemli bir sayı. Üye kayıtlarımız devam ediyor. Ben bu sürecin 42 yıldır içindeyim, üç parti sığdırdık bu döneme. Aslında parti değişimi yapmadık, biz Türkiye siyaset sisteminin bize dayattığı zorluklar içinde o gün düşüncemize yakın olan partide bulunduk aynı doğrultuda da siyaset yapmaya devam ediyoruz" dedi.

'MUTLAK BUTLAN' KARARININ ARDINDAN YENİ PARTİ SÜRECİ

Mutlak butlan kararının ardından seçmen ve örgütlerden kendisine ulaşan ilk geri bildirimleri anlatan Zeybek, "Başlangıçta parti içinde mücadele ederek bir kurultay toplanması ve kurultayda bu iradenin yeniden şekillenmesi konusunda çabamız oldu. Ben parti meclis üyesiydim, biz istifa ettik görevimizden böylelikle tüzüğe göre 3/2'nin altına düşünce otomatik olarak kurultay yapılması gerekiyordu. Yapmadılar. Arkasından binin üzerinde kurultay toplanması için imza verdik bunlar işleme konulmadı yargı yoluyla yapılan işlemin iptal eidlmesi içimn dilekçe verdik o dilekçeler maalesef bir mahkemeden başka mahkemeye adli tatilin başlayacağı günün akşamı ancak gönderildi.

Yani iktidar eline geçirmiş olduğu yargı marifetiyle CHP'ye bir operasyon yapmıştı, kendisinin istediği doğrultuda bu partiyi iktidarın adeta yan kolu gibi çalıştıracak insanlar da bulmuştu. Biz de bu sürecin sürdürülemeyeceğini gördük. Millet de artık 'yeni bir parti kurun yola öyle devam edin' çağrısı yaptı, tüm anketlerde sayın Özgür Özel'in kuracağı partinin birinci olarak çıktığını gördük. 24 Temmuz tarihinde kurduk, Temmuz ve Ağustos aylarında yapılan anketlerde önce yüzde 30'lar sonra yüzde 35'in üzerinde bir oy oranıyla şu an Türkiye'nin birinci partisiyiz" ifadelerini kullandı.

YENİ BELEDİYE BAŞKANLARI KATILACAK MI?

CHP Meclis grubundan veya mevcut belediye başkanlarından YENİ Parti'ye katılacak yeni isimlerin olacağına ilişkin yeşil ışık yakan Zeybek, “İsimler var. peyderpey devam edecek. Şu an belediyeler yanılmıyorsam 250'ye yaklaştı. Zaten bazı belediye başkanları kararlarını aldılar, onlar da bu hafta ya da önümüzdeki hafta içi partimize geçecekler. Bizim genel merkez olarak tavrımız belediye başkanlarının knedi illeri, ilçeleri ve büyükşehirleri birlikte koordine ederek bir bütün halinde davranmaları sürecin kendilerine dayattığı zorlukları da dikkate alarak geçme işlemini, YENİ Parti'ye katılma işlemlerini de planlamaları biçiminde şu ana kadar İstanbul'da YENİ Parti'ye katılan belediye başkanlarımız yok. Ama çok sayıdaki belediye başkanımızın bizimle olduklarını da biliyoruz. Ama burada dikkat ettiğimiz nokta, belediye başkanlarının esas olarak hangi partili olduğu değil, millete vermiş olduğu hizmet sözünü yerine getirmeleridir. Belediye meclis üyelerinin ve belediye başkanlarının bu süreçte belli bir koordinatta yürütüyoruz. Genel Merkez olarak bütün süreci doğrudan başındayız ve istediğimiz biçimde gidiyor şu ana kadar beklentimizin üzerinde bir katılım oldu.”

whatsapp-image-2026-09-04-at-100238-1-100654

'YENİ PARTİ SADECE CHP'DEN AYRILANLARIN PARTİSİ DEĞİL'

