Sariyer Söz
Sariyer Söz
Bulutlu
Afyonkarahisar · 15°C
Bizi Takip Edin
17 Eylül 2026 - 11:22

Amatör Balıkçı Teknesine Ruhsat Geliyor

0 Paylaşım
Amatör Balıkçı Teknesine Ruhsat Geliyor

16 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/26 sayılı Tebliğ, amatör balıkçılıkta önemli bir değişiklik yaptı.

1 Eylül 2027’den itibaren amatör balıkçılık faaliyetinde kullanılacak gemiler için “Amatör Balıkçı Gemisi Ruhsat Tezkeresi” zorunlu olacak.

İlk bakışta bu düzenleme makul görünüyor. Denizlerde av baskısının, kullanılan teknelerin ve avcılık faaliyetinin izlenebilirliği elbette önemlidir. Ancak hukuk devletinde asıl soru yalnızca “ruhsat gerekli mi?” değildir. “Bu ruhsat hangi kanuna dayanıyor, kapsamı nedir, hangi şartlarla verilecek ve hangi şartlarla geri alınacak?” sorularının da cevabı bulunmalıdır.

1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’nun 3’ncü maddesi, ticari amaçlı su ürünleri avcılığında kişi ve gemiler bakımından ruhsat tezkeresi veya izin zorunluluğu getiriyor; amatör avcılık bakımından ise sınırlamaların ve ruhsata tabi olacakların Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenmesini öngörüyor.

Nitekim Su Ürünleri Yönetmeliği’nin 4’ncü maddesinde su ürünleri istihsalinde bulunacak gerçek ve tüzel kişiler ile kullanılan gemiler bakımından ruhsat tezkeresi sistemi zaten düzenlenmiş durumda.

Tam da burada hukuki sorun başlıyor.

Çelişki, Tebliğ’in kanuni dayanağı ile deniz emniyeti belgeleri arasındaki ilişkiyi netleştirmemesi ve ruhsat rejiminin belirlilikten uzak bırakılmasıdır. Bu nedenle düzenleme, yargısal denetimde ciddi şekilde tartışmaya açık olacaktır.

2026/26 sayılı Tebliğ, amatör balıkçı gemileri için yeni bir ruhsat kategorisi getirirken, bu ruhsatın hukuki niteliğini ve temel şartlarını bütünüyle ortaya koymuyor. Usul ve esasların Bakanlıkça belirlenmesini öngörüyor.

Oysa Anayasamızın hukuk devleti ve yasama yetkisinin devredilemezliği ile yürütmenin kanunlara uygunluğu ilkeleri, özellikle idarenin kuruluş ve görevlerinin kanunla düzenlenmesi ilkeleri birlikte değerlendirildiğinde, asli düzenleme alanının belirsiz ve sınırsız biçimde alt düzenlemeye bırakılması sorun yaratabilir. Çünkü anayasamız yönetmelikleri kanunların uygulanmasını sağlamakla sınırlandırmaktadır.

Daha da önemlisi, bu ruhsatın Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın deniz emniyeti belgeleriyle ilişkisi açık değildir. Bir Tarım ve Orman Bakanlığı ruhsatının “amatör balıkçılık yapabilir” anlamına gelmesi başka, teknenin “denize elverişli ve seyir bakımından güvenli” olması başkadır.

Bu ayrım açık kurulmazsa iki ayrı kamu rejimi birbirine karışabilir.

Danıştay’ın olası yaklaşımı, düzenlemenin dayandığı üst normun gerçekten bu kapsamda bir ruhsat rejimi kurmaya yeterli olup olmadığı; ruhsatın verilmesi, reddi, yenilenmesi ve iptaline ilişkin temel kriterlerin belirli olup olmadığı; düzenlemenin kanuni dayanak, belirlilik ve ölçülülük ilkelerini karşılayıp karşılamadığı üzerinde yoğunlaşabilir.

Zira; Anayasa Mahkemesi de mülkiyet hakkına müdahalelerde öncelikle kanunilik şartını aramaktadır.

Mevzuat; amatör balıkçı teknelerinin kayıt altına alınması düşüncesinin kendisi değil; ruhsat rejiminin temel unsurlarının belirsiz bırakılmasından kaynaklı sorunlar içermektedir.

Mevzuat; Amatör Balıkçı Gemisi Ruhsat Tezkeresinin verilme, yenileme, askıya alma ve iptal şartları; geminin teknik ve deniz emniyeti bakımından sahip olması gereken belgeler saklı kalmak kaydıyla, 1380 sayılı Kanun ve Su Ürünleri Yönetmeliğinde açıkça belirlenen esaslar çerçevesinde düzenlenir şeklinde yapılsaydı; hem amatör balıkçılık denetlenir hem de Tarım ve Orman Bakanlığı ruhsatı ile deniz emniyeti mevzuatı birbirine karıştırılmamış olurdu. Daha da önemlisi; hem hukuk devleti ilkesine uygun hem de idari rejimlerin karışmasını önleyici bir çözüm olurdu.

Denizi korumak için ruhsat gerekir.
Hukuk devletinde ruhsatın kendisi de hukuka dayanmalıdır.

 

#amatör #balıkçı #teknesine

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!