air park
Sarıyer Diyaliz
Oses
Göçmen's Ranch

İmamoğlu’ndan yeni parti mesajı: ‘CHP’de kayyumluk kurulursa gerekeni yaparız’

Siyaset 26.06.2026 - 13:46, Güncelleme: 26.06.2026 - 13:46
 

İmamoğlu’ndan yeni parti mesajı: ‘CHP’de kayyumluk kurulursa gerekeni yaparız’

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ'ın sorularını yanıtladı. CHP’deki “mutlak butlan” tartışmaları, Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumu ve yeni parti iddialarına ilişkin konuşan İmamoğlu, “Saraydan alınan direktiflerle CHP’de bir kayyumluk kuruluyorsa gerekeni yaparız” şeklinde konuştu.
Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ’ın sorularını yanıtladı. Birgün'de yer alan habere göre, CHP’de yaşanan “mutlak butlan” süreci, parti içindeki tartışmalar ve yeni parti iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “MUTLAK BUTLAN UMUTSUZLUĞUN SON AŞAMASI” CHP’deki tartışmaları değerlendiren İmamoğlu, “Mutlak butlan sürecini, siyasetten ve milletten ümidini kesmiş bir avuç insanın umutsuzluğunun son aşaması olarak görüyorum. Siyaset, medya ve yargıda konuşlanmış bir grup insan tüm Türkiye’yi esir alıyor. Emirleri ise Erdoğan veriyor” ifadelerini kullandı. KILIÇDAROĞLU’NA SERT ELEŞTİRİ Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumuna da değinen İmamoğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi uzun süredir çok yönlü bir kuşatma altında. Belediye başkanları tutuklanıyor, yöneticileri hedef alınıyor, partinin iktidar alternatifi olma kapasitesi etkisizleştirilmeye çalışılıyor. Böyle bir dönemde bazı isimlerin dönüp bu kuşatmanın açtığı koridordan yürümeyi tercih etmesini siyasi bir tutumdan ibaret görmüyorum. Ben buna itiraz ediyorum. Ben kayyumluk yapanın niyetini merak etmiyorum. Ne düşündüğünü de doğrusu önemsemiyorum... Cumhuriyet Halk Partisi'ni dışarıdan yenemeyenlerin içeriden sonuç alma arayışına tarih iyi gözle bakmayacaktır" dedi. YENİ PARTİ TARTIŞMALARINA YANIT İmamoğlu, son dönemde gündeme gelen yeni parti iddialarına ilişkin de konuşarak, “Kurultay hem hukukun gereği hem de bizim hakkımız. Ancak saraydan alınan direktiflerle CHP’de bir kayyumluk kuruluyorsa gerekeni yaparız. Biz bu milleti asla umutsuz ve seçeneksiz bırakmayız. Ya bir yol buluruz ya bir yol yaparız. Milletin işaret ettiği yolda yürüyüşümüze devam ederiz” ifadelerini kullandı. “BİR GRUP İNSAN TÜM TÜRKİYE’Yİ ESİR ALIYOR” Mutlak butlan sürecini değerlendiren İmamoğlu,” Yaşadıklarımızın sebebi belli… Bu yorgun, bitkin ve çatık kaşlı iktidarın miadı dolmuştur. Milletimiz değişim ateşini yakmıştır. Erdoğan koltuk hırsına, ticaret yapmaktan siyaset yapmayı unutmuş olan partisi ise bürokraside yer tutmuş üç beş insana yenilmiştir. Mutlak butlan sürecini, siyasetten ve milletten ümidini kesmiş bir avuç insanın umutsuzluğunun son aşaması olarak görüyorum. Siyaset, medya ve yargıda konuşlanmış bir grup insan tüm Türkiye’yi esir alıyor. Emirleri ise Erdoğan veriyor. O iktidarını korumak, emir verdikleri ise Türkiye’nin bütün kılcal damarlarını kapsayacak bir güce erişmek istiyor. Asla doymuyor, asla durmuyorlar” dedi. “YALANLARLA İNSANLARIN ÖZGÜRLÜĞÜNE, HAYSİYET VE ŞEREFİNE KAST EDİYORLAR” İmamoğlu sözlerine devam ederek şu ifadeleri kullandı: “Erdoğan’ın izni ve emriyle; istediklerini içeri atıyorlar, şantaj yapıyorlar, en çirkin yalanlarla insanların özgürlüğüne, haysiyet ve şerefine kast ediyorlar. Yetmiyor, Atatürk’ün kurduğu partiye darbe yapacak bir çaresizliği sergiliyorlar. Bu çaresizliğin karşısında ise milletin umutları bulunuyor. Geleceğe dair hayallerimiz, hedeflerimiz, milletçe huzur içinde yaşama arzusu duruyor. Ben günün sonunda milletin vicdanı ve yüreğinin galip geleceğine gönülden inanıyorum.” “CHP UZUN SÜREDİR ÇOK YÖNLÜ BİR KUŞATMA ALTINDA” Kılıçdaroğlu ve takım arkadaşlarının yaşanan süreçte takındığı tutumunu değerlendiren İmamoğlu, “Bu süreçte yaşananları yalnızca siyasi bir görüş ayrılığı olarak değerlendirmiyorum. Siyasette insanlar farklı düşünebilir, birbirlerini eleştirebilir, birbirleriyle yarışabilirler. Bunların hiçbiri beni rahatsız etmez. Demokrasi dediğimiz şey, zaten budur. Fakat burada karşı karşıya olduğumuz tablo farklı. Cumhuriyet Halk Partisi uzun süredir çok yönlü bir kuşatma altında. Belediye başkanları tutuklanıyor, yöneticileri hedef alınıyor, partinin iktidar alternatifi olma kapasitesi etkisizleştirilmeye çalışılıyor. Böyle bir dönemde bazı isimlerin dönüp bu kuşatmanın açtığı koridordan yürümeyi tercih etmesini siyasi bir tutumdan ibaret görmüyorum” ifadelerini