Sarıyer'i bekleyen yıkım: Sarıyer Söz açıklıyor! İşte yıkılacak yerler...

Özel Haberler 09.04.2026 - 16:32, Güncelleme: 09.04.2026 - 16:45
 

Sarıyer'i bekleyen yıkım: Sarıyer Söz açıklıyor! İşte yıkılacak yerler...

Pandemi döneminde şehirden kaçışla birlikte Sarıyer’in köylerinde tarım arazileri üzerine yapılan kaçak yapılar son dönemde çok yoğun şekilde arttı. Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Dr. Ali Yüksel, Sarıyer köylerinde aynı durumla karşılaştığını söyleyerek, “Sarıyer köylerinin tamamında çok yoğun kaçak yapılaşma oldu” ifadelerini kullandı.
ÖZEL HABER/ BERNA ASLAN Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik, Resmî Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmeliğe göre tarım arazilerinde yapılacak yapılar ve tarım dışı kullanımlar için izin alınması zorunlu olacak. İzinsiz yapılar belediye veya il özel idarelerince 1 ay içinde yıkılacak ve arazi yeniden tarıma uygun hale getirilmesini sağlayacak. Bir ay içinde yıkım yapılmazsa Bakanlıkça yıkılabilecek veya yıktırılabilecek. Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Dr. Ali Yüksel, pandemi sonrası İstanbul’da artan kaçak yapılaşmaya dikkat çekerek özellikle Sarıyer’in köylerinde tarım arazilerinin yoğun şekilde yapılaşmaya açıldığını Sarıyer Söz Gazetesi’ne anlattı. “SATIŞLAR PATLADI, FİYATLAR YÜKSELDİ” Yüksel, özellikle pandemi sürecinde şehirden köylere yönelişin hızlandığını ifade ederek, “2001 yılında tarımsal alanlarda gecekondu problemi vardı. Pandemide ise herkes alanlara kaçtı. Bu alanlara aşırı yoğun gidiş oldu. Zorunluluğu fırsata çevirenler oldu. Satışlar patladı, fiyatlar yükseldi. Daha sonra bunun bütün Anadolu’nun birçok yerine yayıldığını gördük. Araziye gittikçe doldu. Biz o zaman dedik ki en azından bu tip şeyler için arazide geçici yapı nasıl yapılır bunu bile yönetmeliğe koymak lazım. Birisi taştan yapıyor, biri ahşaptan, biri tenekeden, biri bungalovdan yapıyor. Bungalovlar da bu dönemde ortaya çıktı. Kuralları olmalı dedik ama bu şekilde kontrolsüz yapılmaması gerektiğini söyledik” dedi. SARIYER KÖYLERİNDE ÇOK YOĞUN KAÇAK YAPILAŞMA Bu durum Sarıyer’de de açık şekilde görüldüğünü belirten Yüksel, “Sarıyer de aynı şekilde çok etkileniyor. Sarıyer köylerinin tamamında çok yoğun kaçak oldu. Mesela Gümüşdere’de de oldu. Siz zaten görürsünüz, tarlaların üzerine 100 metre, 200 metre, 500 metre dolu yapılar var” ifadelerini kullandı. “SARIYER’DE BUNDAN NASİBİNİ ALDI” Yüksel, pandemiden kaynaklı insanların hastalıktan uzak kalmak için açık alanlara yöneldiğini dile getirerek, “Pandemi dönemindeki psikolojiye bakarsak şehirden kaçıp sağ kalma ürküsü vardı. İnsanlar hastalıktan korkuyordu. Açık arazide mikrop bulaşmaz diye buralara kaçtılar. Daha sonra bu bir sektöre dönüştü. Pandemi tekrar döner mi diye düşünülerek emlakçılar ve bazı kişiler arazileri parselleyip satmaya başladı. Üstüne bungalov yapabilirsiniz denildi. 100 metre, 300 metre gibi parseller satıldı. Balıkesir, Yalova ve Gebze’nin köyleri yer alırken Sarıyer’de bundan nasibini aldı” şeklinde konuştu. “YARIM YAMALAK, ÇİRKİN YAPILAR OLUŞTU” Pandemi sona erdikten sonra bu yapıların önemli bir kısmının kullanılmadığını belirten Yüksel, “Pandemi geçince 3–4 sene sonra o yerlerin çoğu boşaldı. Çünkü orada altyapı yoktu. Su yok, elektrik yok. Çocuk okula gidecek, insanlar sabah işe gidecek. Bu nedenle insanlar yavaş yavaş geri dönüldü. Ama yapılar kaldı. Arazide tarım yapamıyorsun. Yarım yamalak, çirkin yapılar oluştu” dedi. “RUHSAT ALABİLİYORSAN AL, ALAMIYORSAN YIKARIM” Yüksel, yeni düzenlemelerle tarım arazilerindeki yapıların sıkı denetime alındığını söyleyerek, “Yeni yapı yapma izni yok. Eski yapılara da ‘ruhsat alabiliyorsan al, alamıyorsan yıkarım’ deniliyor. Ruhsat almak çok zor çünkü şartları var. Sen o arazide gerçekten tarım yapıyor musun ona bakılıyor. Yapı da araziyi ekip biçmeye dönük bir şey olacak. Mesela arazi büyükse buğday depolamak için bir yer yapıyorsun ya da traktörünü koyacağın bir yer yapıyorsun. Bunun gibi yapılar dışında yasaklanıyor” şeklinde konuştu. “BELEDİYELER İŞLEM YAPMAK ZORUNDA” Sarıyer Belediyesi’nin bu konuda harekete geçip geçmediği sorusuna da yanıt veren Yüksel, “Yönetmeliğe göre belediyeler işlem yapmak zorunda. Yapmazsa bakanlık görevini yapmıyor diye şikâyet eder.  Etmek zorunda. Belediye yıkmazsa bakanlık kendisi yıkıp masrafını belediyeden keser. Hazine yardımlarından keserim, masrafını ben yapıyorum diyor” dedi. “SARIYER ÇOK DEĞERLİ BİR YER” Yüksel, Sarıyer’in doğal değerleri nedeniyle korunmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Sarıyer çok değerli bir yer. Oradaki doğal varlıkların korunması hepimiz için yararlı, bütün ülke için önemli” şeklinde konuştu.
Pandemi döneminde şehirden kaçışla birlikte Sarıyer’in köylerinde tarım arazileri üzerine yapılan kaçak yapılar son dönemde çok yoğun şekilde arttı. Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Dr. Ali Yüksel, Sarıyer köylerinde aynı durumla karşılaştığını söyleyerek, “Sarıyer köylerinin tamamında çok yoğun kaçak yapılaşma oldu” ifadelerini kullandı.

