Özgür Özel ilk kez anlattı: Mutlak butlan sonrası Kemal Kılıçdaroğlu ile telefonda ne konuştu?
Özgür Özel ilk kez anlattı: Mutlak butlan sonrası Kemal Kılıçdaroğlu ile telefonda ne konuştu?
CHP genel başkanlığı görevinden alınan Özgür Özel, mutlak butlan kararının açıklanmasının ardından Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesini ilk kez anlattı. Özel, görüşmede kurultay meselesinin gündeme geldiğini söyledi.
Mahkemenin CHP için mutlak butlan kararı vermesi sonrası genel başkanlık görevinden alınan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM’de basın mensuplarıyla bir araya geldi. Özel'in gündeminde kurultay, yeni parti ve baskın seçim ihtimalleri vardı. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, mutlak butlan kararının açıklanmasının arkasından Kemal Kılıçdaroğlu ile arasında geçen diyaloğu da anlattı.
ANKA'nın aktardığına göre Özgür Özel, Müslim Sarı’nın "Kurultay yapılması mümkün değil" ifadelerinin sorulması üzerine "Kardeşim kararın kesinleşmesi Yargıtay başvurusuna bağlı. Bizim avukata azledip dünün davacısı, bugünün davalısına dönmüş. Davalı hak arasın diye verilen bir yolu, kendi kullanıyor. O zaman avukatın bize sorsun. Yargıtay’daki başvuruyu çeksin. Karar kesinleşti işte. Ondan sonra getirsin kurultay yapsın. Yani bin yolu var. Önemli olan iyi niyet olsun. Ama ‘Ben senin avukatının yetkisini düşürürüm. Kendi avukatımı sana avukat tayin ederim. Senin hak arama yolunu tıkarım ya da dilekçeyi çekmene engel olurum" dedi.
KURULTAY İÇİN HANGİ YOLLAR GÜNDEMDE?
Kurultay için tüm yolları deneyeceklerini vurgulayan Özel, "Denemeye devam edeceğiz. Anayasa Mahkemesi (AYM) kararı var. 50 artı bir imza toplandığında esas iradedir, önüne hiçbir yasak geçemez. 11 sayfalık AYM kararı var. Bu karara istinaden Kemal Bey'in toplaması lazım. Bir kere bu arkadaşlar eğer ‘yapamıyoruz’ diyorlarsa siz yapın da mahkemeye engel olsun bakalım. Siz bir yapın önce partinizi seviyorsanız. Sonra mahkeme engel olmamalıdır. Argümanlarımız var. Tut ki oldu. AYM yolu var. Biz bu yolların hepsini tüketiriz. Diğer taraftan Yargıtay'a başvurduk. Yargıtay ayağında tedbir kararına itirazın geri çekilmesinin bir hakkın kötüye kullanılması, tedbirin resen görüşülmesi ya da asli müdafi olmadığı için feri müdafilerin bunu görüşemediği, talep edemediği için asıldan davanın görüşülmesinin öne alınarak tedbir kararıyla eş zamanlı görüşülmesinin bütün başvurularını yaptık. Bu konuyu takip ediyoruz. Bu konuda Yargıtay'ın bir an önce karar vermesini bekliyoruz. Zaten bu tıkanmışlık ancak Yargıtay'ın bir kararıyla açılabilir. Ondan sonrasındaki diğer kısımları zaten biz hallederiz" diye konuştu.

KILIÇDAROĞLU İLE DİYALOĞUNU ANLATTI
Özel, “Kemal Kılıçdaroğlu ile iletişim koptu mu, müzakere kanalı kapandı mı” sorusuna "Maalesef müzakere kanalı hiç açılmadı. Bu artık parti içi bir mesele değil, Türkiye'nin demokrasi meselesi. Butlan kararından sonra televizyonlar, Kemal Bey’in beni arayacağını yazdı. Sonra biz bir toplantıya girdik, çıkınca çağrısını gördüm. Sonra kendisini aradım, dedim ki ‘Buyurun beni aramışsınız.’ Dedi ki ‘Karar çıkarsa arayacağımı söylemiştim kamuoyuna, onun için aradım. Ne diyorsunuz?’ ‘Neye efendim’ dedim. ‘Ne yapmak lazım şimdi’ dedi. ‘Kurultay yapmak lazım’ dedim. Dedi ki ‘Yapamazsın diyorlar.’ ‘Efendim siz isterseniz yapılır’ dedim. ‘O zaman tamam, arkadaşlar otursun konuşsun. En uygun zamanda yapalım.’ Ben de dedim ki ‘En uygun zaman en kısa zaman. Bu işi uzatmaya dair bir niyet duyuyorum. Bu büyük bir felaket getirir.’ Tabii o an Kemal Bey mevzunun farkında değil" şeklinde yanıt verdi.
