Adli Tıp bir yıl sonra açıkladı: Rojin Kabaiş'in vücudunda iki erkeğe ait DNA bulundu

Gündem 12.10.2025 - 17:47, Güncelleme: 12.10.2025 - 17:52
 

Adli Tıp bir yıl sonra açıkladı: Rojin Kabaiş'in vücudunda iki erkeğe ait DNA bulundu

Van’da bir yıl önce öldürülen üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in bedeninden iki farklı erkeğe ait DNA çıktı. Avukatlar, İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun raporu eksik ve hatalı hazırladığını belirterek suç duyurusunda bulundu. Aile, “Bir yıldır acı çekiyoruz, kızımızın katilleri bulunsun” çağrısı yaptı.
Van’da bir yıl önce kaybolduktan sonra cansız bedeni sahil kenarında bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturma, Adli Tıp raporundaki yeni bulgularla yeniden gündemde. İstanbul Adli Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda, Rojin’in göğüs ve vajina iç bölgesinde iki farklı erkeğe ait DNA tespit edildiği açıklandı. Rapordaki eksiklikler nedeniyle kurum hakkında suç duyurusunda bulunuldu.  RAPOR ORTAYA ÇIKARDI  Van Barosu Kadın Hakları Merkezi, İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) Biyolojik İhtisas Dairesi’nin hazırladığı raporu kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1. sınıf öğrencisi Rojin Kabaiş’in (19) sternal (göğüs) ve intra vajinal (vajina içi) bölgelerinde iki ayrı erkeğe ait DNA bulundu.  Rojin, 27 Eylül 2024’te kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuş, 15 Ekim’de Van’ın Mollakasım Mahallesi sahilinde cansız bedeni bulunmuştu. Ölümüne ilişkin soruşturma yaklaşık bir yıldır sürüyor.  AVUKATLARDAN AÇIKLAMA: RAPOR EKSİK, HATALI VE GEÇ GÖNDERİLDİ  Van ve Diyarbakır Baroları, yeni raporun detaylarını kamuoyuna açıklamak üzere ortak bir basın toplantısı düzenledi. Van Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden avukat Zeynep Demir, Adli Tıp raporunda açıkça iki erkek DNA’sının tespit edildiğini söyledi.  Toplantıda konuşan dosya avukatlarından ve eski Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren, Adli Tıp Kurumu’nun rapor sürecinde ciddi ihmal ve eksiklikler bulunduğunu belirtti. Eren, “Raporda iki erkek şahsa ait DNA örneği olduğu belirtiliyor ancak bu örneklerin nereden alındığı açıkça yazılmamıştı. Yaklaşık 80 örnek Adli Tıp’a gönderilmişti ama kurum aylarca bu bilgiyi paylaşmadı,” dedi.  SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU  Eren, ATK’nın 10 ay boyunca savcılığın yazılarına yanıt vermediğini, bu nedenle soruşturmanın “bilerek sürüncemede bırakıldığını” iddia etti. Avukatlar, bu gerekçelerle İstanbul Adli Tıp Kurumu hakkında suç duyurusunda bulunduklarını duyurdu.  “KAMUOYU BASKISI SONRASI DNA BÖLGELERİ DOSYAYA EKLENDİ”  Eren, suç duyurusundan yaklaşık 15 gün sonra Adli Tıp’tan gelen yeni belgede, DNA örneklerinin göğüs (sternal) ve vajina iç bölgesinden (intra vajinal) alındığının nihayet açıklandığını söyledi.  Ancak Eren’e göre bu bilgi zaten başından beri kurumun elindeydi:  “İhtisas Dairesi bu bilgiyi baştan biliyordu ama belirtmedi. 10 ay boyunca Van Cumhuriyet Başsavcılığı oyalandı. Bu durum hem soruşturmayı etkisiz hale getirdi hem de delillerin değerlendirilmesini zorlaştırdı.”  DİYARBAKIR BAROSU’NDAN ADLİ TIP’A 4 SORU?  Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren, ATK Biyoloji İhtisas Dairesi’ne resmi olarak dört kritik soru yöneltti. Bu sorular arasında, DNA örneklerinin alındığı bölgelerin neden ilk raporda belirtilmediği, “bulaş olasılığı” gerekçesinin nasıl bilimsel dayanakla yazıldığı ve 10 ay boyunca bilgi saklanarak soruşturmanın geciktirilip geciktirilmediği yer aldı.  Eren, şu ifadeleri kullandı: “DNA örneklerinin göğüs ve vajina iç bölgesinden alındığını 2024’te biliyordunuz. Buna rağmen ‘şüpheli bir bulgu yok’ dediniz. Bu nasıl mümkün olabilir?”  Eren, şu soruların yanıtlanmasını istedi:  01.11.2024 tarihli raporunuzun sonuç kısmının 5.4 maddesine; iki farklı erkek şahsa ait DNA örneklerinin Rojin’in bedeninin neresinden alındığını tüm eküvyonlar kimliklendirildiği halde (eküvyonlar kimliklendirilmiş ve numaralı şekilde raporunuzda yer almakta) neden belirtmediniz?  Israrlı talepler neticesinde 10.10.2025 tarihli raporunuzun 5.4 maddesini düzeltmiş ve DNA örneklerinin Rojin bedeninin neresinden alındığını (sternal ve intra vajinal bölge) belirtmişsiniz. DNA örneklerinin 01.11.2024 tarihinde Rojin’in bedeninin neresinden alındığını bildiğiniz halde raporunuzun sonuç kısmına “örneklerden şüpheli bir bulgu tespit edilmediği” kanatine nasıl vardınız?  Bulaş olasılığını Adli Tıp Kurumu çalışanları açısından bizzat bertaraf ettiğinizi raporunuzda belirtmişsiniz. DNA örneklerinin sternal ve intra vajinal bölgeden alındığını bildiğiniz halde raporunuzda  “maktulün bulunduğu yerden otopsi yerine sevki sırasında olabilecek bulaş riskine” sadece dikkat çekmeniz tıbbi açıdan ne kadar gerçekçi? (raporunuzun bu değerlendirmesi kapsamında 200 üzerinde o gün için görevli ancak sonraki süreçte ülkenin farklı illerine dağılan kolluk görevlilerinden 8 ay boyunca DNA karşılaştırması için örnekler alınarak incelemeye tabi tutuldu)  Sadece bulaş olasılığına odaklanıp DNA örneklerinin bulunduğu bölgeyi ilgili Van Cumhuriyet Başsavcılığına yaklaşık 10 ay boyunca tüm ısrarlı taleplere rağmen bildirmeyerek soruşturmayı sürüncemede bırakarak etkisiz kıldığınızın farkında mısınız?  “KIZIMIN KATİLLERİ BULUNSUN”  Rojin’in babası Nizamettin Kabaiş, basın toplantısında yaptığı duygusal konuşmada adalet çağrısı yaptı:  “Hem Diyarbakır hem Van Barosu bizimle birlikte mücadele ediyor. Bir yıldır ciğerimiz yanıyor, bir yıldır acı çekiyoruz. Kızımın katilleri kimse bulunsun, cezasını çeksin.”  SORUŞTURMA DEVAM EDİYOR  Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Adli Tıp’tan gelen yeni raporun ardından DNA örneklerinin eşleşmesi ve olası şüphelilerin belirlenmesi için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.
Van’da bir yıl önce öldürülen üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in bedeninden iki farklı erkeğe ait DNA çıktı. Avukatlar, İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun raporu eksik ve hatalı hazırladığını belirterek suç duyurusunda bulundu. Aile, “Bir yıldır acı çekiyoruz, kızımızın katilleri bulunsun” çağrısı yaptı.