kullandı. “BEN BUNA İTİRAZ EDİYORUM” İmamoğlu devamında şu ifadeleri kullandı: “Ben buna itiraz ediyorum. Ben kayyumluk yapanın niyetini merak etmiyorum. Ne düşündüğünü de doğrusu önemsemiyorum. Türkiye'nin buna ayıracak vakti olduğunu da düşünmüyorum. Bu ülkenin milyonlarca emeklisi geçim derdinde. Gençleri gelecek kaygısıyla yaşıyor. İnsanlar adalet arıyor, refah arıyor, nefes alacak bir iklim arıyor. Böyle bir dönemde bütün dikkatlerin bir kişinin ne hesap yaptığına ne planladığına çevrilmesini doğru bulmuyorum. Ben başka bir şeye bakıyorum: Yüz yılı aşan bir siyasi mirasın, milyonlarca insanın umudunun ve değişim iradesinin hangi hesapların konusu haline getirildiğine bakıyorum. Bazı insanlar bulundukları yeri temsil eder. Bazıları ise bulundukları yere rağmen başka odakların temsilcisi gibi davranır. Takdiri milletin vicdanına bırakıyorum. Ama şundan eminim: Cumhuriyet Halk Partisi'ni dışarıdan yenemeyenlerin içeriden sonuç alma arayışına tarih iyi gözle bakmayacaktır.” “KURULTAY HEM HUKUKUN GEREĞİ HEM DE BİZİM HAKKIMIZ” İmamoğlu yeni parti konusu üzerine şu ifadeleri kullandı: “Bugün partimize hep birlikte “değişim” diyerek çıktığımız yolun; milletimize ise adil seçimlerle iktidarı değiştirmeyi ümit etmenin bedeli ödetilmek isteniyor. Önce CHP’de, sonra Türkiye’de değişim olacak dedik. Hep birlikte umudu büyüteceğiz ve kazanacağız, bize asla yenilgiyi öğretemeyecekler dedik. Delegelerimizden de milletimizden de bunun için destek aldık. Ben milletimizin sevgisini ve bizlere bağladığı umudunu görüyorum. Evet, dört duvar arasındayım. Ama ben insanımızın duygularını en güçlü haliyle yüreğimde hissediyorum. Yüklenen sorumluluğu, geleceğe dair umutları, milletçe el ele vererek Türkiye’ye yaşatacağımız huzurlu günleri ben en derin duygularımla hissediyorum. Kurultay hem hukukun gereği hem de bizim hakkımız.” “BİZ ONLARIN İŞARET ETTİĞİ YOLDA YÜRÜYECEĞİZ” CHP'den ayrılıp yeni bir parti kurulması için parti içinde yürütülen olağanüstü kurultay sürecinin tüketilmesi gerekiyor. Sizin için bu konuda ki somut eşik nedir? Sorusunu yanıtlayan İmamoğlu, “Kurultay sürecinin tüketilmesi ne demektir? Delegesinden, partilisinden, milletinden korkan bir irade ortadayken hangi somut eşiği konuşacağız? Kurultay sürecinin bugün, hemen, derhal başlaması gerekiyor. Geçen her gün, milletimizin umuduna, heyecanına, geleceğe dair beklentilerine ihanettir. Genel Başkanım, yol arkadaşım Sayın Özgür Özel, Anadolu’nun her yerinde milletimizle birlikte ve yan yanadır. Anadolu’da yüreğini, cesaretini, aklını ve ruhunu Türkiye’nin geleceği için taşıyan insanımız bize hep birlikte hangi yolda yürüyeceğimizi işaret edecektir. Biz onların işaret ettiği yolda yürüyeceğiz” dedi. “ASIL RİSK İÇERİSİNDE YAŞAYAN İSE MİLLETTİR” İmamoğlu, yeni parti risklerinin olup olmadığı sorusunu yanıtlayarak asıl riski yaşayanın millet olduğunu vurguladı. İmamoğlu, “Asıl risk içerisinde yaşayan ise millettir. Riski, siniri, stresi yüklenenler; haftası dolmadan maaşları eriyen, her gün daha zorlu bir hayatın içine sürüklenen ailelerdir, babalardır, annelerdir. Her geçen gün daha adaletsiz bir Türkiye’ye uyanan insanımızdır. Büyük risk, aynı zamanda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti adınadır. Tarihimizde tecrübe etmediğimiz seviyede büyük siyasi, idarî, hukukî ve rejim tehditleriyle ve risklerle karşı karşıyayız. Dolayısıyla bu milletin değişim ateşi bir kere yanmışsa bunu söndürecek güç, durduracak risk yoktur” ifadelerini kullandı. “ÖZGÜR ÖZEL İLE ARAMIZDA BİR YAKLAŞIM FARKI YOK” Son soruyu yanıtlayan İmamoğlu şu ifadeleri kullandı: “Bizim Sayın Özgür Özel ile aramızda bir yaklaşım farkı yok, hatta çok önemli bir ortak noktamız olduğunu düşünüyorum. İkimizde de bize dayatılanları reddetmek ve her daim milletin açtığı yoldan gitmek gibi bir huy mevcuttur. İkimizde de birbirimizi besleyen; milletine ve ülkesine adanmışlık, azim, cesaret, kararlılık mevcuttur. Kardeşliğimizin gücünü tarifleyecek cümle kuramazlar. Benim yüreğim her daim genel başkanımızla ve bütün arkadaşlarımızla birlikte atıyor. Çok inanıyor ve güveniyorum onlara. Hep birlikte milletin açtığı uzun bir yolu yürüyeceğiz inşallah."
Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ'ın sorularını yanıtladı. CHP’deki “mutlak butlan” tartışmaları, Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumu ve yeni parti iddialarına ilişkin konuşan İmamoğlu, “Saraydan alınan direktiflerle CHP’de bir kayyumluk kuruluyorsa gerekeni yaparız” şeklinde konuştu.

