Oses

Geleceğin kazananları kimler olacak? Uluslararası beyin avcısından iş dünyasına dair altın ipuçları: Sarıyer Söz’e özel açıklamalar

Özel Haberler 05.06.2026 - 10:18, Güncelleme: 05.06.2026 - 12:32
 

Geleceğin kazananları kimler olacak? Uluslararası beyin avcısından iş dünyasına dair altın ipuçları: Sarıyer Söz’e özel açıklamalar

Uluslararası beyin avcısı ve iş dünyasının değerli iş insanlarından Mustafa Kaan Otçu Sarıyer Söz Gazetesi’ne verdiği özel röportajda kariyer yolculuğunu, yapay zekânın iş dünyasına etkilerini, işe alım süreçlerindeki değişimleri ve gençlere yönelik kariyer tavsiyelerini anlattı. Yapay zekânın birçok sektörü dönüştürdüğünü belirten Otçu, geleceğin dünyasında başarılı olabilmek için erken yaşta hazırlık yapılması gerektiğini söyledi.
Yapay zekâ teknolojilerinin hızla geliştiği günümüzde kariyer planlaması, liderlik anlayışı ve işe alım süreçleri de köklü bir dönüşümden geçiyor. Uluslararası beyin avcısı ve iş dünyasında önemli çalışmalara imza atan iş insanı Mustafa Kaan Otçu, Sarıyer Söz Gazetesi’ne yaptığı değerlendirmelerde yapay zekânın meslekler üzerindeki etkilerinden geleceğin liderlik anlayışına, gençlerin kariyer planlamasından işe alım süreçlerine kadar birçok konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Mustafa Kaan Otçu, kariyer hikâyesinin sporla başladığını belirterek, “Ben İstanbul’da doğdum 1964 yılında ve uzun yıllar hem ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite çağlarında sporla iç içe oldum. Çünkü benim annem eski bir milli yüzücü, babam eski bir futbolcu. Onlar beni özellikle spor tarafında çok desteklediler ve yaklaşık 21 yıl süren bir basketbol hayatım oldu. Ekmek paramı basketboldan kazanıyordum. Daha sonra ciddi bir sakatlık sonucu yolumu profesyonel spor hayatımdan ayırmak zorunda kaldım” dedi. Bir arkadaşı vasıtasıyla kendisini Hürriyet Gazetesi’nin Hürriyet International Trade şirketinde bulan Otçu, ofis hayatını ve çalışma hayatını yakından görme şansı elde ettiğini söyledi. ÜÇ ŞİRKET KURARAK FARKLI ORTAKLIKLARA İMZA ATTI Otçu, “Yaklaşık 7-8 yıl basın sektöründe kaldım. Hürriyet, Show TV ve Star TV gibi şirketlerde basın alanında çalıştım. Özellikle haber merkezlerinde yöneticilik yaptım. Daha sonra yolumu bir şekilde basın dünyasından ayırarak kendi şirketlerimi kurdum. Özellikle hizmet ve servis sektöründe faaliyet gösteren üç ayrı şirket kurarak bunlarla ilgili ortaklıklar yaptım. Bir süre sonra, bir tanışıklık vesilesiyle çok uluslu bir şirketin ortağı oldum. Bu şirket, o dönemki rakamlarla yaklaşık bir milyar dolara yaklaşan ciroya sahip, beyin avcılığı beyin avcılığı yapan bir şirkettir. Geçtiğimiz son iki yıla kadar bu şirketin içinde yönetici ortak olarak görev yaptım” ifadelerini kullandı. “TÜRK AİLE ŞİRKETLERİNE DE AKTARILMASI KONUSUNDA ÇABA SARF ETTİM” Amerikalılardan birçok konuda tecrübe edinen Otçu, “Amerikalılardan öğrendiğim yaklaşık bu 25-26 sene sürdü bu süreç. Öğrendiğim şey şirket nasıl hizalanır, nasıl organize olur, organizasyonel yapısı nasıl değerlendirilir, içerideki çalışanların yetkinlikleri nasıl değerlendirilir ve buralardaki operasyonlara bizim tip danışmanlık şirketlerinin katkıları neler olabilir konularını çok iyi öğrendiğimiz için ben bu öğrendiklerimizi Türk aile şirketlerine de aktarılması konusunda böyle idealist bir yaklaşımla çaba sarf ettim ve şirketimizi ikiye ayırdık. Neredeyse bir tarafımız çok uluslu şirket yabancı şirketlerle çalıştı, benim başında olduğum tarafta ise demin bahsettiğim Türk şirketlerle, Türk yapılarla burada öğrendiklerimizi aktarıp onların organizasyonel gelişimlerine katkı bulmak süreciyle gelişti ve hâlen de o şekilde devam ediyor” şeklinde konuştu. “YAPAY ZEKÂ İŞE ALIM SÜREÇLERİNİ KÖKTEN DEĞİŞTİRDİ” Otçu yapay zekânın liderlik anlayışını ve işe alım süreçlerini nasıl etkilediği sorusunu yanıtlayarak, “Çok değişti, değişecek ve daha da farklılaşacak. Yaklaşık 15 sene önceden zaten bunu görmeye başlamıştık. Son 5 yıldır ise işe alım süreçlerinde yapay zekâ uygulamaları çok sıklıkla kullanılıyor. Yapay zekâ ve yapay zekâ uygulamaları önümüzdeki dönemlerde birçok mesleğin ortadan kalkmasına, birçok mesleğin de gelişmesine sebebiyet verecek. Yapay zekânın kendi içinde de muazzam bir gelişim var. Şu anda insan kaynakları uygulamalarında ve işe