Boğaz'da 'rezerv' operasyonu! Bir gecede tapusuz kalan Sarıyerliler soruyor... 'Arkasında hangi güç var?'
Boğaz'da 'rezerv' operasyonu! Bir gecede tapusuz kalan Sarıyerliler soruyor... 'Arkasında hangi güç var?'
İstanbul’un en kupon bölgelerinden Sarıyer Poligon Mahallesi, "rezerv alan" kararları ve tapu devirleriyle sarsılıyor. Mülk satış tebligatlarının kendilerine ulaşmadığını, yasal boşluklar ve boş arsalar üzerinden saf dışı bırakıldıklarını iddia eden mahalle sakinleri ayakta. Bürokratik süreçlerin olağan dışı bir hızla tamamlanmasına tepki gösteren hak sahipleri, bu dikkat çekici süratin arkasında siyasi bir desteğin olup olmadığını sorguluyor.
SARIYER SÖZ / ÖZEL HABER
İstanbul’un en değerli bölgelerinden biri olan Boğaz manzaralı Sarıyer Poligon Mahallesi, bugünlerde kentsel dönüşüm süreçleri ve 6306 sayılı kanunun "rezerv yapı alanı" düzenlemeleri ekseninde hassas bir mülkiyet tartışmasına sahne oluyor. Pay satış ihalesiyle evlerinin mülkiyetinin yüklenici firmalara devredildiğini belirten mahalle sakinleri, yasal süreçlerin işleyiş biçimine ve karşı karşıya kaldıkları duruma dair derin endişeler taşıyor.
Mahallelinin zihnini kurcalayan asıl mesele sadece metrekare başına biçilen bedeller değil; sürecin olağan dışı bir hızla ilerlemesi ve bu dinamizmin arkasındaki karar verici mekanizmalar.
"SATIŞ TEBLİGATLARI BİZE ULAŞMADI"
Poligon Mahallesi sakinleri, mülksüzleşme riskiyle karşı karşıya kaldıklarını ifade ederken, süreçteki usul hatalarına dikkat çekiyor. Mahallelilerin aktardığı en kritik bilgi ise tebligatların ulaştırılma biçimiyle ilgili. Sakinler, yıkım tebligatlarının kendilerine ulaştığını ancak mülklerinin satışı aşamasındaki resmi tebligatların hiçbir şekilde ellerine geçmediğini belirtiyor.

Gözler, projenin arkasındaki ana aktör olan Pelit Yatırım İnşaat A.Ş.’ye ve şirketin yönetimine çevrilmiş durumda. Ankara merkezli büyük lojistik üsler, alışveriş merkezleri ve dev projelerle tanınan Ahmet Pelit’in, kariyerinin ilk dönemlerinde Maliye Bakanlığı’nda görev yapmış olması, kamusal ve bürokratik işleyişe olan hakimiyeti nedeniyle mahalleli tarafından dikkatle takip ediliyor.
Bu noktada mahalle kulislerinde en çok dile getirilen unsurlardan biri de idari süreçlerin olağan dışı bir süratle tamamlanması oluyor. Sakinler, bu hızın arkasında siyasi bir iradenin veya belirli siyasi figürlerin desteğinin olup olmadığını, bürokratik mekanizmaların bu denli pürüzsüz işlemesinde nasıl bir arka plan desteği bulunduğunu yüksek sesle sorguluyor. Vatandaşlar, haklarını savunmaya çalışırken şu soruları gündeme getiriyor:
"Bürokratik süreçleri ve kamunun işleyişini çok iyi bilen bir ismin projesi, rezerv yapı alanı kararlarıyla nasıl bu kadar hızlı önümüze gelebildi? Biz sesimizi duyurmakta zorlanırken, bu hızı ve kolaylığı sağlayan siyasi bir dayanak ya da etki söz konusu mudur?"

2024'teki yıkım emri
MAHALLE SAKİNLERİNDEN KRİTİK İDDİA
Pelit İnşaat yaptığı basın açıklamasında bölgede yüzde 98 oranında mutabakat sağlandığını, sürecin tamamen hukuka uygun yürüdüğünü ve projenin durdurulması yönündeki davaların lehlerine sonuçlandığını savunuyor. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı da sürecin mevzuata uygun ilerlediğini belirtiyor.
Ancak mahalle sakinlerinin paylaştığı somut örnekler ve iddialar, sistemdeki yasal boşlukların nasıl değerlendirildiğine dair çarpıcı bir yöntemi ortaya koyuyor. Bir mahalle sakini yaşadıkları mağduriyeti şu sözlerle özetliyor:
"Şirket kanundaki boşlukları kullanarak parseldeki boş arsaları önce satın alıyor ve böylece yüzde 50 çoğunluğa çok hızlı bir şekilde ulaşıyor. Halbuki aynı mahallede, yan parseldeki komşumuz belki de 30 sene daha orada oturacak; çünkü onların parselinde boş arsa yok. Firma, boş arsa sahipleriyle anlaşıp biz mülk sahiplerini saf dışı ve seçeneksiz bırakıyor. Üstelik aynı firmanın başka mahallelerde de, örneğin Tarabya’da, yine içinde boş arsa bulunan parselleri hedef aldığını duyuyoruz."

Bilirkişi raporuna yapılan itiraz...
HAK SAHİPLERİNİN ÇÖZÜM ARAYIŞI
Boğaz manzaralı daireleri için bilgileri dışında hesaplarına bölge rayicinin oldukça altında kalan 1,2 milyon TL gibi bedeller yatırıldığını öne şüren hak sahipleri, büyük sermayeli şirketlerin gücü karşısında mahalle halkının yalnız bırakılmamasını talep ediyor.
Milyonlarca metrekarelik dev inşaat projelerine imza atan bir firmanın yürüttüğü bu dönüşümde, yerel halkın rızasının gerçekten gözetilip gözetilmediği sorusu hala sıcaklığını koruyor. Poligon Mahallesi sakinleri adliye koridorlarında haklarını aramaya devam ederken, lüks konut projelerinin gölgesinde kalmak değil; mülkiyet haklarının şeffaf, adil ve siyasi-bürokratik tartışmalardan uzak bir şekilde korunmasını bekliyor.
Boğaz’da gizemli dönüşüm!
— Sarıyer Söz (@sariyersoz) June 29, 2026
Sarıyer Poligon Mahallesi sakinleri ayakta. Yıkım tebligatı gelen vatandaşlara, mülklerinin satış tebligatı ulaşmadı.
Mahalleli soruyor: "Kanundaki boşluklar mülksüzleştirme için mi kullanılıyor? Bu olağan dışı hızın arkasında siyasi bir… pic.twitter.com/uqD3NkwS5w
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.




