İsrail’in öldürdüğünü iddia ettiği Ali Laricani kimdir?
İsrail’in öldürdüğünü iddia ettiği Ali Laricani kimdir?
Orta Doğu’da sular durulmuyor. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz yaptığı açıklamada, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin öldürüldüğünü iddia etti. Peki Ali Laricani kimdir? Öldü mü, nasıl öldü? Detaylara ilişkin son durum…
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, 9 Haz iran 1958’de Necef’te doğmuş İranlı siyasetçidir. Babası Mirza Haşim Amuli “Ayetullah” unvanına sahip bir din adamıdır. Kardeşlerinden Sadık Laricani 2009-2019 yılları arasında İran yargı erkinin başında yer alırken, Muhammed Cevad Laricani ise dış politika alanında görevler üstlenmiştir. Kayınpederi Murtaza Mutahhari, 1979 İslam Devrimi sürecinde Ruhullah Humeyni’nin çevresinde yer alan isimlerdendir.

KANT ÜZERİNE YOĞUNLAŞTI
Larijani 1981'de "rejimin bekçisi" olarak bilinen Devrim Muhafızları'na katıldı ve 1980'lerdeki İran-Irak savaşının ilk yıllarında kumandan olarak görev aldı. Daha sonra eğitim hayatına yönelerek matematik ve bilgisayar bilimi alanlarında öğrenim gördü. Tahran Üniversitesi’nde Batı felsefesi üzerine yüksek lisans ve doktora yaptı. Akademik çalışmaları, doktora tezini de hakkında yazdığı Alman filozof Immanuel Kant üzerinde yoğunlaştı. Kant üzerine kitaplar yazdı, akademik makaleler kaleme aldı, üniversitede ders verdi. Laricani yalnızca devlet görevleriyle tanınan bir isim değildi. Düşünce dünyasını hiçbir zaman tamamen terk etmemişti.
TIMES AİLEYİ “İRAN’IN KENNEDY’LERİ” OLARAK NİTELENDİRMİŞTİ
Din adamı değil ama rejim içinde derin dini ve siyasi bağları olan bir aileye mensup olan Laricani, söz konusu aileyi ABD merkezli Time dergisi, eski ABD Başkanı John F. Kennedy'nin ailesine atıfla "İran'ın Kennedy'leri" olarak nitelendirmişti.

Laricani’nin evliliği de onu rejimin kurucu kadrolarına yakınlaşmasını sağladı. İran Devrimi’nin önemli ideologlarından Morteza Motahhari’nin kızı Farideh Motahhari ile evlendi. Böylece devrim sonrası rejimin ideolojik çekirdeğiyle de akrabalık bağı kurmuş oldu.
Laricani 2005’te cumhurbaşkanlığına aday oldu ancak seçimlerde başarılı olamadı. Aynı yıl Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi sekreteri ve İran’ın baş nükleer müzakerecisi oldu. Bu görev, onu rejimin dış dünyayla en hassas temas noktalarından birine taşıdı. Mahmud Ahmedinejad döneminde bu çizgi bozuldu. Laricani ile Ahmedinejad arasında özellikle nükleer politikalar konusunda görüş ayrılıkları oluştu ve Laricani 2007’de görevinden ayrıldı.

VETO EDİLDİ
2021’de yeniden cumhurbaşkanı olmak istedi ama Koruyucular Konseyi tarafından veto edildi. 2024’te bir kez daha aday olmak istedi, yine veto edildi. Her iki durumda da resmi gerekçeler verilmedi. Uzmanlar 2021’deki vetonun, sistemi İbrahim Reisi için temizleme hamlesi olduğunu düşündü. Laricani 2024’teki kararı ise “şeffaf olmayan” bir süreç olarak eleştirdi.
Buna rağmen sistem dışına itilmedi. 2025’te Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından yeniden Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi sekreterliğine getirildi. Aslında bu geri dönüş, onun tasfiye edilmiş bir figür değil, gerektiğinde merkeze çağrılan bir rejim operatörü olduğunu gösterdi.

Laricani son aylarda yalnızca bir güvenlik bürokratı değil, rejimin kriz anındaki ana koordinatörlerinden biri haline geldi. Hamaney, savaş ve suikast senaryolarına karşı görev dağılımı yaparken Laricani’yi dar güven çevresinin merkezine yerleştirdi. İran’ın iç güvenliğini, dış temaslarını, savaş ihtimallerini ve siyasi devamlılığını sağlayacak planlarda Laricani’nin adı öne çıkıyordu.
Öldürülmüşse İran yalnızca bir yetkiliyi değil rejimin kendini sürdürme kapasitesinde kilit rol oynayan bir aktörünü kaybetmiş olacak.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



