Oses
Göçmen's Ranch

Yargıtay'dan flaş karar: Artık emeklilik hesaplamasına siz karar vereceksiniz

Ekonomi 24.06.2026 - 14:26, Güncelleme: 24.06.2026 - 14:26
 

Yargıtay'dan flaş karar: Artık emeklilik hesaplamasına siz karar vereceksiniz

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, farklı sigorta kollarında prim ödemesi bulunan milyonlarca çalışan için flaş bir karara imza attı. Kararla, SGK'nın hizmet birleştirme zorunluluğu ortadan kalktı. Artık vatandaşlar, daha düşük maaş almalarına veya daha geç emekli olmalarına sebep olan dezavantajlı prim günlerini emeklilik hesaplamasına dahil etmeme hakkına sahip...
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile emekli adayları arasında yıllardır devam eden hizmet birleştirme anlaşmazlığıyla ilgili Yargıtay2dan emsal bir karar geldi. Milyonlarca çalışanın emeklilik planlarını doğrudan değiştirecek olan yeni içtihatla artık çalışma hayatı boyunca SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı gibi farklı statülerde görev yapan kişiler, kendilerine en yüksek maaşı ve en erken emeklilik imkanını sunan çalışma sürelerini seçebilecek. SGK, kişinin aleyhine sonuç doğuracak şekilde tüm hizmetlerin birleştirilmesini zorunlu hale getiremeyecek. Türkiye gazetesi yazarı İsa Karakaş'ın aktardığına göre; 2002 yılında emeklilik dilekçesi veren vatandaşın hukuk mücadelesi sayesinde bu karar alındı. SSK bünyesinde 6730 gün, Emekli Sandığı’nda 450 gün ve Bağ-Kur kapsamında ise 2092 gün prim ödemesi bulunan vatandaş, SSK şartlarını fazlasıyla yerine getirdiği için emekli olmak istedi. Ancak SGK, başvuru sahibinin son yedi yıllık çalışma hayatında Bağ-Kur süresinin daha fazla olduğunu öne sürerek bu talebi reddetti. Kurum, vatandaşa Bağ-Kur şartlarına tabi olduğunu, bu nedenle 9000 günü tamamlaması gerektiğini iletti. Bu dayatma sonucunda bir yıl daha fazladan beklemek zorunda kalan vatandaşa, üstelik hak ettiğinden çok daha düşük bir emekli aylığı bağlandı. DÜĞÜMÜ YARGITAY ÇÖZDÜ Bunun ardından İş Mahkemesi'nin yolunu tutan vatandaş, sadece SSK ve Emekli Sandığı primlerinin dikkate alınmasını, Bağ-Kur günlerinin ise hesaplamadan çıkarılmasını talep etti. Dosyayı inceleyen yerel mahkeme, sigortalının kendi iradesi dışında hizmet birleştirmeye zorlanamayacağına ve her zaman hak sahibinin talebinin üstün tutulması gerektiğine hükmetti. Mahkeme, Bağ-Kur süreleri devre dışı bırakıldığında kişinin SSK şartlarını sağladığını belirterek vatandaşı haklı buldu ve biriken maaş farklarının da faiziyle ödenmesine karar verdi. SGK'nın bu karara itiraz ederek dosyayı taşıdığı Bölge Adliye Mahkemesi de yerel mahkemenin kararını hukuka tamamen uygun bularak kurumun talebini reddetti. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi de, davanın dilekçe yazımındaki usul detaylarına dikkat çekerek, vatandaşın Emekli Sandığı günlerini hesaba katmadan sadece SSK üzerinden bir karar verilmesi gerektiğini savundu ve yerel mahkemenin kararını bozdu. Fakat İş Mahkemesi, davanın özünün mağduriyet yaratan Bağ-Kur primlerinin dışarıda bırakılması olduğunu vurgulayarak ilk kararının arkasında durdu. SGK'nın bu direnme kararını da temyiz etmesiyle son sözü söylemek üzere dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun masasına geldi. Yüksek yargının en üst mercii olan Genel Kurul, dava dosyasını ve vatandaşın asıl niyetini kapsamlı bir şekilde inceleyerek son noktayı koydu. Kurul, İş Mahkemesi'nin direnme kararını usule ve yasalara tam uyumlu bularak onadı. 
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, farklı sigorta kollarında prim ödemesi bulunan milyonlarca çalışan için flaş bir karara imza attı. Kararla, SGK'nın hizmet birleştirme zorunluluğu ortadan kalktı. Artık vatandaşlar, daha düşük maaş almalarına veya daha geç emekli olmalarına sebep olan dezavantajlı prim günlerini emeklilik hesaplamasına dahil etmeme hakkına sahip...

