76'ncı Berlin Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu: Türk sinemasına iki ödül birden

Dünya 22.02.2026 - 10:50, Güncelleme: 22.02.2026 - 12:41
 

76'ncı Berlin Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu: Türk sinemasına iki ödül birden

76’ncısı düzenlenen Berlin Uluslararas Film Festivali’nde festivalin en büyük ödülü Altın Ayı'yı İlker Çatak, “Sarı Zarflar” filmiyle kazanırken, Emin Alper “Kurtuluş” filmiyle Gümüş Ayı’ya kazandı.
Bu yıl 76’ncısı düzenlenen Berlin Film Festivali’nde (Berlinale) Türk sineması 2 ödül birden kazandı. Festivalin en prestijli ödülü olan ‘Altın Ayı’, İlker Çatak’ın yönettiği ve başrollerinde Özgü Namal ile Tansu Biçer’in yer aldığı ‘Sarı Zarflar’ filmini kazandı. Festivalde ‘Gümüş Ayı’ ödülünü ise Emin Alper’in yönettiği ‘Kurtuluş’ filmi kazandı. Böylece Türk sineması, en önemli iki ödülü aynı yıl kazandı. Çatak, ödül sonrası yaptığı konuşmada, “Bir konuşma hazırladım ve politik de bir konuşmaydı. Ama şu an o konuşmaya girmeyeyim çünkü çok sayıda insan çok akıllıca şeyler söyledi ve bu sahneyi bu filmi birlikte yaptığım harika insanlara da ayırmak istiyorum, bu ödülün gerçek kahramanları onlar ve onlar olmadan bu filmi asla yapamazdım. Bence film, siyasi mesajıyla, daha doğrusu sorularıyla kendini anlatıyor” dedi. YALNIZ DEĞİLSİNİZ MESAJI Gümüş Ayı'ya layık görülen Alper ise "En korkunç yalnızlık türü, acı çekerken yaşadığınız yalnızlıktır. Haklarınızı gün be gün kaybederken kendi vergilerinizle alınmış mermilerle vurulurken sizi insan bile görmeyenler tarafından bombalanırken o anlarda tamamen yalnızsınızdır. Ama kimsenin sizi umursamadığını ve sizi düşünmediğini gördüğünüzde, dünyadaki en yalnız insan olursunuz. O yüzden burada yapabileceğimiz şey, sessizliği bozmak ve onlara gerçekten yalnız olmadıklarını hatırlatmaktır. Gazze’de en korkunç koşullar altında yaşayan ve ölen Filistinliler, yalnız değilsiniz. Zulmün altında acı çeken İran halkı, yalnız değilsiniz. Rojava’da ve Orta Doğu’da neredeyse bir asırdır hakları için mücadele eden Kürtler, yalnız değilsiniz. Son olarak, benim halkım, yalnız değilsiniz" ifadelerini kullandı. Alper, sözlerine şöyle devam etti: "Dört yıldır hapiste olan arkadaşım Çiğdem. Tayfun, Can ve Mine. Sekiz yıldır hapiste olan Osman Kavala. Dokuz yıldır hapiste olan Selahattin Demirtaş. İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer tüm belediye başkanları. Ve onlara oy veren milyonlarca insan. Yalnız değilsiniz. Yalnız kalmayacaksınız. Yalnız kalmayacağız" SARI ZARFLAR’IN HİKAYESİ NE? İlker Çatak'ın yönettiği Sarı Zarflar, idealler ile yaşam mücadelesi arasındaki çatışmayı konu alıyor, bir sanatçı ailenin Ankara'dan İstanbul'a uzanan yeni hayat arayışını anlatıyor. "Sarı Zarflar” filminde Özgü Namal (Derya) ve Tansu Biçer (Aziz) başrolleri paylaşıyor. Film, bir gecede işlerini ve evlerini kaybeden bir çiftin, 13 yaşındaki kızları Ezgi ile birlikte idealleri ve hayatta kalma arzusu arasında sıkışan yolculuğunu beyazperdeye taşıyor. NAMAL SÖYLEŞİYE DAMGA VYRMUŞTU Çekimleri Berlin ve Hamburg'ta yapılan "Sarı Zarflar" filmindeki performansıyla "En İyi Oyuncu Performansı" dalında Gümüş Ayı ödülüne aday gösterilen Namal, festival kapsamında gerçekleşen söyleşiye damga vurmuştu. Berlin'deki söyleşide kendisine yöneltilen "Türkiye’de bu öyküyü anlatabilseydiniz eğer performansınız değişir miydi?" sorusuna yanıt veren Namal ilk olarak soruyu düzeltmişti. Namal, "Bu Türkiye’de sergilenemeyen ya da çekilemeyen bir performans değil" demişti. Namal, sözlerine, “Biz bunu Türkiye’de çekemediğimiz için burada çekmiş değiliz. Hikaye öyle başlamıyor zaten. Eğer dikkat ettiyseniz filmde Hamburg ve Berlin de birer karakter. Bu Türkiye’de çekilemeyen bir film değil, burada çekilmesi tercih edilmiş bir iş. Tabii ki prodüksiyon olarak kolaylığı mutlaktır ama bu demek değildir ki yapılamayan bir şeyden” şeklinde devam etmişti. Ardından performansıyla ilgili de konuşan Namal, "Performansta bir şey değişeceğini zannetmiyorum. Ama tabii İlker’in Almanya’ya, buradaki enerjiye, sinerjiye, çok hakim olması kameranın önüne yansımıştır. Bizim de Türk enerjisini getirmiş olmamız, katmanların birleşmesi böyle bir şey, bence ondan dolayı ortaya olağanüstü bir sinerji ve güzellik çıktı" açıklamasında bulunmuştu. ANA YARIŞMA ÖDÜLLERİ İSE ŞÖYLEYDİ: En İyi Film Altın Ayı Ödülü: “Yellow Letters” – İlker Çatak Büyük Jüri Ödülü Gümüş Ayı: “Salvation” – Emin Alper Jüri Ödülü Gümüş Ayı: “Queen at Sea” – Lance Hammer En İyi Yönetmen Gümüş Ayı: “Everybody Digs Bill Evans” – Grant Gee En İyi Başrol Performansı Gümüş Ayı: “Rose” – Sandra Hüller En İyi Yardımcı Performans Gümüş Ayı: “Queen at Sea” – Anna Calder-Marshall ve Tom Courtenay En İyi Senaryo Gümüş Ayı: “Nina Roza” – Geneviève Dulude-De Celles Üstün Sanatsal Katkı Gümüş Ayı: “Yo (Love is a Rebellious Bird)” – Anna Fitch ve Banker White  
76’ncısı düzenlenen Berlin Uluslararas Film Festivali’nde festivalin en büyük ödülü Altın Ayı'yı İlker Çatak, “Sarı Zarflar” filmiyle kazanırken, Emin Alper “Kurtuluş” filmiyle Gümüş Ayı’ya kazandı.