'KURULTAYDAN VAZGEÇSEM ÖFKE BANA YÖNELİR'
Açıklamasının devamında da Özel, şunları söyledi:
"Sonra ben iki arkadaş görevlendirdim, Kemal Bey de iki arkadaş görevlendirdi. Bu arkadaşlar pazartesi görüşecekti. Sonra, ‘Pazar olsa olmaz mı? Yola gideceğiz.’ ‘Olur, pazar olsun.’ Sonra ‘Pazar da tarlaya gideceğiz. Gece 01.00’de görüşelim.’ Biz sabah 10.00’da bir araya gelip bir çerçeve çizecektik Kemal Bey'in ekibiyle. ‘Gece 01.00’de kimi bulacağız? Sabah olsun, hayır olsun. 12.00’de görüşelim.’ ‘Peki.’ Sabah 07.00’de iki müzakereci, Ankara'nın bütün bar fedaileriyle birlikte geldi. Neden 07.00’de geldi?
- Sabaha kadar çalıştılar, gidip uyuyacak çocuklar bizi partiden dışarı atıp. Müzakere için gün verilip de müzakerecinin müzakere edeceği kişilerin evini, yerini bastığı ilk kez oluyordur. O yüzden müzakere hiç açılmadı ki tıkansın. Müzakere etmeye niyeti olan birisi olmadığını, onun kamuoyundaki bir beklentiyi tatmin etmeye yönelik olduğunu söyledim. Sonuçta partinin yararına bir sonuç çıkacaksa niye görüşülmesin ama doğrudan değil, dolaylı ya da tarafsız aracılar üzerinden sonuç alma ihtimali varsa görüşülür. Bizim sonuçtan ne kastettiğimiz, ne anladığımız zaten belli. Ben bugün desem ki ‘Ben kurultaydan vazgeçtim’, Kemal Bey'e yönelen öfke bana yönelir. Bu Özgür Özel için görülen kişisel bir mesele değil ki. Siz Türkiye'ye sandığı getirmekle övünen partisiniz. Kendi içinizde sandıksız... Erdoğan’ın; diplomasız birinin muhalefetin başına mazbatasız birini istemesi. Olacak iş değil yani."
'GÖRÜŞMEDE KENDİMİ 2023 HAZİRAN’DA HİSSETTİM'
Kılıçdaroğlu ile ilk yaptığı telefon görüşmesi sırasında kendisini 2023’ün Haziran ayında hissettiğini söyleyen Özel, şöyle devam etti:
"2023 Haziran'ın 1’i ya da 2’siydi. Kemal Bey bir televizyon programına çıkacağını söyledi, ne önerdiğimizi sordu. Ben de kendisine o zaman dedim ki ‘Efendim bir seçim kaybettik. Bizim hatalarımız var, ortaklarımızın hataları var, hepimizin eksiği var. Şu anda millet yas durumunda. Büyük bir tepki olacak. ‘Yeniden cumhurbaşkanı adayı olacak mısınız’ diye sorarlar ya da ‘Genel başkanlığa aday mısınız’ diye sorarlar. ‘Bir an önce kongre yapacağız’ diye söyleyin.’ Dedi ki ‘Öyle bir talep var mı? Sokakta öyle bir şey var mı?’ Dedim ki ‘Yastayız. Üç gün kimse konuşmaz. Yedisine kadar bir tek deliler konuşur. Millet işine geliyorsa dinler, gelmiyorsa susturur, kovalar. 40’ı çıktı mı? Merhumun evladı bile konuşur. ‘Babam iyiydi ama şunları da yanlış yaptı’ diye.
Bugünkü sessizliğe bakmayın, bir öfke var. Ama bir öz eleştiri ve bir yeni yol açılmasını bekliyorlar.’ Ben bunu söylediğimde bir arkadaşımız bana, ‘Sen genel başkan adayı olacaksın herhalde, ondan mı böyle yapıyorsun’ diye bir imada bulununca dedim ki ‘Açıkça söylüyorum: Kemal Bey, ‘Aday değilim, değişimin önünde adım atacağım’ desin, beş yıl boyunca ben de aday değilim, Kemal Bey nereye giderse yanında ben yer alacağım. Ama Kemal Bey'in bir akil pozisyona çekilmesi, partide değişimin, umudun önünü açması lazım. Yoksa felaket geliyor.’ Ardından o televizyon programına çıkıldı. Sonrasında felaket başladı işte. Sonra büyük tepkiler, sonra bizim değişim yolculuğumuz ve seçim kaybederek görevden uzaklaşma."