Meclis kulislerinde konuşulan toplu istifa dalgasına ilişkin konuşan YENİ Parti İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, "Biz burada CHP'den ayrılanların kurduğu bir siyasal parti gibi gözüksek de YENİ Parti Türkiye'de; Milliyetçi Demokratların, Muhafazakar Demokratların, Sosyal Demokratların, Liberal Demokratların, Kürt Demokratların, Sosyalistlerin tümünün kendisini ifade edeceği ve ülkenin 25 yıldır iktidarda olan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AK Parti) kurtulmak için 'acaba ben ne yapabilirim' duygusunu içinde barındıran herkesin içinde yer alabileceği bir partidir. Şöyle örnek vereyim, bizim Şanlıurfa'da 15 Milletvekili çıkıyor. Tek Milletvekilimiz var sayın Mahmut Tanal, şimdi biz Şanlıurfa'da mevcut il başkanı YENİ Parti'ye katılmadığı için orada yeni bir İl Başkanı arayışımız oldu. milletvekili arkadaşlarımız bölgeye gittiler inceleme yapmaya, Şanlıurfa'da YENİ Parti'de İl Başkanı olmak isteyenlerin sayısı 33. Bu kadar arkadaşımız İl Başkanı olmak için talep açmış durumda. O nedenle YENİ Parti sadece CHP'den ayrılanların değil bu iktidardan kurtulmak isteyen tüm yurttaşlarımızın geleceği, siyaset yapacağı, görev alacağı yönetici olacağı bir siyasal parti olarak değerlendirilebilir" dedi.

'GERİDE BIRAKTIKLARIMIZLA UĞRAŞMIYORUZ, ÖNÜMÜZE BAKIYORUZ'

Uzun yıllar aynı çatı altında siyaset yaptığı arkadaşlarının CHP'den ayrılması üzerine yaptığı eleştirilere ilişkin konuşan Zeybek, "Allah onların yolunu açık etsin biz çok geride bıraktıklarımızla uğraşmıyoruz. Biz önümüze bakıyoruz. Yüzde 2 seviyesinde bir halk desteğiyle gelmiş olan bir yönetici kadronun ne söylediğinin bence bir önemi yok. Biz yüzde 90'ların yüzde 100'ün toplumun büyük kesiminin ne söylediğine bakmak istiyoruz.

Türkiye'de halk ciddi bir biçimde ekonomik sıkıntı yaşıyor, hayat pahalı. Köylü ürettiğini istediği fiyata satamıyor, büyükşehirlerde insanlar ucuza köylünün elinden çıkan ürünü uygun fiyata yiyip beslenemiyorlar. Anadolu'da yem ve gübre fiyatları öyle artmış durumda ki çoğu insan üretimden çekiliyor, büyükşehirlere göç ediyor. Asgari ücretle iş bulabilmek için köyünü terk ediyor ama üretimden koparılan köylünün yarattığı üretim boşluğunu dolduramadığımız için domatesi mevsiminde 100 liraya şeftaliyi 200 liraya yiyoruz. Kavunu karpuzu kilosu 50 liranın altında bulamıyoruz. Toplumun büyük bir kesiminin belediyelerin ya da hayır yemeklerinin dışında ete ulaşması mümkün değil.

Bugün Anadolu'da 800 liraya satılan bir kilo et, Sarıyer'e geldiğiniz zaman bin 500 liraya satılıyor. yani üretimle tüketim arasındaki büyük makasın temel sebebi de kötü yönetilmektir. Milletin, genç insanların temel sorunlarından bir tanesi bu yıl yeniden üniversiteye başlayacaklar dikkatinizi çekmiştir pek çok üniversitenin fakültelerinde sıfır kontenjanla kapatmak durumunda kaldılar. Çünkü üniversite mezunu olmanın istihdamda faydası olmadığı ortaya çıktı. Yanlış eğitim politikası yüzünden eğitim kademeleri toplumun ihtiyacı olan meslekler değil, daha çok birtakım özel üniversitelerin kendilerine ek kontenjan sağlayarak insanları meslek sahibi yapmak ama istihdam sağlayamadığı alanlara dönüştürmesine izin verdiler."  dedi.

‘GENÇ NÜFUS 55 YIL SONRA İLK DEFA BU DÜŞÜŞÜ YAŞADI..!'

