Sarıyer Söz Hantavirüs dosyasını açıyor: İşte merak edilen 5 soru! Tüm cevaplar haberimizde
Sarıyer Söz Hantavirüs dosyasını açıyor: İşte merak edilen 5 soru! Tüm cevaplar haberimizde
Son dönemde küresel çapta endişe yaratan virüs salgınları ve kapalı alanlarda gelişen enfeksiyon riskleri, gözleri yeniden korunma yöntemlerine ve erken teşhisin önemine çevirdi. Özellikle kemiricilerden bulaşan Hantavirüs ve kapalı alanlarda hızla yayılan Norovirüs vakaları, halk sağlığı açısından dikkatle takip ediliyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Güle Çınar, tüm dünyayı tedirgin eden bu virüslerin bulaşma yollarını, belirtilerini, risk gruplarını ve korunma yöntemlerini detaylı bir şekilde anlattı.
ÖZEL HABER | YAĞMUR ERTÜRK
1 Nisan 2026'da Arjantin'den Antarktika turuna çıkan MV Hondius adlı tur gemisinde görülen Hanta virüs tüm dünyada paniğe neden oldu. Konuyla alakalı Türkiye’deki mevcut durumu da değerlendiren Doç. Dr. Güle Çınar, Hantavirüsün grip ile karıştırılmaması gerektiğine dikkat çekerek erken evrede uygulanacak destekleyici tedavilerin hayati önem taşıdığını vurguladı. Sarıyer Söz Haber’e konuşan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Güle Çınar, virüslerin yayılım dinamiklerinden pandemi risklerine kadar merak edilen tüm soruları yanıtladı.
HANTAVİRÜS İNSANLARA NASIL BULAŞIR?
Hanta virüs infeksiyonunun nasıl bulaştığı yönündeki sorumuzu cevaplayan Çınar, “Hanta virüs aslında esas olarak yıllardır bildiğimiz gibi infekte olan hantavirüsle infekte olan kemiriciler ile temas sonrası insanlara bulaşır. Bu hayvanların idrarı, dışkıları etrafta özellikle bulunduğunda aerosol yoluyla yani temizlik yaparken, bunlarla kontamine olmuş havayı solayarak genelde insanlar bu virüsü kaparlar. Nadiren de kemirici ısırığı ya da tırmığı ile de enfeksiyon gelişebilir" dedi.
Kişiden kişiye bulaş olası mı?
Tıpkı Covid-19 gibi kişiden kişiye kolayca bir bulaşın mümkün olmadığına değinen Doç. Dr. Güle Çınar, "Bunun yanında kapalı havalandırılmamış mekanlarda özellikle bu hayvanların eğer ölüleri varsa depo gibi, baraka gibi, kabin gibi yerlerde yine benzer şekilde bulaş olabilir. Kişiden kişiye hava yoluyla bulaş aslında çok beklediğimiz bir durum değil. Sadece tek bir istisnası var bunun; Güney Amerika’da bulunan Andes tipi hipovirüsü. Tipik olarak semptomatik bir kişiyle uzun süreli yakın temas sonrasında başlayabilir, o da çok aslında son zamanlarda gördüğümüz olgular dışında çok sık karşılaştığımız bir durum değil. Türkiye’de Andes tipi bulunmuyor. Dolayısıyla Türkiye’de bu zamana kadar insandan insana bulaş hiç görülmedi” ifadelerini kullandı.
BELİRTİLER GRİPLE BENZER, NASIL AYIRT EDİLEBİLİR?
Hantavirüsün gösterdiği belirtiler ile gribin belirtileri oldukça benziyor. Konuya ilişkin olarak nasıl ayırt edilmeli sorusunu yanıtlayan Çınar,“Açıkça söylemek gerekirse erken evrede yalnızca semptomlara bakarak ikisini güvenilir biçimde ayırt etmek pek mümkün değil. İyi bir öykü almak, hastayı iyi değerlendirmek ve gerekirse laboratuvar testi yapmak iyi olacaktır ama tabii ki klinik ipuçları var bize hanta virüs infeksiyonu düşündürecek. Bir kere en önemli ve en ayırt edici unsur maruziyet öyküsü olması. İşte son bir ila 8 hafta içinde herhangi bir kemirici ile ya da bunların dışkısının ya da işte ölüsünün bulunabileceği ortamlarda, kapalı, tozlu mekanlarda temas öyküsü bulunması oldukça kritik. Bunun yanında grip daha çok vücutta yaygın bir hastalığa, daha doğrusu ağrıya sebep olurken hanta virüs enfeksiyonu büyük kas gruplarını tutar; özellikle uyluk, kalça, sırt ve bazen omuzlarda kas ağrısı tipik olarak görülür" dedi.