'BUTLANCI EMPATİ BEKLEMESİN'
Bugün, o gün sokaktaki tepkinin 10 katı olduğunu belirten Özel, "Bu öfke beni hem üzüyor hem ürkütüyor. Ben İzmir'de insanların gözündeki öfkeyi hiçbir yerde görmedim. Bugün siz bir miktarını burada gördünüz. O yüzden sokağı dinlememek, duygu durumunu ölçmemek, seçmenin beklentisine ya da eleştirisine duyarsız kalmanın ne noktaya getireceği ortadaydı. Aynen şu anda da bunu görüyorum. Kemal Bey umursamadı bunu. ‘Geçer’ dedi. Mesela neden bu kararı bayram öncesi aldılar? ‘Bayramda sönümlenir.’ 19 Mart'tan sonra da ‘Saraçhane'den sonra bu iş de sönümlenir' diyorlardı. Ben o işin nasıl sönümlenmeyeceğini söylemiştim. Bayram bitti. Öfke daha büyük. 'Biraz bekleriz, biter.’ Bitmez. Bu öfke sönerse hiçbir seçmen dönüp de Kemal Bey ile empati yapmaz. Apatidir o vakitten sonra gelişen duygu. Yani ilgisizlik, uzak durma, küskünlük, sandığa gitmeme ya da kalıcı kayıplar, partiye antipati. Yani bir butlancı, ‘Herhangi bir vatandaş zaman geçince benimle empati kurar’ diye beklemesin. En iyi ihtimal apati olur ya da partiye ve kendisine antipati olur. Bir daha da asla ve asla onaramayacakları yaralar açarlar partiye. O noktadayız" dedi.

YENİ MYK DÖRT-BEŞ KİŞİ GÖREVİ KABUL ETMEDİ
Özel, Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı 18 kişilik MYK’yı değerlendirirken de "Dört-beş tane görev kabul etmeyen arkadaşı duydum. Onlar tarihi bir duruş göstermişler. Onun dışında belki bir ya da iki ismin görev kabul etmeyeceklerini daha önceden söylemişlerdi. Liste bir çaresizliği çağrıştırıyor. Yola çıkarsınız ve dersiniz ki ‘Ben gölge kabine kuracağım. Onun sayısı 18’dir.' Ama siz bizim gölge kabineye, ‘Kalabalık, partiyi öyle yönetemezsin. Yedi kişiyle bu partinin yönetilmesi lazım’ deyip ‘Yedi kişilik MYK açıklayacağım’ diye yola çıkıp 19 kişilik MYK açıklıyorsan MYK'ndaki insanları MYK yapmasan yanında tutamıyorsun demektir. 19 kişilik MYK tedirginlik ve 19 kişilik MYK bir al-ver ilişkisiyle, mutlak bir sadakat değil mutabakat üzerinden sadakat sağlamaya yönelik bir iş. Ben kalabalık MYK'nın daha verimli olduğunu düşünüyorum. ‘Yedi kişi yeter partiye’ deyip 19’a çıktıysa 12 tane oynayan parça var demektir. Uçak mühendisleri bilir, her uçuştan önce bütün parçaları yoklayacaksın. Kemal Bey’in her sabah parçaları yoklaması lazım" şeklinde konuştu.
'YENİ PARTİ VAR, OLMALI'
“Ne noktada yeni parti dersiniz” sorusuna ise Özel, "Zaten yeni bir parti var, olacak, olmalı ama bu, felaket senaryosu için düşündük. Butlan yaptı, baskın seçim yapıyor veya partinin kongre yapmamasını seçime girme yeterliliğinin kaybı olarak nitelendiriyor. O zaman yeni partiniz yoksa büyük bir şok yaşarsınız. Hazırda bir şeyin olması lazım. O tamam. ‘Butlan geldi, biz başka tarafa gideriz’ yerine, en kötü senaryoda kullanmak üzere. ‘CHP'yi bırakıp bu partiye geçiyoruz’ diye bir başlangıcımız yok. Bunun adı CHP’yi aşan bir büyük iktidar yürüyüşü. Ama bunu partiyi terk ederek değil, partide mücadele ederek yapacağız" dedi.