Van’da bir yıl önce kaybolduktan sonra cansız bedeni sahil kenarında bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturma, Adli Tıp raporundaki yeni bulgularla yeniden gündemde. İstanbul Adli Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda, Rojin’in göğüs ve vajina iç bölgesinde iki farklı erkeğe ait DNA tespit edildiği açıklandı. Rapordaki eksiklikler nedeniyle kurum hakkında suç duyurusunda bulunuldu. 

RAPOR ORTAYA ÇIKARDI 

Van Barosu Kadın Hakları Merkezi, İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) Biyolojik İhtisas Dairesi’nin hazırladığı raporu kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1. sınıf öğrencisi Rojin Kabaiş’in (19) sternal (göğüs) ve intra vajinal (vajina içi) bölgelerinde iki ayrı erkeğe ait DNA bulundu. 

Rojin, 27 Eylül 2024’te kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuş, 15 Ekim’de Van’ın Mollakasım Mahallesi sahilinde cansız bedeni bulunmuştu. Ölümüne ilişkin soruşturma yaklaşık bir yıldır sürüyor. 

AVUKATLARDAN AÇIKLAMA: RAPOR EKSİK, HATALI VE GEÇ GÖNDERİLDİ 

Van ve Diyarbakır Baroları, yeni raporun detaylarını kamuoyuna açıklamak üzere ortak bir basın toplantısı düzenledi. Van Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden avukat Zeynep Demir, Adli Tıp raporunda açıkça iki erkek DNA’sının tespit edildiğini söyledi. 

Toplantıda konuşan dosya avukatlarından ve eski Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren, Adli Tıp Kurumu’nun rapor sürecinde ciddi ihmal ve eksiklikler bulunduğunu belirtti. Eren, “Raporda iki erkek şahsa ait DNA örneği olduğu belirtiliyor ancak bu örneklerin nereden alındığı açıkça yazılmamıştı. Yaklaşık 80 örnek Adli Tıp’a gönderilmişti ama kurum aylarca bu bilgiyi paylaşmadı,” dedi. 

