Ünlü Ekonomist’ten emekli maaşı uyarısı: Bu yıl en zor yıl olacak
Ünlü Ekonomist’ten emekli maaşı uyarısı: Bu yıl en zor yıl olacak
En düşük emekli maaşının 20 bin liraya yükseltilmesini öngören düzenleme TBMM’ye sunuldu. Teklifi değerlendiren Işık, artışın alım gücündeki kaybı telafi etmeye yetmediğini söyledi. Son yıllarda emeklilerin refahında ciddi aşınma yaşandığını vurgulayan Işık, “En zor yıl bu yıl olacak” uyarısında bulundu.
ÖZEL HABER/ BEYZA NUR ALNİAÇIK
En düşük emekli maaşının yükseltilmesine ilişkin düzenlemeyi içeren kanun teklifi, AK Parti tarafından TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Teklifin kabul edilmesi halinde en düşük emekli aylığı 16 bin 881 liradan 20 bin liraya yükseltilecek.
“UMARIZ 2026 BU SIKINTILARIN SON YILI OLUR”
Bu konuyu Ekonomist Levent Işık ile konuştuk. “Günümüz şartlarının çok daha altında olsa da bir iyileşme, gelişme oldu” diyen Işık, “Net bir refah artışının ortaya çıkması mümkün değil. Sadece ilk 6 ayda eriyen alım gücünün, ikinci 6 ayda bir miktar telafi edilmesi söz konusu olabilir. Şimdilik hesaplar bunu gösteriyor. Bu rakamlar yine de çok az. Bir emekliyi düşündüğünüzde dahi “nasıl yaşayacaklar?” sorusunun cevabı ortada yok. Bir de bu insanların torunları, çocukları var. Yakınlarıyla yaşamak zorunda kalıyorlar. Bu durum psikolojik ve toplumsal açıdan sosyolojik bir kırılmaya neden oluyor. Umarız 2026 bu sıkıntıların son yılı olur” ifadelerini kullandı.
“SOSYAL DEVLET ANLAYIŞI ZEDELENİYOR”
Sosyal devlet anlayışında zedelenmelerin yaşandığına dikkat çeken Işık, “Barınma gibi haklar aslında anayasal haklarımız. Bunlar çok önemli. Bugün tek başına bir kira bedelini bile büyükşehirlerde karşılayamayacak bir rakamla karşı karşıyayız. Faturalar, yeme, içme derken ciddi bir sıkıntı ortaya çıkıyor. İki emekli birlikte yaşasa bile geçim çok zor. Sosyal devlet, ürettiği refahı halkına dağıtan, sağlık, barınma, eğitim gibi temel ihtiyaçları sağlayan devlettir. Ancak enflasyonist dönemde Türkiye’nin sosyal devlet olma kapasitesinde aşınma yaşandı” dedi.

“EMEKLİ MAAŞI, AÇLIK SINIRININ ÇOK ALTINDA”
Işık sözlerine, “Her ne kadar 1,4 trilyon TL SGK’ya aktarılıyor dense de bugün dönüp baktığımızda en düşük emekli maaşı açlık sınırının çok altında, yaklaşık üçte ikisi seviyesinde. Bu da sosyal devlet anlayışını zedeleyen bir durum. Ellerinden geldiği kadar destek olmaya çalıştıklarını söylüyorlar ama bu bütçenin nasıl kullanıldığıyla ilgili. Faiz ödemeleri, vergi indirimleri ve sübvansiyonlarla karşılaştırıldığında emekliye verilen destek çok düşük kalıyor. Demek ki burada bir verimlilik ve tercih sorunu var. Erken emeklilik düzenlemesiyle birlikte emekli sayısı çok arttı, bir çalışanın karşıladığı emekli sayısı yükseldi. Bu da maaşların önünde ciddi bir engel oluşturdu” şeklinde devam etti.
