Fukuşima'dan 15 yıl sonra yeniden açılıyor

Dünya 19.01.2026 - 11:15, Güncelleme: 19.01.2026 - 16:19
 

Fukuşima'dan 15 yıl sonra yeniden açılıyor

Japonya, Fukuşima felaketinin ardından devre dışı kalan dünyanın en büyük nükleer santrali Kashiwazaki-Kariwa’yı yeniden çalıştırmaya hazırlanıyor.
The Guardian'ın aktardığına göre,Japonya’nın Niigata eyaletinde bulunan Kashiwazaki-Kariwa nükleer santralinde hareketlilik dikkat çekiyor. Genişletilen yollar, sıkı güvenlik önlemleri ve santrali çevreleyen jiletli teller, ülkenin nükleer enerjiye dönüşünde kritik bir eşiğe gelindiğini gösteriyor. Faaliyete geçtiğinde 8,2 gigavat elektrik üretebilen tesis, dünyanın en büyük nükleer santrali olma özelliğini taşıyor. Bu dev tesis, 2011’deki Fukuşima Daiichi felaketinden bu yana elektrik üretmiyor. Deprem ve tsunaminin tetiklediği nükleer kazanın ardından Japonya genelinde onlarca reaktör kapatılmış, yaklaşık 160 bin kişi evlerini terk etmek zorunda kalmıştı. Şimdi, felaketin 15. yılı yaklaşırken, santrali işleten Tokyo Electric Power (Tepco) şirketi Kashiwazaki-Kariwa’daki yedi reaktörden birini yeniden devreye sokmaya hazırlanıyor. Tepco, hafta başında yaptığı açıklamada, teknik bir alarm arızası nedeniyle planlanan tarihin birkaç gün ertelendiğini duyurdu. Ancak kamu yayıncısı NHK’ye göre, 6 numaralı reaktörün kısa süre içinde yeniden çalışmaya başlaması bekleniyor. Reaktörün devreye girmesi, Tokyo bölgesinin elektrik arzını yaklaşık yüzde 2 oranında artıracak. ÇEVRESİNDE OLAN HALK ENDİŞELİ  Hükümet, nükleer enerjiyi hem karbon salımını azaltma hedeflerinin hem de enerji güvenliğinin temel unsuru olarak görüyor. Buna karşın, santralin 30 kilometre çevresinde yaşayan yaklaşık 420 bin kişi için yeniden başlatma kararı ciddi kaygılar yaratıyor. Bu isimlerden biri, santrale yaklaşık iki kilometre mesafedeki Kariwa köyünde yaşayan 76 yaşındaki Ryusuke Yoshida. “Beni endişelendiren her şey” diyen Yoshida, özellikle tahliye planlarının uygulanabilir olmadığı görüşünde. Kış aylarında karla kapanan yolları ve yaşlı nüfusu hatırlatan Yoshida, “Bu bir insan hakları meselesi” ifadelerini kullanıyor. Tepco ise Fukuşima’dan ders çıkarıldığını savunuyor. Şirket, bölgeye önümüzdeki 10 yıl içinde 100 milyar yenlik yatırım yapma sözü verdi. Santralde tsunamiye karşı deniz duvarları, sızdırmaz kapılar, mobil jeneratörler, acil soğutma için yangın araçları ve radyoaktif sızıntıyı sınırlamaya yönelik filtreleme sistemleri kurulduğu belirtiliyor. Yerel halk için asıl sorun güven eksikliği. Niigata eyaletinde geçen yıl yapılan bir kamuoyu yoklamasında, santral çevresinde yaşayanların yüzde 60’tan fazlası yeniden başlatma için gerekli koşulların sağlanmadığını düşündüğünü ifade etti. Yerel yönetimlerin referandum çağrılarını reddetmesi ise tepkileri daha da artırdı. Endişeleri artıran bir diğer gelişme ise kısa süre önce Chubu Electric Power’ın başka bir santral için yürütülen denetimde sismik risk verilerini tahrif ettiğinin ortaya çıkması oldu. Bu durum, nükleer sektörün güvenilirliğine yönelik kuşkuları yeniden gündeme taşıdı. 2007’de bölgede meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremde santralin hasar görmüş olması da hafızalarda tazeliğini koruyor. O dönemde faaliyette olan reaktörler otomatik olarak kapanmış, bir trafoda yangın çıkmıştı. Fukuşima’dan önce Japonya’da 54 reaktör ülke elektriğinin yaklaşık yüzde 30’unu sağlıyordu. Bugün ise çalışabilir durumdaki 33 reaktörden sadece 14’ü faaliyette. Kashiwazaki-Kariwa’nın yeniden devreye alınması, bu nedenle hükümet için büyük bir siyasi ve toplumsal risk olarak görülüyor. Ryusuke Yoshida’ya göre ise yaşananlar, nükleer sanayi, siyaset ve bürokrasiden oluşan “nükleer köyün” hâlâ güçlü olduğunu gösteriyor. “Bir hükümetin önceliği insanların hayatını korumak olmalı. Ama burada aldatıldığımızı hissediyoruz” diyor. Kaşivazaki-Kariva tesisi, 2011'de meydana gelen Fukuşima felaketinden sonra Japonya'daki tüm nükleer santraller gibi devre dışı bırakılmıştı. Ancak enerji kaynakları sınırlı olan Japonya, fosil yakıt ithalatına olan bağımlılığını azaltmak amacıyla birkaç yıldır nükleer enerjiye geri dönmek için harekete geçti. Bugüne kadar çoğunluğu ülkenin batısında ve güneyinde bulunan toplam 14 reaktör, sıkı güvenlik koşulları altında yeniden faaliyete başladı. Japon medyasında yer alan haberlere göre, Kaşivazaki-Kariva santralinin işletmecisi Tepco, bu yıl içinde  Japonya Nükleer Düzenleme Kurumu'na yeniden işletme başvurusu yapmayı planlıyor. Şirketin hedefi, santraldeki yedi reaktörden birini 20 Ocak tarihinde devreye almak.  
Japonya, Fukuşima felaketinin ardından devre dışı kalan dünyanın en büyük nükleer santrali Kashiwazaki-Kariwa’yı yeniden çalıştırmaya hazırlanıyor.