ÖZEL HABER/ BERNA ASLAN

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik, Resmî Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmeliğe göre tarım arazilerinde yapılacak yapılar ve tarım dışı kullanımlar için izin alınması zorunlu olacak. İzinsiz yapılar belediye veya il özel idarelerince 1 ay içinde yıkılacak ve arazi yeniden tarıma uygun hale getirilmesini sağlayacak. Bir ay içinde yıkım yapılmazsa Bakanlıkça yıkılabilecek veya yıktırılabilecek.

Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Dr. Ali Yüksel, pandemi sonrası İstanbul’da artan kaçak yapılaşmaya dikkat çekerek özellikle Sarıyer’in köylerinde tarım arazilerinin yoğun şekilde yapılaşmaya açıldığını Sarıyer Söz Gazetesi’ne anlattı.

“SATIŞLAR PATLADI, FİYATLAR YÜKSELDİ”

Yüksel, özellikle pandemi sürecinde şehirden köylere yönelişin hızlandığını ifade ederek, “2001 yılında tarımsal alanlarda gecekondu problemi vardı. Pandemide ise herkes alanlara kaçtı. Bu alanlara aşırı yoğun gidiş oldu. Zorunluluğu fırsata çevirenler oldu. Satışlar patladı, fiyatlar yükseldi. Daha sonra bunun bütün Anadolu’nun birçok yerine yayıldığını gördük. Araziye gittikçe doldu. Biz o zaman dedik ki en azından bu tip şeyler için arazide geçici yapı nasıl yapılır bunu bile yönetmeliğe koymak lazım. Birisi taştan yapıyor, biri ahşaptan, biri tenekeden, biri bungalovdan yapıyor. Bungalovlar da bu dönemde ortaya çıktı. Kuralları olmalı dedik ama bu şekilde kontrolsüz yapılmaması gerektiğini söyledik” dedi.