alım süreçlerinde yoğun biçimde kullanılıyor. Fakat artık kurumlar kendi yapay zekâ sistemlerini geliştirmek üzere harekete geçtiler” söyledi. Bunun dışında kalanların ise kendilerine dayatılan yapay zekâ uygulamalarıyla çalışmak zorunda kalacağını belirten Otçu, bu durumun gelecekte ne gibi sonuçlar doğuracağının bugün net biçimde öngörülemediğini ifade etti. “TIPTAN HUKUKA KADAR HER ALAN ETKİLENECEK” Yapay zekânın hangi meslekleri etkileyeceği sorusuna da kapsamlı yanıt veren Otçu, “Tıp etkilenmeye başladı. Avukatlık etkilenmeye başladı. Danışmak zorunda olacağınız, sözel bilgiye dayanan bütün operasyonlar etkileniyor. Örnek veriyorum yakın zamanda ailemde bir yakınım çok ciddi bir süreç geçirdi. Bütün raporlarını iki ayrı yapay zekâ uygulamasına yükledim ve muazzam cevaplar aldım. Çok faydalandım. Hatta bazı konularda doktorlardan aldığım cevaplardan daha detaylı bilgilere ulaştım. Ben de bir ameliyat oldum. Operasyon 11 saat sürdü. Bunun yaklaşık 7 saatini robot ve yapay zekâ uygulaması yaptı. Eskiden bu tür ameliyatlardan sonra insanlar yürüyemez hâle gelebiliyordu” diye konuştu. Otçu, yapay zekâ destekli uygulamalarla mimari ve birçok alanda kısa sürede proje üretilebildiğini söyleyerek, tekstilden tıbba kadar pek çok sektörde önemli dönüşümler yaşanacağını ve yeni yapıların ortaya çıkacağını ifade etti. “KARİYER PLANLAMASI ANA KARNINDA BAŞLAMALI” Gençlerin kariyer planlamasına ne zaman başlaması gerektiği sorusuna dikkat çekici bir yanıt veren Otçu,“Anne karnından itibaren annelerin, özellikle de ailelerin, bugünün rekabetçi dünyasında lider bireyler ve lider karakterler yetiştirmeye gayret etmesi gerekiyor. Çocukların daha ana karnından itibaren takip edilip, anaokulu çağından başlayarak yeteneklerinin ne olduğunu analitik kafalarının, sözel yapılarının, el kullanma becerilerinin ve motor nöron yapılarının anlaşılıp yavaş yavaş çocukların spor, sanat, sözel, analitik konular, müzik ve aklınıza gelebilecek her alana doğru yönlendirilmesine çalışılması gerekiyor" ifadelerini kullandı. “BU REKABETÇİ VE HIRÇIN DÜNYAYA HAZIRLAMALARI GEREKİYOR” Otçu, devamında şu ifadeleri kullandı: “Bugünün dünyasında tek dil biliyor olmak hiçbir işe yaramıyor. En az 2-3 hatta 4-5 tane lisanı konuşmak ve bu dilleri rekabetçi şekilde kullanabilmek, yani münazara ve münakaşa edebilmek, yüzleşebilmek gibi alanlarda yetkin olabilmek gerekiyor. 21. yüzyılın liderlik yetkinlikleri çok değişti. Dolayısıyla annelerin, özellikle 0-6 yaş arası çocuklarla en çok temas eden kitle anneler olduğu için, kadınların bu rekabetçi yapıları anlayıp algılayarak, imkanları ölçüsünde çocuklarını bu rekabetçi ve hırçın dünyaya hazırlamaları gerekiyor. Öğrenmeyi öğrenmelerini sağlamaları gerekiyor.” İYİ BİR LİDER NASIL OLMALI? Başarılı liderliğin temel unsurlarını da sıralayan Otçu, “Her şeyden evvel dayanıklı olmalı. Yani her tokadı yediğinde, her karşılaştığı zorlukta mutlaka düşecek ama yeniden ayağa kalkacak ve bu süreçte çok ciddi birtakım yetenekler geliştirmesi gerekiyor. Geleceği görebilmek önemli, fakat tuttuğu işi yapabilmek de çok önemli. Yani bir vizyon ortaya koyduğunuzda, bu odadaki herkesin, bu mahalledeki herkesin peşine takılabilmesi, herkesi ikna edebilmesi gerekiyor. Bir şeyi tutarken ucundan değil, sımsıkı tutup onun yapılmasını ve gerçekleşmesini sağlayacak ittirici güce sahip olması gerekiyor. Liderin burada birtakım sosyolojik ve psikolojik faktörleri geliştirmiş olması gerekiyor. İnsanları bir hedefe teksif edebilme ve onları o hedefe doğru yönlendirebilme kabiliyetine sahip olması gerekiyor” dedi. “CV BİR SAYFADAN İBARET OLMAMALI” Otçu İşe alım süreçlerinde CV’nin önemine dikkat çekerek, “Benim önüme gelen bir sayfalık bir özgeçmiş hiçbir şey ifade etmez. Bugün yeni mezun bir üniversite talebesi bile olsanız, hayatınızda fark etmediğiniz ve size çok normal gelen birçok şey yapmışsınızdır. Burada bitirdiğiniz okullar çok önemlidir. İyi okullardan mezun olmak ve iyi bir eğitim almış olmak önemli bir avantajdır. Annenizin ve babanızın eğitimleri çok önemlidir. Kardeşlerinizin eğitimleri de önemlidir. Gördüğünüz stajlar, kurslar ve okulda aldığınız eğitimler, sizin farklılıklarınızı ve neyi farklı yapabileceğinizi gösterir” şeklinde konuştu. “ŞİRKETE DAİR ÇOK DETAYLI BİR PARAGRAF KOYMANIZ GEREKİR” Otçu, “Örneğin, çıktığınız okuldan, basın-yayın bölümünden çıktınız veyahut bir işletme okulundan çıktınız ve buraya geldiniz. O şirkete dair çok detaylı bir paragraf koymanız gerekir. Başka bir staj yaptınız, başka bir yere gittiniz, o şirket hakkında da çok detaylı bilgi vermeniz gerekir. Bu bize neyi gösterir? Bu kişi ya da bu kadın ne yaptığını biliyor. O stajda da ne yaptığınız çok önemlidir. Bu detaylara girdiğiniz zaman, ben diyorum ki onu okurken dikkatli bir beyin avcısı olarak: ‘Bir dakika, burada bir farklılık var, ne yaptığını bilerek hareket etmiş.’ Bir de alt satıra bakıyorum ki; ‘Bu stajı yaptım ama arzu ettiğim işin bu olmadığını, içinde olmak istediğim dünyanın bu olmadığını fark ettim ve dolayısıyla buradan şu tarafa doğru hareket ettim” ifadelerini kullandı. “İŞ DÜNYASINDA FARK YARATANLAR KAZANACAK” Başarılı bir kariyer için en önemli unsurun fark yaratmak olduğunu belirten Otçu, “O kadar hızlı değişiyor. Ben farkı nerede yatırım ve bu yarattığım fark neticesinde de benim bulunduğum operasyon, benim bulunduğum yapı, şirket hangi değerleri daha çok geliştirebilir? İnsan kalitesi, yaşam kalitesi nasıl artar, eğitim kalitesi nasıl artar ve benim buraya katkılarım ne olabilir diye bir kere düşünmeye başlamak lazım. Yapılacak olan konu şu: kariyer yönetiminde farkındalığı çok yüksek olmak lazım. İş hayatı ve yaşam çok yüksek farkındalıkla yönetilir. Eğer burada bir eksiklik görülüyorsa, buranın geliştirilmesi için de yapılabilecek uygulamalar, çalışmalar var; bunlara bakmak lazım. Fark yaratacak bir karakter olmak ve bütün ahlaki ve etik kodları uygulayacak bir yapının içinde tavırla çalışmak lazım” diye konuştu. “OKUYUN, SPOR YAPIN, KENDİNİZİ GELİŞTİRİN” Gençlere yönelik tavsiyelerini paylaşan Otçu, “Üniversite aslında size çok büyük bir format atma yeri gibi gözükse de orada bir mesleğin detaylarını öğreniyorsunuz. Yani bir meslek öğrenmek için oraya gidiyorsunuz ve analitik kabiliyetinizi geliştirmek için oralarda bulunuyorsunuz. Benim tavsiyem, daha lise çağlarından itibaren hatta ortaokul ve ilkokul çağlarından itibaren çok ciddi bir okuma alışkanlığının gelişmesi gerekiyor. Yani tarih, coğrafya, felsefe, biyoloji, yakın tarih, matematik… Matematik kuvvetliyse matematik tarafını geliştirmek için yapılabilecek uygulamalar ve çalışmalar” dedi. “BÜYÜK İNSANLARIN BİYOGRAFİLERİNİ MUTLAKA OKUYUN” Sözlerine devam eden Otçu şu ifadeleri kullandı: “Ayrıca dünya üzerinde iz bırakmış büyük insanların biyografilerinin mutlaka okunması, dünyada güçlü olan ülkelerin neşriyatlarının, gazetelerinin ve dergilerinin mümkünse dijital ortamda dikkatle takip edilmesi gerekiyor. Günde buna en az birkaç saatin ayrılması, mutlak surette egzersiz ve spor yapılması ve bir spor kültürünün edinilmesi gerekiyor. Rekabetçiliğin ne olduğunun öğrenilmesi adına nöro sistemi, moral sistem ve kardiyovasküler sistemin gelişkin olması için, basit bile olsa bir egzersiz kültürünün edinilmesi ileriki çalışma hayatı için çok önem arz edecektir.” “MÜLAKATIN İLK SANİYELERİNDE ÇOK ŞEY ANLAŞILIR” Otçu, mülakat görüşmelerinde nelere dikkat ettiğini de anlatarak, “Enerjisi karşıma geldiğinde tabii ki biz önceden bilgi vermiş oluyoruz. Öncelikle benim, bizim şirketimizle ilgili bilgi sahibi mi? adayı olduğu şirketle ilgili detaylı bilgi öğrenmiş mi? piyasayı araştırmış mı? rakiplerini öğrenmiş mi? Örnek veriyorum, bir perakende şirketi ise gidip diğer rakiplerin raflarına bakmış mı, takip etmiş mi? Ve kendisini nasıl ifade ediyor, nasıl el sıkıyor? Bunlar bile üç saniyede aslında anlaşılır. Biz buna insan sarraflığı falan diyoruz ama bizim için çok tehlikeli bir kelime. Esas konu aslında kişinin ne kadar sahici bir insan olduğu. Bu durum referans kontrollerinde ortaya çıkıyor. Yani süreçlerin belli bir aşamasından sonra kendisinden biz en az 9-10, 15-20 referans ismi istiyoruz” şeklinde konuştu.
Uluslararası beyin avcısı ve iş dünyasının değerli iş insanlarından Mustafa Kaan Otçu Sarıyer Söz Gazetesi’ne verdiği özel röportajda kariyer yolculuğunu, yapay zekânın iş dünyasına etkilerini, işe alım süreçlerindeki değişimleri ve gençlere yönelik kariyer tavsiyelerini anlattı. Yapay zekânın birçok sektörü dönüştürdüğünü belirten Otçu, geleceğin dünyasında başarılı olabilmek için erken yaşta hazırlık yapılması gerektiğini söyledi.

