Dr. Tolga Şahin
Köşe Yazarı
Dr. Tolga Şahin
 

Fatma Nur öğretmenin duyulmayan çığlığı!

Düşünsene… Kendi halinde bir biyoloji öğretmenisin. Genç nesilleri aydınlığa kavuşturmak için sabahın köründe kalkıp “okula” gidiyor ve öğrencilere hücrenin mucizesini, yaşamın oluşumunu, doğanın dengesini anlatıyorsun. Anne babasının bir tanesiyle uğraşamadığı çocukların yüzlercesiyle aynı anda uğraşıyorsun ama bir öğrencinin gözündeki kıvılcım, tüm yorgunluğunu unutturuyor. Sonra bir gün geliyor, öğrencin bir kavgaya karışıyor okulda ve sen 'bir sene sonra katilin olacak' öğrencinin karıştığı olay sonrası uyarıyorsun “okulda bizim de güvenliğimiz yok” diye. Ama uyarın adeta duvara çarpıp geri dönüyor, belki evraklara ufak harflerle notlar düşülüyor, “ilgileniyoruz” deniliyor, başlar onaylar anlamında sallanıyor ama gerçekte ne ilgilenen var ne tutulan notları tekrar açıp okuyan. Ve bir gün geliyor, geçen yıl karıştığı olay sonrası uyarıda bulunduğun “hırt” seni sırtından bıçaklıyor. Sen küçücük çocuğundan, eşinden, ailenden ve sevdiklerinden koparılıyorsun. Okul koridorlarına sessizlik çöküyor. Sessizliğin içerisinde tek bir şey yankılanıyor “zamanında duyulmayan uyarı çığlıkları”! Sonra ne mi oluyor? Uyarılarını kulak ardı edenler, okulunu tatil ediyor, “öğretmenlerin güvenliği yok” naraları atıyorlar. Kamera karşısına bilindik yüzler çıkıyor ve “soruşturma açıldı, gereken yapılacak” cümlelerini sarf ediyorlar utanmadan. Hepsi sahte, hepsi göstermelik! Sen kara toprağa girene kadar eylemlere katılacaklar, “öğretmenler yalnız değildir”, “önlem alın” naraları atacaklar! Sen toprak olduktan sonra ise kaldıkları yerden devam edecekler hayatlarına, önlem almaya almaya, uyarıları kulak ardı ede ede! Sonra mı? Başka bir acı manşete kadar gündem değişecek! Geride ne mi kalacak? Hayatına annesiz devam etmek zorunda kalan bir çocuğun bükük boynu, bir eşin yarım kalmış hayalleri…. Ve bir ülkenin kanayan gerçeği. Öğretmenini, doktorunu, mühendisini, akademisyenini, yıllarca emekle yetişmiş beyinlerini hoyratlığa, cehalete, ihmale kurban eden bir ülke! İşte Türkiye gerçeği! Hava savunma sistemleriyle övünülen bir ülkenin öğretmeninin güvenliğini sağlayamaması çelişkisi! İşte Yeni Türkiye’nin Yüzyılı!
Ekleme Tarihi: 03 Mart 2026 -Salı

Fatma Nur öğretmenin duyulmayan çığlığı!

Düşünsene…

Kendi halinde bir biyoloji öğretmenisin.

Genç nesilleri aydınlığa kavuşturmak için sabahın köründe kalkıp “okula” gidiyor ve öğrencilere hücrenin mucizesini, yaşamın oluşumunu, doğanın dengesini anlatıyorsun. Anne babasının bir tanesiyle uğraşamadığı çocukların yüzlercesiyle aynı anda uğraşıyorsun ama bir öğrencinin gözündeki kıvılcım, tüm yorgunluğunu unutturuyor.

Sonra bir gün geliyor, öğrencin bir kavgaya karışıyor okulda ve sen 'bir sene sonra katilin olacak' öğrencinin karıştığı olay sonrası uyarıyorsun “okulda bizim de güvenliğimiz yok” diye.

Ama uyarın adeta duvara çarpıp geri dönüyor, belki evraklara ufak harflerle notlar düşülüyor, “ilgileniyoruz” deniliyor, başlar onaylar anlamında sallanıyor ama gerçekte ne ilgilenen var ne tutulan notları tekrar açıp okuyan.

Ve bir gün geliyor, geçen yıl karıştığı olay sonrası uyarıda bulunduğun “hırt” seni sırtından bıçaklıyor. Sen küçücük çocuğundan, eşinden, ailenden ve sevdiklerinden koparılıyorsun.

Okul koridorlarına sessizlik çöküyor. Sessizliğin içerisinde tek bir şey yankılanıyor “zamanında duyulmayan uyarı çığlıkları”!

Sonra ne mi oluyor?

Uyarılarını kulak ardı edenler, okulunu tatil ediyor, “öğretmenlerin güvenliği yok” naraları atıyorlar. Kamera karşısına bilindik yüzler çıkıyor ve “soruşturma açıldı, gereken yapılacak” cümlelerini sarf ediyorlar utanmadan.

Hepsi sahte, hepsi göstermelik!

Sen kara toprağa girene kadar eylemlere katılacaklar, “öğretmenler yalnız değildir”, “önlem alın” naraları atacaklar!

Sen toprak olduktan sonra ise kaldıkları yerden devam edecekler hayatlarına, önlem almaya almaya, uyarıları kulak ardı ede ede!

Sonra mı?

Başka bir acı manşete kadar gündem değişecek!

Geride ne mi kalacak?

Hayatına annesiz devam etmek zorunda kalan bir çocuğun bükük boynu, bir eşin yarım kalmış hayalleri….

Ve bir ülkenin kanayan gerçeği.

Öğretmenini, doktorunu, mühendisini, akademisyenini, yıllarca emekle yetişmiş beyinlerini hoyratlığa, cehalete, ihmale kurban eden bir ülke!

İşte Türkiye gerçeği!

Hava savunma sistemleriyle övünülen bir ülkenin öğretmeninin güvenliğini sağlayamaması çelişkisi!

İşte Yeni Türkiye’nin Yüzyılı!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sariyersoz.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.