Yıllar sonra gelen ihbar Amerika’dan! Gülistan Doku soruşturmasında düğüm çözülüyor mu?

Gündem 16.04.2026 - 12:11, Güncelleme: 16.04.2026 - 12:11
 

Yıllar sonra gelen ihbar Amerika’dan! Gülistan Doku soruşturmasında düğüm çözülüyor mu?

Yıllardır sonuç alınamayan Gülistan Doku dosyasında dikkat çekici yeni gelişmeler ortaya çıktı. ABD’ye kaçan Umut Altaş, JASAT ekiplerine ulaşıp genç kadının öldürüldüğünü öne sürerek gömüldüğü yeri tarif etti.
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku  soruşturmasıyla ilgili yeni gelişme ortaya çıktı. Soruşturmaya ilişkin en çarpıcı iddia, dört yıl önce ABD’ye kaçan şüpheli Umut Altaş tarafından dile getirildi. Nefes Gazetesi’ndeki Özgür Cebe’nin haberine göre, Altaş, 2025 yılında vicdan azabı çektiğini söyleyen Jandarma Suç Araştırma Timi’ni (JASAT) aradı ve Gülistan Doku’nun öldürüldüğünü söyledi. Altaş’ın ayrıca genç kadının gömüldüğü yeri de tarif ettiği öğrenildi. Bu ihbar üzerine belirtilen bölgede yapılan yeraltı görüntüleme çalışmalarında yaklaşık 1.70 metre boyunda bir mezar boşluğu tespit edildi. Ancak hazırlanan teknik raporda, cesedin gömüldükten bir ila iki yıl sonra çıkarılmış olabileceği değerlendirildi. Bu tespit, olayın ardından delillerin ortadan kaldırılmış olabileceği ihtimalini güçlendirdi. KIRMIZI BÜLTEN VE İADE SÜRECİ BAŞLATILDI JASAT’a ulaşan bilgi sonrası Altaş’ın beyanları sonrasında Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk Ceza İşleri ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından iade talepnamesi hazırlanarak ABD’ye gönderildi. Tunceli Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği de Altaş hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkardı. Öte yandan, şüphelinin bulunduğu ülkeyi terk etme ihtimali göz önünde bulundurularak uluslararası düzeyde aranması amacıyla kırmızı bülten çıkarıldı. AİLESİ GÖZALTINDA Soruşturma çerçevesinde Altaş’ın anne ve babası Nurşen Arıkan Altaş ile Celal Altaş da gözaltına alındı. Ailenin evinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konulurken, cep telefonları incelenmek üzere emniyet birimlerine gönderildi. Yetkililer, Altaş’ın ABD’ye kaçtıktan sonra internet tabanlı uygulamalar üzerinden ailesiyle sık sık iletişim kurduğunu belirledi. Bu yazışmaların, soruşturma açısından kritik deliller içerebileceği değerlendiriliyor.  “ALLAH RAHMET EYLESİN” Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, Altaş’ın geçmişte kendisini aradığını söyleyerek, “Ailesinin Nurşen Arıkan Altaş ile Celal Altaş olduğunu öğrendik ve onlarla görüşmeye gittik. Daha oturmadan bize ‘Allah rahmet eylesin’ dediler. Bugüne kadar hiçbir yetkili bize böyle bir şey söylememişti. Bu nedenle onların bir şey bildiğini düşündük. Altaş ailesinin üzerine gidince bize ses kayıtları olduğunu söylediler. Bu kayıtları savcılığa ilettiklerini, hukuki yollardan şikayetçi olduklarını ifade ettiler” ifadelerini kullandı. “CİNAYETİ AİLESİ SÖYLEDİ” Aygül Doku, daha önce kardeşinin Zaynal Abakarov tarafından öldürüldüğünü düşündüğünü belirterek, “Ancak sonradan valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından öldürüldüğünü Altaş ailesinden öğrendim. Her şey planlanmış. Önce kızımız öldürüldü, ardından deliller yok edildi. Suçun Umut Altaş’a yıkılması planlandı. Çünkü yurt dışına gitmişti” şeklinde konuştu. UMUT ALTAŞ İLE VALİNİN OĞLU AYNI ARAÇTA Gülistan Doku’nun kaybolduğu geceye ait olduğu belirtilen Plaka Tanıma Sistemi (PTS) görüntülerinde Umut Altaş ile dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu olduğu belirtilen Mustafa Türkay Sonel ile aynı araçta bulunduğu görülüyor.   