Mor Çatı 2025 raporunu paylaştı: Kadına şiddette vahim tablo

Gündem (Web Sitesi) - Web Sitesi | 20.04.2026 - 16:32, Güncelleme: 20.04.2026 - 16:32
 

Mor Çatı 2025 raporunu paylaştı: Kadına şiddette vahim tablo

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın 2025 faaliyet raporu, Türkiye’deki erkek şiddetine karşı mücadelenin kan kaybettiğini aktardı. Birçok kadının korunma sağlanmadığı için şiddet gördükleri yere geri dönmek zorunda kaldıkları belirtildi. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin şiddeti körüklediğini de ifade eden rapor, mevcut durumu gözler önüne serdi.
Şiddet kültürünün yayılması, cinsiyet eşitsizliği ve cezaların yetersizliği veya indirimi gibi durumlar sebebiyle erkek şiddeti artık toplumsal bir sorun haline geldi. Kadınlara yönelik şiddete karşı uzun yıllardır geniş çaplı bir dayanışma ağı yürüten Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, 2025 faaliyet raporunu yayımlayarak mevcut durumu paylaştı. Mor Çatı'nın raporuna göre kadınlar, şiddetten uzak bir hayat kurmak adına adım attıklarında çoğu zaman destek mekanizmalarına erişemiyor; kimi zaman hiçbir eşya alamadan evlerini terk eden kadınlar, yetersiz politikalar sebebiyle yine şiddet ortamına dönmek zorunda kalıyor. İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NDEN ÇEKİLME SONRASI DURUM KÖTÜLEŞTİ Raporda, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin ardından toplumsal cinsiyet eşitliği karşıtı politikaların belirgin biçimde güçlendiği belirtildi. 6284 sayılı Kanun’a yönelik saldırıların sürdüğü, bu siyasi atmosferin yasayı uygulamakla yükümlü kamu görevlilerinin tutumlarını da doğrudan etkilediği vurgulandı. Rapora göre yalnızca mevcut yasalar hedef alınmazken, Türk Medeni Kanunu kapsamında kadınların elde ettiği haklar da tartışmaya açılıyor. “Toplumsal cinsiyet eşitliği” kavramının dahi kurumsal düzeyde sorunlaştırıldığına dikkat çekilen raporda, “cinsiyete uygun davranış”ı tanımlamayı amaçlayan yasa girişimlerinin kadınlar ve LGBTİ+’lar açısından yeni ayrımcılık riskleri yarattığı ifade edildi. Mor Çatı, son dönemde öne çıkan “Aile Yılı” ve benzeri politikaların, kadınlara yönelik şiddeti önlemeye dönük somut adımların yerini aldığını da aktardı. Rapora göre bu yaklaşım, kadınların eşitlik ve özgürlük talepleri ile aile kurumu arasında yapay bir karşıtlık kurarak feminist mücadeleyi itibarsızlaştırmayı amaçlıyor. KAYYUM UYGULAMALARI KADINLARA YÖNELİK HİZMETLERİ VURDU Raporda, yıllardır kadınlara destek sunan belediyelere kayyum atanmasının ya da belediye yöneticilerinin tutuklanmasının, kadınlara yönelik hizmetleri doğrudan etkilediği de bildirildi. Kayyum atanan belediyelerde kadın merkezleri ve sığınakların kapatılmasının "ilk icraatlar" arasında yer aldığına işaret edildi. Bu durumun, demokrasi ile kadınlara yönelik şiddetle mücadele arasındaki doğrudan ilişkiyi ortaya koyduğu belirtildi. Raporda paylaşılan bu olumsuz tabloya rağmen 2025’in aynı zamanda dayanışmanın yeniden üretildiği bir yıl olduğu da dile getirildi. Mor Çatı, kadınlarla doğrudan dayanışma kurmaya devam ettiklerini, meslek elemanlarıyla temas alanları yarattıklarını ve belediyelerle işbirliği kanallarını açık tutmaya çalıştıklarını vurguladı.
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın 2025 faaliyet raporu, Türkiye’deki erkek şiddetine karşı mücadelenin kan kaybettiğini aktardı. Birçok kadının korunma sağlanmadığı için şiddet gördükleri yere geri dönmek zorunda kaldıkları belirtildi. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin şiddeti körüklediğini de ifade eden rapor, mevcut durumu gözler önüne serdi.

Şiddet kültürünün yayılması, cinsiyet eşitsizliği ve cezaların yetersizliği veya indirimi gibi durumlar sebebiyle erkek şiddeti artık toplumsal bir sorun haline geldi. Kadınlara yönelik şiddete karşı uzun yıllardır geniş çaplı bir dayanışma ağı yürüten Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, 2025 faaliyet raporunu yayımlayarak mevcut durumu paylaştı.

Mor Çatı'nın raporuna göre kadınlar, şiddetten uzak bir hayat kurmak adına adım attıklarında çoğu zaman destek mekanizmalarına erişemiyor; kimi zaman hiçbir eşya alamadan evlerini terk eden kadınlar, yetersiz politikalar sebebiyle yine şiddet ortamına dönmek zorunda kalıyor.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NDEN ÇEKİLME SONRASI DURUM KÖTÜLEŞTİ

Raporda, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin ardından toplumsal cinsiyet eşitliği karşıtı politikaların belirgin biçimde güçlendiği belirtildi. 6284 sayılı Kanun’a yönelik saldırıların sürdüğü, bu siyasi atmosferin yasayı uygulamakla yükümlü kamu görevlilerinin tutumlarını da doğrudan etkilediği vurgulandı.

Rapora göre yalnızca mevcut yasalar hedef alınmazken, Türk Medeni Kanunu kapsamında kadınların elde ettiği haklar da tartışmaya açılıyor. “Toplumsal cinsiyet eşitliği” kavramının dahi kurumsal düzeyde sorunlaştırıldığına dikkat çekilen raporda, “cinsiyete uygun davranış”ı tanımlamayı amaçlayan yasa girişimlerinin kadınlar ve LGBTİ+’lar açısından yeni ayrımcılık riskleri yarattığı ifade edildi.

Mor Çatı, son dönemde öne çıkan “Aile Yılı” ve benzeri politikaların, kadınlara yönelik şiddeti önlemeye dönük somut adımların yerini aldığını da aktardı. Rapora göre bu yaklaşım, kadınların eşitlik ve özgürlük talepleri ile aile kurumu arasında yapay bir karşıtlık kurarak feminist mücadeleyi itibarsızlaştırmayı amaçlıyor.

KAYYUM UYGULAMALARI KADINLARA YÖNELİK HİZMETLERİ VURDU

Raporda, yıllardır kadınlara destek sunan belediyelere kayyum atanmasının ya da belediye yöneticilerinin tutuklanmasının, kadınlara yönelik hizmetleri doğrudan etkilediği de bildirildi. Kayyum atanan belediyelerde kadın merkezleri ve sığınakların kapatılmasının "ilk icraatlar" arasında yer aldığına işaret edildi. Bu durumun, demokrasi ile kadınlara yönelik şiddetle mücadele arasındaki doğrudan ilişkiyi ortaya koyduğu belirtildi.

Raporda paylaşılan bu olumsuz tabloya rağmen 2025’in aynı zamanda dayanışmanın yeniden üretildiği bir yıl olduğu da dile getirildi. Mor Çatı, kadınlarla doğrudan dayanışma kurmaya devam ettiklerini, meslek elemanlarıyla temas alanları yarattıklarını ve belediyelerle işbirliği kanallarını açık tutmaya çalıştıklarını vurguladı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sariyersoz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.