Doruk Madencilik işçileri açlık grevini sürdürüyor
Doruk Madencilik işçileri açlık grevini sürdürüyor
Çalıştıkları Doruk Madencilik’ten haklarını alamadıkları gerekçesiyle açlık grevi yapan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçiler, Yıldızlar SSS Holding önünde bir araya gelerek holdingin bahçesine girmek istedi. İşçileri polis tarafından engellendi.
Cumhuriyet Gazetesi’nde yer alan habere göre, Eskişehir'de bulunan Doruk Madencilik'te çalışan işçiler, tazminat, maaş, ihbar ve kıdem tazminatlarını alamadıkları iddiasıyla Yıldızlar SSS Holding’in önünde toplandı.

HOLDİNG ÖNÜNDE SLOGAN ATTILAR
Holdingin bahçesine girmek isteyen ancak polis tarafından engellenen işçiler, "İş, ekmek, barış", "Vur vur inlesin, Yıldız Holding dinlesin", "Polislerden korkma, hakkını ara" ve "Direne direne kazanacağız" sloganları attı.
“YİNE BİZİM HER TARAFIMIZI ÇEVİRDİLER”
İşçiler adına basın metnini okuyan Bağımsız Maden Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, “Yine bizim her tarafımızı çevirdiler. Ondan sonra özel mülk demeye çalışıyorlar. Bu mülk, pervasızca işçinin hakkına çökmüş, 15 seneden beri işçilerin tazminatını, çalıştığı maaşları vermemiş, işten çıkarılan arkadaşlarımızın tazminatını ödememiş, ihbarını, kıdemini ödememiş. Bu holdingin ne hikmetse bu ülkede 6 bin tane ruhsatı olmuş. Şu anda 6 bin ruhsatı var” dedi.
BASIN AÇIKLAMASININ TAMAMI ŞÖYLE:
“Türkiye’de maden sektörünün yüzde 70’inin ruhsatı bu holdingin elinde. Bizler madenciler olarak, sendika olarak şunu söylüyoruz, biz de sizden üstünüz demiyoruz, bizim de isimlerimiz var, bizim de soy isimlerimiz var. Biz yılmayacağız, pes etmeyeceğiz. Bu yağmurda, bu karda, bu kışta açlık grevimize devam edeceğiz. Hakkını arayan işçi, polis çemberiyle, çevik kuvvetle karşı karşıya bırakılıyor. Kanun diyorlar, ama kanunu dolanıyorlar. Bunu işçiler de görüyor, emekçiler de, çiftçiler de görüyor.”
“BU İŞÇİLERİN HAKKINI ARAMASINA ENGEL OLUYORSUNUZ”
“Her kanun bir avuç insana çalışıyor, binlerce insanı köle yapıyorsunuz, sonra da 'kanun' diyorsunuz. Ankara Valisi 'kanun, emir' dedi. Binlerce polis var, kişi başına en az 10 polis düşüyor. En az üç günden beri başımızda bu şekilde polis var. Bize kanun yok mu? Biz işçiyiz. Hakkını arayan işçiye kanun yok mu? Adalet yok mu? Sizler de emekçisiniz. Birileri emir verebilir ama önümüze bir kanun dayatıyorsunuz ve bu işçilerin hakkını aramasına engel oluyorsunuz.”

“BU İŞÇİLERİN HAKKI YOK MU?”
“Bu işçilerin hakkı yok mu? Kendi haklarını istemeleri en doğal hakları değil mi? Kanun olmasa bile en doğal hakları değil mi? 12 ayda iki kere maaş almak ne demek bir işçi için? Yapmayın arkadaşlar, bu kanun hepimizin kanunu. Kanunları iyi uygulayın, yanlışlara girmeyin. Hepiniz emekçisiniz. Yukarıdakilerin talimatı var diye kanunları böyle uygulamayın. Biz de işçiler olarak hakkımızı, alın terimizi istiyoruz. 600 tane milletvekili kürsülerden bağırıyor, sizler de destek verin. Biz bu patronla görüşmek istiyoruz meseleyi en kısa zamanda çözmek istiyoruz.”
“BİZLERDEN, SERVETİNİN ÜSTÜNE SERVET BİRİKTİRİYOR”
“Biz kanuna göre gitmeye çalışıyoruz ama siz bu kanunu bize gösterdiğiniz gibi bu holdinge göstermiyorsunuz. Bakanlarımıza şunu söylüyoruz, hakkaniyetli olun beylerim. O kanun, bu holdinge varsa bize niye yok? Her yerde, her işçiye, hakkını arayana kanun sorulmaz. O kanunu bir de o patronlara sorsunlar. Bu holdingin 3 bin tane ruhsatı var bu kadar servet neyin nesi? Bizlerden, servetinin üstüne servet biriktiriyor. Kıdemini ödememiş, ihbarını ödememiş, maaşını ödememiş, hiçbir hakkını ödememiş, ölenin kan parasını bile ödememiş. Bir holdingi herkes kollamaya çalışıyor, herkes korumaya çalışıyor. Yok arkadaşlar böyle bir adalet, düzen, kanun. Ben böyle bir kanunu kabul etmiyorum, Bağımsız Maden Sendikası Genel Başkanı olarak işçinin hakkını vermeyen hiçbir yasayı görmüyorum, tanımıyorum.”
“DEVLET BÜYÜKLERİ KANUNU BU İŞÇİYE DEĞİL, BİR DE O HOLDİNGE İLETİRLERSE ÇOK MEMNUN OLURUZ”
“Biz müzakereye açığız. Bizim de evlerimiz var, bizim de çok çocuklarımız var, bizim de ailelerimiz var. Biz şunu söylemeye çalışıyoruz, bir an önce bu meseleyi çözsünler, bu işçilerin haklarını versinler. Biz ölmek var, dönmek yok dedik. İlk başta da söyledik, şimdi de söylüyoruz, bizi yıldıramazlar. Biz bu meselenin bir an önce çözülmesini istiyoruz. Devlet büyükleri kanunu bu işçiye değil, bir de o holdinge iletirlerse çok memnun oluruz.”
GÖRÜŞME TALEBİNİ İLETTİLER
Yapılan basın açıklamasının ardından holding yönetimiyle görüşme talebinde bulunmak üzere Sendika Genel Başkanı Çakır ve beraberindeki heyet, holding binasına girdi.
“BU MESELEYİ EN KISA ZAMANDA ÇÖZECEĞİZ”
Görüşme talebinin ardından binadan ayrılan Çakır, şu açıklamayı yaptı: “Özel güvenlik müdürü ile görüştüm, şu anda burada görüşebileceğimiz kimsenin olmadığını, yetkililerin olmadığını söyledi. Biz de bu yüzden tekrar Kurtuluş Parkı'na gideceğiz, eylemimiz devam ediyor. Başka bir güne randevu da vermediler. 23 Nisan Bayramı'ndan dolayı yetkililerin olmadığını söylediler. Biz de arkadaşlarımızın yanına gideceğiz orada bir istişare yapacağız. Bu meseleyi de en kısa zamanda çözmeyi düşünüyoruz çünkü işçi arkadaşlarımızın yüzde 90'ı şu anda açlık grevinde. Bazı hastalık sebebiyle açlık grevini bırakan arkadaşlarımız var. Akşam bir tane arkadaşımızı tekrar yine ambulans ile hastaneye götürdük bu yüzden bu mesele bizim için çok önemli. Hızlı çözülmesi için elimizden ne geliyorsa yapıp bu meseleyi en kısa zamanda çözeceğiz.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



