Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'dan o bölge için kritik uyarı!

Gündem 29.03.2026 - 13:59, Güncelleme: 29.03.2026 - 13:59
 

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'dan o bölge için kritik uyarı!

İstanbul ve Kahramanmaraş depremlerine yönelik öngörüleriyle tanınan deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Kütahya ve çevresindeki fay hatlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Kütahya'nın Gediz ilçesinde düzenlenen konferansa katılan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgedeki sismik hareketliliği değerlendirdi.  6 Şubat 2023 tarihindeki Kahramanmaraş, 23 Nisan 2025 tarihindeki İstanbul merkezli depremleri önceden öngören Üşümezsoy, Simav fayının mevcut durumuna vurgu yaptı. Fayın henüz stresini tam olarak boşaltmadığını belirten uzman, riskin özellikle Simav, Sındırgı ve Gediz hattında yoğunlaştığını ifade etti. Kütahya merkezinin ise konum itibarıyla bu hatta kıyasla daha düşük bir risk taşıdığı bilgisini paylaştı. "6.5 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM ÜRETME POTANSİYELİ VAR" Bölgedeki fay hatlarının yapısını "piyano tuşlarına" benzeten Prof. Dr. Üşümezsoy, 2011 yılında yaşanan Simav depreminin süreci sonlandırmadığını açıkladı. Fayın fiziksel özelliklerine değinen Üşümezsoy, "5.9 büyüklüğündeki o deprem süreci bitirmedi. Yaklaşık 25-30 kilometre uzunluğundaki fayın tek parça kırılması halinde 6.5 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli bulunuyor. Simav'ın bu fayın üzerine kurulmuş olması riski artırıyor" ifadelerini kullandı. Uzman, ilçenin doğrudan fay hattı üzerindeki konumunun tehlikeyi büyüttüğünü dile getirdi. BÖLGEDEKİ DEPREM FIRTINALARI VE SICAK SU ETKİSİ Emet ve Yeşildere bölgelerinde gözlemlenen sık sarsıntıları "deprem fırtınası" olarak nitelendiren Üşümezsoy, bu hareketliliğin sıcak su kaynaklarıyla olan ilişkisine değindi. Sıcak su kaynaklarının fay hareketlerini etkilediğini belirten profesör, bu bölgede tek bir büyük sarsıntıdan ziyade çok sayıda küçük kırılmanın meydana geldiğini açıkladı. Sındırgı bölgesindeki fayların parçalı yapısının büyük deprem olasılığını sınırladığını kaydeden Üşümezsoy, bölgenin sismik karakterinin karmaşık bir yapı sunduğunu belirtti. GEDİZ DEPREMİ VE TARİHSEL SÜREÇ Konferansın düzenlenme amacı olan 1970 Gediz depremine de değinen Üşümezsoy, bu büyük sarsıntının bölgedeki enerjinin önemli bir kısmını boşalttığını ifade etti. 28 Mart 1970 tarihinde meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki deprem, bölge tarihinde derin izler bırakmıştı. Bin 86 kişinin yaşamını yitirdiği, bin 260 kişinin yaralandığı bu felaketin ardından ilçe merkezi güvenlik gerekçesiyle farklı bir alana taşınmıştı. Üşümezsoy, geçmişteki bu büyük enerji boşalımının Gediz özelindeki riski azalttığını ancak komşu hatlardaki tehlikenin sürdüğünü vurguladı.
İstanbul ve Kahramanmaraş depremlerine yönelik öngörüleriyle tanınan deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Kütahya ve çevresindeki fay hatlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Kütahya'nın Gediz ilçesinde düzenlenen konferansa katılan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgedeki sismik hareketliliği değerlendirdi.  6 Şubat 2023 tarihindeki Kahramanmaraş, 23 Nisan 2025 tarihindeki İstanbul merkezli depremleri önceden öngören Üşümezsoy, Simav fayının mevcut durumuna vurgu yaptı. Fayın henüz stresini tam olarak boşaltmadığını belirten uzman, riskin özellikle Simav, Sındırgı ve Gediz hattında yoğunlaştığını ifade etti. Kütahya merkezinin ise konum itibarıyla bu hatta kıyasla daha düşük bir risk taşıdığı bilgisini paylaştı.

"6.5 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM ÜRETME POTANSİYELİ VAR"

Bölgedeki fay hatlarının yapısını "piyano tuşlarına" benzeten Prof. Dr. Üşümezsoy, 2011 yılında yaşanan Simav depreminin süreci sonlandırmadığını açıkladı. Fayın fiziksel özelliklerine değinen Üşümezsoy, "5.9 büyüklüğündeki o deprem süreci bitirmedi. Yaklaşık 25-30 kilometre uzunluğundaki fayın tek parça kırılması halinde 6.5 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli bulunuyor. Simav'ın bu fayın üzerine kurulmuş olması riski artırıyor" ifadelerini kullandı. Uzman, ilçenin doğrudan fay hattı üzerindeki konumunun tehlikeyi büyüttüğünü dile getirdi.

BÖLGEDEKİ DEPREM FIRTINALARI VE SICAK SU ETKİSİ

Emet ve Yeşildere bölgelerinde gözlemlenen sık sarsıntıları " deprem fırtınası" olarak nitelendiren Üşümezsoy, bu hareketliliğin sıcak su kaynaklarıyla olan ilişkisine değindi. Sıcak su kaynaklarının fay hareketlerini etkilediğini belirten profesör, bu bölgede tek bir büyük sarsıntıdan ziyade çok sayıda küçük kırılmanın meydana geldiğini açıkladı. Sındırgı bölgesindeki fayların parçalı yapısının büyük deprem olasılığını sınırladığını kaydeden Üşümezsoy, bölgenin sismik karakterinin karmaşık bir yapı sunduğunu belirtti.

GEDİZ DEPREMİ VE TARİHSEL SÜREÇ

Konferansın düzenlenme amacı olan 1970 Gediz depremine de değinen Üşümezsoy, bu büyük sarsıntının bölgedeki enerjinin önemli bir kısmını boşalttığını ifade etti. 28 Mart 1970 tarihinde meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki deprem, bölge tarihinde derin izler bırakmıştı. Bin 86 kişinin yaşamını yitirdiği, bin 260 kişinin yaralandığı bu felaketin ardından ilçe merkezi güvenlik gerekçesiyle farklı bir alana taşınmıştı. Üşümezsoy, geçmişteki bu büyük enerji boşalımının Gediz özelindeki riski azalttığını ancak komşu hatlardaki tehlikenin sürdüğünü vurguladı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sariyersoz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.