Söz konusu aracın, genç kadının en son görüldüğü bölgede dört kez kameralara yakalandığı ancak bu görüntülerin uzun süre soruşturma dosyasına eklenmediği iddia edildi. Görüntülerde aracı Mustafa Türkay Sonel’in kullandığı, Umut Altaş’ın ise yanında tedirgin bir şekilde oturduğu dikkat çekti. POLİS MEMURU HAKKINDA ÇARPICI İDDİA Dosyada yer alan bir diğer gelişme ise, gözaltına alınan ihraç polis memuru Gökhan Ertok ile ilgili iddialar oldu. Ertok’un, Gülistan Doku’ya ait SIM karttaki verileri silmek karşılığında 10 bin dolar aldığı öne sürüldü. Yapılan teknik incelemelerde, genç kadının kaybolmasından 13 gün sonra SIM kartının farklı bir cihazda kullanıldığı ve bu kullanımın Ertok’a ait olduğunun belirlendiği ifade edildi. SIM KART VE SOSYAL MEDYA İZLERİ TAKİP EDİLDİ Soruşturma kapsamında elde edilen verilere göre, söz konusu SIM kart bir iş yerinin kablosuz internetine bağlanarak kullanıldı. IP adresi ve IMEI numarası üzerinden yapılan incelemeler sonucunda cihazın Ertok tarafından kullanıldığı tespit edildi. Savcılık ayrıca, Ertok’un Gülistan Doku’nun sosyal medya hesabına girerek arkadaş listesinden iki kişiyi sildiğini ve yaklaşık üç saat süren veri transferi gerçekleştirdiğini belirledi. YOĞUN PARA TARAFİĞİ HTS kayıtları ve banka hareketleri üzerinde yapılan incelemelerde ise Ertok’un, Tuncay Sonel ve eski koruma Şükrü Eroğlu ile yoğun iletişim trafiği içinde olduğu ve aralarında birden fazla para transferi gerçekleştiği iddia edildi. Gözaltına alınan Ertok, ilk ifadesinde genç kadının sosyal medya hesabına girdiğini kabul etti. “DELİLLERİ SİLMEK KARŞILIĞINDA 10 BİN DOLAR ALDIM” İDDİASI Aygül Doku, Ertok’un kendilerine ulaştığını ve delilleri silmek karşılığında para aldığını bizzat söylediğini ileri sürerek, “Gökhan isimli polis bize ulaştı ve Gülistan’ın delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldığını söyledi. Bu bilgileri belgeleriyle paylaştı. Ayrıca Gülistan’ın 5 Ocak günü geç saatlere kadar hayatta olduğunu ve o görüntüleri de kendisinin sildiğini ifade etti” şeklinde konuştu. NE OLMUŞTU? Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli'de kayıplara karıştı. Kaybolduğu gün KYK yurduna dönmemesi üzerine başlatılan incelemelerde, Doku’nun saat 11.29’da Atatürk Mahallesi’nde üniversite aracına bindiği MOBESE kayıtlarına yansısa da araçtan nerede indiği bir türlü tespit edilemedi. Takip eden günlerde arama çalışmaları, "intihar" ihtimali üzerine yoğunlaştırılarak Dinar Köprüsü ve Uzun Çayır Baraj Gölü çevresinde sürdürüldü ancak hiçbir sonuç alınamadı. Soruşturmanın seyri, ailenin ve kamuoyunun baskısıyla derinleşti. 17 Haziran 2020’de Doku’nun erkek arkadaşı Zaynal Abarakov’un şüpheli olarak tutuklanması için savcılığa dilekçe verildi. Ağustos 2020’de hazırlanan Ulusal Kriminal Büro raporu, köprüde intihar ihtimalini destekleyecek bir hareketlilik olmadığını belirterek intihar tezini çürüttü. Aynı dönemde Abarakov ve babası Engin Yücer dosyada resmen şüpheli olarak yer aldı. 2021 yılına gelindiğinde dosyada ihmaller zinciri gün yüzüne çıkmaya devam etti. Engin Yücer, Doku’nun kişisel bilgilerini ifşa ettiği gerekçesiyle meslekten ihraç edilirken, soruşturmanın başladığı ilk gün Yücer’e ait olan ve Doku’nun zorla bindirilmeye çalışıldığı iddia edilen aracın şehir dışına çıkarıldığı anlaşıldı. Temmuz 2021’de hazırlanan bilirkişi raporunda, Abarakov’un olay öncesi Doku’ya yönelik "ihtar ve ikaz" içeren bedensel hareketler sergilediği saptandı. Doku ailesi, 2022 yılının başında Tunceli Adliyesi önünde oturma eylemi başlattı. Adalet arayışını Ankara’ya taşıyan aile, dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile görüşme talepleri reddedilince bakanlık önünde eylem yaptı ve gözaltına alınıp serbest bırakıldı. Bu süreçte HDP’nin araştırma komisyonu kurulması önergesi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Mart 2022’de Antalya’da gözaltına alınan Zaynal Abarakov, tutuklama talebine rağmen adli kontrolle serbest bırakıldı; ancak bu kararın tebligatının "adreste bulunamadı" gerekçesiyle aylarca yapılamadığı ortaya çıktı. 2023 yılının sonunda ailenin Tunceli Valisi ve İl Emniyet Müdürü ile yaptığı görüşmelerin ardından dosya yeniden incelemeye alındı. Savcı değişiminin ardından, 31 Ekim 2025’te kaybolma sürecine dair 700 saatlik yeni kamera görüntüsü dosyaya eklendi. 7 Şubat 2026’da ailenin "failler 6 yıl sonra ortaya çıktı" açıklamasıyla hız kazanan süreç, 13-15 Nisan 2026 tarihlerinde 13 kişinin gözaltına alınmasıyla yeni bir boyuta evrildi. Gözaltına alınanlar arasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu belirtildi.
Yıllardır sonuç alınamayan Gülistan Doku dosyasında dikkat çekici yeni gelişmeler ortaya çıktı. ABD’ye kaçan Umut Altaş, JASAT ekiplerine ulaşıp genç kadının öldürüldüğünü öne sürerek gömüldüğü yeri tarif etti.

Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku  soruşturmasıyla ilgili yeni gelişme ortaya çıktı. Soruşturmaya ilişkin en çarpıcı iddia, dört yıl önce ABD’ye kaçan şüpheli Umut Altaş tarafından dile getirildi.

Nefes Gazetesi’ndeki Özgür Cebe’nin haberine göre, Altaş, 2025 yılında vicdan azabı çektiğini söyleyen Jandarma Suç Araştırma Timi’ni (JASAT) aradı ve Gülistan Doku’nun öldürüldüğünü söyledi. Altaş’ın ayrıca genç kadının gömüldüğü yeri de tarif ettiği öğrenildi. Bu ihbar üzerine belirtilen bölgede yapılan yeraltı görüntüleme çalışmalarında yaklaşık 1.70 metre boyunda bir mezar boşluğu tespit edildi. Ancak hazırlanan teknik raporda, cesedin gömüldükten bir ila iki yıl sonra çıkarılmış olabileceği değerlendirildi. Bu tespit, olayın ardından delillerin ortadan kaldırılmış olabileceği ihtimalini güçlendirdi.

KIRMIZI BÜLTEN VE İADE SÜRECİ BAŞLATILDI

JASAT’a ulaşan bilgi sonrası Altaş’ın beyanları sonrasında Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk Ceza İşleri ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından iade talepnamesi hazırlanarak ABD’ye gönderildi. Tunceli Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği de Altaş hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkardı. Öte yandan, şüphelinin bulunduğu ülkeyi terk etme ihtimali göz önünde bulundurularak uluslararası düzeyde aranması amacıyla kırmızı bülten çıkarıldı.

