Kılıçdaroğlu’ndan hem İmamoğlu hem dokunulmazlık açıklaması: ‘Bu adım gerekti’
Kılıçdaroğlu’ndan hem İmamoğlu hem dokunulmazlık açıklaması: ‘Bu adım gerekti’
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlık görevine iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarının yargılandığı davayı “yolsuzluk davası” olarak tanımlayarak, buna karşın tutuklu yargılamaya karşı olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, HDP’li vekillerle ilgili dokunulmazlık oylamasında ise, "O dönem CHP’yi ısrarla PKK ile ilişkilendirme çabası vardı. Buna karşı bu adım gerekti" ifadelerini kullandı.
Mahkemenin mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Başkan olarak görevine iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu, gazeteci Mustafa Balbay’a yaptığı değerlendirmelerde hem Ekrem İmamoğlu davasına hem de geçmişte büyük tartışma yaratan dokunulmazlık oylamasına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Birgün’de yer alan habere göre, Cumhuriyet gazetesi yazarı Mustafa Balbay’ın aktardığı görüşmede Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki isimlerin yargılandığı dosya için “ yolsuzluk davası” ifadesini kullandı. Ancak Kılıçdaroğlu, yargılamanın tutuklu şekilde sürdürülmesine karşı olduğunu vurguladı.
"BENDEN NİÇİN KORKUYORLAR?"
"Mahkeme bir karar verir, en ağır biçimde eleştirirsiniz ama ona uymanız gerekir" diye konuşan Kılıçdaroğlu, "Bu karar verilmiş, benden niçin korkuyorlar? Normalleşmeye karşı çıkarım kızarlar, arınalım derim kızarlar" şeklinde konuştu.

“BUNA KARŞI BU ADIM GEREKTİ”
Aralarında eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın da bulunduğu HDP'li siyasetçilerin tutuklanmasının önünü açan TBMM'deki dokunulmazlık oylarında CHP'nin 'evet' oyu verme kararıyla ilgili görüşünü bir kez daha dile getiren Kılıçdaroğlu, o dönemki tutumunu ise "Her şeyi zamanındaki duruma göre yorumlamak gerekir. O dönem CHP’yi ısrarla PKK ile ilişkilendirme çabası vardı. Buna karşı bu adım gerekti" diyerek savundu.
Kılıçdaroğlu’nun bu konudaki sözleri şöyle aktarıldı:
KK- Bütün eleştirilere açığım ama yanlış bilgi verilmesine itiraz ediyorum.
MB- Davalar siyasi değil diyorsunuz...
KK- Yolsuzluk davası onlar.
MB- Kemal Bey, Allah aşkına Ekrem Bey için 2500 yıl hapis isteniyor. Aynı süreçte diploması iptal edilip tutuklanıyor. Buna siyasi değil derseniz biz nasıl itiraz etmeyiz?
KK- Tutuklu yargılamaya ben de karşıyım. Ailesini ziyaret ettiğimde söylediğim noktadayım.
MB- O zaman önceliği tutuksuz yargılamaya vermek gerekmez mi? Türkiye’de infaz peşin, adalet veresiye. Üstelik dünyada da yolsuzluk iddiaları üzerinden siyasete müdahale ediliyor. Brezilya’da Luna, İspanya’da Sanchez...
KK- Bizim öncelikle ahlaki üstünlüğü yeniden kazanmamız gerekli.
MB- Bu yargıyla mı?
KK- Mahkeme bir karar verir, en ağır biçimde eleştirirsiniz ama ona uymanız gerekir.
MB- Butlana karşı parti içi bütünlüğü koruyarak mücadele edebilirdiniz. Ben partimle mahkeme salonda değil, kurultayda hesaplaşırım diyebilirdiniz. Hâlâ diyebilirsiniz.
KK- Bu karar verilmiş, benden niçin korkuyorlar? Normalleşmeye karşı çıkarım kızarlar, arınalım derim kızarlar.
MB- O zaman olağanüstü kurultayı yapın.
KK- Az sonra olağan kurultay takvimi açıklanacak.
MB- Sizinle aynı pazaryerine gidiyoruz. Yüzüncüyıl pazarındaki herkes, başta gözlemeci teyze, “Kemal Bey ne yapıyor? Darmadağın etti partiyi” diyor...
KK- Düzeltiriz.
MB- Söylemleriniz iktidar hedeflerine uygun çizgide olacak izlenimi var.
KK- Kim demiş onu?
MB- Osmanlı coğrafyası... Özgür Bey için Türkiye’yi dışarıya şikâyet ediyor eleştirisi getirmeniz.
KK- Osmanlı coğrafyası için söylediğim her şey İsmail Cem’in kitabındandır. Orada Balkanlar da yazar, Türk dünyası da yazar. Kurulmakta olan yeni dünyada yerimizi almalıyız...

MB- Bunu böyle açsaydınız.
KK- İzin vermediler ki soru üstüne soru. (Sözcü TV’yi kast ederek) AB’yi elbette biz de istiyoruz. Özgür Bey’in, “Bizi yalnız bıraktınız” sözüne benim itirazım.Genel başkan o cümleyi kullanamaz.
MB- Selahattin Demirtaş yanıtınız da tartışılıyor.
KK- Ben geçmişte Demirtaş’ı ziyaret ettim. Söyledim de tutuklamayı doğru bulmuyorum. Her şeyi zamanındaki duruma göre yorumlamak gerekir. O dönem CHP’yi ısrarla PKK ile ilişkilendirme çabası vardı. Buna karşı bu adım gerekti.
MB- Adalet yürüyüşü yapmış bir Kemal Bey’in önceliği hukukun üstünlüğüne vermesi beklenir. Sizi hayrete düşüren eleştiriler bu kadar çok ise onların doğruluk payını da dikkate alamaz mısınız?
KK- Ben aynı yerdeyim. Eleştirinizi yapın ama söylemediklerim, benim ufkumda olmayan şeyler üzerinden yazılar olmamalı. Medyanın tutumuna karşı hayretler içindeyim.
MB- Sizi iyi yazan medya da var. Cumhuriyet olarak bizim çizgimiz Cumhuriyet.
KK- Cumhuriyet’e de uğrayacağım.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.