Türkiye'de yaşayan çoğu gencin iş bulamama sebebiyle yurt dışına gitmek istediğinden bahseden Zeybek, "Bugün Türkiye'de fırsatını bulsa 20 ile 30 yaşa arasındaki gençlerimizin yüzde 80'i yurt dışına gitmeyi düşünüyor. İktidara yakın olup bir devlet kurumuna kendisini iş olarak atamayanların büyük bir çoğunluğu maalesef, bize ulaşıyor işe girme talebi için. Türkiye nüfusu artmıyor, genç nüfus sayımız giderek azalıyor. Bu yıl okula başlayan öğrenciler 55 yıl sonra ilk kez 1 milyonun altına düştü. Çünkü insanlar görüyorlar yani, yetişmiş çocukları, üniversite ve lise bitiren çocukları. Onlar işsiz olunca toplumun geriye kalan kısımları da aile kurmak ve çocuk sahibi olma düşüncelerini ertelediklerini görüyoruz. 13 yıllık bütün veriler gösterdi ki 1950'lerde başlayan yüksek doğum oranıyla artan nüfusumuz 2020 pandemi süreci arkasından gelen 6 yıllık dönem içinde Türkiye oranının çok atlına düştü. 2024 yılında Türkiye'de boşanma sayısı evlenme sayısını geçti. Aslında, boşanmaların birinci sebebi tamamen ekonomik nedenler. Ailenin geçimini sağlamakla yükümlü olan, geçmişte Türk toplumunda, erkeğin bu görevi yapması gerekirken sonrasında kadın ve erkek birlikte bu görevi üstlendiler. Ama bir ev düşünün ki ikisinin birden işsiz kalması ya da asgari ücretle kirayı bile karşılayamayacak durumda olması çok ciddi bir biçimde sebep oldu boşanmaya.

Şimdilerde toplumun tüm kesimlerinde çok karşılaşılan bir problem haline gelmeye başladı. Günümüz aile yapısı içindeki insanlar evlendiklerinde kendilerine ait olan bir evde oturmayı isterken bazı sıkıntılı dönemlerde kirada oturmak yerine anne-babanın yanına sığınıp bir evin odasında evliliğini sürdürmek gibi günümüz dünyasında bu iletişim çağında özellikle kadınların ya da çocuk sahibi olan ailelerin kabul edemeyeceği bir durumla karşı karşıya kaldık. O nedenle iktidarın nüfusu artırmak için yaptığı propaganda tekniklerinin bir sonuç üretmeyeceği, temel sorunun gelir adaletini sağlaması ve Türkiye'deki refahın toplumun büyük kesimleri tarafından adil paylaşımın sağlanması gerekir.

whatsapp-image-2026-09-04-at-100237-1-100652

Bu ülkeye adil düzen gelmeden, milli geliri artırmadan bu ve benzeri sosyal problemlerin çözülmesine pek ihtimal vermiyorum. Türkiye'nin zaten içinde yaşadığı temel problem bir büyüme krizine yakalanması ve ekonominin bir kısır döngüye girmesi, 250 ile 280 milyon dolar arasında ihracat rakamı, her yıl 60-70 milyar dolar dış ticaret açığı, her yıl bütçe dengesinin sağlanamaması gibi durumlar toplumun refahından, toplumun iyi yaşamasından yapılan kesintilerdir.

'TÜRKİYE KÖTÜ YÖNETİLMEKTEDİR'

AK Parti'nin son anket sonuçlarına değinen YENİ Parti Milletvekili Gökan Zeybek, Türkiye kötü yönetilmektedir ve 2011 yılında yapılan seçimlerde yüzde 49,5 oy oranıyla tek başına iktidar olan AK Parti bugün tüm anketlerde yüzde 30'un altında bir oy oranına gelmiş durumda. Artık MHP'nin desteği ona yetmemektedir, CHP'nin bugün ki mutlak butlan yönetiminin desteğini de yanına almak için bir gayret içindedir. Bunun yanında yanına alacağı başka partiler için 'acaba yüzde 50 çoğunluğu sağlayabilir miyim' arayışına girmektedir. Ben siyasi partilerin vereceği destekten ziyade milletin vereceği desteğin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Millet bu kadar zor şartlarda yaşarken, kiralar bu kadar artmışken bunun ciddi problemler yarattığı çok açıktır.