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ’ın sorularını yanıtladı.

Birgün'de yer alan habere göre, CHP’de yaşanan “mutlak butlan” süreci, parti içindeki tartışmalar ve yeni parti iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MUTLAK BUTLAN UMUTSUZLUĞUN SON AŞAMASI”

CHP’deki tartışmaları değerlendiren İmamoğlu, Mutlak butlan sürecini, siyasetten ve milletten ümidini kesmiş bir avuç insanın umutsuzluğunun son aşaması olarak görüyorum. Siyaset, medya ve yargıda konuşlanmış bir grup insan tüm Türkiye’yi esir alıyor. Emirleri ise Erdoğan veriyor” ifadelerini kullandı.

KILIÇDAROĞLU’NA SERT ELEŞTİRİ

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumuna da değinen İmamoğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi uzun süredir çok yönlü bir kuşatma altında. Belediye başkanları tutuklanıyor, yöneticileri hedef alınıyor, partinin iktidar alternatifi olma kapasitesi etkisizleştirilmeye çalışılıyor. Böyle bir dönemde bazı isimlerin dönüp bu kuşatmanın açtığı koridordan yürümeyi tercih etmesini siyasi bir tutumdan ibaret görmüyorum. Ben buna itiraz ediyorum. Ben kayyumluk yapanın niyetini merak etmiyorum. Ne düşündüğünü de doğrusu önemsemiyorum... Cumhuriyet Halk Partisi'ni dışarıdan yenemeyenlerin içeriden sonuç alma arayışına tarih iyi gözle bakmayacaktır" dedi.