GÜLER “İMKANLARIMIZI SONUNA KADAR ZORLADIK””
AK Parti Grup Başkan Vekili Abdullah Güler’in “Yeterli midir, elbette değildir ama ekonomimizin ve bütçemizin imkanları burada sonuna kadar zorlanmıştır. Kaynak üretimi noktasında çok ciddi uğraşılar verilmiştir"” sözlerini de değerlendiren Işık, “Burada gelir tarafında devletin yaptığı 1.4 trilyon çok büyük bir para. Yani 18 -19 trilyonluk bir bütçenin içinde büyük bir para. 2025 için böyleydi. Bu yıl daha da artacak bu rakam. O yüzden tabii ki bu rakamlar zorlanıyor. Ama tekrar aynı şeyi ifade etmeye çalışıyorum. Yani dağıtımınız da sizin belli ettiğiniz, tercih ettiğiniz şeyler içerisinde vazgeçmeden diğer tarafta başka bir şey artıramıyorsunuz. Özellikle deneyimsiz taraflardaki kullanımdan kısılması lazım. O alanda da adım göremiyoruz. Ne yazık ki. Ben az evvel işte bütçenin yüzde yirmisini aşan bir taraftan bahsettim. Yine oradan bir şey göremedik. Belki de borçlanma yoluyla yapabiliriz Türkiye’de kendi devlet borçlanmasına baktığımızda. Tabii bu biraz enflasyonu tetikleyebilir. Bu işlerin orada çok farklı bir dinamik var. En nihayetinde burayla da ilişkili bu işler. Ne yazık ki bir sıkışmışlık var” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de en düşük emekli maaşının baz alınarak yapılan düzenlemeler diğer emeklilerde de tepkiye yol açarken, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Levent Işık, yaşanan sürecin tüm emeklileri etkilediğini vurguladı. Bu konuda “Geri kalanların tamamında enflasyondan sürecinden dolayı zaten problem var. Bu maaşlar düşük açık bir şekilde. Yani bir yandan işte bakıyorsunuz. Enflasyonun artış oranında bir yandan bakıyorsunuz burada kısıtlama gücündeki dengeye. Burada sürekli bir aşınmayla karşı karşıyayız.” diye ekledi.
“FATURAYI HALK OLARAK BERABER ÖDEYECEĞİZ”
Ekonomide son yıllarda yaşanan dalgalanmaların emekliler ve geniş toplum kesimleri üzerindeki etkileri tartışılmaya devam ederken, ekonomist Levent Işık’tan dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Alım gücündeki gerilemenin ciddi boyutlara ulaştığını vurgulayan Işık, sürecin zorluğuna dikkat çekerek önümüzdeki döneme ilişkin uyarılarda bulundu.
Işık, “Yani yüzde 25’lik bir aşınma. Son 3-4 yıl içinde oluşmuş durumda. Bir insanın hayatındaki refahın dörtte birini kaybetmesi iktisadi açıdan bakıldığında çok kolay açıklanacak bir durum değil. Fakat ne yazık ki en nihayetinde bu faturayı halk olarak hep beraber ödeyeceğiz, bu yüzden biraz daha sabretmek durumundayız. Ama bu yıldan sonra eğer yüzde 20 hedefleri başarılabilirse, bundan sonraki seneler biraz daha kolay geçebilir. En zor yıl bu yıl olacak” dedi.

Son 3 yıldan uzun süredir devam eden ekonomik sürecin toplum üzerindeki etkilerine dikkat çeken Işık, yaşananların yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını vurguladı. Sürecin bu yıl itibarıyla 40 ayı aşacağını belirtti. Bunun bir çalışanın mesleki hayatının yaklaşık 3,5 yılına karşılık geldiğini ifade etti. Bu sürenin meslek yaşamının yüzde 10’una, bireyin kendi hayatının ise yaklaşık yüzde 5’ine denk geldiğini dile getirdi. Kimsenin bu denli uzun bir sabır göstermek zorunda olmadığını da ekledi.
Açıklamasında demokrasi vurgusu da yapan Levent Işık, “Hiç kimse böyle bir sabır göstermek zorunda değil. Kimse dünyaya bir daha gelmiyor. Yani bir yetki verilmiş ve bunun çerçevesinde kullanılan bir yetki var. En nihayetinde buna da uymakla yükümüz. İşte demokrasi böyle bir durum” dedi.
Yaşanan küresel ve bölgesel zorluklara da dikkat çeken Ekonomist Levent Işık, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada bu zorlukların etkisinin daha güçlü hissedildiğini, ancak gelinen noktada yaşanan tablonun yine de sorgulanması gerektiğini kaydetti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