Bu yıl 76’ncısı düzenlenen Berlin Film Festivali’nde (Berlinale) Türk sineması 2 ödül birden kazandı. Festivalin en prestijli ödülü olan ‘Altın Ayı’, İlker Çatak’ın yönettiği ve başrollerinde Özgü Namal ile Tansu Biçer’in yer aldığı ‘Sarı Zarflar’ filmini kazandı. Festivalde ‘Gümüş Ayı’ ödülünü ise Emin Alper’in yönettiği ‘Kurtuluş’ filmi kazandı. Böylece Türk sineması, en önemli iki ödülü aynı yıl kazandı.

Çatak, ödül sonrası yaptığı konuşmada, “Bir konuşma hazırladım ve politik de bir konuşmaydı. Ama şu an o konuşmaya girmeyeyim çünkü çok sayıda insan çok akıllıca şeyler söyledi ve bu sahneyi bu filmi birlikte yaptığım harika insanlara da ayırmak istiyorum, bu ödülün gerçek kahramanları onlar ve onlar olmadan bu filmi asla yapamazdım. Bence film, siyasi mesajıyla, daha doğrusu sorularıyla kendini anlatıyor” dedi.

YALNIZ DEĞİLSİNİZ MESAJI

Gümüş Ayı'ya layık görülen Alper ise "En korkunç yalnızlık türü, acı çekerken yaşadığınız yalnızlıktır. Haklarınızı gün be gün kaybederken kendi vergilerinizle alınmış mermilerle vurulurken sizi insan bile görmeyenler tarafından bombalanırken o anlarda tamamen yalnızsınızdır. Ama kimsenin sizi umursamadığını ve sizi düşünmediğini gördüğünüzde, dünyadaki en yalnız insan olursunuz. O yüzden burada yapabileceğimiz şey, sessizliği bozmak ve onlara gerçekten yalnız olmadıklarını hatırlatmaktır. Gazze’de en korkunç koşullar altında yaşayan ve ölen Filistinliler, yalnız değilsiniz. Zulmün altında acı çeken İran halkı, yalnız değilsiniz. Rojava’da ve Orta Doğu’da neredeyse bir asırdır hakları için mücadele eden Kürtler, yalnız değilsiniz. Son olarak, benim halkım, yalnız değilsiniz" ifadelerini kullandı.