Yapay zekâ teknolojilerinin hızla geliştiği günümüzde kariyer planlaması, liderlik anlayışı ve işe alım süreçleri de köklü bir dönüşümden geçiyor. Uluslararası beyin avcısı ve iş dünyasında önemli çalışmalara imza atan iş insanı Mustafa Kaan Otçu, Sarıyer Söz Gazetesi’ne yaptığı değerlendirmelerde yapay zekânın meslekler üzerindeki etkilerinden geleceğin liderlik anlayışına, gençlerin kariyer planlamasından işe alım süreçlerine kadar birçok konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Mustafa Kaan Otçu, kariyer hikâyesinin sporla başladığını belirterek, “Ben İstanbul’da doğdum 1964 yılında ve uzun yıllar hem ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite çağlarında sporla iç içe oldum. Çünkü benim annem eski bir milli yüzücü, babam eski bir futbolcu. Onlar beni özellikle spor tarafında çok desteklediler ve yaklaşık 21 yıl süren bir basketbol hayatım oldu. Ekmek paramı basketboldan kazanıyordum. Daha sonra ciddi bir sakatlık sonucu yolumu profesyonel spor hayatımdan ayırmak zorunda kaldım” dedi.

Bir arkadaşı vasıtasıyla kendisini Hürriyet Gazetesi’nin Hürriyet International Trade şirketinde bulan Otçu, ofis hayatını ve çalışma hayatını yakından görme şansı elde ettiğini söyledi.