SARIYER KÖYLERİNDE ÇOK YOĞUN KAÇAK YAPILAŞMA

Bu durum Sarıyer’de de açık şekilde görüldüğünü belirten Yüksel, Sarıyer de aynı şekilde çok etkileniyor. Sarıyer köylerinin tamamında çok yoğun kaçak oldu. Mesela Gümüşdere’de de oldu. Siz zaten görürsünüz, tarlaların üzerine 100 metre, 200 metre, 500 metre dolu yapılar var” ifadelerini kullandı.

“SARIYER’DE BUNDAN NASİBİNİ ALDI”

Yüksel, pandemiden kaynaklı insanların hastalıktan uzak kalmak için açık alanlara yöneldiğini dile getirerek, “Pandemi dönemindeki psikolojiye bakarsak şehirden kaçıp sağ kalma ürküsü vardı. İnsanlar hastalıktan korkuyordu. Açık arazide mikrop bulaşmaz diye buralara kaçtılar. Daha sonra bu bir sektöre dönüştü. Pandemi tekrar döner mi diye düşünülerek emlakçılar ve bazı kişiler arazileri parselleyip satmaya başladı. Üstüne bungalov yapabilirsiniz denildi. 100 metre, 300 metre gibi parseller satıldı. Balıkesir, Yalova ve Gebze’nin köyleri yer alırken Sarıyer’de bundan nasibini aldı” şeklinde konuştu.

“YARIM YAMALAK, ÇİRKİN YAPILAR OLUŞTU”

Pandemi sona erdikten sonra bu yapıların önemli bir kısmının kullanılmadığını belirten Yüksel, “Pandemi geçince 3–4 sene sonra o yerlerin çoğu boşaldı. Çünkü orada altyapı yoktu. Su yok, elektrik yok. Çocuk okula gidecek, insanlar sabah işe gidecek. Bu nedenle insanlar yavaş yavaş geri dönüldü. Ama yapılar kaldı. Arazide tarım yapamıyorsun. Yarım yamalak, çirkin yapılar oluştu” dedi.

“RUHSAT ALABİLİYORSAN AL, ALAMIYORSAN YIKARIM”

Yüksel, yeni düzenlemelerle tarım arazilerindeki yapıların sıkı denetime alındığını söyleyerek, “Yeni yapı yapma izni yok. Eski yapılara da ‘ruhsat alabiliyorsan al, alamıyorsan yıkarım’ deniliyor. Ruhsat almak çok zor çünkü şartları var. Sen o arazide gerçekten tarım yapıyor musun ona bakılıyor. Yapı da araziyi ekip biçmeye dönük bir şey olacak. Mesela arazi büyükse buğday depolamak için bir yer yapıyorsun ya da traktörünü koyacağın bir yer yapıyorsun. Bunun gibi yapılar dışında yasaklanıyor” şeklinde konuştu.

“BELEDİYELER İŞLEM YAPMAK ZORUNDA”

Sarıyer Belediyesi’nin bu konuda harekete geçip geçmediği sorusuna da yanıt veren Yüksel, “Yönetmeliğe göre belediyeler işlem yapmak zorunda. Yapmazsa bakanlık görevini yapmıyor diye şikâyet eder.  Etmek zorunda. Belediye yıkmazsa bakanlık kendisi yıkıp masrafını belediyeden keser. Hazine yardımlarından keserim, masrafını ben yapıyorum diyor” dedi.

“SARIYER ÇOK DEĞERLİ BİR YER”

Yüksel, Sarıyer’in doğal değerleri nedeniyle korunmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, Sarıyer çok değerli bir yer. Oradaki doğal varlıkların korunması hepimiz için yararlı, bütün ülke için önemli” şeklinde konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sariyersoz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.