Benim İstanbul’um serisinin konuğu oyuncu Burak Sarımola:‘Bu şehir beni bırakmıyor, ben de onu bırakamıyorum’
Benim İstanbul’um serisinin konuğu oyuncu Burak Sarımola:‘Bu şehir beni bırakmıyor, ben de onu bırakamıyorum’
Oyuncu Burak Sarımola, Sarıyer Söz Gazetesi’nin “Benim İstanbul’um” konseptinde çocukluğunun geçtiği Beşiktaş’tan İstanbul’a duyduğu büyük bağlılığa, semt kültüründen trafik sorununa kadar şehre dair samimi değerlendirmelerde bulundu. Sarımola, “İstanbul aşığıyım, İstanbul bağımlısıyım. İstanbul’u terk edemiyorum. Gitme ihtimallerim vardı yıllardır ama bu şehir beni bırakmıyor, ben de onu bırakamıyorum galiba” dedi.
ÖZEL HABER/ BERNA ASLAN
Sarıyer Söz Gazetesi’nin “Benim İstanbul’um” bu haftaki konuğu olan oyuncu Burak Sarımola, doğup büyüdüğü şehirle ilgili anılarını, özlemlerini ve gözlemlerini paylaşan Sarımola, İstanbul’un hayatındaki yerini samimi ifadelerle anlattı.
“BEŞİKTAŞ, HAYAT VE EKMEK”
İstanbul’u üç kelimeyle anlatması istendiğinde Sarımola, “Beşiktaş, Beşiktaş benim doğup büyüdüğüm semt benim aşkım. İstanbul’la bir tutuyorum Beşiktaş’ı. Beşiktaş diyebilirim. Yani hayat, ekmek diyebilirim. Çünkü ekmek kısmını biraz açayım, hayat zaten hayatım hep burada geçti, burada yaşadım. Ekmek kısmı benim için çok önemli. İstanbul artık birazcık terk edilsin var aslında ama ekmeğim burada. Bizim işimizin merkezi sektörü İstanbul olduğu için bu ekmek benim için çok kıymetli oluyor. Ekmeğimizi buradan kazandığımız için İstanbul deyince aklıma bir ekmek geliyor açıkçası” ifadelerini kullandı.
İstanbul’da kaybolmayı sevdiği bir yer olup olmadığı sorusuna ise semt kültürüne duyduğu özlemi anlattı.

“SEMT KÜLTÜRÜNDEN GELME BİRİYİM”
Sarımola, “İstanbul’da kaybolmam mümkün değil herhalde. Eskiden tabii ki yine Beşiktaş’tı benim için. Bütün sokaklarında gezmek... Ama artık orası çok bozulmuş durumda. Ben biraz semt kültüründen gelme biriyim. Bademliktir benim ilk semtim, sonrasında bütün çocukluğum Beşiktaş’ta geçti. Beşiktaş benim için semt demekti. Ama artık semtliği kalmamış, çok kafeler vesaireler olmuş. Geçen gün gittim çok boğuldum gezemedim kalabalıktan mekanlardan. O yüzden Balat tarafı biraz daha cazip geliyor. Ben biraz eski, nostaljik şeyleri daha çok seviyorum” şeklinde konuştu.
“DENİZSİZ BİR YERDE YAŞAYAMAZDIM”
İstanbul dışında yaşayacağı bir şehir seçmesi gerekse tercihini İzmir’den yana kullanacağını söyleyen Sarımola, “İzmir. Denizsiz bir yerde yaşayamazdım ona eminim. Mesela Ankara’yı çok överler ama deniz yok. Ben yolumu tamamen deniz üstünden bulan bir insanım. İkinci alternatifim herhalde İzmir olurdu. Özellikle Sığacık tarafını çok seviyorum. Hatta düşündüm, niyetlendim ama çocuğun okulu olduğu için gidemedik. Gönlüm oralarda” dedi.