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile emekli adayları arasında yıllardır devam eden hizmet birleştirme anlaşmazlığıyla ilgili Yargıtay2dan emsal bir karar geldi. Milyonlarca çalışanın emeklilik planlarını doğrudan değiştirecek olan yeni içtihatla artık çalışma hayatı boyunca SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı gibi farklı statülerde görev yapan kişiler, kendilerine en yüksek maaşı ve en erken emeklilik imkanını sunan çalışma sürelerini seçebilecek. SGK, kişinin aleyhine sonuç doğuracak şekilde tüm hizmetlerin birleştirilmesini zorunlu hale getiremeyecek.

Türkiye gazetesi yazarı İsa Karakaş'ın aktardığına göre; 2002 yılında emeklilik dilekçesi veren vatandaşın hukuk mücadelesi sayesinde bu karar alındı. SSK bünyesinde 6730 gün, Emekli Sandığı’nda 450 gün ve Bağ-Kur kapsamında ise 2092 gün prim ödemesi bulunan vatandaş, SSK şartlarını fazlasıyla yerine getirdiği için emekli olmak istedi. Ancak SGK, başvuru sahibinin son yedi yıllık çalışma hayatında Bağ-Kur süresinin daha fazla olduğunu öne sürerek bu talebi reddetti. Kurum, vatandaşa Bağ-Kur şartlarına tabi olduğunu, bu nedenle 9000 günü tamamlaması gerektiğini iletti. Bu dayatma sonucunda bir yıl daha fazladan beklemek zorunda kalan vatandaşa, üstelik hak ettiğinden çok daha düşük bir emekli aylığı bağlandı.

DÜĞÜMÜ YARGITAY ÇÖZDÜ

Bunun ardından İş Mahkemesi'nin yolunu tutan vatandaş, sadece SSK ve Emekli Sandığı primlerinin dikkate alınmasını, Bağ-Kur günlerinin ise hesaplamadan çıkarılmasını talep etti. Dosyayı inceleyen yerel mahkeme, sigortalının kendi iradesi dışında hizmet birleştirmeye zorlanamayacağına ve her zaman hak sahibinin talebinin üstün tutulması gerektiğine hükmetti. Mahkeme, Bağ-Kur süreleri devre dışı bırakıldığında kişinin SSK şartlarını sağladığını belirterek vatandaşı haklı buldu ve biriken maaş farklarının da faiziyle ödenmesine karar verdi. SGK'nın bu karara itiraz ederek dosyayı taşıdığı Bölge Adliye Mahkemesi de yerel mahkemenin kararını hukuka tamamen uygun bularak kurumun talebini reddetti.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi de, davanın dilekçe yazımındaki usul detaylarına dikkat çekerek, vatandaşın Emekli Sandığı günlerini hesaba katmadan sadece SSK üzerinden bir karar verilmesi gerektiğini savundu ve yerel mahkemenin kararını bozdu. Fakat İş Mahkemesi, davanın özünün mağduriyet yaratan Bağ-Kur primlerinin dışarıda bırakılması olduğunu vurgulayarak ilk kararının arkasında durdu. SGK'nın bu direnme kararını da temyiz etmesiyle son sözü söylemek üzere dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun masasına geldi. Yüksek yargının en üst mercii olan Genel Kurul, dava dosyasını ve vatandaşın asıl niyetini kapsamlı bir şekilde inceleyerek son noktayı koydu. Kurul, İş Mahkemesi'nin direnme kararını usule ve yasalara tam uyumlu bularak onadı. 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sariyersoz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.