5 saat savunma yapan Aziz İhsan Aktaş: “CHP’li belediyelerden 10.5 milyar civarı iş aldık”

Gündem 12.02.2026 - 15:07, Güncelleme: 12.02.2026 - 17:41
 

5 saat savunma yapan Aziz İhsan Aktaş: “CHP’li belediyelerden 10.5 milyar civarı iş aldık”

Çıkar amaçlı suç örgütü kurduğu ve yönettiği iddia edilen, daha sonra etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan Aziz İhsan Aktaş, bugün görülen duruşmada yaklaşık 5 saat savunma yaptı.
Aktaş, 4 Haziran 2025 tarihinde ’konutu terk etmemek’ şartıyla adli kontrol tedbiri uygulanmasıyla tahliye edilmişti. SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERLİĞİYLE SUÇLANIYOR Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de aralarında olduğu belediye başkanlarına rüşvet verdiği ve ihalelere fesat karıştırdığı iddia Aziz İhsan Aktaş, liderliğini yaptığı öne sürülen suç örgütünün yargılandığı davada mahkeme heyetine savunmasını yaptı. İLK SAVUNMASINI YAPTI 200 sanığın yargılandığı davada ilk kez savunma yapan Aziz İhsan Aktaş hakkında 187 yıldan 450 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Öte yandan Aktaş, 30 Nisan 2025 ve 11 Mayıs 2025 tarihlerinde ek ifade vermişti. "HİÇBİR KİŞİ VEYA KURUMA PARA VERİLMESİ YA DA ALINMASI YÖNÜNDE BİR ZORLAMAM, TALEBİM VEYA ARACILIĞIM OLMAMIŞTIR" Belediyelere yönelik rüşvet iddialarına ilişkin savunmasını yapan sanık Aktaş, "Anlattığım eylemlerin hiçbirini Rıza Akpolat ile hiçbir zaman konuşmadım. Bu konuları, Ali Rıza Yılmaz, Alican Abacı ve Ozan İş ile konuşurdum. 5 Aralık günü Rıza Akpolat’ın odasına girdim. Utku Caner Çaykara, seçim çalışması maliyetlerini kardeşlerine ödetti. Çaykara, Alican Abacı’nın samimi dostudur. Bir dönem Rıza Akpolat’ın kalemi olan Abacı, Akpolat’ın talimatlarını herkese iletirdi. Bu hususların değerlendirilmesini mahkemenin kararına bırakıyorum. Sanıkların avukatları, yargılamanın soru cevap seklinde gitmesini istemektedir. Ben bunu kabul etmiyorum. Savunmamın bölünmesini istemiyorum. Tarafıma isnat edilen suçlamalarda yer alan kişilerle hususi bir tanışıklığım veya özel bir ilişkim bulunmamaktadır. Bazı kişiler beni tanıyor olabilir ancak ben kendilerini şahsen tanımıyorum. Hakan Güzel ile 19 Temmuz günü Ankara’da bir araya geldiğim ve karşılığında 1 milyon lira para verildiği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. HTS ve banka kayıtları incelendiğinde de bu paranın o tarihte gerçekleşen bir işlem olmadığı açıkça görülecektir. 15 Temmuz tarihinde Adana’da, Celal Tekin’in sürekli bulunduğu bir evde yaklaşık 6-7 saatlik bir görüşme yapılmıştır. Bu görüşmenin amacı tamamen farklıdır ve iddia edilen para alışverişiyle ilgisi yoktur. O gün Adana’da bulunduğum, görüşmeye katılan kişiler ve seyahat hareketlerim HTS kayıtları, kamera görüntüleri ve tanık beyanlarıyla sabittir. Restoran ve benzeri mekanlarda yapılan buluşmalar da açık ve olağan görüşmelerdir. Bu görüşmelerde herhangi bir baskı, yönlendirme veya para temini söz konusu değildir. Hiçbir kişi veya kuruma para verilmesi ya da alınması yönünde bir zorlamam, talebim veya aracılığım olmamıştır" ifadelerini kullandı. “CHP’Lİ BELEDİYELERDEN ALMIŞ OLDUĞUMUZ İŞ SAYISI, AK PARTİ BELEDİYELERİNDEN ALMIŞ OLDUĞUMUZ İŞ SAYISINDAN FAZLADIR” Rüşvet veya menfaat temini iddialarını kabul etmeyen Aktaş, “Herhangi bir suç teşkil eden eylemim bulunmamaktadır. Tüm HTS kayıtları, banka analiz raporları, tanık