ÜÇ ŞİRKET KURARAK FARKLI ORTAKLIKLARA İMZA ATTI

Otçu, “Yaklaşık 7-8 yıl basın sektöründe kaldım. Hürriyet, Show TV ve Star TV gibi şirketlerde basın alanında çalıştım. Özellikle haber merkezlerinde yöneticilik yaptım. Daha sonra yolumu bir şekilde basın dünyasından ayırarak kendi şirketlerimi kurdum. Özellikle hizmet ve servis sektöründe faaliyet gösteren üç ayrı şirket kurarak bunlarla ilgili ortaklıklar yaptım. Bir süre sonra, bir tanışıklık vesilesiyle çok uluslu bir şirketin ortağı oldum. Bu şirket, o dönemki rakamlarla yaklaşık bir milyar dolara yaklaşan ciroya sahip, beyin avcılığı beyin avcılığı yapan bir şirkettir. Geçtiğimiz son iki yıla kadar bu şirketin içinde yönetici ortak olarak görev yaptım” ifadelerini kullandı.

“TÜRK AİLE ŞİRKETLERİNE DE AKTARILMASI KONUSUNDA ÇABA SARF ETTİM”

Amerikalılardan birçok konuda tecrübe edinen Otçu, “Amerikalılardan öğrendiğim yaklaşık bu 25-26 sene sürdü bu süreç. Öğrendiğim şey şirket nasıl hizalanır, nasıl organize olur, organizasyonel yapısı nasıl değerlendirilir, içerideki çalışanların yetkinlikleri nasıl değerlendirilir ve buralardaki operasyonlara bizim tip danışmanlık şirketlerinin katkıları neler olabilir konularını çok iyi öğrendiğimiz için ben bu öğrendiklerimizi Türk aile şirketlerine de aktarılması konusunda böyle idealist bir yaklaşımla çaba sarf ettim ve şirketimizi ikiye ayırdık. Neredeyse bir tarafımız çok uluslu şirket yabancı şirketlerle çalıştı, benim başında olduğum tarafta ise demin bahsettiğim Türk şirketlerle, Türk yapılarla burada öğrendiklerimizi aktarıp onların organizasyonel gelişimlerine katkı bulmak süreciyle gelişti ve hâlen de o şekilde devam ediyor” şeklinde konuştu.