YENİ PARTİ TARTIŞMALARINA YANIT

İmamoğlu, son dönemde gündeme gelen yeni parti iddialarına ilişkin de konuşarak, “Kurultay hem hukukun gereği hem de bizim hakkımız. Ancak saraydan alınan direktiflerle CHP’de bir kayyumluk kuruluyorsa gerekeni yaparız. Biz bu milleti asla umutsuz ve seçeneksiz bırakmayız. Ya bir yol buluruz ya bir yol yaparız. Milletin işaret ettiği yolda yürüyüşümüze devam ederiz” ifadelerini kullandı.

“BİR GRUP İNSAN TÜM TÜRKİYE’Yİ ESİR ALIYOR”

Mutlak butlan sürecini değerlendiren İmamoğlu,” Yaşadıklarımızın sebebi belli… Bu yorgun, bitkin ve çatık kaşlı iktidarın miadı dolmuştur. Milletimiz değişim ateşini yakmıştır. Erdoğan koltuk hırsına, ticaret yapmaktan siyaset yapmayı unutmuş olan partisi ise bürokraside yer tutmuş üç beş insana yenilmiştir. Mutlak butlan sürecini, siyasetten ve milletten ümidini kesmiş bir avuç insanın umutsuzluğunun son aşaması olarak görüyorum. Siyaset, medya ve yargıda konuşlanmış bir grup insan tüm Türkiye’yi esir alıyor. Emirleri ise Erdoğan veriyor. O iktidarını korumak, emir verdikleri ise Türkiye’nin bütün kılcal damarlarını kapsayacak bir güce erişmek istiyor. Asla doymuyor, asla durmuyorlar” dedi.

“YALANLARLA İNSANLARIN ÖZGÜRLÜĞÜNE, HAYSİYET VE ŞEREFİNE KAST EDİYORLAR”

İmamoğlu sözlerine devam ederek şu ifadeleri kullandı:

“Erdoğan’ın izni ve emriyle; istediklerini içeri atıyorlar, şantaj yapıyorlar, en çirkin yalanlarla insanların özgürlüğüne, haysiyet ve şerefine kast ediyorlar. Yetmiyor, Atatürk’ün kurduğu partiye darbe yapacak bir çaresizliği sergiliyorlar. Bu çaresizliğin karşısında ise milletin umutları bulunuyor. Geleceğe dair hayallerimiz, hedeflerimiz, milletçe huzur içinde yaşama arzusu duruyor. Ben günün sonunda milletin vicdanı ve yüreğinin galip geleceğine gönülden inanıyorum.”

CHP UZUN SÜREDİR ÇOK YÖNLÜ BİR KUŞATMA ALTINDA”

Kılıçdaroğlu ve takım arkadaşlarının yaşanan süreçte takındığı tutumunu değerlendiren İmamoğlu, “Bu süreçte yaşananları yalnızca siyasi bir görüş ayrılığı olarak değerlendirmiyorum. Siyasette insanlar farklı düşünebilir, birbirlerini eleştirebilir, birbirleriyle yarışabilirler. Bunların hiçbiri beni rahatsız etmez. Demokrasi dediğimiz şey, zaten budur. Fakat burada karşı karşıya olduğumuz tablo farklı. Cumhuriyet Halk Partisi uzun süredir çok yönlü bir kuşatma altında. Belediye başkanları tutuklanıyor, yöneticileri hedef alınıyor, partinin iktidar alternatifi olma kapasitesi etkisizleştirilmeye çalışılıyor. Böyle bir dönemde bazı isimlerin dönüp bu kuşatmanın açtığı koridordan yürümeyi tercih etmesini siyasi bir tutumdan ibaret görmüyorum” ifadelerini kullandı.

“BEN BUNA İTİRAZ EDİYORUM”

İmamoğlu devamında şu ifadeleri kullandı:

“Ben buna itiraz ediyorum. Ben kayyumluk yapanın niyetini merak etmiyorum. Ne düşündüğünü de doğrusu önemsemiyorum. Türkiye'nin buna ayıracak vakti olduğunu da düşünmüyorum. Bu ülkenin milyonlarca emeklisi geçim derdinde. Gençleri gelecek kaygısıyla yaşıyor. İnsanlar adalet arıyor, refah arıyor, nefes alacak bir iklim arıyor. Böyle bir dönemde bütün dikkatlerin bir kişinin ne hesap yaptığına ne planladığına çevrilmesini doğru bulmuyorum. Ben başka bir şeye bakıyorum: Yüz yılı aşan bir siyasi mirasın, milyonlarca insanın umudunun ve değişim iradesinin hangi hesapların konusu haline getirildiğine bakıyorum. Bazı insanlar bulundukları yeri temsil eder. Bazıları ise bulundukları yere rağmen başka odakların temsilcisi gibi davranır. Takdiri milletin vicdanına bırakıyorum. Ama şundan eminim: Cumhuriyet Halk Partisi'ni dışarıdan yenemeyenlerin içeriden sonuç alma arayışına tarih iyi gözle bakmayacaktır.”

