Türk toplumu aylardır aynı gündemle meşgul ediliyor?
Kafamızı nereye çevirsek oradalar; ünlü isimler, gazeteciler, yasaklı maddeler, operasyonlar, gözaltılar, birçoğu iğrenç ve mide bulandırıcı iddialar!
Bizim ülkede meşhurdur; herkes her şeyi bilir, bilmiyorum demek ayıptır!
Biraz magazinsel motiflerle sunduğunda haberleri hemen kulak kabartırlar!
Hatta adli olaylarda hemen yargıç oluverirler, mahalle dedikodusu kıvamında yargılamalarından zevk alırlar. Her ne kadar yüzde 99’u Müslüman olduğunu da söylese, her ne kadar İslam dedikoduyu yasaklasa da, severiz fısır fısır konuşmayı.
Gerçi sosyal medya çıktığından beri artık kimse fısır fısır da konuşmuyor, doğru veya yanlış herkes haykırıyor aklına geleni!
Toplum önündeki insanların hayatı elbette dikkat çekici olur, merak uyandırır ama asıl meseleyi kaçırmamalıyız!
Kendi hayatında neyin değiştiğiyle kimse ilgilenmiyor artık!
Pazara gidiyorsun, eve yine elin boş dönüyorsun!
30 gün boyunca sabahın 7’sinde kalkıp akşamın 7’sinde eve dönüyorsun ve ay sonunda kiranı ve faturalarını ödedikten sonra eline beş kuruş kalıyor!
Onunla da “ailemle dışarıda bir çay, kahve içeyim” desen bir bilemedin iki kere ancak yapabilirsin.
Yemek falan zaten hikaye!
Sabah işe giderken akşam işten dönerken yüzü gülen bir tek kişi var mı?
Çocuklar, gençler okula gidiyor ama büyük bir gelecek korkusuyla!
Üniversite bitirip iş bulamayan ağabeylerini, ablalarını görenler nasıl gelecek planı yapacak ki?
Şimdiden “nereden torpil bulabiliriz”i düşünmek zorundalar!
Orta yaşın üzeri, geçip giden ömrüne, hayallerinin yarım kalışına hayıflanırken gençler ise geleceklerinin karanlığına hapsolmuş yaşamaya çalışıyor ki nefes alıp yemek yiyebilmek yaşamaksa?
Ama millet ne konuşuyor?
*Kim kiminle beraber olmuş?
*Kim yasaklı madde kullanmış, kim kullanmamış?
Bize ne arkadaş, bize ne?
Önceliğimiz bu mu olmalı? Hem de böyle bir dönemde!
Bir suç ve suçlu varsa cezasını çekecektir zaten!
-Ki ayrıca bu konuların bu kadar gündemde tutulması bu suçların normalleşmesine de katkı sağlıyor ama bu konuları gündeme getirenler çıkar kavgasında, ‘Toplum olumlu mu etkilenmiş olumsuz mu?’ çok da umurlarında değil!
Bugün bu ülkede ekmeğini pazar artıklarından, çöplerden çıkarmaya çalışan insanlar var!
Asgari ücret açlık sınırının altında kalmış!
Asgari ücret komisyonunun toplantılara başladığı dönemde, medya kimin eli kimin cebinde onu tartışıyor!
Diğer tarafta kapalı kapılar ardında Türkiye’nin geleceğine yönelik kararlar alıyor birileri, hiçbirinden haberimiz yok!
DEM Parti'nin "ayrıcılıkçı" isteklerini konuşan yok nedense?
Partilerin bu isteklere yaklaşımına ilgi gösteren yok!
Neydi o “Ayrı devlet istiyoruz” demenin başka versiyonu olan istekler hatırlatayım:
* Öcalan’a “Umut Hakkı” yasası çıkarılsın, Öcalan dilediği herkesle görüşsün.
* Öcalan’ın hukuki ve siyasi hakları da tanınsın.
* Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı kentlerde zırhlı araçlarla yapılan devriye uygulamalarına derhal son verilsin.
* Özel harekât birlikleri, operasyon timleri ve batıdan gönderilen askeri birlikler geri çekilsin.
* Kürtçe köy isimleri iade edilsin. * Koruculuk sistemi lağvedilmeli ve korucuların ellerindeki silahlar toplanmalı.
* Hutbeler Kürtçe okunsun, medreselere yasal statü tanınsın. Kürtçe üniversiteler açılsın.
* Belediyeler Kürtçe hizmet versin, trafik işaretleri de Kürtçe olsun. TBMM Kürtçe’yi tanısın.
* Toplumsal sözleşme aşamasına geçilmesiyle birlikte, geçmişle yüzleşme sağlansın, Hakikat ve Adalet Komisyonu kurulsun.
* Halk ve inanç önderleri Şeyh Said, Seyit Rıza ve Said-i Nursi’nin mezar yerleri açıklansın.
* Mahmur halkının (PKK’nın lojistik üssü) geri dönüş hakkı güvence altına alınsın.
* Terörle Mücadele Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve İnfaz Kanunu değişsin.
* Kayyım uygulamasına son verilsin, hasta tutuklular tahliye edilsin.
Bu konuların üzerinde duran yok!
Neden?
Spot ışıkları altında dönen tiyatro izlettiriliyor millete!
Gözünü kırpan yok, herkes perdede dönen oyuna konsantre!
İyi seyirler ne diyelim!