“YAPAY ZEKÂ İŞE ALIM SÜREÇLERİNİ KÖKTEN DEĞİŞTİRDİ”

Otçu yapay zekânın liderlik anlayışını ve işe alım süreçlerini nasıl etkilediği sorusunu yanıtlayarak, “Çok değişti, değişecek ve daha da farklılaşacak. Yaklaşık 15 sene önceden zaten bunu görmeye başlamıştık. Son 5 yıldır ise işe alım süreçlerinde yapay zekâ uygulamaları çok sıklıkla kullanılıyor. Yapay zekâ ve yapay zekâ uygulamaları önümüzdeki dönemlerde birçok mesleğin ortadan kalkmasına, birçok mesleğin de gelişmesine sebebiyet verecek. Yapay zekânın kendi içinde de muazzam bir gelişim var. Şu anda insan kaynakları uygulamalarında ve işe alım süreçlerinde yoğun biçimde kullanılıyor. Fakat artık kurumlar kendi yapay zekâ sistemlerini geliştirmek üzere harekete geçtiler” söyledi.

Bunun dışında kalanların ise kendilerine dayatılan yapay zekâ uygulamalarıyla çalışmak zorunda kalacağını belirten Otçu, bu durumun gelecekte ne gibi sonuçlar doğuracağının bugün net biçimde öngörülemediğini ifade etti.

“TIPTAN HUKUKA KADAR HER ALAN ETKİLENECEK”

Yapay zekânın hangi meslekleri etkileyeceği sorusuna da kapsamlı yanıt veren Otçu, “Tıp etkilenmeye başladı. Avukatlık etkilenmeye başladı. Danışmak zorunda olacağınız, sözel bilgiye dayanan bütün operasyonlar etkileniyor. Örnek veriyorum yakın zamanda ailemde bir yakınım çok ciddi bir süreç geçirdi. Bütün raporlarını iki ayrı yapay zekâ uygulamasına yükledim ve muazzam cevaplar aldım. Çok faydalandım. Hatta bazı konularda doktorlardan aldığım cevaplardan daha detaylı bilgilere ulaştım. Ben de bir ameliyat oldum. Operasyon 11 saat sürdü. Bunun yaklaşık 7 saatini robot ve yapay zekâ uygulaması yaptı. Eskiden bu tür ameliyatlardan sonra insanlar yürüyemez hâle gelebiliyordu” diye konuştu.

Otçu, yapay zekâ destekli uygulamalarla mimari ve birçok alanda kısa sürede proje üretilebildiğini söyleyerek, tekstilden tıbba kadar pek çok sektörde önemli dönüşümler yaşanacağını ve yeni yapıların ortaya çıkacağını ifade etti.

“KARİYER PLANLAMASI ANA KARNINDA BAŞLAMALI”

Gençlerin kariyer planlamasına ne zaman başlaması gerektiği sorusuna dikkat çekici bir yanıt veren Otçu,“Anne karnından itibaren annelerin, özellikle de ailelerin, bugünün rekabetçi dünyasında lider bireyler ve lider karakterler yetiştirmeye gayret etmesi gerekiyor. Çocukların daha ana karnından itibaren takip edilip, anaokulu çağından başlayarak yeteneklerinin ne olduğunu analitik kafalarının, sözel yapılarının, el kullanma becerilerinin ve motor nöron yapılarının anlaşılıp yavaş yavaş çocukların spor, sanat, sözel, analitik konular, müzik ve aklınıza gelebilecek her alana doğru yönlendirilmesine çalışılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

“BU REKABETÇİ VE HIRÇIN DÜNYAYA HAZIRLAMALARI GEREKİYOR”

Otçu, devamında şu ifadeleri kullandı:

