Sarıyer Söz, 'Benim İstanbul'um' ile karşınızda... İlk konuğumuz Rıza Çalımbay! En unutulmaz anısı ne?
Sarıyer Söz, 'Benim İstanbul'um' ile karşınızda... İlk konuğumuz Rıza Çalımbay! En unutulmaz anısı ne?
Benim İstanbul'um konsepti için soruları yanıtlayan Rıza Çalımbay, Sivas’tan İstanbul’a uzanan hayat hikâyesini anlattı. Beşiktaş’ın eski teknik direktörü Rıza Çalımbay, İstanbul’da en unutulmaz anısını anlatarak, “Trenden indik denizi gördüm. En büyük şeyim oydu benim. Vapura bindik karşıya Üsküdar’dan Kabataş’a geçiyoruz, ben gidene kadar denize baktım” dedi.
Sarıyer Söz, yeni bir konseptle okur ve izleyicilerinin karşısında... Sanat dünyasından spor camiasına kadar birçok ünlü isme İstanbul ile olan bağlarını soruyoruz ve dikkat çeken cevaplar alıyoruz. "Benim İstanbul'um" adıyla başladığımız serimizin ilk konusu ise Beşiktaş'ın eski teknik direktörü Rıza Çalımbay...

“DENİZ BÜYÜKLÜK VE KALABALIK”
İstanbul’u üç kelimeyle anlatması istendiğinde Çalımbay, “ İstanbul bir kere çok büyük bir şehir yani gerçekten çok büyük bir şehir. Ben şimdi Sivas’tan geldiğim zaman benim ilk şeyim denizdi yani denizi hiç görmemiştik zaten. Onun için üç kelime dediğin şey bence deniz, büyüklük ve kalabalık” ifadelerini kullandı.

BOĞAZ, KÖPRÜLER VE CAMİLER
Çalımbay, İstanbul’da kendisini en çok etkileyen manzaraların başında Boğaz ve köprülerin geldiğini söyleyerek, “Hemen hemen her manzarası yani öncelikle köprüler, Boğaziçi yani boğaz yani oralar çok güzel. Camiler yani büyük camiler onlar tabii ki” dedi.
“EVİMİZDEN BAKTIĞINIZ ZAMAN İSTANBUL’UN EN GÜZEL YERLERİNİ GÖRÜYORUZ”
Sarıyer’de yaşamanın kendisi için şanslı olduğunu da söyleyen Çalımbay, “İstanbul’da insanlar buraya geliyor bazı insanlar denizi bile görmüyorlar yani biraz içeriye girdiğin zaman denizi bile göremiyorsun. Biz şanslıyız yani benim burada oturmam Sarıyer’de annem oturuyor. Oradan evimizden baktığınız zaman İstanbul’un en güzel yerlerini görüyoruz. İstanbul mükemmel bir şehir yani. Herkes tatile geliyor. Yazın başka ülkelerden geliyorlar. En çok gelen turist yine İstanbul’a geliyor. Çünkü görülecek çok şey var. Ben ilk geldiğimde vapurları gördüm. Bir de Kız Kulesi’ni gördüm. Yani oralar müthiş bir şeydi” ifadelerini kullandı.

“İSTANBUL’DA YAŞAMASAYDIM İZMİR’DE YAŞARDIM”
Çalımbay, İstanbul’da yaşamıyor olsaydı Türkiye’de yaşayabileceği şehir olarak İzmir’i tercih edeceğini belirterek, “ İzmir olur. Bizim şöyle bir şansımız vardı, Türkiye’de hemen hemen her yere gidiyorduk maç yapıyorduk. İzmir’e gidiyorduk, Antalya’ya gidiyorduk, Kayseri’ye gidiyorduk yani bütün Anadolu’ya gidiyorduk. Onun dışında da ülke ülke dışına çıkıyorduk yurt dışında da maçlarımız oluyordu. Biz çok şanslıyız her türlü geziyor turist gibi” dedi.
“BEN CÜNEYT ARKIN’I KOYARDIM”
İstanbul’u bir film sahnesiyle anlatması istendiğinde ise Çalımbay, “Ben Cüneyt Arkın’ı koyardım. O kalelerde uçuyordu işte. Ben Hisarüstü’nde büyüdüm, kaleler bize çok yakındı. O yüzden oraları çok seviyorduk öyle bebeğin oraları falan oluyor” şeklinde konuştu.