İlerleme 48 saat içerisinde gerçekleşebilir
Gripte çokça görülen boğaz ağrısı semptomunun, Hantavirüste görülmediğinin üzerinde duran Çınar, "Uyluk ve bel bölgesinde yoğun ağrı sıklıkla karşımıza çıkar ve solunum yolu semptomları açısından baktığımızda burun akıntısı, boğaz ağrısı, döküntü hanta virüs infeksiyonlarında görmeyiz. Daha çok gripte beklediğimiz bir bulgudur. Ve hanta virüs enfeksiyonlarında hızlı ve dramatik bir kötüleşme meydana gelir. Erken semptomlardan ciddi solunum sıkıntısına ilerleme bir iki gün içinde gerçekleşebilir. Grip bu kadar hızlı bir şekilde kötüleşmez. Laboratuvar açısından baktığımızda da erken evrede bile trombosit sayısının yani kanda pıhtılaşmaya neden olan, kanın pıhtılaşmasını sağlayan hücrelerin düşük olduğunu görürüz. Bu da hanta virüs enfeksiyonunu destekleyen bir bulgu olarak karşımıza çıkar” ifadelerini kullandı.
HANTAVİRÜS İÇİN KİMLER RİSK ALTINDA?
Hanta virüs enfeksiyonunda kimlerin daha çok risk altında olduğuna değinen Çınar, "Kesinlikle kemirici kişilerle uğraşan ve temizlik yapan kişiler, haşere kontrol uzmanları, hayvan bakıcıları kesinlikle yüksek riskli grupları oluşturur. Bunun yanında çiftçiler, orman işçileri gibi mesleki gruplar arasında da aslında risk oldukça yüksek diyebiliriz. Çiftçilerde yüzde 4’e varan, orman işçilerinde de yine yüzde 4’e, yüzde 5’e varan diğer popülasyonlarla kıyaslandığında bir risk artışı söz konusu. O yüzden korunma önlemlerine uymak da önemli bu gruplar için. Burada tabii kemirici kontrolü birincil strateji; evde, iş yerinde ya da işte çalışılan alanda kemiriciler ile teması ortadan kaldırmak ya da minimize etmek esas. Temizlik öncesi mutlaka o deponun, barakanın, kabinin artık her neresi temizleniyorsa havalandırılması çok önemli" dedi.
Hantavirüse yol açabilecek mekanlar nasıl temizlenmeli?
Çınar, "Mümkünse süpürge ya da elektrikli süpürge kullanılmamalı. Çünkü bunlar oradaki virüslerin havaya saçılımını, dolayısıyla insanlar tarafından solunarak bulaşa neden olabilir. Bunun yerine aslında alanı önce sulandırılmış çamaşır suyu ile ıslatmak oldukça önemli. Genellikle de onda bir oranında çamaşır suyunun sulandırılmış olması etkin korunma için yeterli olur. Bunun yanında tabii canlı ya da dondurulmuş kemiricilerle ya da kullanılmış atıklarla, kirli kafeslerle çalışıyorsa kişiler mutlaka eldiven giyilmesi oldukça önemli. Eldiveni çıkardıktan sonra el yıkama çok önemli, hemen yapılması gerekir. Maske yine kullanılabilir. Özellikle tozlu ortamlarda çalışılacaksa gözenekleri sıkı olan FFP1, FFP2, FFP3 ya da N95 gibi maskelerin kullanımı bulaşı engellemek açısından oldukça önem arz eder” diyerek Hantavirüse maruz kalabilecek kişilerin nasıl korunması gerektiğini vurguladı.
ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ NEDİR, HASTALIĞIN TEDAVİSİ VAR MI?
Her hastalıkta olduğu gibi erken teşhisin viral virüslerde de önemli olduğunun altını çizen Çınar, “Erken teşhis tabii ki çok önemli çünkü bu hastalığın maalesesef spesifik bir tedavisi yok. Yani bir antiviral ilacımız yok hanta virüs enfeksiyonunda kullanıp hastayı tedavi edebileceğimiz ya da hanta virüs enfeksiyonlarının gelişmesini önleyebilecek aşılar bulunmamakta. Bu yüzden destekleyici bakım veriyoruz hastalara, yakın klinik izlem gerekiyor. Bunun için de bir an önce erken evrede hastalığı tanıyıp ya da şüphelenip ona göre yaklaşmak oldukça önemli. Bu hastalarda solunum, kalp, dolaşım ve böbrekle ilgili sıkıntılara sıklıkla rastlayabiliyoruz; o yüzden bu destekleyici tedavileri yakın klinik izlemde bu sistemler oldukça önemli. Yani erken teşhisin aslında hayati önemi tam da bu noktada ortaya çıkıyor."