“Bugünün dünyasında tek dil biliyor olmak hiçbir işe yaramıyor. En az 2-3 hatta 4-5 tane lisanı konuşmak ve bu dilleri rekabetçi şekilde kullanabilmek, yani münazara ve münakaşa edebilmek, yüzleşebilmek gibi alanlarda yetkin olabilmek gerekiyor. 21. yüzyılın liderlik yetkinlikleri çok değişti. Dolayısıyla annelerin, özellikle 0-6 yaş arası çocuklarla en çok temas eden kitle anneler olduğu için, kadınların bu rekabetçi yapıları anlayıp algılayarak, imkanları ölçüsünde çocuklarını bu rekabetçi ve hırçın dünyaya hazırlamaları gerekiyor. Öğrenmeyi öğrenmelerini sağlamaları gerekiyor.”

İYİ BİR LİDER NASIL OLMALI?

Başarılı liderliğin temel unsurlarını da sıralayan Otçu, “Her şeyden evvel dayanıklı olmalı. Yani her tokadı yediğinde, her karşılaştığı zorlukta mutlaka düşecek ama yeniden ayağa kalkacak ve bu süreçte çok ciddi birtakım yetenekler geliştirmesi gerekiyor. Geleceği görebilmek önemli, fakat tuttuğu işi yapabilmek de çok önemli. Yani bir vizyon ortaya koyduğunuzda, bu odadaki herkesin, bu mahalledeki herkesin peşine takılabilmesi, herkesi ikna edebilmesi gerekiyor. Bir şeyi tutarken ucundan değil, sımsıkı tutup onun yapılmasını ve gerçekleşmesini sağlayacak ittirici güce sahip olması gerekiyor. Liderin burada birtakım sosyolojik ve psikolojik faktörleri geliştirmiş olması gerekiyor. İnsanları bir hedefe teksif edebilme ve onları o hedefe doğru yönlendirebilme kabiliyetine sahip olması gerekiyor” dedi.

CV BİR SAYFADAN İBARET OLMAMALI”

Otçu İşe alım süreçlerinde CV’nin önemine dikkat çekerek, “Benim önüme gelen bir sayfalık bir özgeçmiş hiçbir şey ifade etmez. Bugün yeni mezun bir üniversite talebesi bile olsanız, hayatınızda fark etmediğiniz ve size çok normal gelen birçok şey yapmışsınızdır.

Burada bitirdiğiniz okullar çok önemlidir. İyi okullardan mezun olmak ve iyi bir eğitim almış olmak önemli bir avantajdır. Annenizin ve babanızın eğitimleri çok önemlidir. Kardeşlerinizin eğitimleri de önemlidir. Gördüğünüz stajlar, kurslar ve okulda aldığınız eğitimler, sizin farklılıklarınızı ve neyi farklı yapabileceğinizi gösterir” şeklinde konuştu.

“ŞİRKETE DAİR ÇOK DETAYLI BİR PARAGRAF KOYMANIZ GEREKİR”

Otçu, “Örneğin, çıktığınız okuldan, basın-yayın bölümünden çıktınız veyahut bir işletme okulundan çıktınız ve buraya geldiniz. O şirkete dair çok detaylı bir paragraf koymanız gerekir. Başka bir staj yaptınız, başka bir yere gittiniz, o şirket hakkında da çok detaylı bilgi vermeniz gerekir. Bu bize neyi gösterir? Bu kişi ya da bu kadın ne yaptığını biliyor. O stajda da ne yaptığınız çok önemlidir.

Bu detaylara girdiğiniz zaman, ben diyorum ki onu okurken dikkatli bir beyin avcısı olarak: ‘Bir dakika, burada bir farklılık var, ne yaptığını bilerek hareket etmiş.’ Bir de alt satıra bakıyorum ki; ‘Bu stajı yaptım ama arzu ettiğim işin bu olmadığını, içinde olmak istediğim dünyanın bu olmadığını fark ettim ve dolayısıyla buradan şu tarafa doğru hareket ettim” ifadelerini kullandı.