'YÜZDE 3 OY ÇOK İYİMSER'
Diğer ihtimali tartışanların çıkarımlarını işaret eden Özel, "Çok iyimser buluyorum bazı şeyleri; ‘Yüzde 3-3,5 alır.’ Çok iyimser. Ben bu sokağı biraz bilirim. Seçmeni bilirim. Birazcık siyaset okumam vardır. Büyük bir felaket olur. Bu işi böyle götüremeyecekleri belli. TGRT ekranlarından bana çağrı yapıyorlar: 'Kişisel oyunuz yüzde 30’un üstünde, ne duruyorsunuz? Parti kurun.’ Sana ne? Çünkü ana senaryo: Biz gideceğiz. CHP markası, logosu, -çok önemli bir değer- buraya kalacak. Aklı başında, partisine inanan, güvenen kişiler veya beni seven kişiler telkin olarak, bir yol olarak söyleyeceklerine TGRT'nin ya da A Haber'in stüdyo konukları ve bize yeni parti telkin ediyorlar" ifadelerini kullandı.
'ARTIK ORADAN BİR MUHALEFET ÇIKMAZ'
Özgür Özel, “Butlan çıkmayacak diyordunuz, bundan sonrasında muhalefetiniz sekteye uğrayacak mı” sorusuna ise "Butlandaki arkadaşlara CHP'yi bıraksanız CHP bir muhalefet yapamaz artık. Eskiden biz sadece normalleşme, yani Türkiye'de gerilim olmasın, belediyeler çalışsın, sorunlar çözülsün diye baktığımız süreçte ‘Diktatörle müzakere olmaz, mücadele olur’ diyenlerin ne müzakereler yürüttüğünü ve nasıl aynı ortak dilde buluştuğunu gördük. Bu vakitten sonra o A Haber'e, o TGRT’ye teşekkür edenler, ‘Süreçte bize çok katkınız oldu. İyi ki varsınız’ diyen arkadaşlar, çıkıp kime muhalefet yapacaklar, bana mı yapacaklar? O olsa olsa butlan harikalar diyarında biz başka partiye gitsek iktidar oluruz, bize muhalefet olurlar. Yoksa bu iktidara muhalefet etme imkanları kalmadı ki. Artık oradan bir muhalefet çıkmaz
'EKREM BEY'E GENEL BAŞKANLIK TEKLİF ETTİLER'
Özel, "Ekrem İmamoğlu’nun partiden ihraç edilmesi konuşuluyor, yeni yönetim tutuklulara sırtını mı dönecek" sorusu üzerine, şunları söyledi:
"Ekrem İmamoğlu seçilmiş başkandır. Görevden uzaklaştırılmış olması partiden ihracını kolaylaştırmaz. Ekrem İmamoğlu tutuklandığında eşine ilk ziyarete gidenlerden birisi Kemal Bey'di. Ekrem Bey’i cezaevinde ziyaret ettiler. Ekrem Bey'e defalarca ‘Birlikte olalım. Özgür Bey'i dışlayalım. Biz bir olalım. Özgür Bey'i indirelim’ dediler. Ekrem Bey'e cezaevindeyken genel başkanlık teklif ettiler. Ekrem Bey'e sandık kurduk, oy verdiler. O günlerde iktidar medyası Ekrem Bey ile ilgili para görüntülerinin çıkacağını, parkenin altından milyon eurolar çıkacağını, çantalarda para olduğunu, bir yere gömülü kasanın arandığını söylüyorlardı.
O gün bunlar söylenirken ve iddianame yokken suçsuz olan Ekrem, bunların hepsi yalan çıkıp iddianamede yer almadan ve iftiracılar teker teker dökülürken ve teker teker dönüp helallik isterken arkadaşlarımızdan şimdi ne oldu da Ekrem Bey hırsız oldu? O zaman operasyon çıktığında bunları söylersin. O kendince bir tutum almaktır. Bence ayıptır. Ama tutarlı bir şeydir. O gün dünya iftira var. Şimdi iddianame dökülürken birileri A Haber’in, TGRT’nin peşine takılıyor. Olacak iş değil."
'BASKIN SEÇİME İLK OYU BEN VERİRİM'
Özel, baskın seçime ilişkin olarak ise “Kasımda baskın seçim yapacaklarsa ilk oyu ben veririm Meclis’te. Adayımızı çıkarırız, cumhurbaşkanını değiştiririz” dedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.