The Guardian'ın aktardığına göre,Japonya’nın Niigata eyaletinde bulunan Kashiwazaki-Kariwa nükleer santralinde hareketlilik dikkat çekiyor. Genişletilen yollar, sıkı güvenlik önlemleri ve santrali çevreleyen jiletli teller, ülkenin nükleer enerjiye dönüşünde kritik bir eşiğe gelindiğini gösteriyor. Faaliyete geçtiğinde 8,2 gigavat elektrik üretebilen tesis, dünyanın en büyük nükleer santrali olma özelliğini taşıyor.

Bu dev tesis, 2011’deki Fukuşima Daiichi felaketinden bu yana elektrik üretmiyor. Deprem ve tsunaminin tetiklediği nükleer kazanın ardından Japonya genelinde onlarca reaktör kapatılmış, yaklaşık 160 bin kişi evlerini terk etmek zorunda kalmıştı. Şimdi, felaketin 15. yılı yaklaşırken, santrali işleten Tokyo Electric Power (Tepco) şirketi Kashiwazaki-Kariwa’daki yedi reaktörden birini yeniden devreye sokmaya hazırlanıyor.

Tepco, hafta başında yaptığı açıklamada, teknik bir alarm arızası nedeniyle planlanan tarihin birkaç gün ertelendiğini duyurdu. Ancak kamu yayıncısı NHK’ye göre, 6 numaralı reaktörün kısa süre içinde yeniden çalışmaya başlaması bekleniyor. Reaktörün devreye girmesi, Tokyo bölgesinin elektrik arzını yaklaşık yüzde 2 oranında artıracak.