“KURULTAY HEM HUKUKUN GEREĞİ HEM DE BİZİM HAKKIMIZ”

İmamoğlu yeni parti konusu üzerine şu ifadeleri kullandı:

“Bugün partimize hep birlikte “değişim” diyerek çıktığımız yolun; milletimize ise adil seçimlerle iktidarı değiştirmeyi ümit etmenin bedeli ödetilmek isteniyor. Önce CHP’de, sonra Türkiye’de değişim olacak dedik. Hep birlikte umudu büyüteceğiz ve kazanacağız, bize asla yenilgiyi öğretemeyecekler dedik. Delegelerimizden de milletimizden de bunun için destek aldık. Ben milletimizin sevgisini ve bizlere bağladığı umudunu görüyorum. Evet, dört duvar arasındayım. Ama ben insanımızın duygularını en güçlü haliyle yüreğimde hissediyorum. Yüklenen sorumluluğu, geleceğe dair umutları, milletçe el ele vererek Türkiye’ye yaşatacağımız huzurlu günleri ben en derin duygularımla hissediyorum. Kurultay hem hukukun gereği hem de bizim hakkımız.”

“BİZ ONLARIN İŞARET ETTİĞİ YOLDA YÜRÜYECEĞİZ”

CHP'den ayrılıp yeni bir parti kurulması için parti içinde yürütülen olağanüstü kurultay sürecinin tüketilmesi gerekiyor. Sizin için bu konuda ki somut eşik nedir? Sorusunu yanıtlayan İmamoğlu, “Kurultay sürecinin tüketilmesi ne demektir? Delegesinden, partilisinden, milletinden korkan bir irade ortadayken hangi somut eşiği konuşacağız? Kurultay sürecinin bugün, hemen, derhal başlaması gerekiyor. Geçen her gün, milletimizin umuduna, heyecanına, geleceğe dair beklentilerine ihanettir. Genel Başkanım, yol arkadaşım Sayın Özgür Özel, Anadolu’nun her yerinde milletimizle birlikte ve yan yanadır. Anadolu’da yüreğini, cesaretini, aklını ve ruhunu Türkiye’nin geleceği için taşıyan insanımız bize hep birlikte hangi yolda yürüyeceğimizi işaret edecektir. Biz onların işaret ettiği yolda yürüyeceğiz” dedi.

“ASIL RİSK İÇERİSİNDE YAŞAYAN İSE MİLLETTİR”

İmamoğlu, yeni parti risklerinin olup olmadığı sorusunu yanıtlayarak asıl riski yaşayanın millet olduğunu vurguladı.

İmamoğlu, “Asıl risk içerisinde yaşayan ise millettir. Riski, siniri, stresi yüklenenler; haftası dolmadan maaşları eriyen, her gün daha zorlu bir hayatın içine sürüklenen ailelerdir, babalardır, annelerdir. Her geçen gün daha adaletsiz bir Türkiye’ye uyanan insanımızdır.

Büyük risk, aynı zamanda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti adınadır. Tarihimizde tecrübe etmediğimiz seviyede büyük siyasi, idarî, hukukî ve rejim tehditleriyle ve risklerle karşı karşıyayız. Dolayısıyla bu milletin değişim ateşi bir kere yanmışsa bunu söndürecek güç, durduracak risk yoktur” ifadelerini kullandı.

“ÖZGÜR ÖZEL İLE ARAMIZDA BİR YAKLAŞIM FARKI YOK”

Son soruyu yanıtlayan İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:

“Bizim Sayın Özgür Özel ile aramızda bir yaklaşım farkı yok, hatta çok önemli bir ortak noktamız olduğunu düşünüyorum. İkimizde de bize dayatılanları reddetmek ve her daim milletin açtığı yoldan gitmek gibi bir huy mevcuttur. İkimizde de birbirimizi besleyen; milletine ve ülkesine adanmışlık, azim, cesaret, kararlılık mevcuttur. Kardeşliğimizin gücünü tarifleyecek cümle kuramazlar. Benim yüreğim her daim genel başkanımızla ve bütün arkadaşlarımızla birlikte atıyor. Çok inanıyor ve güveniyorum onlara.

Hep birlikte milletin açtığı uzun bir yolu yürüyeceğiz inşallah."

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sariyersoz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.