Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşme şartını açıkladı
Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşme şartını açıkladı
Bursa’da gerçekleştirdiği cezaevi ziyaretlerinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşme şartını açıkladı. Özel, “Bize düşman hukuku uygulamaktan vazgeçecekler” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile kendisinin yapacağı bir görüşme planının olmadığını söyleyen CHP lideri Özel, talep gelmesi durumunda değerlendirebileceklerini ifade etti.

ÖZGÜR ÖZEL’İN AÇIKLAMALARI ŞU ŞEKİLDE:
“Ben Bursaspor'un başarısını sahiplenmeye ve siyasileştirmeye çalışan o çirkinliklerden bahsettikçe, dedi ki: "Onların hiçbirine Bursasporlular, timsahlar fırsat vermez. Önemli olan birinin zoruyla kimin fotoğrafa girdiği değil, statta kimin adının inlediği." diye söyledi. O anlamda, bir kere bunu birlikte, ben birazcık böyle sitem ediyordum, "Bu kadar emeğiniz var, adam gitmiş oradan siyaseten sahiplenmeye çalışıyor." diye. O dedi ki: "Bursaspor taraftarı kimin adını bağırıyorsa, o bana yeter.”
“MEYDAN OKUNULAN KİŞİ MUSTAFA BOZBEY DEĞİL, BURSA'NIN İRADESİDİR”
“Tabii Mustafa Bozbey niçin burada? Mustafa Bozbey, Bursa'da yıllar sonra, 47 yıl sonra yüzde 47 oyla 170 bin oy farkla Bursa Büyükşehir Belediyesi'ni kazanma suçunu işlediği için burada. 31 Mart tarihi, 2 yıl önce Bursa'nın 47 yıl sonra kazanılmasının tarihidir ve öyle bir noktaya gelmiştir ki iş, tam o tarihte bu operasyonu yapanlar Bursalılara şunu söylemişlerdir: "Biz sandıkla kazanamazsak hakimin tokmağıyla gelir burayı alırız." Yani burada meydan okunulan kişi Mustafa Bozbey değil, meydan okunulan parti Cumhuriyet Halk Partisi değil, Bursa'nın iradesidir.”

“MUSTAFA BOZBEY YİĞİT BİR İNSAN, MERT BİR İNSAN”
“Mustafa Bozbey yiğit bir insan, mert bir insan. Bana defalarca geldi. 2 yıl boyunca defalarca geldi. Son geldiğinde dedi ki: "Ben bıktım bunlardan İlla da illa AK Parti'ye geçeceksin, geçmezsen içeri gireceksin. Ben de açık açık söylüyorum. Ne buluyorsanız bulun. Hadi diyorum." dedi. Arkadaşlar, Mustafa Bozbey'in Bursa Büyükşehir'le ilgili yaptığı tüm işlemler didik didik didik didik didik edildiği halde hiçbir şey bulamadılar. Ondan önceki 5 yılda da bir şey yok. Ondan önceki dönem, belediyede de bir şey yok. Bir tane vakıf bulmuşlar. Vakıf üzerinden de Bozbey'e sadece soru sormuşlar. Bir kanıt yok, bir ispat yok. Böyle bir durumla karşı karşıyayız. Hangi Bozbey'i alıyorlar? Şunu söyleyeyim. Aldıkları kişi 1 milyar dolar borçla, 1 milyar dolar. Bugünkü parayla çevirdiğinizde 40 ila 50 milyar liraya yakın bir para denk geliyor. Borçla, buraya kadar borçla batırdıkları belediyeyi Bozbey aldı.”
“İKİ YILDA BURSA'NIN 10 MİLYARA YAKIN BORCUNU ÖDEDİ”
“200 milyon dolar borç ödedi arkadaşlar. İki yılda, iyi yönetim sonucu, israf olmamasının sonucu iki yılda Bursa'nın 10 milyara yakın borcunu ödedi. Arkadaşlar, Bursa Büyükşehir'in SGK ve vergi borcu ne kadar büyüktü biliyorsunuz. Kim yaptı borcu? AK Parti yaptı. Alinur Aktaş yönetimi yaptı. 31 Aralık tarihi itibarıyla bir kuruş ödenmemiş vergi ve SGK borcu bırakmadı Bozbey. Böyle yönetiyordu burayı. Şimdi o borç yapanlar, o Bursa Büyükşehir'i batıranlar, gelmişler Bursa'ya çökmüşler. Bozbey'i, ekibini görevden uzaklaştırıyorlar. Mesela, hatta şöyle bir şeyi hatırlayın; gözaltı süresince, yani seçim yapılana kadar tutuklandı ya Bozbey, seçim yapılana kadar birkaç gün geçecek. O sürede bile Türkiye'de hiçbir yerde yapmadıklarını yaptılar, buraya kayyum atadılar. O kayyum hatta ilk geldiği anda biliyorsunuz resimleri mesimleri indirdi. Sonra seçim yapıldı.”
“AK PARTİ'NİN YALNIZLAŞMASI HEP KENDİ HATALARI YÜZÜNDENDİR”
“Bir kere hani öyle planlanan bir görüşme yok. Sayın Erdoğan'ın böyle bir görüşme arzusu varsa, o konuda bize doğrudan bir talep iletilirse elbette bu değerlendirilir. Ya da bütün siyasi partilere yönelik bir yaklaşımı olacaksa, onda da bence çok gecikmiştir. Bölge bu kadar zorluklar varken, İran savaşı varken, bu kadar ekonomik güçlükler varken, efendim iç cephenin güçlendirilmesi bu kadar mühimken; Cumhurbaşkanı'nın bir başına kalması, yalnızlaşması, AK Parti'nin yalnızlaşması hep kendi hataları yüzündendir. Bir kere bu hatayı fark ettilerse doğru bir şey yapıyorlar.”