“EN ÇOK ETKİLEYEN YER DOLMABAHÇE”
Çalımbay, şehirde kendisini en çok etkileyen yerlerden birinin Dolmabahçe Sarayı çevresi olduğunu belirterek, “Bizim eskiden bir sahamız vardı Çırağan otelinin olduğu yerde. Antrenmanlarımızı orada yapıyorduk. Bazen topumuz denize kaçıyordu hakikaten kaçıyordu. Bizim malzemecimiz Ahmet abimiz karadan koşarak gidiyor topu tekrar alıyordu” ifadelerini kullandı.
“İSTANBUL’DA HER ŞEY VAR AMA EN BÜYÜK SIKINTI TRAFİK”
İstanbul gibi kalabalık bir şehirde bile yalnız kalabilecek çok yer olduğunu söyleyen Çalımbay, “Kilyos’a gidersin deniz var, ormanı var. Belgrad Ormanı var. Aslında burada her şey var ama en büyük sıkıntı trafik” dedi.
“EN UNUTULMAZ ANIM DENİZİ GÖRMEK”
Çalımbay, İstanbul’a ilk geldiğinde yaşadığı en unutulmaz anın denizi görmek olduğunu belirterek, “Trenden indik denizi gördüm. En büyük şeyim oydu benim. Vapura bindik karşıya Üsküdar’dan Kabataş’a geçiyoruz, ben gidene kadar denize baktım” ifadeleri yer aldı.

SIRASIYLA BOĞAZ, EMİNÖNÜ VE KAPALIÇARŞI
Yurt dışından bir arkadaşını İstanbul’a getirse ilk olarak Boğaz’ı gezdireceğini söyleyen Çalımbay, “Boğazın her yerini gezdiririm. Sonra Eminönü’nü, Kapalı çarşı’yı gösteririm. Turistler zaten buraları gezmek istiyor” dedi.
“İSTANBUL’UN EN BÜYÜK SORUNU TRAFİK”
Çalımbay, İstanbul’da yaşamanın en zor tarafının trafik olduğunu vurgulayarak, “En zor taraf trafik. Trafiğin dışında burada bir şey yok” ifadelerini kullandı.
“İNÖNÜ STADI’NA GİDERİM, TOP OYNARDIM”
İstanbul’da bir gününün tamamen kendisine ait olması durumunda nasıl geçireceği sorulduğunda, Çalımbay, “İnönü Stadı’na giderim, top oynardım. Sonra Boğaz’a giderdim, güzel bir kahvaltı yapardım. Sabahtan başladığımızı söyleyelim. Ondan sonra bir gemiye, vapura binerdim. Karşıdan karşıya geçerdim. Çamlıca’ya giderdik, her tarafı iyice görürdük” şeklinde konuştu.

“ İSTANBUL İÇİN EN BÜYÜK DİLEĞİM TRAFİĞİN DÜZELMESİ”
Çalımbay, İstanbul’un geleceği için en büyük dileğinin trafik sorununun çözülmesi olduğunu belirterek, “Trafiği düzeltmek. Trafik düzeldikten sonra İstanbul çok çok daha iyi olurdu. Ama tabii ki şeye de hak veriyoruz. İstanbul sürekli göç alıyor. Sürekli göç aldığı için de tabii ki bunlar oluyor. Şimdi herkesin arabası var. Arabası olmayan hemen hemen yok gibi bir şey” dedi.
“İSTANBUL’UN TAŞI TOPRAĞI ALTIN”
İstanbul’un Anadolu’dan en önemli farkının söyleyen Çalımbay, “En önemli özelliğini en baştan söyleyelim, ‘İstanbul’un taşı toprağı altın’ diye geliyorlardı. Filmlerde de oluyor ya, hep öyle anlatılır. Mesela İstanbul’da en çok Sivaslı var. Neden geliyorlar? İşten dolayı geliyorlar. Bizim köyde insan kalmıyor, köylerde insan kalmıyor. Daha iyi olduğu için geliyorlar. Hisar üstü vardı, yüzde 90’ı Sivaslı. Yakınımızda Ferahevler var, yüzde 90’ı Sivaslı. Ben yürüyüşe gidiyorum mesela ormanda, önüme insanlar çıkıyor, beni görüyorlar, tanıyorlar. Hepsi Sivaslı. Yani çok, çok Sivaslı var burada” diyerek konuştu.

Rıza Çalımbay karşılaştırmalı sorular şu şekilde yanıt verdi:
Avrupa Yakası mı, Anadolu Yakası mı?
- Avrupa Yakası
Sahil mi, şehir içi mi?
- Sahil
Tarih mi, modern İstanbul mu?
- İkisi de
Sessiz sokak mı, kalabalık meydan mı?
- Sessiz sokak
Vapur mu, metro mu?
- Vapur
Yürümek mi, araç kullanmak mı?
- Yürümek
Gündüzü mü, gecesi mi?
- Gündüz
Gün doğumu mu, gün batımı mı?
- İkisi de

Eminönü'nde balık ekmek mi, Sultanahmet'te köfte mi?
- Balık ekmek
Vefa bozası mı, Kanlıca yoğurdu mu?
- Kanlıca yoğurdu
Sokak lezzeti mi, restoran mı?
- İkisi de
Kahvaltı mı, akşam yemeği mi?
- Kahvaltı
Boğaz mı, tarihi yarımada mı?
- İkisi de
Orman yürüyüşü mü, sahilde yürüyüş mü?
- Orman yürüyüşü

Yalnız gezmek mi, biriyle gezmek mi?
- Birileriyle gezmek
Yeni yerler keşfetmek mi, bildiğiniz bir yere gitmek mi?
- Yeni yerler keşfetmek
Spontane gezmek mi, planlı gezmek mi?
- Planlı gezmek
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