Belirgin belirtiler neler?
Hantavirüsün kemikleşmiş belirtilerinin üzerinde duran Çınar, "Ölüm oranları açısından baktığımızda son zamanlarda gördüğümüz Andes tipi, Amerika kıtasında görülen olgularda aslında %50’ye varan bir ölüm oranlarıyla karşılaşmak mümkün. Bu yüzden erken destekleyici bakım, tam donanımlı yoğun bakım ünitesine gerekli olduğunda sevk gerekiyor. Tabii olası kemirici maruziyetinden sonra nefes darlığı, hızlı kalp atışı, düşük tansiyon, ani şiddetli sırt ya da karın ağrısı ya da azalmış idrar çıkışı gibi bir durum saptıyorsa hasta, hastaya da burada tabii ki çok büyük görev düşüyor. Acil bir şekilde hekime başvurması gerekiyor ve bu maruziyetten bahsetmesi gerekiyor ki, klinisyen bunu bir an önce tanılar arasında düşünsün ve gerekli destekleyici tedavilere bir an önce başlayabilsin” dedi.
HANTAVİRÜS PANDEMİYE SEBEP OLUR MU?
Hanta virüs için kamuoyunda en çok merak edilen soruya da değinen Çınar, “Covid-19 gibi bir pandemiye sebep olmasını açıkçası beklemiyoruz. Çünkü Covid-19 yakın ve kısa süreli temasla bulaşabilen bir hastalık. İnfluenza gibi, SARS-CoV-2 gibi virüsler, korona virüsler damlacık yoluyla bulaşabiliyorlar. Yani daha işte bir-iki metre mesafede temasla, kısa süreli temasla bulaş meydana gelebiliyor. Burada enfekte kişiyle uzun süreli temas gerekiyor ama yine hani bulaş riski yok demek değil bu. Küçük çaplı salgınlar görülebilir ama dünya çapında büyük bir salgına neden olmasını beklemiyoruz" ifadelerini kullandı.
Gemiyle tatile çıkanlar dikkat!
Tatil sezonlarının açılmasıyla başlayan gemi seyahatlerindeki hassas durumlara dikkat çeken Çınar, "Özellikle son dönemde Cruise gemileriyle seyahat sırasında olduklarını gördüğümüz için bu tarz kapalı ortamlarda bulunacağınız zaman dediğim gibi havalandırma, onun dışında el yıkama gibi önlemlere uymak, böyle bir temas durumunda da kişilerin kendini mümkünse belirli bir süre ki ideali 3-4 hafta gibi bir süredir, kendini izole etmesi oldukça önemli” diyerek kamuoyunu uyardı.
PEKİ NOROVİRÜS NEDİR?
Son olarak, geçtiğimiz günlerde Fransa’da 1700 kişinin seyahat ettiği bir gemide görülen Noro virüs vakasına da değinen Çınar, “Noro virüs aslında daha sıklıkla gördüğümüz, noro virüs enfeksiyonları daha sıklıkla gördüğümüz enfeksiyonlar. Aslında her sene küçük çaplı salgınlarla kendini gösterir. Özellikle ileri yaştaki hastalarda, bağışıklık sistemi baskılanmış olan hastalarda bulantı, kusma, ishal gibi şikayetlerle seyreder ve o tarz hastalarda daha şiddetli seyredebilir. Çünkü bu hastalar daha korunaksız ve bağışıklık sistemleri daha zayıf hastalıklar olduğu için hızla kötüleşme meydana gelebilir. Ancak norovirüste de bir pandemi riski söz konusu değil. Bu semptomları olan hastalar bir an önce yine destekleyici tedavilere başlanırsa, Norovirüsün de spesifik bir viral tedavisi yok, aslında onun ortaya çıkaracağı kötü sonuçlar engellenebilir. Özellikle ama hastadan hastaya dediğim gibi risk değişir; daha kırılgan gruplar dediğimiz bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda, ileri yaştaki hastalar bu enfeksiyonlarda risk altındadır ve daha çok sularla ya da gıdalarla bulaşımla görmek mümkün.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