Türkiye'yi yönetenler sokağa çıkamaz hale gelmişlerdir. Bugün Türkiye'de sokağa çıkmayı başaran tek siyasi parti YENİ Parti'dir. Farkında mısınız Türkiye'de siyasi parti liderleri halka gitmiyorlar. Yani Ankara merkezli siyaset sanki siyasetin temeli haline geldi. Milletten kopmuş bir siyasal hareketin veya iktidarın bu toplumun sorunlarıyla haşır neşir olması pek mümkün olmadığı için de yakın zamanda yapılacak olan ilk seçimde de iktidarın değişeceğine inanıyoruz. Bunun için de tüm gücümüzle çalışacağız. Biz geriye dönüp bıraktıklarımıza onların ne yapacağına değil, ileriye dönük bu millete neler vaat ettiğimize bakmamız gerekiyor. Çünkü bugün 40 milyon vatandaşın yaşadığı belediyelerin başkanları cezaevinde 86 milyonluk ülkede. Böyle bir ülkede insanlar gelip yatırım yapar mı? Türkiye'deki insanlar paralarını bu ülkenin geleceği için aktarırlar mı? Bakın, bu iktidar döneminde zengin olmuş olan iktidarın yakınları, yandaşları her birinin Londra'da sokakları var. Bu ülkenin zenginliklerini kazanıp yurt dışına yatıran bu iktidarla zengin olmuş insanlar. Yüz binden fazla insan milyarlarca dolarlık birikimlerini yurt dışına görüştürüyor. Bu iktidarda zengin olmuş iş insanları sanayilerini fabrikalarını yurt dışına yapıyorlar. Çünkü siz bir ülkede yaşayan insanların; Malına, diplomasına sahip çıkamazsanız o ülkede geleceği inşa edemezsiniz. İçinde yer aldığımız ekonomik durgunluğun temel nedenlerinden bir tanesi sermayenin bulunamamasıdır. Bankaların kredi açamaması, küçük esnafa destek verememesidir. Parası olanların bunu yatırıma dönüştürmek yerine arsa ya da tarla alması ya da yurt dışına götürmesi. Fabrika sahiplerinin fabrikalarını yurt dışına satması ya da olduğu gibi yurt dışına götürmesi, bunlar sebeplerdir.

whatsapp-image-2026-09-04-at-100238-2-100655

Türkiye büyümeden, milli geliri arttırmak mümkün değildir. Büyümenin temel koşulu da özgür bir ülkeyi var etmektir. Bunların olmayacağı bir ülkeyi, özgürlükleri bütün yurttaşlara sınırsız uygulandığı ve hukukun haklıdan yana, zayıftan yana, milletten yana uygulandığı bir düzenin egemen olması için çalışacağız. Demokratik hayatı, hayata geçirmeden ekonomik büyüme ve kalkınmayı sağlamak mümkün değildir. Demokrasiyi işler, büyümeyi ve kalkınmayı sağlayan bir hale getireceğiz" şeklinde konuştu.

SARIYER BELEDİYE BAŞKANI AKSU YENİ PARTİ'YE KATILACAK MI?

Sarıyer'de uzun süre görev yapan ve Sarıyer Belediye Başkanı M. Oktay Aksu ile yakın olan Zeybek, Aksu'nun YENİ Parti'ye katılıp katılmayacağına ilişkin, "Başta İstanbul olmak üzere; İstanbul, Ankara, Adana, Mersin gibi büyükşehirlerde bu süreci ilçe belediye başkanı düzeyinde değil büyükşehir belediye meclis çoğunluğu ve büyükşehir belediye başkanının izlediği stratejiye göre takip etmenin çok doğru olduğunu düşünüyorum. Burada bizim süreci yönettiğimiz arkadaşımız İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Ekrem İmamoğlu, Belediye Başkan Vekilimiz sayın Nuri Aslan'dır. Onlar zaten düzenli ve sürekli olarak bütün ilçeleri geziyorlar. Bütün belediye başkanları ve meclis gurubu olarak hareket ediyorlar, biz Menderes'teki gibi bir bölünmenin millet iradesiyle seçilmiş CHP belediye başkanının AK Parti'ye geçmemesi konusunda olabildiğince hassas olunması gerektiğini düşünüyoruz. O nedenle sayın Oktay Aksu'ya da diğer CHP belediye başkanları da tutuklu başkanlar yerine görev yapan başkanvekilleri ile ilgili süreç doğrudan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekilimiz sayın Nuri Aslan liderliğindeki heyet tarafından ilerliyor, biz süreci takip ediyoruz" dedi.