“HEPİMİZ AYNI GEMİDEYİZ”
“Ama bizim Cumhuriyet Halk Partisi'ne gelince; bizden görüşmek isteyen ve ülkenin ortak sorunlarında birlikte hareket etmek isteyenler, bize düşman hukuku uygulamaktan vazgeçecekler önce. Düşman hukuku uyguluyorlar. E şöyle bir şey olmaz yani: Sen karşındakine düşman hukukunu uygulayacaksın, uygulayacaksın... Hani şey gibi, Nazilerin Yahudilere yaptığı gibi, toplama kamplarına atacaksın -bir tanesi arkamda-, onların malına kast edeceksin, canına kast edeceksin, sonra Rus ordusu Berlin'e yaklaşınca açacaksın kapıları 'hepimiz aynı gemideyiz'. O yüzden önce düşman hukukundan vazgeçecekler.”
“BAYRAMDA ARANMAMIŞ BİR PARTİNİN GENEL BAŞKANIYIM”
“Ben yıllarca selam verilmemiş bir partinin genel başkanıyım. Genel Başkanının Anıtkabir'de eli sıkılmamış, cenazede eli sıkılmamış, ölüsüne taziye verilmemiş, bayramda aranmamış bir partinin genel başkanıyım. Biz bunları gördük. Sonra ilk seçimlerde söz verdiğimiz gibi kendi kurultayımızdan 5 ay sonra girdiğimiz ilk seçimde partimizi 47 yıl sonra birinci parti yaptık. Ne yaptık? AK Parti'nin seçmenine söylüyorum, Erdoğan'a değil...”
“ORTAYA KOYDUĞU DÜŞMAN HUKUKUNDAN VAZGEÇECEK”
“Şimdi Sayın Erdoğan dün demiş ki; 'Ben iktidar partisiyim (son genel seçimlere göre öyle) ve ana muhalefet partisiyle elbette görüşürüm.' Ama o elinde tuttuğu yargı gücüyle, ortaya koyduğu düşman hukukundan vazgeçecek. Bu düşman hukuku yerine bir diyalog zemini ve yargının rahat bırakılması, özellikle bir partinin emrine sokulmuş yargı kolları görüntüsünden tarafsız bir yargılamaya ve tutuklu arkadaşlarımızın, aynı kendisi İBB Başkanı'yken nasıl tutuksuz yargılandıysa ve kimse evine gitmediyse, zulüm görmediyse, böyle bir yöne doğru ilerlemesi gerekir. İki parti arasındaki olabilecek diyalog zemini bundan mümkündür.”
“BEN DİYALOG FİKRİNİN, NORMALLEŞME FİKRİNİN SAHİBİYİM”
“İktidarla muhalefetin, birinci partiyle ikinci partinin birbiriyle görüşmemesi AK Parti'nin fikri. Ben diyalog fikrinin, normalleşme fikrinin sahibiyim. Manisa'nın Şehzadeler ilçesinin Hacıhaliller köyünde AK Partiliyle CHP'li cenazeyi de birlikte kaldırıyor, düğünü de birlikte yapıyor. Bursa'da öyle değil mi? Kestel'de öyle değil mi? Bursa'nın, Kestel'in köylerinde cenaze, düğün birlikte yapılmıyor mu? Ama bunlar kutuplaşmadan medet umuyorlar. Şimdi gelinen noktada 'E bizde yok yok...' Bizde hiç olmadı zaten. Ama bunun için komşuya balta çekmeyeceksin. Hacıhaliller köyünde AK Partili ile CHP'li birbirine baltayla saldırmıyor, Ankara'da da saldırmayacak. Yargı kolları üzerinden seçim kazanmaya çalışmamaları gerekiyor. Türkiye'nin her meselesinde, her seferinde söylediğimiz gibi; iç cepheyi güçlendirmekte, savunma sanayisinde, Türkiye'nin dış politikasında... Hatta keşke mümkün olsa, bizim 12 sayfalık bu ekonomik krizden çıkış önerilerimizi bütün partilere götürdük, Sayın Erdoğan istiyorsa kendilerine de teklif ederiz, bunların hepsini söyleriz. Ama bu işteki beklentimiz 'düşman hukuku' yaklaşımının sona ermesidir.”
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?
TBMM’de düzenlenen 23 Nisan resepsiyonuna katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘ Özgür Özel ile görüşür müsünüz?’ sorusuna “Böyle soru sorulur mu! Şu anda ben iktidar partisiyim. Onlar ana muhalefet partisi. Görüşürüz, görüşmeyiz bir defa bizim kitabımızda yok. Tabi görüşürüz, niye görüşmeyelim” yanıtını vermişti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



