Gaziantep’teki şüpheli ölümde yeni gelişme: Mesajlar ortaya çıktı

Gündem 06.05.2026 - 10:56, Güncelleme: 06.05.2026 - 10:56
 

Gaziantep’teki şüpheli ölümde yeni gelişme: Mesajlar ortaya çıktı

Gaziantep'te 2 aylık hamile Emel Akbaş Bayhan'ın 26 Haziran 2025'te 3. kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin "kasten öldürme" ve "intihara yönlendirme" suçlarından yürütülen soruşturmada karar verildi. Şüpheli ölümde yeni mesaj detayları sonrası anne Muazzez Akbaş “Kızımın dosyası da Gülistan doku davası gibi aynı kararlılıkla ele alınsın" dedi.
Gaziantep'te Maliye Bakanlığı'nda gelir uzmanı olarak çalışan Emel Akbaş, 26 Haziran 2025'te, 3. kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetti. Akbaş'ın ölümüne ilişkin eşi Mehmet Şirin Bayhan hakkında "kasten öldürme" ve "intihara yönlendirme" suçlarından yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildi. Kararda, genç kadının yakınlarının, Emel Akbaş Bayhan'ın eşinin psikolojik ve fiziksel şiddetine uğradığını ve ölümle tehdit edildiğini savundukları ifade edildi. Olay anına ilişkin kamera kayıtlarını inceleyen Ulusal Kriminal Büro'nun "düşmeye sebep ikinci kişilerin dahlini işaret eden emare tespit edemediği" aktarılan kararda, cep telefonu incelemesinde genç kadının bir arkadaşına, "Sevdiğim insan beni defalarca öldürmek istedi" şeklinde mesajlaşma tespit edildiği fakat "Emel Aktaş'ın şüpheli eşi tarafından öldürüldüğüne ve intihara yönlendirildiğine dair delile rastlanmadığı" ifade edildi. Kararda, akatarılan tespitte şu şekilde: “Emel Akbaş'ın pencereden atlaması üzerine ilk müdahaleyi yapan ve yardım eden komşuları Z.K'nin bilinci açık olan Emel Akbaş'a 'Seni biri mi itti, yoksa kendin mi atladın' diye sorduğu, Akbaş'ın da 'Ben atladım' diye cevap verdiği yönünde beyanda bulunduğu, F.K. ve S.O'nun da benzer yönde beyanlarının olduğu anlaşılmıştır." Raporda Emel'in saat 06.47'de düştüğü, saat 07.14'te ise Emel'in telefonundan eşi Şirin Bayhan'a gönderilmiş olarak gösterildi. Soruşturma savcısı, genç kadının kasten öldürüldüğüne ya da intihara mecbur bırakıldığına dair başka delillerle doğrulanamayan iddia dışında delil olmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi. “DOSYA KARARLILIKLA ELE ALINSIN” Emel Akbaş'ın annesi Muazzez Akbaş, karara ilişkin ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e selenerek, "Sayın Bakanımızın Gülistan Doku olayındaki kararlı duruşu bize umut oldu. Ben de bir anne olarak sesleniyorum. Kızımın dosyası da aynı kararlılıkla ele alınsın. Aylar geçti, hala bir netice alamadık. Bir annenin yüreği bu kadar belirsizliğe mahküm edilmemeli. Ben adalet istiyorum sadece adalet" dedi. Aile ve avukatları, soruşturma sürecinde birçok kritik delilin yeterince incelenmediğini ileri sürdü. Bu kapsamda, taraflarca teslim edilen orijinal kamera görüntülerinin kapsamlı bilirkişi incelemesine tabi tutulup tutulmadığı, dijital materyallerin inceleme sürecinin yeterliliği, otopside alınan tırnak ve doku örneklerinin akıbeti, olay yerinde bulunduğu belirtilen üçüncü kişi hakkında yürütülen araştırmaların kapsamı gibi kritik başlıkların halen netlik kazanmadığını ifade etti. Ailenin avukatlarından Tayfun Gül, şunları söyledi: "Dosyada mevcut delillerin kapsamı ve niteliği dikkate alındığında, kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararın 'yeterli şüphe' değerlendirmesi bakımından ciddi şekilde tartışmalı olduğu kanaatindeyiz. Özellikle kamera kayıtları, dijital materyaller ve biyolojik deliller yönünden eksik incelemeler tamamlanmadan bu sonuca varılması, ceza muhakemesinin temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Maddi gerçeğe ulaşıldığını söylemek bu aşamada mümkün değildir. Bu nedenle gerekli tüm hukuki başvurular yapılacaktır." Avukat İsmet Tiryaki ise şunları kaydetti: "Yaşam hakkı kapsamında yürütülen soruşturmalarda devletin yükümlülüğü, yalnızca soruşturma yürütmek değil, etkin ve eksiksiz bir inceleme yapmaktır. Somut olayda bu yükümlülüğün gereği gibi yerine getirilip getirilmediği ciddi şekilde tartışmalıdır. Ayrıca müşteki tarafın dosyaya erişiminin kısıtlanması ve taleplerin gerekçesiz şekilde reddedilmesi, adil yargılanma ve etkili başvuru hakkı bakımından değerlendirilmesi gereken önemli bir husustur. Bu nedenle verilen karara karşı yasal süresi içerisinde itiraz edilecektir."  
Gaziantep'te 2 aylık hamile Emel Akbaş Bayhan'ın 26 Haziran 2025'te 3. kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin "kasten öldürme" ve "intihara yönlendirme" suçlarından yürütülen soruşturmada karar verildi. Şüpheli ölümde yeni mesaj detayları sonrası anne Muazzez Akbaş “Kızımın dosyası da Gülistan doku davası gibi aynı kararlılıkla ele alınsın" dedi.