ÇEVRESİNDE OLAN HALK ENDİŞELİ 

Hükümet, nükleer enerjiyi hem karbon salımını azaltma hedeflerinin hem de enerji güvenliğinin temel unsuru olarak görüyor. Buna karşın, santralin 30 kilometre çevresinde yaşayan yaklaşık 420 bin kişi için yeniden başlatma kararı ciddi kaygılar yaratıyor. Bu isimlerden biri, santrale yaklaşık iki kilometre mesafedeki Kariwa köyünde yaşayan 76 yaşındaki Ryusuke Yoshida. “Beni endişelendiren her şey” diyen Yoshida, özellikle tahliye planlarının uygulanabilir olmadığı görüşünde. Kış aylarında karla kapanan yolları ve yaşlı nüfusu hatırlatan Yoshida, “Bu bir insan hakları meselesi” ifadelerini kullanıyor.

Tepco ise Fukuşima’dan ders çıkarıldığını savunuyor. Şirket, bölgeye önümüzdeki 10 yıl içinde 100 milyar yenlik yatırım yapma sözü verdi. Santralde tsunamiye karşı deniz duvarları, sızdırmaz kapılar, mobil jeneratörler, acil soğutma için yangın araçları ve radyoaktif sızıntıyı sınırlamaya yönelik filtreleme sistemleri kurulduğu belirtiliyor.

Yerel halk için asıl sorun güven eksikliği. Niigata eyaletinde geçen yıl yapılan bir kamuoyu yoklamasında, santral çevresinde yaşayanların yüzde 60’tan fazlası yeniden başlatma için gerekli koşulların sağlanmadığını düşündüğünü ifade etti. Yerel yönetimlerin referandum çağrılarını reddetmesi ise tepkileri daha da artırdı.

Endişeleri artıran bir diğer gelişme ise kısa süre önce Chubu Electric Power’ın başka bir santral için yürütülen denetimde sismik risk verilerini tahrif ettiğinin ortaya çıkması oldu. Bu durum, nükleer sektörün güvenilirliğine yönelik kuşkuları yeniden gündeme taşıdı. 2007’de bölgede meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremde santralin hasar görmüş olması da hafızalarda tazeliğini koruyor. O dönemde faaliyette olan reaktörler otomatik olarak kapanmış, bir trafoda yangın çıkmıştı.

Fukuşima’dan önce Japonya’da 54 reaktör ülke elektriğinin yaklaşık yüzde 30’unu sağlıyordu. Bugün ise çalışabilir durumdaki 33 reaktörden sadece 14’ü faaliyette. Kashiwazaki-Kariwa’nın yeniden devreye alınması, bu nedenle hükümet için büyük bir siyasi ve toplumsal risk olarak görülüyor. Ryusuke Yoshida’ya göre ise yaşananlar, nükleer sanayi, siyaset ve bürokrasiden oluşan “nükleer köyün” hâlâ güçlü olduğunu gösteriyor. “Bir hükümetin önceliği insanların hayatını korumak olmalı. Ama burada aldatıldığımızı hissediyoruz” diyor.

Kaşivazaki-Kariva tesisi, 2011'de meydana gelen Fukuşima felaketinden sonra Japonya'daki tüm nükleer santraller gibi devre dışı bırakılmıştı. Ancak enerji kaynakları sınırlı olan Japonya, fosil yakıt ithalatına olan bağımlılığını azaltmak amacıyla birkaç yıldır nükleer enerjiye geri dönmek için harekete geçti. Bugüne kadar çoğunluğu ülkenin batısında ve güneyinde bulunan toplam 14 reaktör, sıkı güvenlik koşulları altında yeniden faaliyete başladı.

Japon medyasında yer alan haberlere göre, Kaşivazaki-Kariva santralinin işletmecisi Tepco, bu yıl içinde  Japonya Nükleer Düzenleme Kurumu'na yeniden işletme başvurusu yapmayı planlıyor. Şirketin hedefi, santraldeki yedi reaktörden birini 20 Ocak tarihinde devreye almak.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sariyersoz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.