beyanları ve resmi raporlar incelendiğinde bu husus açıkça görülecektir. Yapılan tüm iş ve işlemler tamamen yazılı sözleşmelere, mevzuata ve ilgili kanun hükümlerine uygun şekilde yürütülmüştür. Faaliyetlerimiz hiçbir şekilde siyasi veya partizan bir yaklaşım taşımamaktadır. İşimizin niteliği siyasete değil, ticari ve hukuki gerekliliklere dayanmaktadır. Bu kapsamda şirketlerimiz ve kadrolarımızla birlikte farklı siyasi partilere mensup belediyeler, kamu kurumları ve bağımsız kuruluşlarla çalışılmıştır. İş hacmi bakımından da benzer bir tablo söz konusudur. CHP’li belediyelerden yaklaşık 10.5 milyar lira, AK Parti belediyelerinden yaklaşık 3.5 milyar lira ve diğer parti ve kurumlardan yaklaşık 800 milyon lira tutarında iş alınmıştır. Bu dağılım, faaliyetlerimizin tamamen ticari esaslara dayandığını ve herhangi bir siyasi ayrıma dayanmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Dolayısıyla tarafımıza yöneltilen siyasi veya partizan hareket edildiği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Tüm iş ve işlemler mevzuata uygun, şeffaf ve ticari teamüller çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Bu işlerden AK Parti belediyelerinden 100, CHP belediyelerinden 120, siyaset üstü kurumlar olan devlet dairelerinden 9, diğer parti, kayyum idareleri ve bağımsız kuruluşlardan 50 sayıda iş alınmıştır. Dolayısıyla CHP’li belediyelerden almış olduğumuz iş sayısı, AK Parti belediyelerinden almış olduğumuz iş sayısından fazladır. Yani söz konusu işlerin dışarıya büyüklüğüne baktığımızda, CHP’li belediyelerden 10.5 milyar civarı, AK Parti belediyelerinden 3 bin 500 milyar civarı, hedef konuları ve diğer partilerden 800 milyon civarı iş alınmıştır” dedi. “ÇALIŞMALARIM, ŞEFFAF, DENETLENEBİLİR VE MEVZUATA UYGUN ŞEKİLDE YÜRÜTÜLMÜŞTÜR” İhalelerin şeffaf bir ortamda yapıldığını savunan Aktaş, “Bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurumlarıyla ve farklı yerel yönetimlerle yürütülen çalışmalarım tamamen hukuki ve ticari çerçevede gerçekleşmiştir. Çalıştığım belediye başkanları ve kamu yöneticileriyle ilişkilerim yalnızca yürütülen projeler ve hizmetler kapsamında olmuştur. Bu çalışmalar, herhangi bir kişisel menfaat, rüşvet veya usulsüzlük ilişkisine dayanmamaktadır. Eğer tarafıma isnat edildiği gibi herhangi bir usulsüz, aracılık veya menfaat ilişkisi söz konusu olsaydı, ulusal ölçekte farklı siyasi görüşlere sahip çok sayıda belediye ve kamu kurumu ile bu şekilde çalışmam mümkün olmazdı. Çalışmalarım, şeffaf, denetlenebilir ve mevzuata uygun şekilde yürütülmüştür. Kamu kaynaklarının kullanımı ve kamuya sunulan hizmetlerde temel ilkem her zaman hukuka uygunluk, dürüstlük ve şeffaflık olmuştur. Usulsüzlük, rüşvet veya haksız kazanç gibi iddiaların hiçbirini kabul etmiyorum. Bugüne kadar yaptığım tüm faaliyetler yasal zeminde ve denetime açık şekilde gerçekleştirilmiştir. Tüm suçlamaları reddediyorum. Sanıkların hepsi, hiçbir şeye imza atmadıklarını iddia ediyorlar. Bilginay şirketi kardeşimin şirketidir. Aramızda çok güçlü bir ticari bağ vardır. Ayrıca, bana ait bir ilaç sanayi firması da bulunmaktadır. Ozan İş, savunmalarında bana iftira atmıştır” şeklinde konuştu. İLİŞKİLİ HABER:
Çıkar amaçlı suç örgütü kurduğu ve yönettiği iddia edilen, daha sonra etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan Aziz İhsan Aktaş, bugün görülen duruşmada yaklaşık 5 saat savunma yaptı.