“HOLLYWOOD YÖNETMENLERİ İSTANBUL’U SARI SARI GÖSTERİYORLAR”
Sarımola, İstanbul’u bir film sahnesiyle anlatması istendiğinde ise, “Son zamanlarda güzel bir eleştiri oluyor. O yabancı Hollywood yönetmenleri buraya geliyorlar, İstanbul’u sarı sarı gösteriyorlar, başka başka gösteriyorlar. İstanbul çok modern ve onların hayatlarında görüp görebilecekleri en güzel şehirlerden biri. Yani bir mozaik, her şeyiyle öyle. Camisi ayrı, kilisesi ayrı, hepsi iç içe. Ciddi bir kültür barındırıyor. Rengârenk bir yer, sarı bir yer değil. O yüzden ben daha böyle modern, daha mavi bir romantik komedi belki olarak adlandırabilirim” diye konuştu.
“BEŞİKTAŞ VE ÇEVRESİ BENİM İÇİN ÇOK KIYMETLİ”
İstanbul’da kendisini en çok etkileyen yer neresi sorusunu yanıtlayan Sarımola, “Çok fanatik bir Beşiktaşlıyım. O yüzden İnönü Stadyumu benim için çok özel. Lokasyon olarak da muhteşem bir yerde. Dolmabahçe’de ve hâlâ tarihin dokusunu koruyor. Deniz Müzesi’ne gittim geçen gün, orası da çok güzel. Beşiktaş ve çevresi benim için çok kıymetli” ifadelerini kullandı.

“SAKİNLİĞİ, HUZURU, SESSİZ SOKAKLARI SEVEN BİRİYİM”
Sarımola, kalabalık şehir hayatında yalnız kalabildiği yerlerini aktararak, “Hem merkeze yakın olmak hem de sakinliği, huzuru, sessiz sokakları seven biriyim. O yüzden Anadolu Yakası’nda, Kadıköy’ün Bağdat Caddesi’ne ve sahile yakın bölgelerinde yürümeyi, kafamı dinlemeyi tercih ediyorum” dedi.
“İSTANBUL’U BU KADAR ÖZLEYECEĞİMİ ASKERDEYKEN ANLADIM”
Sarımola, İstanbul’la ilgili unutamadığı anısının ise askerlik döneminde yaşadığı özlem olduğunu söyledi.
Sarımola, “İstanbul’u bu kadar özleyeceğimi askerdeyken anladım. 18 ay yaptım askerliğimi 550 gün neredeyse. İstanbul’a ne kadar âşık olduğumu gösterdi. İstanbul’la ilgili şiirler yazdım. İstanbul’un vapurları, gemileri, denizleri, martılarıyla ilgili... O kadar öyle romantik bir adam da değilimdir ama oralarda biraz böyle duygular kabarıyor ya, İstanbul’a methiyeler düzen şiirler, yazılar falan yazdığımı hatırlıyorum” şeklinde konuştu.
“AH İSTANBUL İSTANBUL OLALI’ ÇOK GÜZEL BİR ŞARKI”
İstanbul’u en iyi anlatan eser sorusunu yanıtlayan Sarımola, “Sezen Aksu’dan ‘Ah İstanbul İstanbul Olalı’ çok güzel bir şarkı. ‘ İstanbul Kanatlarımın Altında’ da İstanbul’u çok güzel gösteren filmlerden biri” diye konuştu.
“MUTLAKA BEŞİKTAŞ’A GÖTÜRÜRÜM”
Sarımola, yurt dışından gelen bir misafirini ilk olarak nereye götüreceğini söyleyerek, “Mutlaka Beşiktaş’a götürürüm. Dolmabahçe’deki ağaçlı yoldan yürütürüm, İnönü Stadyumu’nu gösteririm. Oradan Dolmabahçe Camii’nin önünden Boğaz’a bakmasını sağlarım. İlk götüreceğim yer orası olur. Ama onun haricinde tabii çok fazla yer var. Yani tarihi yerlerimiz var. Bu ara biraz belgesellere sardım. Aslında bilmediğimiz de çok yer varmış. O kadar çok yeraltı sarnıçları var ki, belgesellerden öğreniyoruz bunu. Aslında bizim de gidip oraları görüyor olmamız lazım. Şimdi birazcık ilgimi onlar çekmeye başladı. Çok gezme tozma, dışarı hayatım yoktur, daha çok ev adamıyımdır. Dışarı çıktığımda da içi dolu geziler yapmayı seviyorum. İşte çocuğumla, eşimle birlikte herhalde birazcık böyle buralara doğru yöneleceğiz gibime geliyor. Yaş da geldi galiba artık” ifadelerini kullandı.