Alper, sözlerine şöyle devam etti: "Dört yıldır hapiste olan arkadaşım Çiğdem. Tayfun, Can ve Mine. Sekiz yıldır hapiste olan Osman Kavala. Dokuz yıldır hapiste olan Selahattin Demirtaş. İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer tüm belediye başkanları. Ve onlara oy veren milyonlarca insan. Yalnız değilsiniz. Yalnız kalmayacaksınız. Yalnız kalmayacağız"

SARI ZARFLAR’IN HİKAYESİ NE?

İlker Çatak'ın yönettiği Sarı Zarflar, idealler ile yaşam mücadelesi arasındaki çatışmayı konu alıyor, bir sanatçı ailenin Ankara'dan İstanbul'a uzanan yeni hayat arayışını anlatıyor. "Sarı Zarflar” filminde Özgü Namal (Derya) ve Tansu Biçer (Aziz) başrolleri paylaşıyor. Film, bir gecede işlerini ve evlerini kaybeden bir çiftin, 13 yaşındaki kızları Ezgi ile birlikte idealleri ve hayatta kalma arzusu arasında sıkışan yolculuğunu beyazperdeye taşıyor.

NAMAL SÖYLEŞİYE DAMGA VYRMUŞTU

Çekimleri Berlin ve Hamburg'ta yapılan "Sarı Zarflar" filmindeki performansıyla "En İyi Oyuncu Performansı" dalında Gümüş Ayı ödülüne aday gösterilen Namal, festival kapsamında gerçekleşen söyleşiye damga vurmuştu. Berlin'deki söyleşide kendisine yöneltilen "Türkiye’de bu öyküyü anlatabilseydiniz eğer performansınız değişir miydi?" sorusuna yanıt veren Namal ilk olarak soruyu düzeltmişti. Namal, "Bu Türkiye’de sergilenemeyen ya da çekilemeyen bir performans değil" demişti. Namal, sözlerine, “Biz bunu Türkiye’de çekemediğimiz için burada çekmiş değiliz. Hikaye öyle başlamıyor zaten. Eğer dikkat ettiyseniz filmde Hamburg ve Berlin de birer karakter. Bu Türkiye’de çekilemeyen bir film değil, burada çekilmesi tercih edilmiş bir iş. Tabii ki prodüksiyon olarak kolaylığı mutlaktır ama bu demek değildir ki yapılamayan bir şeyden” şeklinde devam etmişti.

Ardından performansıyla ilgili de konuşan Namal, "Performansta bir şey değişeceğini zannetmiyorum. Ama tabii İlker’in Almanya’ya, buradaki enerjiye, sinerjiye, çok hakim olması kameranın önüne yansımıştır. Bizim de Türk enerjisini getirmiş olmamız, katmanların birleşmesi böyle bir şey, bence ondan dolayı ortaya olağanüstü bir sinerji ve güzellik çıktı" açıklamasında bulunmuştu.

ANA YARIŞMA ÖDÜLLERİ İSE ŞÖYLEYDİ:

En İyi Film Altın Ayı Ödülü: “Yellow Letters” – İlker Çatak
Büyük Jüri Ödülü Gümüş Ayı: “Salvation” – Emin Alper
Jüri Ödülü Gümüş Ayı: “Queen at Sea” – Lance Hammer
En İyi Yönetmen Gümüş Ayı: “Everybody Digs Bill Evans” – Grant Gee
En İyi Başrol Performansı Gümüş Ayı: “Rose” – Sandra Hüller
En İyi Yardımcı Performans Gümüş Ayı: “Queen at Sea” – Anna Calder-Marshall ve Tom Courtenay
En İyi Senaryo Gümüş Ayı: “Nina Roza” – Geneviève Dulude-De Celles
Üstün Sanatsal Katkı Gümüş Ayı: “Yo (Love is a Rebellious Bird)” – Anna Fitch ve Banker White

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sariyersoz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.