Gaziantep'te Maliye Bakanlığı'nda gelir uzmanı olarak çalışan Emel Akbaş, 26 Haziran 2025'te, 3. kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetti. Akbaş'ın ölümüne ilişkin eşi Mehmet Şirin Bayhan hakkında "kasten öldürme" ve "intihara yönlendirme" suçlarından yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildi.


Kararda, genç kadının yakınlarının, Emel Akbaş Bayhan'ın eşinin psikolojik ve fiziksel şiddetine uğradığını ve ölümle tehdit edildiğini savundukları ifade edildi. Olay anına ilişkin kamera kayıtlarını inceleyen Ulusal Kriminal Büro'nun "düşmeye sebep ikinci kişilerin dahlini işaret eden emare tespit edemediği" aktarılan kararda, cep telefonu incelemesinde genç kadının bir arkadaşına, "Sevdiğim insan beni defalarca öldürmek istedi" şeklinde mesajlaşma tespit edildiği fakat "Emel Aktaş'ın şüpheli eşi tarafından öldürüldüğüne ve intihara yönlendirildiğine dair delile rastlanmadığı" ifade edildi.


Kararda, akatarılan tespitte şu şekilde: “Emel Akbaş'ın pencereden atlaması üzerine ilk müdahaleyi yapan ve yardım eden komşuları Z.K'nin bilinci açık olan Emel Akbaş'a 'Seni biri mi itti, yoksa kendin mi atladın' diye sorduğu, Akbaş'ın da 'Ben atladım' diye cevap verdiği yönünde beyanda bulunduğu, F.K. ve S.O'nun da benzer yönde beyanlarının olduğu anlaşılmıştır."
Raporda Emel'in saat 06.47'de düştüğü, saat 07.14'te ise Emel'in telefonundan eşi Şirin Bayhan'a gönderilmiş olarak gösterildi. Soruşturma savcısı, genç kadının kasten öldürüldüğüne ya da intihara mecbur bırakıldığına dair başka delillerle doğrulanamayan iddia dışında delil olmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi.
“DOSYA KARARLILIKLA ELE ALINSIN”
Emel Akbaş'ın annesi Muazzez Akbaş, karara ilişkin ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e selenerek, "Sayın Bakanımızın Gülistan Doku olayındaki kararlı duruşu bize umut oldu. Ben de bir anne olarak sesleniyorum. Kızımın dosyası da aynı kararlılıkla ele alınsın. Aylar geçti, hala bir netice alamadık. Bir annenin yüreği bu kadar belirsizliğe mahküm edilmemeli. Ben adalet istiyorum sadece adalet" dedi.


Aile ve avukatları, soruşturma sürecinde birçok kritik delilin yeterince incelenmediğini ileri sürdü. Bu kapsamda, taraflarca teslim edilen orijinal kamera görüntülerinin kapsamlı bilirkişi incelemesine tabi tutulup tutulmadığı, dijital materyallerin inceleme sürecinin yeterliliği, otopside alınan tırnak ve doku örneklerinin akıbeti, olay yerinde bulunduğu belirtilen üçüncü kişi hakkında yürütülen araştırmaların kapsamı gibi kritik başlıkların halen netlik kazanmadığını ifade etti.

Ailenin avukatlarından Tayfun Gül, şunları söyledi: "Dosyada mevcut delillerin kapsamı ve niteliği dikkate alındığında, kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararın 'yeterli şüphe' değerlendirmesi bakımından ciddi şekilde tartışmalı olduğu kanaatindeyiz. Özellikle kamera kayıtları, dijital materyaller ve biyolojik deliller yönünden eksik incelemeler tamamlanmadan bu sonuca varılması, ceza muhakemesinin temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Maddi gerçeğe ulaşıldığını söylemek bu aşamada mümkün değildir. Bu nedenle gerekli tüm hukuki başvurular yapılacaktır."


Avukat İsmet Tiryaki ise şunları kaydetti: "Yaşam hakkı kapsamında yürütülen soruşturmalarda devletin yükümlülüğü, yalnızca soruşturma yürütmek değil, etkin ve eksiksiz bir inceleme yapmaktır. Somut olayda bu yükümlülüğün gereği gibi yerine getirilip getirilmediği ciddi şekilde tartışmalıdır. Ayrıca müşteki tarafın dosyaya erişiminin kısıtlanması ve taleplerin gerekçesiz şekilde reddedilmesi, adil yargılanma ve etkili başvuru hakkı bakımından değerlendirilmesi gereken önemli bir husustur. Bu nedenle verilen karara karşı yasal süresi içerisinde itiraz edilecektir."
 

Habere ifade bırak !
Haberle İlişkili Haber
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sariyersoz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.