Av. Yasemin Bal
Köşe Yazarı
Av. Yasemin Bal
 

Eşitlik Herkese Aynı Şeyi Vermek midir?

Hukukta eşitlik, en çok yanlış anlaşılan kavramlardan biridir. Eşitlik, herkese aynı şeyi vermek değildir. Eşitlik, farklı durumda olanlara, durumlarına uygun çözümler üretmektir. Maden Mahallesi’nde bu ilke açıkça test edilmektedir. Aynı parseller üzerinde üç farklı gerçeklik vardır: Yapı yapanlar, yapı yapmayanlar ve bu durumdan ekonomik fayda üretmeye çalışan aktörler. Bu üç grup, hukuken aynı durumda değildir. Yapı yapanlar, yıllar içinde fiilî bir yaşam kurmuştur. Bu yaşam, yalnızca fiziksel bir yapıdan ibaret değildir; sosyal ilişkiler, ekonomik düzen ve yerleşik bir hayat anlamına gelir. Yapı yapmayan hissedarlar ise, mülkiyet hakkına sahip olmalarına rağmen bu hakkı fiilen kullanamamıştır. Bu durum, onların da korunması gereken bir hak alanı olduğunu gösterir. Üçüncü grup ise, hukuki boşlukların yarattığı fırsat alanında hareket etmektedir. Bu üç gruba aynı çözümü dayatmak, eşitlik değil; adaletsizliktir. Gerçek eşitlik, denge kurmaktır. Bu denge; emsal paylaşımı, bedel dengelemesi ve uzlaşmalı proje modelleriyle sağlanabilir. Bu araçlar, farklı durumları gözeten ve herkese karşılık veren çözümler üretir. Buna karşılık, yalnızca cebri satış yoluna gidilmesi, bazılarını korurken bazılarını tamamen sistem dışına iter. Hukuk, kimseyi sistem dışına atmaz. Eşitlik, herkesi aynı yere koymak değil; kimseyi dışarıda bırakmamaktır.
Ekleme Tarihi: 08 Nisan 2026 -Çarşamba

Eşitlik Herkese Aynı Şeyi Vermek midir?

Hukukta eşitlik, en çok yanlış anlaşılan kavramlardan biridir.
Eşitlik, herkese aynı şeyi vermek değildir.
Eşitlik, farklı durumda olanlara, durumlarına uygun çözümler üretmektir.
Maden Mahallesi’nde bu ilke açıkça test edilmektedir.
Aynı parseller üzerinde üç farklı gerçeklik vardır: Yapı yapanlar, yapı yapmayanlar ve bu durumdan ekonomik fayda üretmeye çalışan aktörler. Bu üç grup, hukuken aynı durumda değildir.
Yapı yapanlar, yıllar içinde fiilî bir yaşam kurmuştur. Bu yaşam, yalnızca fiziksel bir yapıdan ibaret değildir; sosyal ilişkiler, ekonomik düzen ve yerleşik bir hayat anlamına gelir.
Yapı yapmayan hissedarlar ise, mülkiyet hakkına sahip olmalarına rağmen bu hakkı fiilen kullanamamıştır. Bu durum, onların da korunması gereken bir hak alanı olduğunu gösterir.
Üçüncü grup ise, hukuki boşlukların yarattığı fırsat alanında hareket etmektedir.
Bu üç gruba aynı çözümü dayatmak, eşitlik değil; adaletsizliktir.
Gerçek eşitlik, denge kurmaktır.
Bu denge; emsal paylaşımı, bedel dengelemesi ve uzlaşmalı proje modelleriyle sağlanabilir. Bu araçlar, farklı durumları gözeten ve herkese karşılık veren çözümler üretir.
Buna karşılık, yalnızca cebri satış yoluna gidilmesi, bazılarını korurken bazılarını tamamen sistem dışına iter.
Hukuk, kimseyi sistem dışına atmaz.
Eşitlik, herkesi aynı yere koymak değil; kimseyi dışarıda bırakmamaktır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sariyersoz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.