'MİLLETVEKİLLERİNİ ÜYELER BELİRLEYECEK'

Olası bir erken seçim kararında Türkiye genelindeki milletvekili seçimlerini belirleme kriterlerinden bahseden Zeybek, "YENİ Parti'de dün üye kayıtları tamamlandı, bugün üye listeleri askıya çıktı. Bütün üyeler ilçe başkanı seçecekler, bütün üyeler il başkanı seçecekler, bütün üyeler genel başkanı seçecekler ve bütün üyeler milletvekillerini seçecekler. Artık biz, Türkiye'de siyasi partiler yasasında üyeye dayalı demokratik çözümü doğrudan doğruya kendi programımıza koymuş bulunuyoruz. Tüzüğümüzde de var, bundan sonra İstanbul ikinci bölgede 27 tane Milletvekili seçilecekse, kim olacağına üyeler karar verecek" şeklinde anlattı.

POLİGON MAHALLESİ'NDEKİ REZERV ALAN SORUNU

Sarıyer'deki Poligon Mahallesi'nin rezerv alan ilan edilmesinin ardından ortaya çıkan sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zeybek, "Türkiye'de Poligon üzerinden ama kentsel dönüşüm mağdurları açısından şunu söyleyeyim, milletimiz yoksul. Milletimiz, hukuki süreçlerden haberdar değil. Yani yasaları çok sıkı takip etmiyorlar. Devletin kendilerinden yana olacağını düşünüyorlar ama maalesef Türkiye'de devlet zenginden ve güçlüden yana. Poligon Mahallesi'ne bizim müdahale etmemizin temel sebebi, orada piyasa rayici 4 bin 5 beş bin dolar olan arsaları çok düşük fiyatlarla el değiştirmesi. Biz burada kentsel dönüşümden yana olduğumuzu ifade ettik, bunun doğru bir çalışma olduğunu söyledik. Fakat burada 1960, 1970'ten bu yana arazisi olan insanları mağdur edilmesine hep karşı çıktık, karşı çıkacağız. Konuyu benim TBMM'ye getirmem arkasından bu konuyla ilgili olarak yerel basının ve ulusal basının konu üzerinde çok durmasıyla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı burada yapılan işlemle ilgili bir düzeltme kararı aldı biz de süreci takip ediyoruz. Sadece Poligon için değil her yerde benzer haksızlıklar karşısında biz ezilenden yana olacağız.

whatsapp-image-2026-09-04-at-100239-100657

Bu iktidarın artık antidemokratik uygulamalarına güvenerek yargıda kimi savcı ya da hakimlerin kararlarına inanarak onların desteğini alarak bu milletin malına çökülemeyeceğini herkesin bilmesi gerekir. Sonuçta vicdanlarda doğru olmayan bir şey varsa biz onun karşısındayız. Kentsel dönüşümle ilgili 1999 depreminden sonra 27 yıl geçti İstanbul'da 1 milyona yakın konut dönüşümü sağlandı ama halen 4 milyonun üzerinde konutun dönüşüme ihtiyacı var. Konuyla ilgili iktidar bu yılın sonuna kadar 1 milyon 875 bin TL'lik dönüşüme uğrayacak binalarla ilgili destek veriyordu. 31.12.2026 tarihinde bitecek. Buradan sizin aracılığınızla bir çağrı yapayım, bu süre en az 3 yıl uzatılmalı. Çünkü şu anda cidden büyük bir ekonomik sıkıntı içinde vatandaşlarımız sadece devletin verdiği desteğin dışında kendilerinin de yaklaşık 4 milyon TL civarında bir dairenin dönüşüm maliyeti var. Bunu karşılayacak benim belgemdeki emeklilerin ya da dul ve yetimlerin bunu karşılaması mümkün değil. Devletin bu rakamı arttırmasını en azından 3 milyon TL gibi bir rakama çıkarmasını ve bu süreyi en az 3 yıl uzatmasını biz bekliyoruz. Önümüzdeki günlerde de meclisin açıldığı tarihte yasa teklifi olarak TBMM'ye sunacağım" dedi.

'İMAR BARIŞI KESİNLİKLE YANLIŞ BİR UYGULAMA'

Milletvekili Zeybek, geçmişte TBMM'ye sunduğu İmar Barışı Araştırma Komisyonu önergesinde can ve mal varlığı risklerine karşı dikkat çekmişti. Türkiye'deki bazı yapıların "Yapı Kayıt Belgesi" alarak meşrulaştırılması ve belediyelerin bu konuda yapması gerekenlere ilişkin açıklamalarda bulunan Zeybek, İstanbul depremine ilişkin görüşlerini de paylaştı.