Aktaş, 4 Haziran 2025 tarihinde ’konutu terk etmemek’ şartıyla adli kontrol tedbiri uygulanmasıyla tahliye edilmişti.

SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERLİĞİYLE SUÇLANIYOR

Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de aralarında olduğu belediye başkanlarına rüşvet verdiği ve ihalelere fesat karıştırdığı iddia Aziz İhsan Aktaş, liderliğini yaptığı öne sürülen suç örgütünün yargılandığı davada mahkeme heyetine savunmasını yaptı.

İLK SAVUNMASINI YAPTI

200 sanığın yargılandığı davada ilk kez savunma yapan Aziz İhsan Aktaş hakkında 187 yıldan 450 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Öte yandan Aktaş, 30 Nisan 2025 ve 11 Mayıs 2025 tarihlerinde ek ifade vermişti.

"HİÇBİR KİŞİ VEYA KURUMA PARA VERİLMESİ YA DA ALINMASI YÖNÜNDE BİR ZORLAMAM, TALEBİM VEYA ARACILIĞIM OLMAMIŞTIR"

Belediyelere yönelik rüşvet iddialarına ilişkin savunmasını yapan sanık Aktaş, "Anlattığım eylemlerin hiçbirini Rıza Akpolat ile hiçbir zaman konuşmadım. Bu konuları, Ali Rıza Yılmaz, Alican Abacı ve Ozan İş ile konuşurdum. 5 Aralık günü Rıza Akpolat’ın odasına girdim. Utku Caner Çaykara, seçim çalışması maliyetlerini kardeşlerine ödetti. Çaykara, Alican Abacı’nın samimi dostudur. Bir dönem Rıza Akpolat’ın kalemi olan Abacı, Akpolat’ın talimatlarını herkese iletirdi. Bu hususların değerlendirilmesini mahkemenin kararına bırakıyorum. Sanıkların avukatları, yargılamanın soru cevap seklinde gitmesini istemektedir. Ben bunu kabul etmiyorum. Savunmamın bölünmesini istemiyorum. Tarafıma isnat edilen suçlamalarda yer alan kişilerle hususi bir tanışıklığım veya özel bir ilişkim bulunmamaktadır. Bazı kişiler beni tanıyor olabilir ancak ben kendilerini şahsen tanımıyorum. Hakan Güzel ile 19 Temmuz günü Ankara’da bir araya geldiğim ve karşılığında 1 milyon lira para verildiği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. HTS ve banka kayıtları incelendiğinde de bu paranın o tarihte gerçekleşen bir işlem olmadığı açıkça görülecektir. 15 Temmuz tarihinde Adana’da, Celal Tekin’in sürekli bulunduğu bir evde yaklaşık 6-7 saatlik bir görüşme yapılmıştır. Bu görüşmenin amacı tamamen farklıdır ve iddia edilen para alışverişiyle ilgisi yoktur. O gün Adana’da bulunduğum, görüşmeye katılan kişiler ve seyahat hareketlerim HTS kayıtları, kamera görüntüleri ve tanık beyanlarıyla sabittir. Restoran ve benzeri mekanlarda yapılan buluşmalar da açık ve olağan görüşmelerdir. Bu görüşmelerde herhangi bir baskı, yönlendirme veya para temini söz konusu değildir. Hiçbir kişi veya kuruma para verilmesi ya da alınması yönünde bir zorlamam, talebim veya aracılığım olmamıştır" ifadelerini kullandı.