AİLESİ GÖZALTINDA

Soruşturma çerçevesinde Altaş’ın anne ve babası Nurşen Arıkan Altaş ile Celal Altaş da gözaltına alındı. Ailenin evinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konulurken, cep telefonları incelenmek üzere emniyet birimlerine gönderildi.

Yetkililer, Altaş’ın ABD’ye kaçtıktan sonra internet tabanlı uygulamalar üzerinden ailesiyle sık sık iletişim kurduğunu belirledi. Bu yazışmaların, soruşturma açısından kritik deliller içerebileceği değerlendiriliyor.

 “ALLAH RAHMET EYLESİN”

Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, Altaş’ın geçmişte kendisini aradığını söyleyerek, “Ailesinin Nurşen Arıkan Altaş ile Celal Altaş olduğunu öğrendik ve onlarla görüşmeye gittik. Daha oturmadan bize ‘Allah rahmet eylesin’ dediler. Bugüne kadar hiçbir yetkili bize böyle bir şey söylememişti. Bu nedenle onların bir şey bildiğini düşündük. Altaş ailesinin üzerine gidince bize ses kayıtları olduğunu söylediler. Bu kayıtları savcılığa ilettiklerini, hukuki yollardan şikayetçi olduklarını ifade ettiler” ifadelerini kullandı.

“CİNAYETİ AİLESİ SÖYLEDİ”

Aygül Doku, daha önce kardeşinin Zaynal Abakarov tarafından öldürüldüğünü düşündüğünü belirterek, “Ancak sonradan valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından öldürüldüğünü Altaş ailesinden öğrendim. Her şey planlanmış. Önce kızımız öldürüldü, ardından deliller yok edildi. Suçun Umut Altaş’a yıkılması planlandı. Çünkü yurt dışına gitmişti” şeklinde konuştu.

UMUT ALTAŞ İLE VALİNİN OĞLU AYNI ARAÇTA

Gülistan Doku’nun kaybolduğu geceye ait olduğu belirtilen Plaka Tanıma Sistemi (PTS) görüntülerinde Umut Altaş ile dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu olduğu belirtilen Mustafa Türkay Sonel ile aynı araçta bulunduğu görülüyor.  

Söz konusu aracın, genç kadının en son görüldüğü bölgede dört kez kameralara yakalandığı ancak bu görüntülerin uzun süre soruşturma dosyasına eklenmediği iddia edildi. Görüntülerde aracı Mustafa Türkay Sonel’in kullandığı, Umut Altaş’ın ise yanında tedirgin bir şekilde oturduğu dikkat çekti.

POLİS MEMURU HAKKINDA ÇARPICI İDDİA

Dosyada yer alan bir diğer gelişme ise, gözaltına alınan ihraç polis memuru Gökhan Ertok ile ilgili iddialar oldu. Ertok’un, Gülistan Doku’ya ait SIM karttaki verileri silmek karşılığında 10 bin dolar aldığı öne sürüldü. Yapılan teknik incelemelerde, genç kadının kaybolmasından 13 gün sonra SIM kartının farklı bir cihazda kullanıldığı ve bu kullanımın Ertok’a ait olduğunun belirlendiği ifade edildi.

SIM KART VE SOSYAL MEDYA İZLERİ TAKİP EDİLDİ

Soruşturma kapsamında elde edilen verilere göre, söz konusu SIM kart bir iş yerinin kablosuz internetine bağlanarak kullanıldı. IP adresi ve IMEI numarası üzerinden yapılan incelemeler sonucunda cihazın Ertok tarafından kullanıldığı tespit edildi. Savcılık ayrıca, Ertok’un Gülistan Doku’nun sosyal medya hesabına girerek arkadaş listesinden iki kişiyi sildiğini ve yaklaşık üç saat süren veri transferi gerçekleştirdiğini belirledi.