“İŞ DÜNYASINDA FARK YARATANLAR KAZANACAK”

Başarılı bir kariyer için en önemli unsurun fark yaratmak olduğunu belirten Otçu, “O kadar hızlı değişiyor. Ben farkı nerede yatırım ve bu yarattığım fark neticesinde de benim bulunduğum operasyon, benim bulunduğum yapı, şirket hangi değerleri daha çok geliştirebilir? İnsan kalitesi, yaşam kalitesi nasıl artar, eğitim kalitesi nasıl artar ve benim buraya katkılarım ne olabilir diye bir kere düşünmeye başlamak lazım. Yapılacak olan konu şu: kariyer yönetiminde farkındalığı çok yüksek olmak lazım. İş hayatı ve yaşam çok yüksek farkındalıkla yönetilir. Eğer burada bir eksiklik görülüyorsa, buranın geliştirilmesi için de yapılabilecek uygulamalar, çalışmalar var; bunlara bakmak lazım. Fark yaratacak bir karakter olmak ve bütün ahlaki ve etik kodları uygulayacak bir yapının içinde tavırla çalışmak lazım” diye konuştu.

“OKUYUN, SPOR YAPIN, KENDİNİZİ GELİŞTİRİN”

Gençlere yönelik tavsiyelerini paylaşan Otçu, “Üniversite aslında size çok büyük bir format atma yeri gibi gözükse de orada bir mesleğin detaylarını öğreniyorsunuz. Yani bir meslek öğrenmek için oraya gidiyorsunuz ve analitik kabiliyetinizi geliştirmek için oralarda bulunuyorsunuz. Benim tavsiyem, daha lise çağlarından itibaren hatta ortaokul ve ilkokul çağlarından itibaren çok ciddi bir okuma alışkanlığının gelişmesi gerekiyor. Yani tarih, coğrafya, felsefe, biyoloji, yakın tarih, matematik… Matematik kuvvetliyse matematik tarafını geliştirmek için yapılabilecek uygulamalar ve çalışmalar” dedi.

“BÜYÜK İNSANLARIN BİYOGRAFİLERİNİ MUTLAKA OKUYUN”

Sözlerine devam eden Otçu şu ifadeleri kullandı:

“Ayrıca dünya üzerinde iz bırakmış büyük insanların biyografilerinin mutlaka okunması, dünyada güçlü olan ülkelerin neşriyatlarının, gazetelerinin ve dergilerinin mümkünse dijital ortamda dikkatle takip edilmesi gerekiyor. Günde buna en az birkaç saatin ayrılması, mutlak surette egzersiz ve spor yapılması ve bir spor kültürünün edinilmesi gerekiyor. Rekabetçiliğin ne olduğunun öğrenilmesi adına nöro sistemi, moral sistem ve kardiyovasküler sistemin gelişkin olması için, basit bile olsa bir egzersiz kültürünün edinilmesi ileriki çalışma hayatı için çok önem arz edecektir.”

“MÜLAKATIN İLK SANİYELERİNDE ÇOK ŞEY ANLAŞILIR”

Otçu, mülakat görüşmelerinde nelere dikkat ettiğini de anlatarak, “Enerjisi karşıma geldiğinde tabii ki biz önceden bilgi vermiş oluyoruz. Öncelikle benim, bizim şirketimizle ilgili bilgi sahibi mi? adayı olduğu şirketle ilgili detaylı bilgi öğrenmiş mi? piyasayı araştırmış mı? rakiplerini öğrenmiş mi? Örnek veriyorum, bir perakende şirketi ise gidip diğer rakiplerin raflarına bakmış mı, takip etmiş mi? Ve kendisini nasıl ifade ediyor, nasıl el sıkıyor? Bunlar bile üç saniyede aslında anlaşılır. Biz buna insan sarraflığı falan diyoruz ama bizim için çok tehlikeli bir kelime. Esas konu aslında kişinin ne kadar sahici bir insan olduğu. Bu durum referans kontrollerinde ortaya çıkıyor. Yani süreçlerin belli bir aşamasından sonra kendisinden biz en az 9-10, 15-20 referans ismi istiyoruz” şeklinde konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sariyersoz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.