İstanbul’da yaşamanın en zor tarafının ise trafik olduğunu vurgulayan oyuncu, bu nedenle toplu taşımayı tercih ettiğini söyledi.
Sarımola, “Arabayı çocuğu okula götürürken kullanıyorum. Onun haricinde araba otoparkta çürüyor, küfleniyor. Çünkü arabayla dışarı çıkıp da sinir hastası olmak istemiyorum. Zaten bu kadar sinir ve stres yaşayacak bir durumumuz var, dünyanın durumu ortada. Ben huzurlu kalmayı tercih edenlerdenim. Trafik de bu huzuru çok bozuyor. O yüzden toplu taşıma kullanıyorum. Kafam çok rahat; müziğimi takıyorum, gözlüğümü takıyorum. Her yeri Marmaray’la, alttan alttan trenle gezip duruyorum” dedi.
Kendisine ait bir gün olsa çocukluğundaki bisiklet rotasını yeniden yaşamak istediğini belirten Sarımola, Beşiktaş, Bebek, Karaköy, Taksim ve Nişantaşı güzergâhının kendisi için hâlâ özel olduğunu söyledi.
“ İSTANBUL HEM ANADOLU HEM DE AVRUPA KÜLTÜRÜNÜ BARINDIRAN BİR ŞEHİR “
İstanbul’u Anadolu’dan ayıran en önemli özelliğin ne olduğu sorusunu yanıtlayan Sarımola, “Aslında İstanbul hem Anadolu kültürünü içinde barındıran hem de Avrupa kültürünü içinde barındıran bir şehir bence. Zaten en kıymetli hazinesi de bu. Yani ikisini de barındırıyor. İstanbul’dayken Anadolu kültürüne özlem duymuyorsunuz çünkü var. Avrupa kültürüne de özlem duymuyorsunuz. O da zaten en önemli özelliklerinden biri. Birçok kültürü içinde barındırması bence” şeklinde konuştu.

“ İSTANBUL BAĞIMLISIYIM. İSTANBUL’U TERK EDEMİYORUM”
Söyleşinin sonunda İstanbul’a olan bağlılığını bir kez daha vurgulayan Sarımola, şu ifadeleri kullandı.
“ İstanbul aşığıyım, İstanbul bağımlısıyım. İstanbul’u terk edemiyorum. Gitme ihtimallerim vardı yıllardır ama bu şehir beni bırakmıyor, ben de onu bırakamıyorum galiba. Ciddi bir bağ var aramızda. Muhtemelen İstanbul’da doğup büyümüş birçok kişide de bu vardır diye düşünüyorum.”
Burak Sarımola karşılaştırmalı sorular şu şekilde yanıt verdi:
- Avrupa Yakası mı, Anadolu Yakası mı?
Anadolu Yakası - Sahil mi, şehir içi mi?
Sahil - Tarih mi, modern İstanbul mu?
Tarih - Eski İstanbul mu, yeni İstanbul mu?
Eski İstanbul - Sessiz sokak mı, kalabalık meydan mı?
Sessiz sokak - Vapur mu, metro mu?
Vapur - Yürümek mi, araç kullanmak mı?
Yürümek - Trafik mi, kalabalık metro mu?
Kalabalık metro - Gündüzü mü, gecesi mi?
Gece - Gün doğumu mu, gün batımı mı?
Gün doğumu - Eminönü’nde balık ekmek mi, Sultanahmet’te köfte mi?
Sultanahmet’te köfte yemek - Vefa bozası mı, Kanlıca yoğurdu mu?
Kanlıca yoğurdu - Sokak lezzeti mi, restoran mı?
Sokak - Kahvaltı mı, akşam yemeği mi?
Kahvaltı - Boğaz mı, tarihi yarımada mı?
Boğaz - Orman yürüyüşü mü, sahilde yürüyüş mü?
Orman yürüyüşü - Yalnız gezmek mi, biriyle gezmek mi?
Birileriyle gezmek - Yeni yerler keşfetmek mi, bildiğiniz bir yere gitmek mi?
Yeni yerler keşfetmek
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.