Zeybek, "Ben TBMM'de 6 Şubat depremi sonrası kurulan komisyonda da İzmir depremi sonrası kurulan komisyonda da yer aldım. İmar barışının kesinlikle yanlış bir uygulama olduğunu düşünüyorum. İmar barışı bir binanın yapı güvenliğini doğrudan doğruya sorumluluğunu mal sahibine veriyor. O binanın depreme karşı dirençli ya da dayanıklı olacağına dair tüm sorumluluk mal sahibindeydi.

Yapıların dayanıklılığı düşmüş mü? Beton sınıfının ne düzeyde olduğunu bizim yurttaşımız bilemez. İnsanların kendi durumları yerine, burada doğrudan doğruya bizim bu yapı stokunu deprem öncesinde kaçak ve eski binaları bir an önce dönüştürmek gerekiyor. İnsanların barınma hakkına saygı göstereceğiz ama 6 Şubat depreminden sonra devletin deprem bölgelerinde yapmış olduğu toplam yatırım, bu depremden önce bu binaları dönüştürmek için harcayacağı tutarın 5 katından fazla. Yani biz depremden önce 10 milyar dolarlık bir dönüşüm yapabilmiş olsak, depremden sonra yapacağımız 50 milyar dolara ihtiyacımız olmayacak. Orada iktidarın tercihini dönüşümden yana kullanmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle kentsel dönüşümle ilgili Türkiye'nin kaynakları vardır, önemli olan buradaki siyasal tercihtir" ifadelerini kullandı.

YENİ PARTİ'NİN BELEDİYECİLİK ANLAYIŞI NASIL OLACAK?

Son kayıtlarda YENİ Parti'ye geçen belediye sayısının 244 olduğunu belirten Zeybek, partisinin belediyecilik anlayışına ilişkin de bilgi verdi.

Zeybek, "Millete verdiği sözleri yerine getirmesini, altyapı yatırımlarına özen göstermesi, temizlik, yeşil alanlar gibi belediyecilik anlayışını benimsemesi. Yani sosyal belediyecilik anlayışını yapacağımızı söyleyebilirim. Bu iktidar döneminde yoksullaşmış insanları en azından kendileri açısından değil ama gelecek kuşakların iyiye çevrilmesi ve sağlıklı bir çevrede nitelikli bir eğitim alarak iyi olanaklarla geleceğini inşa etmeleri için bütün güçlerini seferber etmelerini istiyoruz. Başta Cumhurbaşkanı adayımız olan Ekrem İmamoğlu olmak üzere ne cezaevinde olan arkadaşlarımızı unutacağız, ne de iktidarın yapmış olduğu anti demokratik uygulamaları yargı marifetiyle yapmış olduğu uygulamalar karşısında bir adım geri atmayacağız.

Herkes bilsin ki YENİ Parti, Türkiye'de ne bir adım geri atar, ne de eğilir" şeklinde konuştu.

1350456-1874004096-101444

ZEYBEK'TEN 'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' SÜRECİNE DESTEK

Son olarak "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan YENİ Parti İstanbul Milletvekili Gökan Zeybek, "Ben Parlamentoda 'evet' oyu verdim. Bu konuyla ilgili, toplumda oluşan hassasiyeti yakın çevremde oluşan karşı hassasiyetin de farkındayım. Ama süreci yakından takip eden benzer ülkelerin geçmişte yapmış oldukları uygulamaları da gözden geçirdim. Ülkenin hızlı biçimde terörden arınmasının doğru olduğunu düşünüyorum. Terör örgütünün Türkiye'de kendini feshetmesi gibi Suriye'de de feshederek legal yapılanmanın içerisinde yer almasını doğru olduğunu düşünüyorum. Tabi suç işlemiş olanlarla ilgili de onların hak ettiği cezaları süreç içinde çekmelerinin doğru olduğuna inanıyorum. Buradan milletimizin bilmesi gerekir ki, cinayet işleyen kitlesel terör eylemlerine girişmiş olanlarla ilgili zaten bu yasanın içinde bir düzenleme yok. Gelecekte de iktidar olduğumuzda onlarla ilgili bir düzenleme yapılmayacağının sözünü veririm" diyerek röportajını sonlandırdı.

b5da209a-a1ad-4d3d-a663-605d15e5f2ee-100721
#yeni #partinin #zeybek

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!