“CHP’Lİ BELEDİYELERDEN ALMIŞ OLDUĞUMUZ İŞ SAYISI, AK PARTİ BELEDİYELERİNDEN ALMIŞ OLDUĞUMUZ İŞ SAYISINDAN FAZLADIR”

Rüşvet veya menfaat temini iddialarını kabul etmeyen Aktaş, “Herhangi bir suç teşkil eden eylemim bulunmamaktadır. Tüm HTS kayıtları, banka analiz raporları, tanık beyanları ve resmi raporlar incelendiğinde bu husus açıkça görülecektir. Yapılan tüm iş ve işlemler tamamen yazılı sözleşmelere, mevzuata ve ilgili kanun hükümlerine uygun şekilde yürütülmüştür. Faaliyetlerimiz hiçbir şekilde siyasi veya partizan bir yaklaşım taşımamaktadır. İşimizin niteliği siyasete değil, ticari ve hukuki gerekliliklere dayanmaktadır. Bu kapsamda şirketlerimiz ve kadrolarımızla birlikte farklı siyasi partilere mensup belediyeler, kamu kurumları ve bağımsız kuruluşlarla çalışılmıştır. İş hacmi bakımından da benzer bir tablo söz konusudur. CHP’li belediyelerden yaklaşık 10.5 milyar lira, AK Parti belediyelerinden yaklaşık 3.5 milyar lira ve diğer parti ve kurumlardan yaklaşık 800 milyon lira tutarında iş alınmıştır. Bu dağılım, faaliyetlerimizin tamamen ticari esaslara dayandığını ve herhangi bir siyasi ayrıma dayanmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Dolayısıyla tarafımıza yöneltilen siyasi veya partizan hareket edildiği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Tüm iş ve işlemler mevzuata uygun, şeffaf ve ticari teamüller çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Bu işlerden AK Parti belediyelerinden 100, CHP belediyelerinden 120, siyaset üstü kurumlar olan devlet dairelerinden 9, diğer parti, kayyum idareleri ve bağımsız kuruluşlardan 50 sayıda iş alınmıştır. Dolayısıyla CHP’li belediyelerden almış olduğumuz iş sayısı, AK Parti belediyelerinden almış olduğumuz iş sayısından fazladır. Yani söz konusu işlerin dışarıya büyüklüğüne baktığımızda, CHP’li belediyelerden 10.5 milyar civarı, AK Parti belediyelerinden 3 bin 500 milyar civarı, hedef konuları ve diğer partilerden 800 milyon civarı iş alınmıştır” dedi.

“ÇALIŞMALARIM, ŞEFFAF, DENETLENEBİLİR VE MEVZUATA UYGUN ŞEKİLDE YÜRÜTÜLMÜŞTÜR”

İhalelerin şeffaf bir ortamda yapıldığını savunan Aktaş, “Bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurumlarıyla ve farklı yerel yönetimlerle yürütülen çalışmalarım tamamen hukuki ve ticari çerçevede gerçekleşmiştir. Çalıştığım belediye başkanları ve kamu yöneticileriyle ilişkilerim yalnızca yürütülen projeler ve hizmetler kapsamında olmuştur. Bu çalışmalar, herhangi bir kişisel menfaat, rüşvet veya usulsüzlük ilişkisine dayanmamaktadır. Eğer tarafıma isnat edildiği gibi herhangi bir usulsüz, aracılık veya menfaat ilişkisi söz konusu olsaydı, ulusal ölçekte farklı siyasi görüşlere sahip çok sayıda belediye ve kamu kurumu ile bu şekilde çalışmam mümkün olmazdı. Çalışmalarım, şeffaf, denetlenebilir ve mevzuata uygun şekilde yürütülmüştür. Kamu kaynaklarının kullanımı ve kamuya sunulan hizmetlerde temel ilkem her zaman hukuka uygunluk, dürüstlük ve şeffaflık olmuştur. Usulsüzlük, rüşvet veya haksız kazanç gibi iddiaların hiçbirini kabul etmiyorum. Bugüne kadar yaptığım tüm faaliyetler yasal zeminde ve denetime açık şekilde gerçekleştirilmiştir. Tüm suçlamaları reddediyorum. Sanıkların hepsi, hiçbir şeye imza atmadıklarını iddia ediyorlar. Bilginay şirketi kardeşimin şirketidir. Aramızda çok güçlü bir ticari bağ vardır. Ayrıca, bana ait bir ilaç sanayi firması da bulunmaktadır. Ozan İş, savunmalarında bana iftira atmıştır” şeklinde konuştu.

İLİŞKİLİ HABER:

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sariyersoz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.