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU 

Eren, ATK’nın 10 ay boyunca savcılığın yazılarına yanıt vermediğini, bu nedenle soruşturmanın “bilerek sürüncemede bırakıldığını” iddia etti. Avukatlar, bu gerekçelerle İstanbul Adli Tıp Kurumu hakkında suç duyurusunda bulunduklarını duyurdu. 

“KAMUOYU BASKISI SONRASI DNA BÖLGELERİ DOSYAYA EKLENDİ” 

Eren, suç duyurusundan yaklaşık 15 gün sonra Adli Tıp’tan gelen yeni belgede, DNA örneklerinin göğüs (sternal) ve vajina iç bölgesinden (intra vajinal) alındığının nihayet açıklandığını söyledi. 

Ancak Eren’e göre bu bilgi zaten başından beri kurumun elindeydi: 

“İhtisas Dairesi bu bilgiyi baştan biliyordu ama belirtmedi. 10 ay boyunca Van Cumhuriyet Başsavcılığı oyalandı. Bu durum hem soruşturmayı etkisiz hale getirdi hem de delillerin değerlendirilmesini zorlaştırdı.” 

DİYARBAKIR BAROSU’NDAN ADLİ TIP’A 4 SORU? 

Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren, ATK Biyoloji İhtisas Dairesi’ne resmi olarak dört kritik soru yöneltti. Bu sorular arasında, DNA örneklerinin alındığı bölgelerin neden ilk raporda belirtilmediği, “bulaş olasılığı” gerekçesinin nasıl bilimsel dayanakla yazıldığı ve 10 ay boyunca bilgi saklanarak soruşturmanın geciktirilip geciktirilmediği yer aldı. 

Eren, şu ifadeleri kullandı: “ DNA örneklerinin göğüs ve vajina iç bölgesinden alındığını 2024’te biliyordunuz. Buna rağmen ‘şüpheli bir bulgu yok’ dediniz. Bu nasıl mümkün olabilir?” 

Eren, şu soruların yanıtlanmasını istedi: 

  1. 01.11.2024 tarihli raporunuzun sonuç kısmının 5.4 maddesine; iki farklı erkek şahsa ait DNA örneklerinin Rojin’in bedeninin neresinden alındığını tüm eküvyonlar kimliklendirildiği halde (eküvyonlar kimliklendirilmiş ve numaralı şekilde raporunuzda yer almakta) neden belirtmediniz? 
  2. Israrlı talepler neticesinde 10.10.2025 tarihli raporunuzun 5.4 maddesini düzeltmiş ve DNA örneklerinin Rojin bedeninin neresinden alındığını (sternal ve intra vajinal bölge) belirtmişsiniz. DNA örneklerinin 01.11.2024 tarihinde Rojin’in bedeninin neresinden alındığını bildiğiniz halde raporunuzun sonuç kısmına “örneklerden şüpheli bir bulgu tespit edilmediği” kanatine nasıl vardınız? 
  3. Bulaş olasılığını Adli Tıp Kurumu çalışanları açısından bizzat bertaraf ettiğinizi raporunuzda belirtmişsiniz. DNA örneklerinin sternal ve intra vajinal bölgeden alındığını bildiğiniz halde raporunuzda  “maktulün bulunduğu yerden otopsi yerine sevki sırasında olabilecek bulaş riskine” sadece dikkat çekmeniz tıbbi açıdan ne kadar gerçekçi? (raporunuzun bu değerlendirmesi kapsamında 200 üzerinde o gün için görevli ancak sonraki süreçte ülkenin farklı illerine dağılan kolluk görevlilerinden 8 ay boyunca DNA karşılaştırması için örnekler alınarak incelemeye tabi tutuldu) 
  4. Sadece bulaş olasılığına odaklanıp DNA örneklerinin bulunduğu bölgeyi ilgili Van Cumhuriyet Başsavcılığına yaklaşık 10 ay boyunca tüm ısrarlı taleplere rağmen bildirmeyerek soruşturmayı sürüncemede bırakarak etkisiz kıldığınızın farkında mısınız? 

“KIZIMIN KATİLLERİ BULUNSUN” 

Rojin’in babası Nizamettin Kabaiş, basın toplantısında yaptığı duygusal konuşmada adalet çağrısı yaptı: 

“Hem Diyarbakır hem Van Barosu bizimle birlikte mücadele ediyor. Bir yıldır ciğerimiz yanıyor, bir yıldır acı çekiyoruz. Kızımın katilleri kimse bulunsun, cezasını çeksin.” 

SORUŞTURMA DEVAM EDİYOR 

Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Adli Tıp’tan gelen yeni raporun ardından DNA örneklerinin eşleşmesi ve olası şüphelilerin belirlenmesi için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Habere ifade bırak !
Habere Ek Video
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sariyersoz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.