YOĞUN PARA TARAFİĞİ

HTS kayıtları ve banka hareketleri üzerinde yapılan incelemelerde ise Ertok’un, Tuncay Sonel ve eski koruma Şükrü Eroğlu ile yoğun iletişim trafiği içinde olduğu ve aralarında birden fazla para transferi gerçekleştiği iddia edildi. Gözaltına alınan Ertok, ilk ifadesinde genç kadının sosyal medya hesabına girdiğini kabul etti.

“DELİLLERİ SİLMEK KARŞILIĞINDA 10 BİN DOLAR ALDIM” İDDİASI

Aygül Doku, Ertok’un kendilerine ulaştığını ve delilleri silmek karşılığında para aldığını bizzat söylediğini ileri sürerek, “Gökhan isimli polis bize ulaştı ve Gülistan’ın delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldığını söyledi. Bu bilgileri belgeleriyle paylaştı. Ayrıca Gülistan’ın 5 Ocak günü geç saatlere kadar hayatta olduğunu ve o görüntüleri de kendisinin sildiğini ifade etti” şeklinde konuştu.

NE OLMUŞTU?

Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli'de kayıplara karıştı. Kaybolduğu gün KYK yurduna dönmemesi üzerine başlatılan incelemelerde, Doku’nun saat 11.29’da Atatürk Mahallesi’nde üniversite aracına bindiği MOBESE kayıtlarına yansısa da araçtan nerede indiği bir türlü tespit edilemedi. Takip eden günlerde arama çalışmaları, "intihar" ihtimali üzerine yoğunlaştırılarak Dinar Köprüsü ve Uzun Çayır Baraj Gölü çevresinde sürdürüldü ancak hiçbir sonuç alınamadı.

Soruşturmanın seyri, ailenin ve kamuoyunun baskısıyla derinleşti. 17 Haziran 2020’de Doku’nun erkek arkadaşı Zaynal Abarakov’un şüpheli olarak tutuklanması için savcılığa dilekçe verildi. Ağustos 2020’de hazırlanan Ulusal Kriminal Büro raporu, köprüde intihar ihtimalini destekleyecek bir hareketlilik olmadığını belirterek intihar tezini çürüttü. Aynı dönemde Abarakov ve babası Engin Yücer dosyada resmen şüpheli olarak yer aldı.

2021 yılına gelindiğinde dosyada ihmaller zinciri gün yüzüne çıkmaya devam etti. Engin Yücer, Doku’nun kişisel bilgilerini ifşa ettiği gerekçesiyle meslekten ihraç edilirken, soruşturmanın başladığı ilk gün Yücer’e ait olan ve Doku’nun zorla bindirilmeye çalışıldığı iddia edilen aracın şehir dışına çıkarıldığı anlaşıldı. Temmuz 2021’de hazırlanan bilirkişi raporunda, Abarakov’un olay öncesi Doku’ya yönelik "ihtar ve ikaz" içeren bedensel hareketler sergilediği saptandı.

Doku ailesi, 2022 yılının başında Tunceli Adliyesi önünde oturma eylemi başlattı. Adalet arayışını Ankara’ya taşıyan aile, dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile görüşme talepleri reddedilince bakanlık önünde eylem yaptı ve gözaltına alınıp serbest bırakıldı. Bu süreçte HDP’nin araştırma komisyonu kurulması önergesi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Mart 2022’de Antalya’da gözaltına alınan Zaynal Abarakov, tutuklama talebine rağmen adli kontrolle serbest bırakıldı; ancak bu kararın tebligatının "adreste bulunamadı" gerekçesiyle aylarca yapılamadığı ortaya çıktı.

2023 yılının sonunda ailenin Tunceli Valisi ve İl Emniyet Müdürü ile yaptığı görüşmelerin ardından dosya yeniden incelemeye alındı. Savcı değişiminin ardından, 31 Ekim 2025’te kaybolma sürecine dair 700 saatlik yeni kamera görüntüsü dosyaya eklendi. 7 Şubat 2026’da ailenin "failler 6 yıl sonra ortaya çıktı" açıklamasıyla hız kazanan süreç, 13-15 Nisan 2026 tarihlerinde 13 kişinin gözaltına alınmasıyla yeni bir boyuta evrildi. Gözaltına alınanlar arasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu belirtildi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sariyersoz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.